6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Acenteye karşı açılan rücu davasında pasif husumet yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/866 E. 2021/1492 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

CFR teslim şeklinde mal bedeli ve navlun taşıyıcıya teslimle alıcıya geçse de, gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağının kararlaştırıldığı hallerde satıcının/sigortalının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar sürdüğünden, taşıma sırasında oluşan hasar nedeniyle sigortalıya ödeme yapan sigorta şirketinin sorumlulara rücu davası açma ehliyeti bulunur. Ancak taşıma sözleşmesine ilişkin konişmentoyu taşıyıcı adına acente sıfatıyla imzalayan ve fiili taşıyanın Türkiye acentesi olan davalıya, TTK 105/2-3 uyarınca kişisel kusuru ileri sürülüp kanıtlanmadıkça doğrudan husumet yöneltilemez; dava taşıyana izafeten açılabilir ancak gerçek sorumlu olan taşıyana yöneltilmemişse pasif husumet yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Sigorta şirketinin CFR teslim şeklinde aktif dava ehliyeti → kabul

Gerekçe: CFR teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun bedeli dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar, dolayısıyla hasar riski alıcıya geçer; satışa konu mal üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak somut olayda gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlendiğinden, bu tür bir satışta satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden, taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyanın Türkiye acentesine karşı husumet → ret

İddia: Davacı vekili, davalı şirketin taşıyıcı firmayı temsil yetkisinin bulunduğunu, taşıma işleminin gereği gibi ifa edilemediğini belirterek mahkemece esasa girilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 105/1 uyarınca acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir; TTK 105/2 uyarınca bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Dosyaya sunulan konişmentoda dava konusu taşımanın davalı tarafından acente sıfatıyla imzalandığı, davalının dava dışı fiili taşıyanın Türkiye acentesi olduğu anlaşılmıştır. TTK 105/2 gereğince davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilir; TTK 105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Arabuluculuk giderinden davacının sorumlu tutulması → ret

İddia: Davacı vekili, ek kararın da kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğinden, suçüstü ödeneğinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına ilişkin ek kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

CFR teslim şeklinde mal mukabili ödeme kararlaştırılan taşımalarda sigortalının/sigortacının rücu davası açma ehliyetinin varlığı ile taşıyıcının Türkiye acentesine TTK 105 uyarınca kişisel kusur kanıtlanmadan husumet yöneltilemeyeceği hususlarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Taşıyıcının Türkiye acentesine, kişisel kusuru kanıtlanmadıkça ve dava gerçek sorumlu taşıyana yöneltilmedikçe husumet yöneltilemez; bu husumet eksikliği davanın usulden reddine yol açar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet aktif dava ehliyeti CFR teslim şekli mal mukabili ödeme acente rücu itirazın iptali gemi ve yük alacaklılığı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 105/1TTK 105/2TTK 105/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/866

KARAR NO 2021/1492

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2020

NUMARASI 2020/29 Esas - 2020/375 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021

Davanın pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, dava dışı sigortalı ...AŞ. ile müvekkili şirket arasında muhtelif emtianın karayolu, havayolu, deniz yolu ile gerçekleştirilecek olan ithalat ve ihracat sevkiyatlarının sigortalanması adına 16/02/2018 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sigorta poliçesi imzalandığını, sigortalı tarafından Nijerya'da yerleşik ... firmasına 20/03/2018 tarihli ve ... olarak 40.500 koli makarna emtiasının alındığını ve emtianın sigortalı firmanın Gaziantep'te yerleşik fabrikasında 15 adet konteynere yüklendiğini ve İzmir Körfezi Limanında ... isimli gemiye teslim edildiğini, emtianın 29/05/2018 tarihinde Cotonou Limanına vardığını, burada yapılan kontrolde bir kısım emtianın ıslak hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalının kendisine tam ve sağlam olarak teslim edilen emtiayı ıslak teslim etmesi sebebiyle söz konusu hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya yapılan ödeme kapsamında müvekkili şirketin davalıdan 3.707,12-usd alacaklı konuma geldiğini, davalı hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek tirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili şirketin akdi veya fiili taşıyan olmadığını, dava dışı yabancı taşıyan ...'ın Türkiye genel acentesi olduğunu, poliçenin dava konusu taşımayı kapsamadığını, iddia edilen ıslaklığın nevinin tespit edilemediğini, CFR teslim şekline göre yükün yükleme limanında gemiye yüklendiği anda yükteki tüm sorumluluk ve riskin dava dışı alıcıya ait olduğunu, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, müvekkilinin konteyner içindeki yükün halini ve vaziyetini bilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ... A.Ş.'nin yabancı taşıma şirketinin Türkiye'deki genel acentesi olduğu, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentonun ise dava dışı fiili taşıyan ... AS'nin ... acentesi tarafından düzenlendiği, davalının navlun faturası ve konişmento da düzenlemediği gerekçesiyle davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkemece 17/03/2021 tarihli ek kararla tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları,suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taşıma sırasında konteynerlerin sıkı kapatılmaması neticesinde emtiaların zarar gördüğünü ve müvekkili şirketin hasar bedelini dava dışı sigortalıya ödediğini,rücu hakkının bulunduğunu,taşıma işleminin gereği gibi ifa edilemediğini, davalı şirketin ... firmasını temsil yetkisinin bulunduğunu, bu nedenle mahkemece esasa girilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın ve ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sigortalıya ait emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeni ile sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Somut olayda; teslim şekli CFR olarak kararlaştırılmıştır. Bu teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun bedeli dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar ve dolayısıyla hasar riski alıcıya geçer.Satışa konu mal üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak, somut olayda gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlenmiştir.

Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir." Aynı maddenin ikinci bendi ile de; "Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." hükümleri öngörülmüştür.

Dosyaya sunulan konşimentoda dava konusu taşımanın İzmit Limanından ... gemisi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma... A/S adına acente sıfatıyla ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Davalı firmanın ise dava dışı fiili taşıyan ... A/S' nin Türkiye acentesi olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine ve ek kararla arabuluculuk giderlerinde davacının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362(1)a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/10/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135536 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.