Rücuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/159 E. 2015/6419 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işveren mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası↗ teminat kapsamı↗ acentelik↗ ek prim↗ vade↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki yazılı poliçe kapsamında sigortalı çalışanının poliçenin geçerli olduğu dönem içinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ölümü üzerine Bakırköy 3. İş Mahkemesi ilamı ile davacı şirketin 60.749,16 TL tazminat ödemesine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ve kesinleştiği, bu davanın seyri esnasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiği, karar metninde ihbarın açıkça yazıldığı ve bu ilamın davacı aleyhinde İstanbul Anadolu Adliyesi 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7117 nolu dosyasında takibe konduğu ve davacı şirketin 30.10.2013 tarihinde bu icra dosyasına bu ilamdan dolayı 131.388,94 TL ödediği; somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı ve poliçe primlerinin davacı tarafça sunulan çekler ile ödendiği, yine söz konusu iş kazasının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu ancak davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kişi başına 35.000 TL ile sınırlı olduğu, bu durumda davacının alınan bilimsel raporla birlikte isteyebileceği tazminatın 75.693,16 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.693,16 TL tazminatın temerrütün doğduğu tarih 15.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, sigortacı olan davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK. 1282 ve 1295. maddeleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksidinin ödenmesi zorunludur. Prim ödeme yükümlülüğü ise sigortalıya aittir. Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalı, sigorta primlerini ödediğine ilişkin bir takım çekler sunmuş olup, her ne kadar mahkemece sigorta primlerinin ödendiği kabul edilmiş ise de; davacı tarafından sunulan çeklerin tarihleri ve bedelleri sigorta primlerinin vade tarihleri ve bedelleri ile uyumsuzdur. Burada mahkemece yapılması gereken; davacı taraftan hangi çekle hangi poliçenin priminin ödendiği hususunda açıklama istenerek, gerekirse ödemenin yapıldığı iddia edilen dava dışı acentenin de kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak poliçe primlerinin ödenip ödenmediği ve dolayısıyla davalı sigortacının TTK 1295. madde uyarınca sorumluluğunun başlayıp başlamadığı hususunun aydınlatılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus aydınlatılmadan ve yeterli gerekçe ile kararda tartışılmadan poliçe primlerinin ödendiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmamış, bu nedenle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4946 E. 2020/2839 K.
Ortak:işveren mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · acentelik · ek prim · vade · sigorta poliçesi · teminat · Rücuan tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… dürlüğü'nün 2011/7117 nolu dosyasında takibe konduğu ve davacı şirketin 30.10.2013 tarihinde bu icra dosyasına bu ilamdan dolayı 131.388,94 TL ödediği; somut olayda «zamanaşımı» süresinin dolmadığı ve poliçe «primlerinin» davacı tarafça sunulan çekler ile ödendiği, yine söz konusu iş kazasının poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu ancak davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kişi başına 35.000 TL ile sınırlı olduğu, bu durumda davacının alınan bilimsel raporla birlikte isteyebileceği tazminatın 75.693,16 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.693,16 TL tazminatın «temerrütün» doğduğu tarih 15.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalı, sigorta «primlerini» ödediğine ilişkin bir takım çekler sunmuş olup, her ne kadar mahkemece sigorta primlerinin ödendiği kabul edilmiş ise de; davacı tarafından sunulan çeklerin tarihleri ve bedelleri sigorta primlerinin «vade» tarihleri ve bedelleri ile uyumsuzdur.
Benzer bu karardaDava, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK 1282 ve 1295. maddeleri uyarınca «primin» tamamının veya ilk taksidinin ödenmesinin gerektiği ve prim ödeme yükümlülüğünün sigortalıya ait olduğu, somut uyuşmazlıkta davacı sigortalının, sigorta primlerini ödediğine ilişkin birtakım çekler sunduğu, ancak davacı tarafından sunulan çeklerin tarihleri ve bedellerinin sigorta primlerinin «vade» tarihleri ve bedelleri ile uyumsuz olduğu, mahkemece yapılması gerekenin; davacı taraftan hangi çekle hangi poliçenin priminin ödendiği hususunda açıklama istenerek, gerekirse ödemenin yapıldığı iddia edilen dava dışı «acentenin» de kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak poliçe primlerinin ödenip ödenmediği ve dolayısıyla davalı sigortacının TTK 1295. madde uyarınca sorumluluğunun başlayı …
Bu durumda, değişen «ispat yükü» kurallarına dayalı olarak davalının çekle tahsil edildiği anlaşılan primlerin, düzenlenen ve «prim» ödeme «vadesi» daha önce olan «sigorta poliçelerine» hasredildiğini, 818 sayılı Borçlar Kanunu 85 ve 86 . maddeleri kapsamında hakkın kullanıldığını uygun delillerle ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · ek mehil · acente · riziko · ispat yükü · çek · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, davalının «acentesinin» faaliyetine «son» verdiğinin anlaşılması üzerine, «acente» ile ilgili kayıtların dosyaya kazandırılması için davalıya «mehil» verilmiş; ancak kayıtlar «ibraz» edilmemiştir.
Davalı yan, davacı tarafından «çek» ile yapılan ödemelerin kendisi tarafından düzenlenen birden fazla poliçeye dayalı olarak yapıldığını ayrıca ve açıkça savunmamış, tersine poliçede öngörülen «teminatın» ödendiğini ve fakat «primin» «rizikonun» doğumundan sonra tahsil edildiğini ileri sürmüştür.
Davalı bu ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi, «defter» ve kayıtları da «ibrazdan kaçınmıştır».
Dosya kapsamı uyarınca davacının dayandığı çeklerin dava konusu poliçeyle «teminat» altına alınan «rizikonun» doğumundan önce ödenmiş olduğu hususu banka cevabi yazısı ile sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/189 E. 2014/19333 K.
Ortak:işveren mali sorumluluk sigortası · mali sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · acentelik · ek prim · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz karardaDava, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Burada mahkemece yapılması gereken; davacı taraftan hangi çekle hangi poliçenin «priminin» ödendiği hususunda açıklama istenerek, gerekirse ödemenin yapıldığı iddia edilen dava dışı «acentenin» de kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak poliçe primlerinin ödenip ödenmediği ve dolayısıyla davalı sigortacının TTK 1295. madde uyarınca sorumluluğunun başlayıp başlamadığı hususunun aydınlatılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus aydınlatılmadan ve yeterli gerekçe ile kararda tartışılmadan poliçe primlerinin ödendiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmamış, bu nedenle «eksik incelemeye» dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
… dürlüğü'nün 2011/7117 nolu dosyasında takibe konduğu ve davacı şirketin 30.10.2013 tarihinde bu icra dosyasına bu ilamdan dolayı 131.388,94 TL ödediği; somut olayda «zamanaşımı» süresinin dolmadığı ve poliçe «primlerinin» davacı tarafça sunulan çekler ile ödendiği, yine söz konusu iş kazasının poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu ancak davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kişi başına 35.000 TL ile sınırlı olduğu, bu durumda davacının alınan bilimsel raporla birlikte isteyebileceği tazminatın 75.693,16 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.693,16 TL tazminatın «temerrütün» doğduğu tarih 15.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin» 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde 26.03.2008 tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından «prim» bedelinin «rizikonun» kendisine bildirilmesinden sonra tahsil ettiği, buna göre davalının poliçeden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «işveren mali sorumluluk sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının «acentesi» tarafından 26.03.2008 tarihinde 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde «sigorta poliçesi» düzenlenmiş olup, «riziko» ise poliçenin düzenlenmesinden önce 01.03.2008 tarihinde meydana gelmiş ve «prim» bedeli de 21.06.2008 tarihli «çek» ile acenteye ödenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · sigorta sözleşmesi · riziko · çek
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga TTK’nın 1279. maddesi hükmüne göre «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Somut olayda, davalının «acentesi» tarafından 26.03.2008 tarihinde 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde «sigorta poliçesi» düzenlenmiş olup, «riziko» ise poliçenin düzenlenmesinden önce 01.03.2008 tarihinde meydana gelmiş ve «prim» bedeli de 21.06.2008 tarihli «çek» ile acenteye ödenmiştir.
Her ne kadar mahkemece, «rizikonun» «sigorta teminatı» altında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, «sigorta poliçesinin» rizikonun meydana gelmesinden sonra yapılmış olması karşısında gerçekleşmiş bir riziko nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinin» 29.02.2008-2009 tarihlerini kapsayacak şekilde 26.03.2008 tarihinde düzenlendiği, davalı tarafından «prim» bedelinin «rizikonun» kendisine bildirilmesinden sonra tahsil ettiği, buna göre davalının poliçeden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/159 E. , 2015/6419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2014
NUMARASI 2013/368-2014/193
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2014 tarih ve 2013/368-2014/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 05.02.2004-2005 tarihlerini içeren işveren mali sorumluluk poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin işyerinde çalışan T. C. adlı işçinin 17.06.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde ölümü üzerine müvekkilinin tazminat olarak 75.698,061 TL ödediğini, bu bedelin poliçe kapsamında davalı tarafça ödenmesi gerektiği halde ödeme talebinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 75.698,061 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, faizin ihtar tarihi olan 07/11/2013 tarihinden itibaren avans faiz olarak işletilmesi yönünde davasını ıslah etmiştir.
Davalı vekili, olayın 2004 yılında gerçekleştiğini, davanın ise 2013 yılında açıldığını, bu nedenle davanın zaman aşımına uğradığını, yine yapılan araştırmada poliçe peşinatının olay tarihinden sonra yatırıldığını, TTK 1401-1430 1431-1421 maddelerine ve Sigorta Poliçesi Genel Şartları 7. maddesine göre, sigortacının sorumluluğun başlamadığını, poliçede şahıs başına ödeme teminatının 35.000 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle bu miktar dışında başka bir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki yazılı poliçe kapsamında sigortalı çalışanının poliçenin geçerli olduğu dönem içinde geçirdiği iş kazası nedeniyle ölümü üzerine Bakırköy 3. İş Mahkemesi ilamı ile davacı şirketin 60.749,16 TL tazminat ödemesine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ve kesinleştiği, bu davanın seyri esnasında davalı sigorta şirketine davanın ihbar edildiği, karar metninde ihbarın açıkça yazıldığı ve bu ilamın davacı aleyhinde İstanbul Anadolu Adliyesi 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7117 nolu dosyasında takibe konduğu ve davacı şirketin 30.10.2013 tarihinde bu icra dosyasına bu ilamdan dolayı 131.388,94 TL ödediği;
somut olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı ve poliçe primlerinin davacı tarafça sunulan çekler ile ödendiği, yine söz konusu iş kazasının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu ancak davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kişi başına 35.000 TL ile sınırlı olduğu, bu durumda davacının alınan bilimsel raporla birlikte isteyebileceği tazminatın 75.693,16 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 75.693,16 TL tazminatın temerrütün doğduğu tarih 15.11.2013 tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, sigortacı olan davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK. 1282 ve 1295. maddeleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksidinin ödenmesi zorunludur. Prim ödeme yükümlülüğü ise sigortalıya aittir. Somut uyuşmazlıkta davacı sigortalı, sigorta primlerini ödediğine ilişkin bir takım çekler sunmuş olup, her ne kadar mahkemece sigorta primlerinin ödendiği kabul edilmiş ise de; davacı tarafından sunulan çeklerin tarihleri ve bedelleri sigorta primlerinin vade tarihleri ve bedelleri ile uyumsuzdur. Burada mahkemece yapılması gereken; davacı taraftan hangi çekle hangi poliçenin priminin ödendiği hususunda açıklama istenerek, gerekirse ödemenin yapıldığı iddia edilen dava dışı acentenin de kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak poliçe primlerinin ödenip ödenmediği ve dolayısıyla davalı sigortacının TTK 1295.
madde uyarınca sorumluluğunun başlayıp başlamadığı hususunun aydınlatılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus aydınlatılmadan ve yeterli gerekçe ile kararda tartışılmadan poliçe primlerinin ödendiğinin kabulü ile sonuca gidilmesi doğru olmamış, bu nedenle eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/05/20145 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135855500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz