6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin nispiliği: sözleşme tarafı olmayana husumet yöneltilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1539 E. 2021/1344 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Pasif husumet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir sözleşmeden kaynaklanan edim ifası veya bedel iadesi talebi, ancak sözleşmenin tarafı olan kişiye yöneltilebilir; ödemenin, sözleşme tarafının talimatı üzerine üçüncü bir kişiye (örneğin tedarikçiye) yapılmış olması, bu üçüncü kişiye karşı husumet doğurmaz. Sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca borç ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükler yalnızca sözleşme taraflarına ait olduğundan, sözleşme dışı kalan kişiye açılan dava pasif husumet eksikliği nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Ödemenin iadesi talebinde davalının (tedarikçinin) pasif husumeti → ret

İddia: Davacı vekili, ödemenin gönderildiği davalıdan istenilmesinin ve sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadenin talep edilmesinin mümkün olduğunu, davalı ile dava dışı şirket arasındaki uyuşmazlık nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Borç ilişkisi kural olarak yalnızca tarafları arasında hüküm doğurur; üçüncü kişiler borç ilişkisinin dışındadır ve borç ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükler alacaklı ile borçluya aittir. Üçüncü kişiler borç ilişkisine dayanarak talepte bulunamayacağı gibi, borç ilişkisinden doğan haklar üçüncü kişilere karşı da ileri sürülemez; bu nedenle alacak hakkı nispi hak niteliğindedir. Somut olayda, davaya konu satım sözleşmesi davacı ile dava dışı satıcı arasında akdedilmiş olup, davalı bu satıcının tedarikçisidir ve ödeme, satıcının talimatı üzerine davalıya yapılmıştır. Satım sözleşmesinden kaynaklanan teslim borcunun borçlusu dava dışı satıcı olduğu gibi, ödenen bedelin iade yükümlüsü de dava dışı satıcıdır. Davalının borcu ise dava dışı satıcıya karşıdır. Davacının muhatabı, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca dava dışı satıcı olduğundan, sözleşme tarafı olmayan davalıya husumet yöneltilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşme bedelinin, sözleşme tarafının talimatı üzerine üçüncü kişiye (tedarikçiye) ödenmesi durumunda, bu üçüncü kişiye karşı sözleşmeden kaynaklanan iade/ifa talebiyle dava açılamayacağına; husumetin sözleşmenin gerçek tarafına yöneltilmesi gerektiğine ilişkin genel ilkeyi somutlaştırması nedeniyle bölgesel ölçekte emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Pasif husumet (taraf sıfatı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin nispiliği pasif husumet nispi hak borç ilişkisinin nisbiliği

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1539

KARAR NO 2021/1344

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/06/2021

NUMARASI 2020/837 Esas- 2021/510 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/09/2021

Pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil ile dava dışı ... firması arasında 21/03/2017 tarihli ilaç takip sistemi fiyat teklifi içeren sözleşmenin müvekkil şirketçe onaylanması üzerine anlaşma sağlandığını, sözleşme konusu makinenin peşinat bedeli olmak üzere dava dışı ... firmasının talimatı üzerine 14/07/2017 tarihinde 27.423,90-TL 02/08/2017 tarihinde 40.000-TL ve 25/08/2017 tarihinde 3.000-TL olmak üzere toplam 70.423,90-TL davalı tedarikçi ... ilaç ambalaj şirketine banka yoluyla ödendiğini, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafından üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, sözleşme konusu makinenin teslimini gerçekleştirmediğini ve yapılan ödemenin iadesinin yapılmadığını belirterek müvekkilinin davalıdan alacağı olan 70.423,90-TL'nin ihtar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davacının davayı kendilerine bizzat sözleşme yaptığı ... firmasına yöneltmesi gerektiğini, davacı şirketin yapılacak işe ilişkin tüm sözleşmeleri dava dışı şirket ... firması ile imzaladığıni, davacı şirkete siparişlere konu edilen tüm makine ve sistemlerin çalışır halde teslim edildiğini, davacı şirketin ... firması ile yaşamış olduğu husumet nedeniyle 2. siparişin ... firması tarafından iptal edildiğini, müvekkil şirket tarafından kurulumu ve teslimi yapılan sisteme ilişkin alınan ödeme karşılığında davacı şirket tarafından yüksek miktarda fatura kesmelerini talep ettiğini, davacının siparişi ile ilgili yaşadığı her türlü aksaklıktan doğan sorumluluk ...

firmasına ait olduğundan davanın ... firmasına yöneltilmesi gerektiğini belirterek müvekkil şirket açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya konu fiyat teklifi taraflarının davacı firma ile dava dışı ... firması olduğu, davalının bu sözleşme tarafı olmadığı ve sözleşmede kaşe ve imzasının da bulunmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşme hükümleri ve sonuçlarının sözleşme taraflarını bağlayıcı nitellikte olacağı, bu nedenle sözleşme tarafı olmayan davalıya husumet yönlendirilemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimler yerine getirilmesine rağmen dava dışı şirket ve davalı tarafından üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, sözleşme konusu makinenin teslimini gerçekleştirmediğini ve yapılan ödemenin iadesinin davalı şirket tarafından yapılmadığını, davalı şirket tarafından uhdesinde bulunan ödemelere karşılık olarak mal ve hizmet tesliminin söz konusu olmadığını, davalı ve dava dışı şirket arasındaki alacak borç ilişkisi ve uyuşmazlıklar nedeniyle müvekkili şirketin mağdur olduğunu ve hali ile yapılan ödemenin hem paranın gönderildiği davalıdan istenildiği hem de sebepsiz zenginleşmeye konu bir alacak olduğu için iadesinin mutlak olduğunu, davaya konu sözleşmenin imzalandığı tarihte göz önünde bulundurulduğunda artık sözleşmenin müvekkiline bir yarar sağlamayacağının aşikar olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili tarafından sözleşme konusu makinenin teslimi istense de edindikleri bilgiler doğrultusunda dava dışı şirket ile davalı arasında artık iş ilişkisi mevcut olmadığından tesliminin yapılmasının mümkün görünmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, 21.3.2017 tarihli takip sistemi fiyat teklifi içeren sözleşmeden kaynaklı alacak davasıdır.

21. 3.2017 tarihli teklif formu ile davacı ile davadışı ... ltd.şti arasında 2D Karekod ve İTS hattı 'nın kesin siparişin 3 hafta sonrası teslim edilmek üzere 70.000-TL bedelle satışı hususunda anlaşıldığı , ... firmasının talebi üzerine mal bedelinin davalı tedarikçi şirkete gönderildiği ,mal tesliminin yapılmadığı ileri sürülerek davadışı şirketin tedarikçisi olan davalıdan ödemenin iadesi talep edildiği anlaşılmaktadır. Borç ilişkisi kural olarak ,yalnızca tarafları arasında hüküm doğurur.Üçüncü kişiler borç ilişkisinin dışındadır.Diğer ifadeyle borç ilişkisinden kaynaklanan hak ve yükümlülükler alacaklı ve borçluya aittir.Üçüncü kişilerin borç ilişkisine dayanarak talepde bulunmaları mümkün olmadığı gibi ,borç ilişkisinden doğan hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi de mümkün olmaz.Bu sebeble alacak hakkının nispe hak niteliğinden söz edilir.

Davaya konu Karekod ve İTS hattının satım sözleşmesi davacı ile ... arasında yapılmış olup,davalının ...'in tedarikçisi olduğu ,onun talimatıyla ödemenin davalıya yapıldığı belirlenmektedir.Satım sözleşmesi nedeniyle teslim borcunun borçlusu ... olup ,ödenen bedelin de iade yükümlüsü davadışı satıcıdır.Davalının borcu ise davadışı şirkete karşıdır.Anlatılanlara göre davacının muhatabı dava dışı satıcı olduğu,sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca sözleşme hükümleri ve sonuçlarının sözleşme taraflarını bağlayıcı nitelikte olacağı, bu nedenle sözleşme tarafı olmayan davalıya husumet yönlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 23/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135796 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.