Arabuluculuk dava şartı eksikliği hükümden önce giderilmişse usulden ret yapılamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1564 E. 2021/1343 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Arabuluculuk dava şartı, gider avansı veya teminat gibi tamamlanabilen bir dava şartı olmadığından, eksikliği giderilmesi için davacıya süre verilmez. Ancak bu eksiklik mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve hüküm anından önce (arabulucuya başvurulup anlaşamama tutanağı dosyaya sunularak) giderilmişse, HMK 115/3 fıkrası gereği başlangıçtaki dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilemez; davanın esasına girilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin hüküm anından önce giderilmiş olması → kabul
İddia: Davacı vekili, davanın ilk olarak tüketici mahkemesinde açıldığını, tüketici mahkemelerinde arabuluculuğun dava şartı olmadığını, görevsizlik kararından sonra arabulucuya başvurulup tutanağın mahkemeye sunulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava ilk olarak tüketici mahkemesinde açılmış, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilerek dosya görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmiştir; tüketici mahkemesince Arabuluculuk Kanunu kapsamında bir inceleme yapılmamıştır. Görevsizlik kararı üzerine davacı tarafça arabulucuya başvurulmuş, asliye ticaret mahkemesince anlaşamama tutanağının ibrazı istenilmiş ve davacı vekilince tutanak dosyaya ibraz edilmiştir. Arabuluculuk Kanunu'na göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dosya üzerinden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir; ancak burada dava şartı, HMK 115/2 çerçevesindeki gider avansı veya teminat gösterilmesi gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir; bu nedenle mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte HMK 115/3 fıkrasının uygulanmasına engel yoktur. Bu bağlamda, dava şartı noksanlığı mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü dava usulden reddedilemez. Eldeki ticari dava niteliğindeki davada dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır; ancak dava dilekçesi üzerine arabulucuya başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmediği, taraflarca ileri sürülmediği ve hükümden önce dava şartı eksikliğinin giderildiği anlaşılmakla HMK 115/3 maddesi gereği davaya bakılması gerekirken usulden ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, arabuluculuk dava şartının gider avansı gibi tamamlanabilen bir dava şartı olmadığı, ancak hüküm anından önce fiilen giderilmişse HMK 115/3 uyarınca dava usulden reddedilemeyeceği ilkesi işlenmiştir; bu, benzer arabuluculuk dava şartı eksikliği içeren dosyalarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Arabuluculuk dava şartı eksikliği, hüküm anından önce giderilmişse davanın usulden reddine sebep olmaz (HMK 115/3).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı↗ usulden ret↗ dava şartı noksanlığının giderilmesi↗ HMK 115/3↗ görevsizlik kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1564
KARAR NO 2021/1343
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/12/2020
NUMARASI 2019/1081 Esas 2020/728 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021
Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkil şirket tarafından davalı şirketten 3.500-litre motorin alımı gerçekleştirdiklerini, söz konusu motorinin akaryakıt tankına konulup buradan araçlara doldurulduğunu, yapılan dolumdan sonra araçların arıza ışıklarının yandığını ve araçların çalışmadığını beyanla, müvekkil şirketin yakıt tankından ve ... plakalı çekicinin yakıt deposundan numuneler alınarak davalı tarafından teslim edilen motorinin ayıplı olduğunun tespitine, akaryakıtın değiştirilmesine ve yakıt tankının temizlenmesine, ayıplı motorinden kaynaklı olarak çekicide meydana gelen arıza ile ilgili olarak bakım ve tamir masrafının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik, 1.000- TL.nin , müvekkil şirketin aracının 21.09.2019 tarihinden itibaren kullanılamaması nedeni ile, mahrum kalınan kazanç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100-TL.nin 21.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; dava dosyasının İstanbul Anadolu 2.Tüketici Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı üzerine mahkemeye intikal ettiğini, bu ara süreçte karşı tarafla arabuluculuk görüşmeleri yürütüldüğünü, bu süreçte tamir-bakım faturasının tarafına sunulduğunu, akaryakıt ücretinin ödenmediğini, davacının henüz bedelini ödemediği bir malın yenisi ile değiştirilmesi talebinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkil firmadan alınan akaryakıtın ayıplı olması ve bu akaryakıtın araçlarına zarar verdiği iddialarının gerçeklerden uzak olması bir yana aralarında illiyet bağı da bulunmadığını, olay günü davacı şirketin yakıt tankına doldurulan akaryakıt ayıplı olmayıp dolum öncesinde akaryakıt tankında zaten mazot yerine bol miktarda su bulunduğunu, ...
yetkili ve görevli personeli tarafından olay günü olan 21 Eylül 2019 tarihinde müvekkilin 2 farklı tabancası suretiyle yakıtı gönderen istasyonun deposu ile davacı şirketin yakıt tankından ve aracından alınan, sonrasında da 23 Eylül 2019 tarihinde yine ...'in kendi laboratuvarlarında analiz edilen numunelerde teknik düzenlemelerde yer alan özelliklere uygun çıktığını beyanla, öncelikle usul yönünden itirazının kabulüne, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ayıplı malın misli ile değiştirilmesi ile oluşan zararın tazmininine yönelik iş bu davaya ilişkin arabulucu son tutanak aslınının davacı vekilince dosyaya sunulduğu, dava dosyasının mahkemeye İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesinin 17.10.2019 tarih, 2019/839 Esas ve 2019/351 Karar sayılı görevsizlik kararı ile 30.12.2019 tarihinde tevzi edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya 03.01.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı sunulduğu,davanın 10.10.2019 tarihinde açıldığı arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davanın ilk olarak tüketici mahkemesi'nde 10.10.2019 tarihinde açıldığını,tüketici mahkemelerinde açılan davalarda arabuluculuk başvurusu dava şartı olmadığından başvuru yapılmadan dava açıldığını, görevsizlik kararı verilmesinden sonra arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve tutanağın mahkemeye sunulduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Elde ki dava; ilk olarak tüketici mahkemesinde açılmış,göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilerek dosyanın görevli bulunan asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Tüketici mahkemesince Arabuluculuk Kanunu kapsamında bir inceleme yapılmamıştır. Görevsizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafça arabulucuya başvurulmuş,asliye ticaret mahkemesince 22.9.2020 tarihli ara kararı ile anlaşamama tutanağının ibrazı istenilmiş, davacı vekilince 28.09.2020 tarihinde 3.1.2020 tarihli anlaşamama tutanağı dosyaya ibraz edilmiştir. Arabuluculuk Kanunu'na göre; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. Maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte aynı kanunun 115. maddesinin 3. fıkrasının uygulama alanı bulmasına engel yoktur. Bu bağlamda, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.
Anlatılanlara göre ticari dava niteliğindeki eldeki dava da; dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır. Ancak dava dilekçesi üzerine arabulucuya başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmediği, taraflarca ileri sürülmediği ve hükümden önce dava şartı eksikliğinin giderildiği anlaşılmakla HMK 115/3 maddesi gereği davaya bakılmak gerekirken usulden red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün kaldırılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/1081 Esas - 2020/728 Karar sayılı 22/12/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136454 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi