Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayana taşıyana izafeten dava açılabilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1140 E. 2021/1505 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat (Taşıma Hasarı - Nakliyat Sigortası) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Konişmentoyu taşıyıcı firma adına acente sıfatıyla imzalayan kişiye, TTK 105/2 uyarınca ancak taşıyana izafeten dava açılabilir; acentenin kişisel kusuru ileri sürülüp kanıtlanmadan ve dava gerçek sorumlu olana yöneltilmeden acenteye karşı açılan dava pasif husumet yokluğundan usulden reddedilir. CFR teslim şeklinde satılan malın ödemesinin mal mukabili yapılması halinde, satıcının/sigortalının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar sürdüğünden, sigorta şirketinin taşıma hasarına ilişkin rücu davası açma ehliyeti bulunur; ancak bu ehliyet, husumetin doğru davalıya yöneltilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ele alınan sorunlar
Sigorta şirketinin (halefiyet yoluyla) davayı açma ehliyeti - CFR teslim şeklinde mal mukabili ödeme → kabul
Gerekçe: CFR teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve hasar riski alıcıya geçer; bu durumda ilke olarak satıcının taşıma sırasında oluşan hasarlar için talep hakkı bulunmaz. Ancak somut olayda gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlendiğinden, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam eder ve taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde sorumlulara müracaat hakkı bulunur. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Konişmentoyu acente sıfatıyla imzalayan davalının pasif husumeti → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirketin konişmentoyu bizzat imza altına aldığını, navlun faturasını kendi adına düzenlediğini ve sigortalı nezdinde muhatap olduğunu, bu nedenle taşıma sözleşmesinin davalı ile kurulduğunun sabit olduğunu, bir an için taşımanın başka firma tarafından yapıldığı düşünülse dahi davalının o firmayı temsile yetkili olduğunun davalı tarafça kabul edildiğini ileri sürerek pasif husumet bulunduğunu savunmuştur.
Gerekçe: TTK 105/1 uyarınca acente, aracılıkta bulunduğu sözleşmelerle ilgili hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya yetkilidir; TTK 105/2 uyarınca bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda acente müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Dosyaya sunulan konişmento örneğinden, dava konusu taşımanın Mersin Limanı'ndan varış limanına gemi ile yapıldığı ve konişmentonun taşıyıcı firma adına acente sıfatıyla davalı tarafından imzalandığı görülmüştür. TTK 105/2 gereği davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilir; TTK 105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konişmentoyu taşıyıcı adına acente sıfatıyla imzalayan davalıya karşı, kişisel kusuru kanıtlanmadıkça doğrudan husumet yöneltilemeyeceği ve davanın gerçek sorumlu olan taşıyana izafeten açılması gerektiği yönündeki tespit, bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca CFR teslim şeklinde mal mukabili ödeme halinde sigorta şirketinin aktif dava ehliyetine ilişkin değerlendirme de benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet yokluğu (acenteye taşıyana izafeten değil bizzat dava açılması) - dava şartı eksikliği nedeniyle usulden ret
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet↗ acente↗ taşıyana izafeten dava↗ CFR teslim şekli↗ mal mukabili ödeme↗ aktif dava ehliyeti↗ rücu↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1140
KARAR NO 2021/1505
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/03/2021
NUMARASI 2019/237 Esas 2021/177 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021
Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; sigortalı ...A.Ş. ile müvekkili şirket arasında ihracat sevkiyatlarının sigortalanması için 16.02.2018-2019 tarihli Sigorta Poliçesinin imzalandığını, sigortalının emtiaların Mersin Limanı'ndan ...'ya kadar taşınması için 3 adet konteyneri davalıya teslim ettiğini, konteynerlerin 20.03.2018 tarihinde gemiye yüklendiğini, gemi 29.05.2018 tarihinde ...'ya vardığında konteynerlerden birinin içindeki emtiaların ıslak olduğunun görüldüğünü, akabinde alınan Ekspertiz Raporu'nda ve survey raporunda konteynerlerde oluşan deliklerden sızan sular nedeniyle 2340 koli makarnanın ıslanarak zayi olduğunun tespit edildiğini,sigortalıya 06/07/2018 tarihinde ödenen 11.995,38-USD'nin TTK 1472.maddesi gereği müvekkiline ödenmesi talebinin davalı şirket tarafından red edildiğini,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin taşımayı fiilen gerçekleştiren ... firmasının acentesi olduğunu, davanın taşıyana izafeten açılması gerektiğini, dosyaya sunulan survey raporunun üzerinde yazan B/L numarası ile konşimento numarasının birbirini tutmadığını,raporun bu taşımaya ait olmadığını, Abonman Nakliye Sigortası Risk Bilgileri Değişiklik Zeyilmanesinin de bu taşımaya ait olmayıp, ... isimli gemi ile taşınan yüke ilişkin olduğunu, taşıyan ... firmasının Gine acentesi olan Delta Mar firmasının hasardan kaynaklanan zararı yük alıcısına ödediğini, davacının bu bedeli sigortalıdan iade alması gerektiğini, gönderici tarafından yüklenen emtianın yükleme esnasında ıslak ve zayi mal olup olmadığının bilinmediğini, dava konusu icra takibi dışında iki adet daha icra takibi bulunduğunu,belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ...'in dava konusu taşımayı üstlendiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı tarafın konişmentoyu acente sıfatıyla imzaladığı, davalı acentenin TTK m.1238 gereğince taşıyan sayılamayacağı, TTK m. 105 gereği, acenteye ancak taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hasarın davalı tarafça kusurlu olarak gerçekleştirilen taşıma işinden kaynaklandığını, TTK 1472.maddesi uyarınca davalı şirkete rücu hakkı bulunduğunu, dosyaya sunulan ... nolu konişmentoyu davalı ... A.Ş.'nin imza altına aldığını, navlun faturasının ... A.Ş. tarafından bizzat kendi adına düzenlendiğini ve taşıma ile ilgili sigortalı nezdinde muhatap olduğu göz önüne alındığında TTK 1138.maddesi anlamında taşıma sözleşmesinin dava dışı sigortalı ile davalı firma arasında kurulduğunun sabit olduğunu, akdi taşıyan sıfatının bulunduğunu, bir an için taşıma işinin ... firması tarafından yapıldığı düşünülse dahi davalının ... firmasını temsile yetkili olduğu hususlarının davalı tarafça kabul edildiğini belirterek kararın ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK m.1472 maddesi gereği davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Somut olayda; teslim şekli CFR olarak kararlaştırılmıştır. Bu teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun bedeli dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar ve dolayısıyla hasar riski alıcıya geçer. Bu durumda satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur.
Ancak, somut olayda gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlenmiştir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de; "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür.Dosyaya sunulan konişmento örneğinden dava konusu taşımanın Mersin Limanı'ndan ...
Limanına gemi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma ... adına acente sıfatıyla davalı ... A.Ş. tarafından imzalandığı görülmüştür. TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/10/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135537 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi