Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/671 E. 2015/6317 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh)↗ i̇i̇k 258↗ kesinleşen ilam↗ istirdat davası↗ bsmv↗ mevduat hesabı↗ istirdat↗ havale↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kredili mevduat hesabının eksiye düşmesi sebebiyle davalının davacıdan 47.042,53 TL faiz ve BSMV adı altında para tahsil ettiği, bankanın tahsil ettiği faize tahakkuk eden faizin 27.823,52 TL olduğu, davacının hesabında bulunan 4.614,96 TL'ye tahakkuk eden faizin 1.029,99 TL olduğu, buna göre toplam alacak miktarının 75.896,04 TL olduğu, taraflar arasında görülüp kesinleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/287 esas sayılı dosyasında davalının hesabından yapılan usulsüz havale nedeniyle davalının 18500 TL alacaklı olduğunun hüküm altına alındığı, kesinleşen ilam nedeniyle davalının davacıya net 36.567,46 TL ödeme yaptığı, bu meblağın mahsubuyla davacının davalıdan 39.328,58 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle iki defa ıslah mümkün olmadığından 02.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmayarak ve taleple bağlı kalınarak 39.258,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, haksız mal iktisabına dayalı istirdat davası niteliğinde olup, mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının, davalı banka nezdindeki hesabından 3. kişilerce çekilen 18500 TL'nin içinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bankaca açılan kredi çerçevesinde hesaba geçirilmiş bulunan 13866 TL'nin varlığı kuşkusuzdur. Söz konusu hesaptan, kötü niyetli 3. kişilerce çekilen tüm paranın, davalı bankadan tahsili biçiminde kurulan ilk hükmün varlığı karşısında, davacı yanın, davalı bankaca hesaba aktarılan kredi niteliğindeki 13866 TL'yi benimseyerek tasarrufuna geçirdiği sabittir. Bu durumda, davacının, söz konusu tutar için davalı bankaya kredi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde faiz ve fer'ilerini ödemek durumunda bulunduğu açık olup, sözkonusu hesaptan bankaca alınan faizlerin, davalının haksız iktisapları olarak düşünülmesi yerinde olmamıştır. Bu çerçevede, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7234 E. 2023/1371 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · denetime elverişlilik · kötü niyet · iltibas
Benzer bu kararda… r arasında benzerlik olmadığı, anılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet olarak gösterdiği markanın aynı ibareden oluştuğunu; ancak dava konusu markanın ve itiraza gerekçe markanın kapsadıkları mal ve hizmtler bakımından tam bir uyuşmanın olmadığını, YİDK tarafından verilen «kısmi kabul» kararının yerinde olduğunu, davacının tanınmışlık iddialarının isabetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, davalı şirket tarafından tescili talep edilen başvurunun, müvekkilinin markasının esaslı u …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/671 E. , 2015/6317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/09/2014
NUMARASI 2014/736-2014/307
Taraflar Arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2014 tarih ve 2014/736-2014/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan bakiyesi 4.614,96 TL olan kredili mevduat hesabından 22.06.2006 tarihinde yetkisiz kişilerce internet bankacılığı yoluyla 18.500 TL havale yapıldığını, hesabının eksi 13.885,04 TL'ye düşmesi sebebiyle davalı bankanın 30.06.2012 tarihi itibariyle müvekkilinden toplam 53.450,70 TL faiz ve BSMV adı altında para tahsil ettiğini ileri sürerek toplam 53.450,70 TL'nin tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesi ile alacak miktarını sehven 53450,70 TL olarak gösterdiklerini, 39.258,50 TL alacağa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 02.12.2013 tarihinde talebini ıslah ederek 50.463,25 TL asıl alacağın 29.06.2013 tarihine kadar tahakkuk eden 29.318,50 TL faizi ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce aynı sebepten ötürü İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/287 esas sayılı dosyasında dava açtığını, kararın kesinleşmesi sebebiyle kesin hüküm itirazında bulunduklarını, kesinleşen karar nedeniyle müvekkilinin davacıya toplam 46.458,22 TL ödediğini, havale edilen tutar dışında davacının hesaptan kredi kullandığını, internet bankacılığı kullanılarak dolandırıcılık yapılması durumunda müvekkili bankaya kusur yüklenemeyeceğini, davacının bilgisayarını kullanırken gerekli güvenlik önlemlerini almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kredili mevduat hesabının eksiye düşmesi sebebiyle davalının davacıdan 47.042,53 TL faiz ve BSMV adı altında para tahsil ettiği, bankanın tahsil ettiği faize tahakkuk eden faizin 27.823,52 TL olduğu, davacının hesabında bulunan 4.614,96 TL'ye tahakkuk eden faizin 1.029,99 TL olduğu, buna göre toplam alacak miktarının 75.896,04 TL olduğu, taraflar arasında görülüp kesinleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/287 esas sayılı dosyasında davalının hesabından yapılan usulsüz havale nedeniyle davalının 18500 TL alacaklı olduğunun hüküm altına alındığı, kesinleşen ilam nedeniyle davalının davacıya net 36.567,46 TL ödeme yaptığı, bu meblağın mahsubuyla davacının davalıdan 39.328,58 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle iki defa ıslah mümkün olmadığından 02.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınmayarak ve taleple bağlı kalınarak 39.258,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, haksız mal iktisabına dayalı istirdat davası niteliğinde olup, mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının, davalı banka nezdindeki hesabından 3. kişilerce çekilen 18500 TL'nin içinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bankaca açılan kredi çerçevesinde hesaba geçirilmiş bulunan 13866 TL'nin varlığı kuşkusuzdur. Söz konusu hesaptan, kötü niyetli 3. kişilerce çekilen tüm paranın, davalı bankadan tahsili biçiminde kurulan ilk hükmün varlığı karşısında, davacı yanın, davalı bankaca hesaba aktarılan kredi niteliğindeki 13866 TL'yi benimseyerek tasarrufuna geçirdiği sabittir. Bu durumda, davacının, söz konusu tutar için davalı bankaya kredi sözleşmesi hükümleri çerçevesinde faiz ve fer'ilerini ödemek durumunda bulunduğu açık olup, sözkonusu hesaptan bankaca alınan faizlerin, davalının haksız iktisapları olarak düşünülmesi yerinde olmamıştır.
Bu çerçevede, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135886000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz