Acentenin taşıma sözleşmesinden doğan davada pasif husumeti bulunmaz
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi · 2025/458 E. 2025/1638 K. ·
Kesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ pasif husumet↗ taraf sıfatı↗ acente↗ akdi taşıyıcı↗ sınırlı kanuni temsil↗ TTK 105↗ halefiyet↗ rücu↗
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesinde acente sıfatıyla hareket ettiği taşıma senedinden anlaşılan (acente ücreti ile taşıyıcı ücretinin ayrı gösterildiği, taşıyıcının açıkça başka bir firma olarak belirtildiği) davalı hakkında, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zarardan doğrudan sorumluluk iddiasıyla açılan itirazın iptali davasında; TTK 105 uyarınca acentenin müvekkilini temsili sınırlı ve dar yorumlanması gereken bir yetki olduğundan, maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından sıfata sahip olan acente değil müvekkildir; dolayısıyla acenteye karşı doğrudan dava açılamaz ve pasif husumeti bulunmaz.
Ele alınan sorunlar
Davalının acente mi yoksa akdi taşıyıcı mı olduğu ve pasif husumet → ret
İddia: Davacı vekili, davalı tarafından düzenlenen navlun faturasının taşıma hizmetini sağladığını gösterdiğini, dosyaya sunulan delillerin davalının taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğini ve zarardan hukuken sorumlu olduğunu ortaya koyduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Dava ehliyeti ile husumet (taraf sıfatı) birbirinden ayrı kavramlardır; husumet, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamayla ilgilidir ve davanın sonucu kimin hakkını etkileyecekse husumet ona yöneltilmelidir. TTK 105'te düzenlenen acentenin müvekkilini temsili sınırlı bir kanuni temsildir; maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından sıfata sahip olan acente değil müvekkildir. Bu temsil yetkisi dar yorumlanmalı, müvekkil ile müşteri arasındaki sözleşme veya ilişkiden doğan uyuşmazlıkla sınırlı kabul edilmelidir; müvekkilin haksız fiili sebebiyle açılan davalarda acente müvekkilini temsil edemez. İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası, aleyhine icra takibi yapılan borçluya/temsilcisine karşı açılır; hakkında takip bulunmayan kişiye yönelik dava açılamaz. Somut olayda davalı hakkında başlatılan icra takibinde ve açılan davada davalı doğrudan hasım gösterilmiş, müvekkiline izafeten takip ve dava açıldığı belirtilmemiştir. Dosyadaki taşıma senedinde davalının sözleşmeyi acente sıfatıyla, asıl taşıyıcının acentesi olarak imzaladığı, taşıyıcı olarak başka bir firmanın açıkça belirtildiği, acente ücreti ile taşıyıcı ücretinin sözleşmede ayrı ayrı gösterildiği anlaşılmakla davalının acente olduğu sonucuna varılmıştır. Acente, TTK 102 ve devamı hükümlerince müvekkili adına yaptığı sözleşmelerin bedelini tahsile yetkili olduğundan, davalının taşıma işini üstlendiği ve hasardan sorumlu olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak davalının taşıyıcı olmadığı, taşıyıcının acentesi olduğu, kendisine karşı doğrudan dava açılamayacağı ve pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf aşamasında ilk derece yargılamasında sunulmayan yeni delile (fatura) dayanılamaması → ret
Gerekçe: HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince resen gözönünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bu düzenleme karşısında davacının istinaf dilekçesine eklediği yeni faturaya dayanma imkânı bulunmamaktadır. Kaldı ki sunulan fatura örneği, davalının taşıyıcı olarak sözleşme yaptığını ispata yarar bir belge de değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşıma sözleşmelerinde acente sıfatıyla hareket eden tarafın, taşıyıcı olmayıp müvekkilinin sınırlı kanuni temsilcisi olduğu ve bu nedenle kendisine karşı doğrudan dava açılamayacağı, pasif husumetinin bulunmadığı yönündeki tespit, benzer acente-taşıyıcı ayrımı içeren uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet (taraf sıfatı) yokluğu
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/458
KARAR NO 2025/1638
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGEADLİYEMAHKEMESİKARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2024
NUMARASI 2024/774 Esas - 2024/1186 Karar
DAVA
İtirazın İptali (taşıma sözleşmesinden kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/11/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
23. 11.2023 tarihinde sigortalı emtia İstanbul/Türkiye'den uçağa yüklenerek ... Hava ve Deniz Kargo Taşımacılığı A.Ş adlı nakliyeci firma sorumluluğunda Portekiz'e sevk edildiğini, taşıma sonrası uçak Portekiz Havalimanına inmiş olduğunu, emtia 29.11.2023 tarihinde buradaki Handling de Portugal, S.A. Adlı depoya tahliye edildiğini, emtianın depoya tahliyesi sırasında yapılan kontrollerde, bir kısım emtianın ıslanması sonucu hasarlandığı tespit edildiğini, hasar ... Hava ve Deniz Kargo Taşımacılığı A.Ş. Sorumluluğunda yapılan nakliye sırasında oluştuğunu, sigortalının uğramış olduğu zarar nedeni ile yaptığı ödemeye ilişkin başlatılan Bakırköy 6.İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinin hasıl olduğunu, müvekkili olduğu sigorta şirketinde 066897075/0 sayılı nakliyat emtea sigorta poliçesi bulunan ...
San. Ve Tic. A.ş. 'ye ait sigortalı emtianın ıslanması sonucu hasar meydana geldiğini, zarar davalı ... Hava Ve Deniz Kargo Taşımacılığı Anonim Şirketi 'nin sorumluluğunda meydana geldiğini, meydana gelen hasar neticesinde müvekkili olduğu sigorta şirketi sigortalısının hasarını karşılamak için 34.022,23 tl ödeme yaptığını, müvekkili olduğu sigorta şirketi sigortalısına yaptığı hasar ödemesi ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, sigortalının malvarlığında meydana gelen zararlardan davalı ... Hava Ve Deniz Kargo Taşımacılığı Anonim Şirketi'nin sorumlu olduğunu yapılan ödeme sonrasında müvekkili sigorta şirketi, sigortalısının halefi konumuna geçtiğini, davalı ... Hava Ve Deniz Kargo Taşımacılığı Anonim Şirketi'nin borçlu olduğunu,.
halihazırda mal kaçırma olasılığı son derece yüksek olması dolayısıyla mahkemeye başvurma zaruriyetlerinin hasıl olduğunu, müvekkilin hak ve alacaklarının güvence altına alınması için ihtiyati haciz verilmesi gerektiğini, arz ve izah olunan, somut ve hukuki delillerle usul ve yasaya göre gerekçelendirilen nedenler ile mahkeme tarafından re’sen gözetilecek nedenlerle;Davalı ... Hava Ve Deniz Taşımacılığı Anonim Şirketi nin usul ve esas yönünden hukuka aykırı, hiçbir hukuki ve fiili mesnedi haiz olmayarak Bakırköy 6.İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına dürüstlük kurallarına aykırı olarak kötü niyetle yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri başta olmak üzere işbu davanın ikamesinden doğmuş ve doğabilecek her türlü masrafın mahkemece resen gözetilmek suretiyle davalı tarafa yükletilmesini, borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.
Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının yaptığı ödemenin haklı bir ödeme olması, poliçe kapsamında olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dosyaya abonman poliçesi sunulmuş olup, sunulan sefer poliçesi uçak sefer tarihinden sonraki tarihli olup, ilgisiz bir poliçe olduğunu, yapılan ödemenin poliçe kapsamında olması şarttır, aksi halde sigortanın rücu talep hakkı da olmadığını, ayrıca taşımacı ancak gerçek mal zararından sorumlu olacağını, sigorta eksper raporu fiili tespit yapılmamış olduğunu, uzaktan ve evrak üstünde ekpser yapıldığı raporda belirtildiğini, hasar tespitinin gerçek zarar olarak teknik olarak tespiti gerekeceğini, kumaşın ıslak olması tam zayi olarak kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla sovtaj yönünden de eksik bir değerlendirme söz konusu olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddi ile davanın ihbarını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın pasif husumet yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi de 2021/866 E., 2021/1492 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosyaya sunulan konşimentoda dava konusu taşımanın İzmit Limanından Cotonou Limanına ... Balı gemisi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma ...
Line A/S adına acente sıfatıyla ... Filipinas Inc tarafından imzalandığı görülmüştür. Davalı firmanın ise dava dışı fiili taşıyan ... Line A/S' nin Türkiye acentesi olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine ve ek kararla arabuluculuk giderlerinde davacının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır." Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında davacı tarafından açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usul yönünden dava şartı yokluğundan reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu taşıma işlemi kapsamında, davalı ... Hava Ve Deniz Kargo Taşımacılığı A.Ş. tarafından düzenlenen navlun faturasının, davalının taşıma hizmetini sağladığını açıkça ortaya koyduğunu, dosyaya sunulan delillerin, davalının taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğini ve meydana gelen zarardan hukuken sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, evraklar detaylı incelenmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda zarara ilişkin detaylar yer aldığını ve bu zararın taşıma sürecinde meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, mahkemece karar verilmeden önce, taşıma sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın kapsamı, nedenleri ve davalının kusur oranının tam ve tarafsız bir şekilde tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ekspertiz raporunda, 2 rulo dokuma kumaşın taşıma sırasında yoğun şekilde ıslanarak lekelenip kullanılamaz hale geldiğinin belirtildiğini, bu zarara ilişkin 34.022,23 TL tazminat tutarı hesaplandığını, hasarın teminat kapsamında olduğu ve taşıyıcıya rücu edilmesi gerektiğinin de raporda vurgulandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava; hava yolu taşımasında oluşan zararı ödeyen sigortacının, ödediği tazminatı davalı acenteden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; Davalının acente mi akti taşıyıcı mı olduğu noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında Bakırköy 6. İcra dairesinin ... E. Dosyası ile takip başlatıldığı, alacaklının ... Sigorta A.Ş. borçlunun; ... Hava ve Deniz Kargo Taşımacılığı A.Ş. Olduğu, toplam 34.777,24 TL alacak talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır.
Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Acentenin TTK 105 maddesinde düzenlenen müvekkilini temsili sınırlı kanuni temsil olup maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından 'sıfat'a sahip olan acente değil;
müvekkildir. Acentenin dava takiplerde yetkisi sıkı şartlara bağlı olup dar yorumlanması gereken bir imkandır. Bu temsil yetkisi ticari temsilcinin aksine müvekkil ile müşteri arasındaki her türlü sözleşme veya ilişkiden doğan uyuşmazlığı kapsamaz. Uyuşmazlığın konusunun sözleşmenin acentenin bilfiil aracılık yaptığı veya müvekkili nam ve hesabına akdettiği bir sözleşme olması gerekir. İkincisi söz konusu kanuni yetki sözleşmeden doğan uyuşmalıklarla ilgili olup müvekkilin haksız fiili sebebiyle açılmış davalarda acente müvekkilini temsil edemez. ( Prf.dr.Hüseyin Ülgen Prf.Dr. M.Helvacı, Prf Dr. A.kaya, Prf Dr.N.F Nomer Ertan, Ticari işletme hukuk Vedat Kitapçılık 6. Bası sayfa 845 vd.) İİK'nın 67.
Maddesi uyarınca itirazın iptali davası, aleyhine icra takibi yapılan ve borca itiraz eden borçluya/temsilcisine karşı açılır. Hakkında takip bulunmayan kişiye yönelik itirazın iptali davası açılması mümkün değildir.
Davalı hakkında başlatılan icra takibi ve açılan davada davalı doğrudan hasım gösterilmiş, müvekkiline izafeten takip ve dava açıldığı belirtilmemiştir. Dosyada bulunan taşıma senedinde davalının sözleşmeyi acente olarak düzenlediği, imza kısmında asıl taşıyıcının acentesi olarak sözleşmeyi imzaladığının belirtildiği, taşıyıcı olarak ...firmasının taşıma senedinde açık bir şekilde belirtildiği, acente ücreti ve taşıyıcı ücretinin sözleşmede ayrı ayrı gösterildiği anlaşılmakla davalının acente olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili istinaf dilekçesine ilk derece yargılaması aşamasında sunulmayan 1 adet fatura eklemiş ise de HMK'nın 357/1. Maddesinin "Bölge Adliye Mahkemesince resen gözönünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." düzenlemesi karışsında davacının bu delile dayanma imkanı bulunmamakla birlikte sunulan fatura örneği davalının taşıyıcı olarak sözleşme yaptığını ispata yarar belge değildir.
Acente TTK 102 ve devama hükümlerince müvekkili adına yaptığı sözlemelerin bedelini tahsil etmeye yetkili olduğundan davacı vekilinin davalının acente olmadığı, taşıma işini üstlendiği ve hasardan sorumlu olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda eldeki uyuşmazlıkta davalının taşıyıcı olmadığı, taşıyıcının acentesi olduğu, kendisine karşı doğrudan dava açılma imkanının bulunmadığı, acentenin işbu davada pasif husumetinin olmadığı anlaşılmakla davacının istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1184093000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz