Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/842 E. 2015/6338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem↗ illiyet bağı↗ depo kararı↗ maddi ve manevi tazminat↗ kusur↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı A. E. Odası’nın 4054 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde sayılan teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak değerlendirilemeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza depolarının 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya teminatsız vadeli mal vermeyip ıskonto uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı defterlerinin incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların haksız eylemin olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamadığı, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
[…]. A.. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı S.. A... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7687 E. 2014/13657 K.
Ortak:haksız eylem · illiyet bağı · depo kararı · kusur · teminat · e-defter · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… emeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, «kusur» ve «illiyet bağı» unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza «depolarının» 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya «teminatsız» vadeli mal vermeyip ıskonto uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı «defterlerinin» incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların «haksız eylemin» olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamad …
Benzer bu kararda… emeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, «kusur» ve «illiyet bağı» unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza «depolarının» 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya «teminatsız» vadeli mal vermeyip, «iskonto» uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı «defterlerinin» incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların «haksız eylemin» olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iskonto · denetime elverişli rapor · kısıtlılık · şikayet · denetime elverişlilik · taşıyan · maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıda anılan raporlar arasındaki çelişkileri giderecek gerekçeli ve «denetime elverişli rapor» alınarak, davacının zararının 4054 sayılı Yasa’nın 57 ve 58. maddeleri çerçevesinde somut olayın tüm koşulları da incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi, davacının zararının miktarının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmaması halinde de gerektiğinde mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu uygun bir «maddi tazminatın» takdir edilerek hüküm altına alınması gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan ve davacının «son» bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar nazara alınmadan yazılı şekilde “davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine k …
4054 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin birinci fıkrasında; “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da «kısıtlama» amacını «taşıyan» veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin huku …
… emeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, «kusur» ve «illiyet bağı» unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza «depolarının» 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya «teminatsız» vadeli mal vermeyip, «iskonto» uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı «defterlerinin» incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların «haksız eylemin» olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamad …
… lerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 4054 sayılı Yasa’nın 4. maddesi hükmü uyarınca davalı Antalya Eczacılar Odası’na «husumet» yöneltilemeyecek olmasına ve ayrıca davalı Oda’nın rekabet kurallarını ihlal niteliğinde eylemde bulunduğuna dair delilde sunulmamış olmasına göre, davacı vekilini …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 28.03.2014 tarihinde yapılan 2013 yılı «olağan genel kurul» toplantısında alınan karın % 20'sinin «dağıtılmasına» ilişkin 15. gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/400 E. 2010/1105 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · şikayet · tazminat davası · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… davacının, davalı ...’ın taşeronu olduğu, davalılara faaliyet izninin ayrı ayrı verilmediği, birlikte hareket edecekleri, İdare Hukuku anlamında bir özelleştirmeden «ziyade» imtiyaz tanımanın söz konusu olduğu, idarenin denetim «yetkisinin» devam ettiği, hatta tarifelerin hazırlanmasına katıldığı, davacının da aralarında bulunduğu kişilerin davalıları aynı eylemlerden dolayı Rekabet Kuruluna «şikayet» ettiği, bu davada da 4054 sayılı Yasa’nın 57 ve 58 nci maddesine dayalı tazminat istendiği, bu nedenle aynı Yasa’nın 4, 6 ve 7 nci maddelerinin davalılar tarafından ihlal edildiğinin bu konuda yetkili Rekabet Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiği, şikayetin sonucunun beklendiği, anılan Kurulca davalılar eyleminde 4054 sayılı Yasa’ya aykırılık tespit edilmediği, «tazminat davası» için, Kurulca verilmiş bir tespit kararının bulunmasının ön koşul olduğu, tespit ve tazminat davasının dinlenemeyeceği, her ne kadar Rekabet Kurulu kararına karşı …
Bu Yasanın 57 ve 58 nci maddelerinde ise rekabeti önleyici eylemlerin tespitinden sonraki tazminat talepleri düzenlenmiş, açılacak davalarda Adli Yargıdaki mahkemelerin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1829 E. 2020/179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:idari para cezası · borçlunun temerrüdü · mutlak ticari dava · gecikme faizi · zamanaşımı def'i · istinaf incelemesi · def'i · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… ına göre; Danıştay 13.Dairesinin 07.01.2008 tarihli kararından sonra Rekabet Kurulu tarafından hakim durumun kötüye kullanılması nedeniyle davalı tarafa 5.800,00-TL «idari para cezası» verildiği ve bu kararın davacı tarafa 09.10.2010 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın tebliğden itibaren TBK’nun 60/1.maddesi gereğince 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmış olduğu, bu nedenle davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde görülmediği, «haksız rekabet» ve rekabetin korunması mevzuatı açısından davalının dava konusu uygulamasının davacı açısından hakim durumun kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenle davacının uğramış olduğu zarardan dolayı davalıdan tazminat talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 400.000,00 TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; eldeki davanın, Rekabet Kurumu tarafından hakim durumun kötüye kullanılması nedeniyle davalı aleyhine verdiği idari para cezasına ilişkin kararın davacıya tebliğ tarihinde itibaren 1 yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, davacının davalı aleyhine açmış olduğu «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi davasının konusu farklı olduğundan işbu dava yönünden «kesin» hüküm niteliği taşımadığı, «haksız fiilin» işlendiği tarihte «borçlunun temerrüdünün» oluştuğu ancak davacı vekili tarafından dilekçesinde faizin açıkça hangi tarihten itibaren istendiği belirtmediğinden, ilk derece mahkemesince faizin dava tarihind …
2-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazına gelince; dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, TTK kapsamında «mutlak ticari» dava kapsamındadır.
Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizi» talep etmesi mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/842 E. , 2015/6338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA(KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/02/2013
NUMARASI 2012/4-2013/34
Taraflar arasında görülen davada Antalya (Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2013 gün ve 2012/4-2013/34 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/09/2014 gün ve 2013/7687-2014/13657 sayılı kararı aleyhinde davalı S.. A... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri A.da eczacı olup 2002 yılına kadar davalılardan ilaç aldığını, davalı A. Eczacılar Odası […] D.'in telkinleri ile diğer davalıların 18.09.2002'den sonra müvekkiline diğer eczanelerden ayrı uygulama yaparak önce ilaç satışını durdurup sonra diğer eczanelere ortalama 3 ay vadeli veya peşin satışlarda yüksek iskontolu satış yapıldığı halde müvekkiline yalnız peşin satış yapmaya başladıklarını, diğer eczanelere yapılan peşin satış iskontosunu yapmayarak piyasa rekabet koşullarını ihlal ettiklerini, söz konusu ayrımcı uygulamanın rekabet ihlali oluşturması nedeniyle 17.03.2003 tarihinde Rekabet Kurumu’na bulundukları şikayet üzerine Rekabet Kurumu’nun 03.05.2004 tarih 04-31/363-89 sayılı kararı ile davalı ecza depolarının uyumlu eylemde bulunarak rekabeti ihlal etmeleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiğini, piyasaya hakim konumda olan davalı firmaların eşit durumdaki alıcılara eşit şartlarda davranma yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin vadeli ilaç alamadığını, pek çok ilacı eczanesinde bulunduramayıp müşteri kaybettiğinden zarara uğradığını, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna göre rekabet ihlalinin haksız eylem oluşturduğunu, Yasa’nın 57 ve 58.
maddelerinde düzenlenen tazmin sorumluluğuna ilişkin koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini, hesaplanacak zarar miktarının 4054 sayılı Yasa’nın 58/2. fıkrası uyarınca 3 kat arttırılarak tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı şirketlerin vekilleri ayrı ayrı, davacının ticari işletmesi olan eczanesinin ekonomik açıdan riskli işletmeler grubunda değerlendirildiğini, davacının 3-4 ay vade ile aldığı mallara karşılık verdiği çekleri vadesinde ödemeyip, çeklerin karşılığında H. E. Deposuna 45.467 TL, Es Ecza Deposuna ise 7.505 TL'yi aşan mal iadesinde bulunduğunu, tüm bunlara rağmen davacıdan teminat vermesi karşılığında kendisi ile çalışılabileceği bildirilmesine rağmen davacının teminat vermeye de ilk etapta yanaşmadığını, davacının zaten başka depolardan da ilaç alımı yaptığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
[…] E. Odası vekili, davanın dayanağı ile ilgili olarak Oda’ca alınmış resmi bir karar bulunmadığını, eylemin Oda başkanının münferit faaliyetleri sonucu gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili Eczacılar Odası’nın 4054 sayılı Yasa’da belirtilen teşebbüslerden olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı A. E. Odası’nın 4054 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde sayılan teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak değerlendirilemeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza depolarının 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya teminatsız vadeli mal vermeyip ıskonto uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı defterlerinin incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların haksız eylemin olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamadığı, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
[…]. A.. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı S.. A... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı S.. A... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı S.. A...'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136544000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz