6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Arabuluculuk ilk toplantısına mazeretsiz katılmama ve ücret sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1483 E. 2021/1450 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Arabuluculuk sürecine ilişkin usulsüzlük iddiaları (davete ilişkin bildirim usulü, sürecin süresi, iletişim bilgilerinin kullanılmaması vb.), taraf yargılama aşamasında bu hususları ileri sürmemişse, ilk defa istinaf aşamasında ileri sürülemez; bu durumda ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesi uyarınca yargılama giderinin tamamından ve arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Arabuluculuk ilk toplantısına katılmayan davalının arabuluculuk ücretinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin arabuluculuk toplantısına katılmadığı gerekçesiyle arabuluculuk ücretine mahkum edilmesinin yerinde olmadığını, arabulucunun kendisine ulaşmak için gerekli iletişim yöntemlerini kullanmadığını, elindeki iletişim bilgilerini vermediğini ve arabulucunun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkilinin katılımı olmaksızın düzenlenen tutanağın hükümsüz olduğunu, 8 haftalık sürecin 7 günde ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek sonlandırıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 8, 15 ve 18/A-7. maddeleri, arabulucunun tarafları uygun iletişim vasıtalarıyla toplantıya davet etmesine ve bu işlemleri belgeye bağlamasına ilişkindir. Kanun'un 18/A-11. maddesi uyarınca, taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa, bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Dosyada arabuluculuk toplantı tutanağı ibraz edilmiş olup davalının toplantıya katılmadığı dava dilekçesinde de belirtilmiştir. Bu duruma vakıf olan davalı, yargılama sürecinde arabuluculuk sürecinin geçersizliğine dair herhangi bir iddia ileri sürmemiştir. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen bir hususun istinaf nedeni olarak ilk defa istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Arabuluculuk sürecine ilişkin usulsüzlük iddialarının, yargılama aşamasında ileri sürülmemişse ilk defa istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğine ve ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan tarafın 6325 sayılı Kanun'un 18/A-11. maddesi uyarınca arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulacağına ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Usulüne uygun icra takibi bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedildiği belirtilmiştir; bu husus istinaf incelemesine konu edilmemiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk ilk toplantıya katılmama arabuluculuk ücreti yargılama gideri itirazın iptali usulden ret dava şartı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1483

KARAR NO 2021/1450

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/04/2021

NUMARASI 2020/563 Esas 2021/293 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/10/2021

Usulüne uygun icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkili şirketin davalıdan 600 ünite botox satın almak için 21/11/2019 tarihli proforma faturaya istinaden 75.774-USD ödeme yaptığını, ancak davalının 600 üniteye tekabül eden malların yanızca 200'ünü teslim ettiğini, kalan 400 ünite botoks malzemesinin teslim edilmediğini, peşin olarak ödenen bedelin iadesi için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının borca haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin 21/11/2019 tarihli faturaya istinaden 600 adet botoks ürününü davalıya eksiksiz olarak gönderdiğini, eksik teslimat iddiasının yerinde olmadığını, botoks ürünlerinin oda sıcaklığında en fazla 2 gün dayanabildiğini ve teslimat gününün tatile denk gelmesi sebebiyle depoda bekletilmiş ise ürünlerin bozulabileceğini, bu durumu öngöremeyen davacı firmanın müvekkilinden haksız yere tekrardan ürün göndermesini talep ettiğini beyan ederek davanın reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, icra takibindeki takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası cinsinden karşılığının gösterilmediği, ayrıca hangi tarihteki kur alacağı üzerinden talep edildiğinin belirtilmediği, belirtilen eksikliklerden kaynaklı hukuka aykırılığın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, usulüne uygun takip yapılmadığından dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, müvekkilinin arabuluculuk toplantısına katılmadığı gerekçesiyle arabuluculuk ücretine mahkum edilmesinin yerinde olmadığını, başvurucunun elindeki iletişim bilgilerini vermemesi ve arabulucunun özen yükümlülüğüne aykırı davranışı neticesinde müvekkilin katılımı olmaksızın düzenlenen arabuluculuk tutanağının hükümsüz olduğunu ve buna dayanılarak arabuluculuk ücretinin müvekkilinin aleyhine hükmedilemeyeceğini, arabulucunun müvekkiline hangi iletişim vasıtalarıyla ulaştığını tutanakta açıkça göstermek zorunda olduğunu, 8 haftalık arabuluculuk sürecinin müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek 7 gün içinde sonlandırıldığını, müvekkiline ulaşılması için gerekli iletişim yöntemlerinin kullanılmadığını ileri sürerek arabuluculuk ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, arabuluculuk toplantısına katılmayan davalının arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafından istinaf kanun yoluna arabuluculuk ücreti yönünden müracaat edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 8. maddesi, “Arabulucu, tarafların her biri ile ayrı ayrı veya birlikte görüşebilir ve iletişim kurabilir.”, 15. maddesi, “Arabulucu, seçildikten sonra tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder. Taraflar, emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla arabuluculuk usulünü serbestçe kararlaştırabilirler.

Taraflarca kararlaştırılmamışsa arabulucu, uyuşmazlığın niteliğini, tarafların isteklerini ve uyuşmazlığın hızlı bir şekilde çözümlenmesi için gereken usul ve esasları göz önüne alarak arabuluculuk faaliyetini yürütür”, 18/A maddesinin 7. fıkrası ise, "Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar." hükümlerini içermektedir. Kanun'un 18/A-11. maddesi ise, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.

Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargı gideri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü içermektedir. Dosyanın incelenmesinde; arabuluculuk toplantı tutanağı dosyaya ibraz edilmiş ve davalının arabuluculuk toplantısına katılmadığı dava dilekçesinde de belirtilmiştir. Bu hususa vakıf olan davalının arabuluculuk sürecinin geçersizliğine dair yargılama sürecinde herhangi bir iddia ileri sürmemiştir. Yargılama aşamasında ileri sürülmeyen bu hususun istinaf nedeni olarak ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu itibarla davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136002 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Temyiz istemi usulden reddedildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8703 E. 2021/7279 K. · Temyiz istemi usulden reddedildi

Temyiz kesinlik sınırı altında kalan kararın kesin olması ve temyiz isteminin miktar yönünden reddi

Gerekçe özeti

Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen miktar, karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kaldığında karar HMK 362/1-a uyarınca kesindir; kesin karara yönelik temyiz istemi hakkında HMK 366 yollamasıyla 346/2 uyarınca Yargıtay'ca da ret kararı verilebilir.

Emsal değeri

Temyiz kesinlik sınırı altında kalan hükmün kesinliği ve kesin karara yönelik temyiz isteminin Yargıtay'ca reddedilebilmesi yönünden emsal niteliğindedir.

Kavramlar: temyiz kesinlik sınırı kesin karar temyiz isteminin reddi arabuluculuk ücreti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/8703 E.  ,  2021/7279 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2020/563 E. - 2021/293 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.10.2021 tarih ve 2021/1483 E. - 2021/1450 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, toplam 50.774 USD alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 20.10.2021 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 78.630,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, mahkemece davanın usulden reddine karar verildiği, davalı aleyhine hükmedilen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.