6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devrinden sonra ortaklık sıfatı kalmayanın iptal davasında aktif dava ehliyeti yoktur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1697 E. 2021/1447 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

İlgili mesele: ◆ Pay devri/pay defteri ve aktif husumet (ortak sıfatı)

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptali davası, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılabilen bir davadır; davacının bu sıfatının davanın açıldığı andan sonuçlanmasına kadar sürmesi gerekir. Dava konusu genel kurul kararının alındığı tarihten önce hissesini devrederek ortaklık sıfatını kaybeden kişi, bu karara karşı iptal davası açma hususunda aktif dava ehliyetine sahip değildir.

Ele alınan sorunlar

Hisse devri sonrası ortaklık sıfatının kaybı nedeniyle aktif dava ehliyeti → ret

İddia: Davacı vekili, davaya konu genel kurul kararının geçersiz olduğunu, geçersizliğin her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebileceğini ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğini, hisse bedellerinin ödenmediğini ve sermaye artırımının ortakların muvafakati olmadan yapıldığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Dava, TTK 447 hükmü gereğince davalı şirketin genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. TTK m.446 uyarınca genel kurul kararının iptali davası ortaklar, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri tarafından açılabilir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu türden bir davada, dava açan kişinin, davanın başından sonuna kadar bu sıfatının sürmesi gereklidir. Ortak sıfatına sahip değilse ya da yargılama sırasında bu sıfat sona ererse, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yarar kalmaz. Somut olayda davacının şirketteki ortaklığından genel kurul tarihinden önceki bir tarihte ayrıldığı anlaşılmaktadır. Şirkette ortaklığı bulunmadığından iş bu genel kurul kararının iptali davasını açmakta aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davasında, dava açan kişinin ortaklık sıfatının davanın sonuna kadar sürmesi gerektiği; hisse devri suretiyle ortaklıktan ayrılmış kişinin bu davayı açma ve sürdürme hususunda aktif dava ehliyetinin bulunmadığı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif dava ehliyeti (ortaklık sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali aktif dava ehliyeti ortaklık sıfatı hisse devri hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 446TTK 447

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1697

KARAR NO 2021/1447

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/11/2017

NUMARASI 2017/793 Esas 2017/1098 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2021

Davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; Müvekkilinin davalı şirkete 25/11/2014 tarihinde ortak olduğunu, temsil ve ilzama yetkili olan yönetim kurulu üyesi ...'in şirketi fiilen yönettiğini, sürekli zarar ederek sermayesini tükettiğini, müvekkilinin şirketten alacağı devam etmesine rağmen 05/06/2017 tarihinde 750.000 adet payını 750.000 TL bedel karşılığında ...’e devrederek ortaklık ilişkisini bitirdiğini, her ne kadar hisselerin bedeli nakten alındığı belirtilmiş ise de hisse bedelleri ödenmediğini, müvekkilinin hisse devrinden sonra da şirkete borç vermeye devam ettiğini, müvekkilinin bütün iyiniyetine ve davalı şirkete verdiği desteğine rağmen şirket yöneticisi ...'in 16.06.2017 tarihinde tek ortak olarak şirket genel kurulunu topladığını, davalı Şirketin sermayesinin 10.000.000-TL’ye yükseltilmesi yönünde karar aldığını, önceki sermayeyi teşkil eden 1.500.000 TL’nin tamamının ödendiğini iddia ederek, arttırılan 8.500.000-TL'nin tamamının, şirketin kayıtlarında mevcut ortakların muvafakatleri olmamasına rağmen, şirketten olan alacaklarının sermayeye ilave edilmesi sureti ile kapatılması yönünde karar aldığını, alınan bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketten alacaklı olan müvekkilinin sanki ortak gibi görülerek muhasebe ve bilanço hesaplarında yapılan oynamalarla ortaklar hesabındaki alacak bakiyesinin haksız olarak sermayeye ilave edildiğini ileri sürerek genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının genel kurul kararı itibariyle şirket ortağı olmadığını, genel kurul kararının iptalini talep ve dava etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacın 05/06/2017 tarihinde Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile davalı şirketteki tüm haklarını ve şirketteki hissesinin tamamını 750.000-TL bedel mukabilinde şirket ortağı ...'e devrettiğini, genel kurul kararının butlanını istemekte davacının davacı sıfatı ve korunmaya değer hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalı şirketteki hissesini 05.06.2017 tarihinde diğer ortak ...'e devrettiği, şirkette ortaklık sıfatı kalmadığı, şirket genel kurulunun yapıldığı 16.06.2017 tarihi itibariyle davacının davalı şirket ortağı olmadığı, bu itibarla davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu genel kurul kararının geçersiz olduğunu, geçersizliğin her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebileceğini ve mahkemece de re'sen dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin hisseleri diğer ortak ...'e devretmiş ise de hisse bedellerinin müvekkilline ödenmediğini, sermaye arttırımımın şirket ortaklarının muvafakatleri olmadığı halde ortakların şirketten olan alacaklarının sermayeye ilavesi suretiyle yapılmasına dair alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK.nun 447 madde hükmü gereğince davalı şirketin 16.06.2017 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. TTK m.446 uyarınca şirket genel kurul kararının iptali ortakları, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri tarafından açılabilir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu türden bir davada, dava açan kişinin, davanın başından sonuna kadar bu sıfatının sürmesi gereklidir. Ortak sıfatına sahip değilse ya da yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5195 esas 2019/6440 karar sayılı;

2014/15157 esas 2015/608 karar sayılı, 2011/190 esas 2012/21402 karar sayılı ve 2013/6277 esas 2013/9520). Somut olayda; davacının şirketteki ortaklığından 05/06/2017 tarihinde ayrıldığı anlaşılmaktadır. Şirkette ortaklığı bulunmadığından iş bu genel kurul kararının iptali davası açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığından mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136025 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.