6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temlik edilen alacağın önceden ihtiyati haciz konulması halinde temlikin hükmü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1288 E. 2021/1352 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Tevdi mahallindeki paranın icra dosyasına gönderilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacak üzerine, temlik sözleşmesinden önce üçüncü bir alacaklı tarafından ihtiyati haciz konulmuş ve bu haciz ihbarnamesi borçluya tebliğ edilip itiraz edilmemişse, temlik edilen alacak hacizli olarak temlik edilmiş sayılır ve önceki tarihli ihtiyati haciz, sonradan gerçekleşen temlik alana karşı da hüküm ifade eder; bu durumda haciz alacaklısının tasarruf imkanı temlik alana karşı üstünlük taşır.

Ele alınan sorunlar

Temlik sözleşmesinden önce alacak üzerine ihtiyati haciz konulmuşsa temlikin geçerliliği → ret

İddia: Davacı vekili, temlik sözleşmesinin geçersizliğinin ileri sürülmesinin yerinde olmadığını, ihtiyati haciz kararının mahkeme kararı gibi hüküm doğurmadığını, alacağın üzerinde tasarruf etmeye elverişli olmadığı kanaatinin hatalı olduğunu, temlik sözleşmesinin geriye dönük olarak yapıldığı tarihten itibaren sonuç doğuracağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının diğer davalıdan olan alacağını 08.09.2016 tarihli sözleşmeyle davacıya temlik ettiği, temlik sözleşmesinin borçluya 21.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının aldığı ihtiyati haciz kararıyla borçluya yönelik icra takibine geçildiği, bu dosyada düzenlenen 1. haciz ihbarnamesinin aynı gün 3. kişi sıfatıyla borçluya tebliğ edildiği, borçlunun tevdi mahalli tayin ettirerek parayı yatırdığı anlaşılmaktadır. Temlik sözleşmesinin tebliğinden sonra borçlunun temlik edene ödeme yaparak temlik alana karşı borçtan kurtulması mümkün değildir; ancak aynı tarihte İİK'nın 89/1 maddesine dayalı 1. haciz ihbarnamesi de tebliğ edilmiş olup buna itiraz edilmemekle tevdi mahallindeki para borçlunun yedinde sayılmıştır. Bu durumda borçlu, kendisine gönderilecek 2. haciz ihbarnamesi üzerine parayı icra dairesine teslim etmek zorundadır. Haciz ihbarnamesine dayanak ihtiyati haciz kararının temlik sözleşmesinden önce verildiği, takibin kesinleşmesiyle kesin hacze dönüştüğü gözetildiğinde, temlik öncesinde haczedilmiş olan para hacizli olarak temlik edilmiş olmakla, ihtiyati haciz temlik alan davacıya karşı da hüküm ifade etmektedir. Bu nedenle davalının elinde haczedilerek tevdi mahalline yatırılan para yönünden alacaklının tasarruf imkanı ortadan kalktığından temlik sözleşmesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Borçlu davalı yönünden husumet, diğer davalılar yönünden esastan ret ayrımının doğruluğu → ret

Gerekçe: Kesinleşen haciz işlemi doğrultusunda tevdi mahallindeki para icra dairesinin yazısı üzerine icra dosyasına gönderildiğinden ve borçlunun taraf sıfatı bu şekilde ortadan kalktığından, ilk derece mahkemesince borçlu davalı yönünden davanın husumet yönünden, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alacak üzerine temlikten önce ihtiyati haciz konulmuş olması halinde temlikin haciz alacaklısına karşı hüküm ifade etmeyeceği ve ihtiyati haczin temlik alana karşı da geçerliliğini koruyacağı yönündeki değerlendirme, benzer alacak devri-haciz çekişmelerinde emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki ihtiyati haciz haciz ihbarnamesi (İİK 89/1) tevdi mahalli husumet 3. kişinin yedinde sayılma

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1288

KARAR NO 2021/1352

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/07/2020

NUMARASI 2018/423 Esas-2020/296 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

Davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile ... şirketi arasındaki alacağın devri sözleşmesi ile ...'nın, ...'dan olan olan alacağını müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin borçlu ...'a 08.09.2016 tarihli ihtar ile alacağın devrini ihtar ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine İst. Anadolu ... İcra Dairesinin ... dosyası ile borçlu ... hakkında icra takibi başlatıldığını,yine ...'nın alacaklısı ... tarafından İst. ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ...'nın ... nezdindeki hak ve alacakların haczi için 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini,haciz ihbarnamesi ile alacağın devrine dair ihtar aynı gün tebliğ edildiğinden alacağın kime ait olduğunu bilmediğini iddia ederek İst.Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/5 D.İş dosyası ile tevdi mahalli tayin ettirerek açılan hesaba para yatırdığını, alacağın temliki sözleşmesi ile alacağın müvekkiline geçtiğinden öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu belirterek,tevdi mahalindeki paranın İst.Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ltd.şti vekili; temlik eden ...'nın alacaklısı ...'in de müvekkilinden ödeme talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin uyuşmazlık konusu haline gelen alacağı tevdi mahalline yatırdığını, müvekkilinin borçtan kurtulduğunu, ...'nın müvekkilinden olan alacağını davacıya devrettiğini, 21.09.2016 tarihinde ...'nın alacaklısı ... firmasının İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin de müvekkiline tebliğ edildiğini, davacı tarafından daha sonra 29.12.2016 tarihinde takibe geçildiğini, müvekkilinin tevdi mahalline ödeme yaparak borçtan kurtulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; ...'ya aynı gün hem haciz ihbarnamesi hem de temlik sözleşmesinin tebliğ edildiği, ancak ... firmasının açtığı icra takibinde gönderilen birinci haciz ihbarnamesi 07.09.2016 tarihli ihtiyati haciz kararına dayanmakta olup, söz konusu ihtiyati haciz kararı ile tevdi mahalline bırakılan alacak üzerine haciz konulması nedeniyle devrinin mümkün olmadığı, dolayısıyla 08.09.2016 tarihinde yapılan temlik sözleşmesi ile söz konusu alacağın davacıya temlik edilmesinin mümkün olmadığı, paranın tevdi mahalline bırakılması ile davalı ...'ın taraf sıfatı ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; temlik sözleşmesinin geçersizliğinin ileri sürülmesinin yerinde olmadığını, ihtiyati haciz kararının mahkeme kararı gibi hüküm doğurmadığını,alacağın üzerinde tasarruf etmeye elverişli olmadığı kanaatinin hatalı olduğunu, temlik sözleşmesinin geriye dönük, yapıldığı tarihten itibaren sonuç doğuracağını, bu nedenle haciz ihbarnamesine olumsuz yanıt verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda; davalı ...'nın diğer davalı ...'tan olan alacağını 08.09.2016 tarihli sözleşmeyle davacıya temlik ettiği,temlik sözleşmesinin borçlu ...'a 21.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ...'nın alacaklısı ... tarafından alınan ihtiyati haciz kararıyla ...'ya yönelik İst. ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyada esas takibe geçildiği, bu dosyada düzenlenen 1. haciz ihbarının 21.09.2016 tarihinde 3. kişi sıfatıyla ...'a tebliğ edildiği, davalı ... tarafından tevdi mahalli tayin ettirilerek 10.000-TL parayı tevdi mahalline yatırdığı anlaşılmaktadır. Temlik sözleşmesinin tebliğinden sonra ...'ın artık alacağı temlik eden ...'ya ödeme yaparak temlik alana karşı borçtan kurtulması mümkün değildir.

Aynı tarihte ...'nın alacaklısı ... tarafından ...'a İİK'nın 89/1 maddesine dayalı 1. haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup haciz ihbarnamesine de itiraz edilmemekle tevdi mahallindeki para borçlu ...'ın elinde (yedinde) sayılmıştır. Bu durumda borçlu ..., kendisine gönderilecek 2. haciz ihbarnamesi üzerine parayı icra dairesine teslim etmek zorundadır. Kesinleşen haciz işlemi doğrultusunda tevdi mahallindeki para icra dairesinin yazısı üzerine icra dosyasına gönderilmiştir.Diğer yandan haciz ihbarnamesine dayanak ihtiyati haciz kararının temlik sözleşmesinden önce 07.09.2016 tarihinde verildiği ,takibin kesinleşmesiyle kesin hacze dönüştüğü gözetildiğinde , temlik öncesinde haczedilmiş olan para hacizli olarak temlik edilmiş olmakla, ihtiyati haciz temlik alan davacıya karşı da hüküm ifade etmektedir.

Bu nedenle davalı ...'ın elinde haczedilerek tevdii mahalline yatırılan para yönünden artık alacaklı ...'nın tasarruf imkanı ortadan kalktığından temlik sözleşmesine üstünlük tanınması gerektiğine ilişkin davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın husumet yönünden, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 23/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136455 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.