Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10075 E. 2015/6785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyari dava arkadaşlığı↗ hava taşıması↗ sorumluluk sınırlaması↗ sigorta tazminatı↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ haksız eylem↗ riziko↗ mirasçılık↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin davalı... ... Tur. Tic. A.Ş'ye ait helikopterle seyahati sırasında kaza sonucu vefat ettiğini, olay nedeniyle destekten yoksun kaldıkları, manevi üzüntüye kapıldıkları, maddi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmesi gerektiğinden davadan önce yapılan ödeme nedeniyle olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı Gülefer için 15.019 TL maddi, 250.000 TL manevi, davacı ... için 62.537 TL maddi, 150.000 TL manevi, davacı F.. Y.. için 128.924 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı .... Tur. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent, davacılar vekilinin (3) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıması esnasında meydana gelen kaza nedeniyle mirasçıların tazminat istemlerine ilişkindir. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106'ncı maddesinde, havayolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispat edildiği takdirde; bu kanunda öngörülen sorumluluk sınırları uygulanmaz. Ancak, taşıyıcının işçileri veya temsilcileri gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında Borçlar Kanunu'nun 55'inci madde hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre davalı taşıma şirketinin sorumluluğu yönünde hava taşımacılığı konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden oluşan bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... Tur. Tic. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davacı taraf, davalı taşıyıcının haksız eylem tarihi itibariyle, sigorta firmasının ise genel şartlara göre temerrüte düştüğü tarih ile davalı sigorta şirketinin davacılara ödeme yaptığı tarihler arasında geçen süre zarfında işlemiş faiz talebinde bulunduğu halde, mahkemece yanılgılı değerlendirmelerle maddi tazminatta faizin dava tarihinden itibaren başlayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, kabule göre davacı taraf maddi tazminat açısından olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş, mahkemece dava tarihinden itibaren maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, sigorta genel şartları uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gibi, davalı taşıyıcı yönünden de uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır.
Yine, mahkemece kendilerini vekille temsil ettiren davacılar yararına 43.259,20 TL vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, davacıların birlikte dava açması objektif dava birleşmesi niteliğinde olup, davacılar ihtiyari dava arkadaşı konumundadır. Bu durumda, her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine karar verilmemesi hatalı olduğu gibi, maddi ve manevi tazminat istemleri açısından da ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12412 E. 2018/4152 K.
Ortak:hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · protokol · taşıyıcı · maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının «sorumluluğunun sınırlandırılması», 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve «protokollerin» hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispa …
Ancak, «taşıyıcının» işçileri veya «temsilcileri» gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında Borçlar Kanunu'nun 55'inci madde hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
3-Öte yandan, davacı taraf, davalı «taşıyıcının» «haksız eylem» tarihi itibariyle, sigorta firmasının ise genel şartlara göre «temerrüte» düştüğü tarih ile davalı sigorta şirketinin davacılara ödeme yaptığı tarihler arasında geçen süre zarfında «işlemiş faiz» talebinde bulunduğu halde, mahkemece yanılgılı değerlendirmelerle «maddi tazminatta» faizin dava tarihinden itibaren başlayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının «sorumluluğunun sınırlandırılması», 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve «protokollerin» hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispa …
Ancak, «taşıyıcının» işçileri veya «temsilcileri» gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında Borçlar Kanunu'nun 55'inci madde hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fuar katılım, ulaşım, konaklama ücretleri ile gecikme arasında uygun «nedensellik bağı» bulunmadığı, zararın «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olduğu, davacıların «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bulunmadığı, 19 SDR üzerinden karar tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre 1.131,10 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıların «hasar» bedeli kalemine ilişkin olmak üzere 1.131,10 TL’nin ve davacıların gecikme bedeli kalemine ilişkin olmak üzere 1.131,10 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara ver …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nedensellik bağı · geç teslim · ticari itibarın zedelenmesi · kişilik haklarına saldırı · sözleşmenin ihlali · ticari itibar · sınırlı sorumluluk · kişilik hakları
Benzer bu kararda3- Davacılar, dava dilekçesi ile «maddi tazminat» talebi ile birlikte davalı şirkete taşınmak üzere «teslim» edilen emtianın «geç teslimi» nedeniyle kongrede sergilenemediğini, «ticari itibar» «kaybının» yaşandığını ileri sürmüş, mahkemece, davacıların «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde olmadığı, manevi zararının ispatlanamadığı ve «sözleşmenin ihlalinin» bağımsız olarak manevi tazminatı gerektirmeyeceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, fuar katılım, ulaşım, konaklama ücretleri ile gecikme arasında uygun «nedensellik bağı» bulunmadığı, zararın «maddi tazminata» konu edilebilecek nitelikte olduğu, davacıların «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bulunmadığı, 19 SDR üzerinden karar tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre 1.131,10 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıların «hasar» bedeli kalemine ilişkin olmak üzere 1.131,10 TL’nin ve davacıların gecikme bedeli kalemine ilişkin olmak üzere 1.131,10 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara ver …
Ancak zamanında «teslim» edilmeyen emtianın önceden katılımı planlanan kongrede sergilenemediği göz önüne alınarak davacıların «ticari itibarının zedelenip» zedelenmediği değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «hava taşıması» esnasında kaybedilen ve «geç teslim» edilen emtia nedeniyle meydana gelen zararların tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9527 E. 2014/18245 K.
Ortak:hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · riziko · mirasçılık · protokol · taşıyıcı · maddi tazminat · vekalet ücreti · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının «sorumluluğunun sınırlandırılması», 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve «protokollerin» hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispa …
2- Dava, «hava taşıması» esnasında meydana gelen kaza nedeniyle «mirasçıların» tazminat istemlerine ilişkindir.
3-Öte yandan, davacı taraf, davalı «taşıyıcının» «haksız eylem» tarihi itibariyle, sigorta firmasının ise genel şartlara göre «temerrüte» düştüğü tarih ile davalı sigorta şirketinin davacılara ödeme yaptığı tarihler arasında geçen süre zarfında «işlemiş faiz» talebinde bulunduğu halde, mahkemece yanılgılı değerlendirmelerle «maddi tazminatta» faizin dava tarihinden itibaren başlayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının «sorumluluğunun sınırlandırılması», 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve «protokollerin» hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispa …
… an yoksun kaldıkları, usulünce hesaplanan ölenin ve yardımından yoksun kalanların hayatları boyunca yapılacak yardım oranını gösteren bilirkişi raporu doğrultusunda «maddi tazminata» hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat isteme koşullarının da oluştuğu, olayın «riziko» kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile; davacı eş yönünden 169.039,01 TL'nin, davacı çocuk T..
2- Dava, «hava taşıması» esnasında meydana gelen kaza nedeniyle «mirasçıların» maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda4- Davalı vekili, «ıslah» dilekçesine karşı «zamanaşımı def»'inde bulunmuş olup, mahkemece herhangi bir gerekçe kurulmaksızın zamanaşımı def'inin koşullarının oluşmadığı belirtilerek işin esasına girilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş'den alınıp davacılara verilmesine, maddi ve manevi tazminat kalemlerine olay tarihinden itibaren değişen oranda «avans faizi» uygulanmasına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11137 E. 2016/8225 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · ticari işletme · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığı, taşıma işlerinin 6102 sayılı TTK'nın 850. m. gereği «ticari işletme» faaliyetleri olarak düzenlendiği, TTK'nın 3, 4 ve 5. maddeleri uyarınca ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu ayrıca, hava taşıma işleri için görev hususunda özel düzenleme mevcut olup, 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu'nun 2. maddesinde TTK hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle reddine, süresinde talep halinde dosyanın görevli ...
Dava, havayolu ile «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10075 E. , 2015/6785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/01/2014 tarih ve 2010/270-2014/9 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... Tur. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ..., davalılardan .... Tur. Tic. A.ş. vekili Av..... ve diğer davalı ...Sigorta A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nun da içinde bulunduğu davalı ..Taşımacılık Turizm San. ve Tic. A.Ş'ye ait helikopterin teknik donatımının yetersizliği, pilotun ağır ihmali, işleten şirketin işletme sorumluluklarını meydana getirmemesi sonucu 25.03.2009 tarihinde düştüğünü, muris dahil 6 kişinin vefat ettiğini, müvekkillerinin olay nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını, manen çok büyük zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacı Gülefer için 10.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi, davacılar ... ve... için ayrı ayrı 8.000 maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın ödenmesini, ayrıca davalı sigorta tarafından yapılan ödemeler için olay tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemlerini yükseltmiştir.
Davalı ... Taşımacılık Tur. Tic. A.Ş. vekili, kazanın aniden değişen hava şartları nedeniyle meydana geldiğini, helikopterin üretici tarafından belirlenen kurallar dairesinde ve onun talimatları doğrultusunda işletildiğini, pilotun tecrübeye ve yeterli vasıflara sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin davacılara ödeme yaptığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin davalı... ... Tur. Tic. A.Ş'ye ait helikopterle seyahati sırasında kaza sonucu vefat ettiğini, olay nedeniyle destekten yoksun kaldıkları, manevi üzüntüye kapıldıkları, maddi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmesi gerektiğinden davadan önce yapılan ödeme nedeniyle olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacı Gülefer için 15.019 TL maddi, 250.000 TL manevi, davacı ... için 62.537 TL maddi, 150.000 TL manevi, davacı F.. Y.. için 128.924 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı .... Tur. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent, davacılar vekilinin (3) ve (4) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıması esnasında meydana gelen kaza nedeniyle mirasçıların tazminat istemlerine ilişkindir. 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106'ncı maddesinde, havayolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 124'üncü maddesinde de "Taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova'da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur" hükmüne yer verilmiş olup 126'ncı madde "Zararın, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispat edildiği takdirde;
bu kanunda öngörülen sorumluluk sınırları uygulanmaz. Ancak, taşıyıcının işçileri veya temsilcileri gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında Borçlar Kanunu'nun 55'inci madde hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre davalı taşıma şirketinin sorumluluğu yönünde hava taşımacılığı konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden oluşan bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... Tur. Tic. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davacı taraf, davalı taşıyıcının haksız eylem tarihi itibariyle, sigorta firmasının ise genel şartlara göre temerrüte düştüğü tarih ile davalı sigorta şirketinin davacılara ödeme yaptığı tarihler arasında geçen süre zarfında işlemiş faiz talebinde bulunduğu halde, mahkemece yanılgılı değerlendirmelerle maddi tazminatta faizin dava tarihinden itibaren başlayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca, kabule göre davacı taraf maddi tazminat açısından olay tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş, mahkemece dava tarihinden itibaren maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, sigorta genel şartları uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gibi, davalı taşıyıcı yönünden de uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır.
Yine, mahkemece kendilerini vekille temsil ettiren davacılar yararına 43.259,20 TL vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, davacıların birlikte dava açması objektif dava birleşmesi niteliğinde olup, davacılar ihtiyari dava arkadaşı konumundadır. Bu durumda, her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine karar verilmemesi hatalı olduğu gibi, maddi ve manevi tazminat istemleri açısından da ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara, davacılardan alınıp davalı... Tur. Tic. A.Ş'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılar ve davalı ... Tur. Tic. A.Ş'ye iadesine, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137112500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz