6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/400 E. 2010/1105 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet kurulu kararı ziya şikayet tazminat davası yetkisizlik kararı görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların konsorsiyum oluşturarak dava dışı Denizcilik Müsteşarlığından İzmit ve İskenderun Körfezlerinde kılavuzluk ve römorkörlük hizmeti verme işini üstlendikleri, bu ortak girişim dışındaki kişilerin anılan limanlarda faaliyette bulunamayacakları, davacının, davalı ...’ın taşeronu olduğu, davalılara faaliyet izninin ayrı ayrı verilmediği, birlikte hareket edecekleri, İdare Hukuku anlamında bir özelleştirmeden ziyade imtiyaz tanımanın söz konusu olduğu, idarenin denetim yetkisinin devam ettiği, hatta tarifelerin hazırlanmasına katıldığı, davacının da aralarında bulunduğu kişilerin davalıları aynı eylemlerden dolayı Rekabet Kuruluna şikayet ettiği, bu davada da 4054 sayılı Yasa’nın 57 ve 58 nci maddesine dayalı tazminat istendiği, bu nedenle aynı Yasa’nın 4, 6 ve 7 nci maddelerinin davalılar tarafından ihlal edildiğinin bu konuda yetkili Rekabet Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiği, şikayetin sonucunun beklendiği, anılan Kurulca davalılar eyleminde 4054 sayılı Yasa’ya aykırılık tespit edilmediği, tazminat davası için, Kurulca verilmiş bir tespit kararının bulunmasının ön koşul olduğu, tespit ve tazminat davasının dinlenemeyeceği, her ne kadar Rekabet Kurulu kararına karşı idari yargıda dava açılmış ise de, işbu dava tarihi ve karar tarihinde ihlale yönelik karar bulunmadığından sonucunun beklenmesinin gerekmediği, dava koşulunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Yasası’nın 58 nci maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacının davasına dayanak yaptığı 4054 sayılı Yasa’nın 4 nci maddesindeki eylemlerin varlığı halinde aynı Yasanın 8 nci maddesinde ihlalin nasıl engelleneceği açıklanmış, yetkili birimin Rekabet Kurulu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 4054 sayılı Yasa’nın 55 nci maddesinde Kurulun soruşturma usulü ve kararlarına karşı Danıştay’a başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu Yasanın 57 ve 58 nci maddelerinde ise rekabeti önleyici eylemlerin tespitinden sonraki tazminat talepleri düzenlenmiş, açılacak davalarda Adli Yargıdaki mahkemelerin görevli olduğu belirtilmiştir. Tazminata hükmedilebilmesi için, mahkemenin de doğru olarak belirlediği gibi uyuşmazlığa konu uygulamanın veya anlaşmanın 4054 sayılı Yasa’ya aykırılığının tespit edilmesi zorunludur. Bu durumun da Rekabet Kurulu kararı ile tespit edilmesi gereklidir. Somut olayda davacı taraf tazminata konu eylemle ilgili olarak davadan önce Rekabet Kurulu’na başvurmuş, yargılama sırasında da anılan Kurul tarafından davalılar eylemlerinde 4054 sayılı Yasa’ya aykırılık bulunmadığına dair karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf Kurul kararına karşı Danıştay’a başvurmuştur. Bu durum karşısında, davacının tazminata konu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’ya aykırılığının tespiti bakımından davadan önce Rekabet Kurulu’na başvurduğu dikkate alınıp, başvuru sonucunun kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5813 E. 2012/7050 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1829 E. 2020/179 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5134 E. 2016/2543 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/400 E.  ,  2010/1105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 tarih ve 2006/581-2007/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 1990 yılından sonra kılavuzluk, römorkaj ve bağlama hizmetlerinin rekabet alanına açıldığını, davalıların konsorsiyum oluşturarak İzmit ve İskenderun körfezlerinde kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri sunmaya başladıklarını, 28.01.2004 tarihine kadar kılavuzluk hizmetlerinin davalı ..., römorkaj hizmetlerinin ise, diğer davalı tarafından yerine getirildiğini, sadece davalı Med-Marin’in römorkaj hizmeti sunma imkanının olduğunu, bu nedenle davalı ...’ın onu çapraz şekilde subvanse ettiğini, ihtilafa düştüklerini, 2004 yılı içinde her iki davalının ayrı ayrı kılavuzluk ve römorkaj hizmeti vermeye başladıklarını, ancak davalı ... firması gibi römorkörü ve kılavuz kaptanı bulunmayan davalı ...’ın römorkörlük hizmeti bakımından müvekkili ile uzun süreli bir anlaşma yaptığını, iş ortağı olarak İskenderun ve İzmit körfezinde işe başladığını, 2006 yılında ...

firmasının yönetiminin değiştiğini, diğer davalıyla fiyat tespiti, müşteri ve pazar paylaşımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu eylemler sonucu oluşturulan kartel ofisi yoluyla müvekkiline önce küçük tonajlı gemilerin gönderildiğini, daha sonra hiç gönderim yapılmadığını, bu durumun 4054 sayılı Yasa’ya aykırı bulunduğunu, müvekkilinin kazanç kaybının doğduğunu, aynı zamanda kamunun zarar gördüğünü ileri sürerek, davalıların 4054 sayılı Yasa’nın 4 ncü maddesine aykırı olarak rekabeti kısıtlayarak müvekkilin zarar görmesine neden olduklarının tespitine, aynı yasanın 58/2 nci maddesi uyarınca şimdilik 1.500.000.00 YTL’nin avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş vekili, müvekkilinin diğer davalı ile yapılan konsorsiyum ve alınan izin çerçevesinde faaliyette bulunduğunu, davacı ile bir ilişkisinin olmadığını, sözleşmesel ilişkisi bulunduğu diğer davalıdan talebinin olabileceğini, tüm iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, davacının İzmit ve İskenderun körfezinde römorkör ve kılavuzluk hizmeti verme yetkisi bulunmadığını, davalıların müşterek teşebbüsünün tek hizmet sunan konumunda bulunduğunu, rekabetin söz konusu olamayacağını, istemin zamanaşımına uğradığını, 4045 sayılı Yasa’ya aykırılığın varlığını ancak Rekabet Kurulu’nun tespit edebileceğini, davacının yaptığı şikayetin ret edildiğini, müvekkilinin eski yöneticileri aleyhine şirketi zarara uğratmaktan dolayı dava açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların konsorsiyum oluşturarak dava dışı Denizcilik Müsteşarlığından İzmit ve İskenderun Körfezlerinde kılavuzluk ve römorkörlük hizmeti verme işini üstlendikleri, bu ortak girişim dışındaki kişilerin anılan limanlarda faaliyette bulunamayacakları, davacının, davalı ...’ın taşeronu olduğu, davalılara faaliyet izninin ayrı ayrı verilmediği, birlikte hareket edecekleri, İdare Hukuku anlamında bir özelleştirmeden ziyade imtiyaz tanımanın söz konusu olduğu, idarenin denetim yetkisinin devam ettiği, hatta tarifelerin hazırlanmasına katıldığı, davacının da aralarında bulunduğu kişilerin davalıları aynı eylemlerden dolayı Rekabet Kuruluna şikayet ettiği, bu davada da 4054 sayılı Yasa’nın 57 ve 58 nci maddesine dayalı tazminat istendiği, bu nedenle aynı Yasa’nın 4, 6 ve 7 nci maddelerinin davalılar tarafından ihlal edildiğinin bu konuda yetkili Rekabet Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiği, şikayetin sonucunun beklendiği, anılan Kurulca davalılar eyleminde 4054 sayılı Yasa’ya aykırılık tespit edilmediği, tazminat davası için, Kurulca verilmiş bir tespit kararının bulunmasının ön koşul olduğu, tespit ve tazminat davasının dinlenemeyeceği, her ne kadar Rekabet Kurulu kararına karşı idari yargıda dava açılmış ise de, işbu dava tarihi ve karar tarihinde ihlale yönelik karar bulunmadığından sonucunun beklenmesinin gerekmediği, dava koşulunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Yasası’nın 58 nci maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacının davasına dayanak yaptığı 4054 sayılı Yasa’nın 4 nci maddesindeki eylemlerin varlığı halinde aynı Yasanın 8 nci maddesinde ihlalin nasıl engelleneceği açıklanmış, yetkili birimin Rekabet Kurulu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, 4054 sayılı Yasa’nın 55 nci maddesinde Kurulun soruşturma usulü ve kararlarına karşı Danıştay’a başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu Yasanın 57 ve 58 nci maddelerinde ise rekabeti önleyici eylemlerin tespitinden sonraki tazminat talepleri düzenlenmiş, açılacak davalarda Adli Yargıdaki mahkemelerin görevli olduğu belirtilmiştir. Tazminata hükmedilebilmesi için, mahkemenin de doğru olarak belirlediği gibi uyuşmazlığa konu uygulamanın veya anlaşmanın 4054 sayılı Yasa’ya aykırılığının tespit edilmesi zorunludur.

Bu durumun da Rekabet Kurulu kararı ile tespit edilmesi gereklidir. Somut olayda davacı taraf tazminata konu eylemle ilgili olarak davadan önce Rekabet Kurulu’na başvurmuş, yargılama sırasında da anılan Kurul tarafından davalılar eylemlerinde 4054 sayılı Yasa’ya aykırılık bulunmadığına dair karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf Kurul kararına karşı Danıştay’a başvurmuştur. Bu durum karşısında, davacının tazminata konu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’ya aykırılığının tespiti bakımından davadan önce Rekabet Kurulu’na başvurduğu dikkate alınıp, başvuru sonucunun kesinleşmesinin beklenilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008572800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.