Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1756 E. 2015/8751 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; tedarikçi olan S. Enerji A.Ş'nin tedarik ettiği doğal gazı tüketiciye davacı şirket vasıtasıyla ilettiği, bu işlemin de EPDK'nın düzenlediği ücret üzerinden gerçekleştirildiği, bu nedenle davacının iddia ettiği maliyet farkından asıl davada davalının sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada davalı A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş. açısından ise davacının iletim işini üstlendiği tüketicinin ilettiği doğal gazı kullanacağı tesisten ve bu tesislerde kullanılan doğal gazın standartlardan daha üst ısıda talep edileceğinden haberdar olduğu, EPDK'nın iletim işine ilişkin düzenlemelerinde doğal gazın ısıtılmasına ilişkin ek ücret belirlenmediği, davacının böyle bir öngörü ile maliyet artışını hesap ederek iletim işini kabul etmeden evvel davalı A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş'den ek ücret talep edebileceği ancak davacı ile davalı A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş. arasında ek ücret ödeneceğine dair bir anlaşma yapılmadığı, bu nedenle davacının birleşen davada davalıdan da ısıtma bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı S.. A.. aleyhine açılan asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinde, İ. ve T.'de doğalgaz dağıtım faaliyetinde bulunmak üzere 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dağıtım lisansı verilen davacı şirketin davalı A.Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa tesislerinde kullandığı doğal gazı iletim faaliyetinde bulunduğu, adı geçen davalı şirketin standart doğal gaz teslim sıcaklığı 15 santigrat derece olmasına rağmen doğal gazın en az 18 santigrat derecede teslimini talep ettiği, istenen sıcaklığın altında doğalgaz alınması halinde ise sistemlerinin çalışmayacağının bildirildiği, bu suretle davacı şirketin doğal gazın sıcaklığının 15 santigrat derecenin üzerine çıkarılması için dahili kullanım gazı kullanarak davalı şirketin talebini yerine getirdiği, dahili kullanım gazı nedeniyle oluşan maliyetin davalı şirketçe karşılanması gerektiği ileri sürülmüştür. […]. A.. tarafından davacı şirkete gönderilen 02.09.2009 tarihli yazıda gazın türbin giriş sıcaklığının en az 18 santigrat derece, Santral RMS çıkış sıcaklığının ise kış aylarında en az 26, yaz aylarında ise en az 23 santigrat derece olması gerektiği, aksi takdirde türbinlerin arıza yaptığı ifade edilmiş, 12.10.2010 tarihli yazı ile de EPDK'nın görüşü nazara alınarak, taşıma bedeli dışında bir bedel ödenmeksizin Kemalpaşa Santralı RMS çıkış sıcaklığının kış ayarında en az 26 santigrat derece, yaz aylarında ise en az 23 santigrat derece olarak gazın sağlanmasına devam edilmesi istenmiştir. Dava dışı B. G. C. tarafından davacı şirkete hitaben yazılan 21.04.2009 tarihli yazıda ülkemizde özel bir anlaşma olmaması durumunda doğal gaz teslim sıcaklığının 15 santigrat derece olduğu belirtilmiş, B. Doğal Gaz Kalite Şartnamesinde kimyasal kompozisyon açıklanırken m3 : 15 santigrat derece ve 1,01325 Bar mutlak basınçtaki 1 m3 gazın hacmine tekabül eder ifadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi raporunda da teknik şartnamelere göre doğal gazın teslim sıcaklığının 15 santigrat derece olduğu, davacının sunduğu kayıtlara göre davacının davalı A. Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa RM/A tesislerindeki teslim sıcaklıklarının 06.05.2008 tarihinden 27.11.2008 tarihine kadar 15 derecenin üzerinde (örneğin Ekim Kasım aylarında en fazla 25 sentigrat derece), 28.11.2008 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar geçen sürede 22 gün 15 derecenin üzerinde (en fazla 19 santigrat derece) olduğu, davalının sunduğu sıcaklık değerlerine bakılırsa da davacının gazı çoğunlukla 30 santigrat derecenin üstünde bir sıcaklıkla teslim ettiği bildirilmiştir. Şu halde, davacının davalı A. Elektrik Üretim A.Ş'nin talebini dikkate alarak taşınan gazı ısıtarak teslim ettiği, teknik şartnamelere göre 15 santigrat derece olan doğal gazın teslim sıcaklığının altında veya üstünde doğal gaz talep edilmesi halinde gazın soğutulması veya ısıtılması için kullanılan dahili kullanım gazı bedelinin taşıyana ödenmesi gerektiği, EPDK Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 05.04.2010 ve 11.01.2013 tarihli dahili kullanım gazının taşıma bedelinin bir unsuru olduğu yönündeki görüş yazılarının dağıtım şirketleriyle tedarikçiler arasındaki taşıma hizmetleri sözleşmelerinde uygulanacağı, dolayısıyla işbu görüş yazılarının birleşen dava tarafları ararasındaki uyuşmazlıkla ilgili bulunmadığı, doğal gazın yüksek ısıda teslimi davalı A. Elektrik Üretim A.Ş'nin faydasına bulunduğundan sebepsiz zenginleştiği kabul edilmelidir. Böylece; doğal gaz teslim sıcaklığının davalı A.. A..'nin talebiyle davacı tarafından kullanılan dahili kullanım gazı ile arttırıldığı nazara alınarak davacının işbu maliyet bedelinin davalı A.. A.. tarafından ödenmesi gerektiği kabul edilmeli; doğal gaz teslim sıcaklıkları belirlenerek, davacının doğal gaz teslim sıcaklığının yükseltilmesi için yaptığı maliyetin hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle, birleşen davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2945 E. 2024/5482 K.
Ortak:kâr dağıtımı · dahili dava · teslim
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinde, İ. ve T.'de doğalgaz «dağıtım» faaliyetinde bulunmak üzere 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dağıtım lisansı verilen davacı şirketin davalı A.Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa tesislerinde kullandığı doğal gazı iletim faaliyetinde bulunduğu, adı geçen davalı şirketin standart doğal gaz «teslim» sıcaklığı 15 santigrat derece olmasına rağmen doğal gazın en az 18 santigrat derecede teslimini talep ettiği, istenen sıcaklığın altında doğalgaz alınması halinde ise sistemlerinin çalışmayacağının bildirildiği, bu suretle davacı şirketin doğal gazın sıcaklığının 15 santigrat derecenin üzerine çıkarılması için «dahili» kullanım gazı kullanarak davalı şirketin talebini yerine getirdiği, dahili kullanım gazı nedeniyle oluşan maliyetin davalı şirketçe karşılanması gerektiği ileri sü …
Elektrik Üretim A.Ş'nin talebini dikkate alarak taşınan gazı ısıtarak «teslim» ettiği, teknik şartnamelere göre 15 santigrat derece olan doğal gazın teslim sıcaklığının altında veya üstünde doğal gaz talep edilmesi halinde gazın soğutulması veya ısıtılması için kullanılan «dahili» kullanım gazı bedelinin «taşıyana» ödenmesi gerektiği, EPDK Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 05.04.2010 ve 11.01.2013 tarihli dahili kullanım gazının taşıma bedelinin bir unsuru olduğu yönündeki görüş yazılarının «dağıtım» şirketleriyle tedarikçiler arasındaki taşıma «hizmetleri sözleşmelerinde» uygulanacağı, dolayısıyla işbu görüş yazılarının birleşen dava tarafları ararasındaki uyuşmazlıkla ilgili bulunmadığı, doğal gazın yüksek ısıda teslimi davalı A.
C. tarafından davacı şirkete hitaben yazılan 21.04.2009 tarihli yazıda ülkemizde özel bir anlaşma olmaması durumunda doğal gaz «teslim» sıcaklığının 15 santigrat derece olduğu belirtilmiş, B.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun tahsisat değil, «teslimat» olduğunu, dava konusu ihtilafın, doğalgazın Türkiye’ye girişi değil, ithalat izinleri devam eden şirketler arasında «dağıtılması» gerekirken dava dışı ithalat izni biten şirkete de teslim edilmesi olduğunu, Mahkeme tarafından davalının sistem operatörü olarak yükümlülüklerinin yok sayıldığını, sisteme giren doğal gazın giriş noktasında engellenmesinin mümkün olmayabileceğini ancak bu durumdaki gazın dağıtıma sokup teslim edilmesini engellemenin davalının elinde olduğunu, yapması gerekenin, sisteme gelen doğal gazı, ithalat lisansı biten tedarikçiye tahsis etmeyerek, bu miktarı da diğer tedarikçilere teslim etmek ve «taşıtanların» daha fazla gaz alabilmelerini sağlamak olan BOTAŞ'ın, tüm bu yetkilerine rağmen, tahsisat «protokolünde» kabul edilmiş olan miktarın üstündeki doğal gazın sokulmasına müsaade ettiğini ve iletim hatlarına «dahil» ederek diğer tedarikçilerin kullanabileceği doğalgazın kullanılmasını engellediğini, BOTAŞ’ın "tahsisatı belirleme ve değiştirme hak ve yetkisi yoktur” yönündeki t …
… Sm³ düşürdüğünü, normal koşullarda davalı ile birlikte 4 doğal gaz ithalat şirketinin günlük doğal gaz ihtiyacının kriz sırasında 24.000.000 m³ olduğunu, davalı da «dahil» tüm şirketlerin günlük dengesizliğe konu toplam doğal gaz miktarının toplam 500.000 Sm³ olması gerektiğini, Şebeke İşleyiş Düzenlemeleri (ŞİD) esaslarına göre doğal gazın eksik arz edildiği bu gibi durumlarda eksik gelen miktarların oransal olarak tüm ihtalatçılara yansıtılması ve bu oransal hesaplamaya göre ortaya çıkacak günlük çekiş hakkından fazla doğal gaz çekişi yapan firma aleyhine sistemde dengesizliğe yol açtığı gerekçesiyle kapasite dışı doğal gaz miktarlarının dengeleme gazı «birim fiyatı» diye tanımlanan yüksek birim fiyatlar baz alınarak «fatura» edilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığa ... olan hususun davalının ŞİD'e ve doğal gaz ithal hakkı sona ... şirketin ithalat lisansına aykırı olarak doğal gaz çekmesine izin vermesinden ibaret olduğunu, mevzuata aykırı uygulama sonucunda müvekkili şirketin 2014 yılı Kasım ayında sistem dengesizliğine yol açan doğal gaz çekiş miktarının 14.895.195 Sm³ olduğunu, davalı BOTAŞ'ın, müvekkilince gerçekleştirildiğini iddia ettiği doğal gaz çekişleri nedeniyle 30.11.2014 tarihli 17.492.460,51 TL ve 26.12.2014 tarihli 2.546.256,60 TL miktarlı faturaları keşide ettiğini, faturaların keşide edildiği tarihlerde müvekkilinin doğal gaz tedarik fiyat ortalamasının KDV dahil 0,865072 TL olup, sistem dengeleme gazı fiyatının ise KDV dahil 1,110590 TL olduğunu, her iki birim fiyat arasındaki fark 0,245518 TL olup, bu bedelin sistemde dengesizliğe yol açtığı iddia edilen doğal gaz çekiş miktarı farkı olan 14.895,95 Sm³ ile çarpımı sonucunda ortaya çıkan müvekkili «şirket zararının» 3.657.038,49 TL olarak gerçekleştiğini, müvekkilinin haksız talebi de içeren faturalara konu miktarları ihtirazi kayıtla ödediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ihtirazi kayıtla ödenen 3.657.038,49 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Gazprom Export'un, 8 ithalatçı şirket ile tahsisat «protokolü» imzaladığı ve talep miktarlarının bu protokole göre belirlendiği, iletim sistem operatörü BOTAŞ ise bu protokolün tarafı olmayıp Gazprom tarafından tespit edilen paylaşım miktarlarına göre tahsisat işlemlerini gerçekleştirdiği, BOTAŞ'ın buradaki rolünün kendisine iletilen oranlarda taşıma yapmak olduğunu, ithalatçı şirketler Batı Hattı, Kibar Enerji ve Shell ile davacı Gazport A.Ş. arasında ayrı ayrı doğal gaz alım «satım sözleşmesi» imzalandığı, davacı Gazport A.Ş. ile davalı BOTAŞ arasında ise standart «taşıma sözleşmesi» bulunduğu, «taşıyıcı» BOTAŞ'ın Malkoçlar giriş noktasında toplu olarak «teslim» aldığı doğal gazı üst akım operatörü Gazprom ile tedarikçiler arasında düzenlenen tahsisat protokolünde belirlenen miktara göre her bir «taşıtan» adına ayrı ayrı tahsis ettiği, giriş noktasındaki boru hattını fiziki olarak tüm ithalatçıların kullandığı, BOTAŞ'ın tek bir ithalatçının gaz girişini engellemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, BOTAŞ'ın ülkeye girecek gazda kısıntı yapmasının o noktadan giriş yapan tüm taşıtanları etkileyeceği, tek bir tedarikçinin gaz girişinin düşürülmesinin Gazprom'un bildirimi ile mümkün olabileceği, Gazprom'un tahsisat bildiriminde Bosphorus şirketi adına tenzilatta bulunmadığı sürece BOTAŞ'ın yalnızca Bosphorus bakımından ithal edilen gazın girişini azaltacak pozisyonda olmadığı, BOTAŞ'ın fiilen Gazprom'un kendisine bildirdiği miktarlarla bağlı olarak tahsisat yaptığı, BOTAŞ'ın Gazprom ve müşterileri arasındaki nominasyona karışamayacağı, davacı ile davalı arasındaki standart taşıma sözleşmesi bulunduğu, ancak taraflar arasında gazın taşınması ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığı, talebin ŞİD hükümleri ve tahsisat protokollerine aykırılık iddialarına dayandırıldığı, BOTAŞ'ın bu tahsisatı belirleme ve değiştirme hak ve «yetkisinin» olmadığı, BOTAŞ'ın ŞİD hükümlerine aykırı bir davranışının da bulunmadığı, BOTAŞ'ın iletim hattındaki gazın mülkeyitini/aidiyetini değiştirme, tahsisat protokollerine değiştirme hak ve yetkisi olmadığı için davacının meydana gelen zararını BOTAŞ'tan talep edemeyeceği, davacının talebi doğrultusunda, dava konusu edilen durumun salt dengesizliğe düşme durumu değil BOTAŞ'ın «kusuru» ile 8.140.217 Sm³ yerine fazladan 14.895.195 Sm³'lük dengesizliğe düşüldüğü iddiası olup, davacının talebi doğrultusunda yapılacak bir hesaplamanın varsayımsal ola …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · taşıtan · şirket zararı · basiretli tacir · satım sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · protokol · istirdat
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Gazprom Export'un, 8 ithalatçı şirket ile tahsisat «protokolü» imzaladığı ve talep miktarlarının bu protokole göre belirlendiği, iletim sistem operatörü BOTAŞ ise bu protokolün tarafı olmayıp Gazprom tarafından tespit edilen paylaşım miktarlarına göre tahsisat işlemlerini gerçekleştirdiği, BOTAŞ'ın buradaki rolünün kendisine iletilen oranlarda taşıma yapmak olduğunu, ithalatçı şirketler Batı Hattı, Kibar Enerji ve Shell ile davacı Gazport A.Ş. arasında ayrı ayrı doğal gaz alım «satım sözleşmesi» imzalandığı, davacı Gazport A.Ş. ile davalı BOTAŞ arasında ise standart «taşıma sözleşmesi» bulunduğu, «taşıyıcı» BOTAŞ'ın Malkoçlar giriş noktasında toplu olarak «teslim» aldığı doğal gazı üst akım operatörü Gazprom ile tedarikçiler arasında düzenlenen tahsisat protokolünde belirlenen miktara göre her bir «taşıtan» adına ayrı ayrı tahsis ettiği, giriş noktasındaki boru hattını fiziki olarak tüm ithalatçıların kullandığı, BOTAŞ'ın tek bir ithalatçının gaz girişini engellemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, BOTAŞ'ın ülkeye girecek gazda kısıntı yapmasının o noktadan giriş yapan tüm taşıtanları etkileyeceği, tek bir tedarikçinin gaz girişinin düşürülmesinin Gazprom'un bildirimi ile mümkün olabileceği, Gazprom'un tahsisat bildiriminde Bosphorus şirketi adına tenzilatta bulunmadığı sürece BOTAŞ'ın yalnızca Bosphorus bakımından ithal edilen gazın girişini azaltacak pozisyonda olmadığı, BOTAŞ'ın fiilen Gazprom'un kendisine bildirdiği miktarlarla bağlı olarak tahsisat yaptığı, BOTAŞ'ın Gazprom ve müşterileri arasındaki nominasyona karışamayacağı, davacı ile davalı arasındaki standart taşıma sözleşmesi bulunduğu, ancak taraflar arasında gazın taşınması ile ilgili uyuşmazlık bulunmadığı, talebin ŞİD hükümleri ve tahsisat protokollerine aykırılık iddialarına dayandırıldığı, BOTAŞ'ın bu tahsisatı belirleme ve değiştirme hak ve «yetkisinin» olmadığı, BOTAŞ'ın ŞİD hükümlerine aykırı bir davranışının da bulunmadığı, BOTAŞ'ın iletim hattındaki gazın mülkeyitini/aidiyetini değiştirme, tahsisat protokollerine değiştirme hak ve yetkisi olmadığı için davacının meydana gelen zararını BOTAŞ'tan talep edemeyeceği, davacının talebi doğrultusunda, dava konusu edilen durumun salt dengesizliğe düşme durumu değil BOTAŞ'ın «kusuru» ile 8.140.217 Sm³ yerine fazladan 14.895.195 Sm³'lük dengesizliğe düşüldüğü iddiası olup, davacının talebi doğrultusunda yapılacak bir hesaplamanın varsayımsal ola …
… Sm³ düşürdüğünü, normal koşullarda davalı ile birlikte 4 doğal gaz ithalat şirketinin günlük doğal gaz ihtiyacının kriz sırasında 24.000.000 m³ olduğunu, davalı da «dahil» tüm şirketlerin günlük dengesizliğe konu toplam doğal gaz miktarının toplam 500.000 Sm³ olması gerektiğini, Şebeke İşleyiş Düzenlemeleri (ŞİD) esaslarına göre doğal gazın eksik arz edildiği bu gibi durumlarda eksik gelen miktarların oransal olarak tüm ihtalatçılara yansıtılması ve bu oransal hesaplamaya göre ortaya çıkacak günlük çekiş hakkından fazla doğal gaz çekişi yapan firma aleyhine sistemde dengesizliğe yol açtığı gerekçesiyle kapasite dışı doğal gaz miktarlarının dengeleme gazı «birim fiyatı» diye tanımlanan yüksek birim fiyatlar baz alınarak «fatura» edilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığa ... olan hususun davalının ŞİD'e ve doğal gaz ithal hakkı sona ... şirketin ithalat lisansına aykırı olarak doğal gaz çekmesine izin vermesinden ibaret olduğunu, mevzuata aykırı uygulama sonucunda müvekkili şirketin 2014 yılı Kasım ayında sistem dengesizliğine yol açan doğal gaz çekiş miktarının 14.895.195 Sm³ olduğunu, davalı BOTAŞ'ın, müvekkilince gerçekleştirildiğini iddia ettiği doğal gaz çekişleri nedeniyle 30.11.2014 tarihli 17.492.460,51 TL ve 26.12.2014 tarihli 2.546.256,60 TL miktarlı faturaları keşide ettiğini, faturaların keşide edildiği tarihlerde müvekkilinin doğal gaz tedarik fiyat ortalamasının KDV dahil 0,865072 TL olup, sistem dengeleme gazı fiyatının ise KDV dahil 1,110590 TL olduğunu, her iki birim fiyat arasındaki fark 0,245518 TL olup, bu bedelin sistemde dengesizliğe yol açtığı iddia edilen doğal gaz çekiş miktarı farkı olan 14.895,95 Sm³ ile çarpımı sonucunda ortaya çıkan müvekkili «şirket zararının» 3.657.038,49 TL olarak gerçekleştiğini, müvekkilinin haksız talebi de içeren faturalara konu miktarları ihtirazi kayıtla ödediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ihtirazi kayıtla ödenen 3.657.038,49 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan «istirdadına» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun tahsisat değil, «teslimat» olduğunu, dava konusu ihtilafın, doğalgazın Türkiye’ye girişi değil, ithalat izinleri devam eden şirketler arasında «dağıtılması» gerekirken dava dışı ithalat izni biten şirkete de teslim edilmesi olduğunu, Mahkeme tarafından davalının sistem operatörü olarak yükümlülüklerinin yok sayıldığını, sisteme giren doğal gazın giriş noktasında engellenmesinin mümkün olmayabileceğini ancak bu durumdaki gazın dağıtıma sokup teslim edilmesini engellemenin davalının elinde olduğunu, yapması gerekenin, sisteme gelen doğal gazı, ithalat lisansı biten tedarikçiye tahsis etmeyerek, bu miktarı da diğer tedarikçilere teslim etmek ve «taşıtanların» daha fazla gaz alabilmelerini sağlamak olan BOTAŞ'ın, tüm bu yetkilerine rağmen, tahsisat «protokolünde» kabul edilmiş olan miktarın üstündeki doğal gazın sokulmasına müsaade ettiğini ve iletim hatlarına «dahil» ederek diğer tedarikçilerin kullanabileceği doğalgazın kullanılmasını engellediğini, BOTAŞ’ın "tahsisatı belirleme ve değiştirme hak ve yetkisi yoktur” yönündeki t …
Taraflar arasındaki «istirdat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10533 E. 2012/14539 K.
Ortak:dahili dava · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinde, İ. ve T.'de doğalgaz «dağıtım» faaliyetinde bulunmak üzere 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dağıtım lisansı verilen davacı şirketin davalı A.Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa tesislerinde kullandığı doğal gazı iletim faaliyetinde bulunduğu, adı geçen davalı şirketin standart doğal gaz «teslim» sıcaklığı 15 santigrat derece olmasına rağmen doğal gazın en az 18 santigrat derecede teslimini talep ettiği, istenen sıcaklığın altında doğalgaz alınması halinde ise sistemlerinin çalışmayacağının bildirildiği, bu suretle davacı şirketin doğal gazın sıcaklığının 15 santigrat derecenin üzerine çıkarılması için «dahili» kullanım gazı kullanarak davalı şirketin talebini yerine getirdiği, dahili kullanım gazı nedeniyle oluşan maliyetin davalı şirketçe karşılanması gerektiği ileri sü …
Elektrik Üretim A.Ş'nin talebini dikkate alarak taşınan gazı ısıtarak «teslim» ettiği, teknik şartnamelere göre 15 santigrat derece olan doğal gazın teslim sıcaklığının altında veya üstünde doğal gaz talep edilmesi halinde gazın soğutulması veya ısıtılması için kullanılan «dahili» kullanım gazı bedelinin «taşıyana» ödenmesi gerektiği, EPDK Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 05.04.2010 ve 11.01.2013 tarihli dahili kullanım gazının taşıma bedelinin bir unsuru olduğu yönündeki görüş yazılarının «dağıtım» şirketleriyle tedarikçiler arasındaki taşıma «hizmetleri sözleşmelerinde» uygulanacağı, dolayısıyla işbu görüş yazılarının birleşen dava tarafları ararasındaki uyuşmazlıkla ilgili bulunmadığı, doğal gazın yüksek ısıda teslimi davalı A.
A..'nin talebiyle davacı tarafından kullanılan «dahili» kullanım gazı ile arttırıldığı nazara alınarak davacının işbu maliyet bedelinin davalı A..
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında herhangi bir doğalgaz «taşıma sözleşmesi» ve çıkış sıcaklığının 18 derecede bulundurulması için kullanılması gerekli «dahili» gazın ücreti ve ödenmesi konusunda bir sözleşme ve uygulama bulunmadığı, bu alacak davasının «genel yetki kuralı» gereğince davalının ikametgah adresi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile «yetki itirazının» kabülü ile mahkemenin «yetkisizliğine», istek halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · sözleşmenin ifa yeri · genel yetki · ifa yeri · yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · ifa · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında herhangi bir doğalgaz «taşıma sözleşmesi» ve çıkış sıcaklığının 18 derecede bulundurulması için kullanılması gerekli «dahili» gazın ücreti ve ödenmesi konusunda bir sözleşme ve uygulama bulunmadığı, bu alacak davasının «genel yetki kuralı» gereğince davalının ikametgah adresi olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile «yetki itirazının» kabülü ile mahkemenin «yetkisizliğine», istek halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
… in sözleşmeden kaynaklandığı iddia edildiğine göre, varlığı inkar edilmeyen ve fiilen uygulanan söz konusu sözleşme hükümlerine göre, HUMK. nun 10. maddesi uyarınca «sözleşmenin ifa yeri» mahkemesinin de yetkili olacağı gözönüne alınmaksızın kararda yazılı gerekçe ile «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1756 E. , 2015/8751 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/05/2013
NUMARASI 2010/84-2013/223
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2013 tarih ve 2010/84-2013/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin EPDK'nın 07.07.2005 tarihli kararı ile İ. ve T. şehirlerinde doğal gaz dağıtım faaliyetini yapmak üzere dağıtım lisansı aldığını, birleşen davada davalı olan A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş'nin doğal gaz ihtiyacını karşılamak üzere sözleşme yapıldığını, 01.05.2008 tarihinden itibaren de adı geçen bu şirkete doğal gaz sevkıyatına başlanıldığını, sevk edilen doğal gazın 25C'ye kadar ısıtılarak tüketiciye verildiğini, ısıtma işlemi için dahili gaz kullanıldığını, bu durumun maliyeti yükselttiğini, taşınan doğal gazın asıl davada davalı şirkete ait olması nedeni ile bu maliyet farkından ithalatçı firma olan asıl davada davalının hem de tüketici olan birleşen davada davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek;
asıl ve birleşen davalarda ayrı ayrı 1.112.896,67 TL'nin 31.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini telep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, yanlar arasında sözleşme bulunmadığını, maliyet fazlası var ise bunun A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş'den istenmesi gerektiğini, müvekkilinin doğal gazı iletim lisansı sahibi vasıtasıyla tüketicilere ulaştırıldığını, davacının tüketicilere tedarikçilerden gelen doğal gazı EPDK tarafından tespit edilen tarife üzerinden taşıma yükümlülüğünün bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili ise, müvekkilinin davacıdan EPDK tarafından belirlenen tarifelerdeki ücretler kapsamında gaz iletimi hizmeti satın aldığını, bu tarifelerde yer alan hesaplama bedelleri dışında bedel ödeme yükümlüğünün bulunmadığını, taraflar arasında tarife dışı ödemeye ilişkin bir sözleşmenin de olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; tedarikçi olan S. Enerji A.Ş'nin tedarik ettiği doğal gazı tüketiciye davacı şirket vasıtasıyla ilettiği, bu işlemin de EPDK'nın düzenlediği ücret üzerinden gerçekleştirildiği, bu nedenle davacının iddia ettiği maliyet farkından asıl davada davalının sorumlu tutulamayacağı, birleşen davada davalı A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş. açısından ise davacının iletim işini üstlendiği tüketicinin ilettiği doğal gazı kullanacağı tesisten ve bu tesislerde kullanılan doğal gazın standartlardan daha üst ısıda talep edileceğinden haberdar olduğu, EPDK'nın iletim işine ilişkin düzenlemelerinde doğal gazın ısıtılmasına ilişkin ek ücret belirlenmediği, davacının böyle bir öngörü ile maliyet artışını hesap ederek iletim işini kabul etmeden evvel davalı A.
Enerji Elektrik Üretim A.Ş'den ek ücret talep edebileceği ancak davacı ile davalı A. Enerji Elektrik Üretim A.Ş. arasında ek ücret ödeneceğine dair bir anlaşma yapılmadığı, bu nedenle davacının birleşen davada davalıdan da ısıtma bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin davalı S.. A.. aleyhine açılan asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinde, İ. ve T.'de doğalgaz dağıtım faaliyetinde bulunmak üzere 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca dağıtım lisansı verilen davacı şirketin davalı A.Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa tesislerinde kullandığı doğal gazı iletim faaliyetinde bulunduğu, adı geçen davalı şirketin standart doğal gaz teslim sıcaklığı 15 santigrat derece olmasına rağmen doğal gazın en az 18 santigrat derecede teslimini talep ettiği, istenen sıcaklığın altında doğalgaz alınması halinde ise sistemlerinin çalışmayacağının bildirildiği, bu suretle davacı şirketin doğal gazın sıcaklığının 15 santigrat derecenin üzerine çıkarılması için dahili kullanım gazı kullanarak davalı şirketin talebini yerine getirdiği, dahili kullanım gazı nedeniyle oluşan maliyetin davalı şirketçe karşılanması gerektiği ileri sürülmüştür.
[…]. A.. tarafından davacı şirkete gönderilen 02.09.2009 tarihli yazıda gazın türbin giriş sıcaklığının en az 18 santigrat derece, Santral RMS çıkış sıcaklığının ise kış aylarında en az 26, yaz aylarında ise en az 23 santigrat derece olması gerektiği, aksi takdirde türbinlerin arıza yaptığı ifade edilmiş, 12.10.2010 tarihli yazı ile de EPDK'nın görüşü nazara alınarak, taşıma bedeli dışında bir bedel ödenmeksizin Kemalpaşa Santralı RMS çıkış sıcaklığının kış ayarında en az 26 santigrat derece, yaz aylarında ise en az 23 santigrat derece olarak gazın sağlanmasına devam edilmesi istenmiştir. Dava dışı B. G. C. tarafından davacı şirkete hitaben yazılan 21.04.2009 tarihli yazıda ülkemizde özel bir anlaşma olmaması durumunda doğal gaz teslim sıcaklığının 15 santigrat derece olduğu belirtilmiş, B.
Doğal Gaz Kalite Şartnamesinde kimyasal kompozisyon açıklanırken m3 : 15 santigrat derece ve 1,01325 Bar mutlak basınçtaki 1 m3 gazın hacmine tekabül eder ifadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi raporunda da teknik şartnamelere göre doğal gazın teslim sıcaklığının 15 santigrat derece olduğu, davacının sunduğu kayıtlara göre davacının davalı A. Elektrik Üretim A.Ş'nin Kemalpaşa RM/A tesislerindeki teslim sıcaklıklarının 06.05.2008 tarihinden 27.11.2008 tarihine kadar 15 derecenin üzerinde (örneğin Ekim Kasım aylarında en fazla 25 sentigrat derece), 28.11.2008 tarihinden 31.12.2008 tarihine kadar geçen sürede 22 gün 15 derecenin üzerinde (en fazla 19 santigrat derece) olduğu, davalının sunduğu sıcaklık değerlerine bakılırsa da davacının gazı çoğunlukla 30 santigrat derecenin üstünde bir sıcaklıkla teslim ettiği bildirilmiştir.
Şu halde, davacının davalı A. Elektrik Üretim A.Ş'nin talebini dikkate alarak taşınan gazı ısıtarak teslim ettiği, teknik şartnamelere göre 15 santigrat derece olan doğal gazın teslim sıcaklığının altında veya üstünde doğal gaz talep edilmesi halinde gazın soğutulması veya ısıtılması için kullanılan dahili kullanım gazı bedelinin taşıyana ödenmesi gerektiği, EPDK Doğal Gaz Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın 05.04.2010 ve 11.01.2013 tarihli dahili kullanım gazının taşıma bedelinin bir unsuru olduğu yönündeki görüş yazılarının dağıtım şirketleriyle tedarikçiler arasındaki taşıma hizmetleri sözleşmelerinde uygulanacağı, dolayısıyla işbu görüş yazılarının birleşen dava tarafları ararasındaki uyuşmazlıkla ilgili bulunmadığı, doğal gazın yüksek ısıda teslimi davalı A.
Elektrik Üretim A.Ş'nin faydasına bulunduğundan sebepsiz zenginleştiği kabul edilmelidir. Böylece; doğal gaz teslim sıcaklığının davalı A.. A..'nin talebiyle davacı tarafından kullanılan dahili kullanım gazı ile arttırıldığı nazara alınarak davacının işbu maliyet bedelinin davalı A.. A.. tarafından ödenmesi gerektiği kabul edilmeli; doğal gaz teslim sıcaklıkları belirlenerek, davacının doğal gaz teslim sıcaklığının yükseltilmesi için yaptığı maliyetin hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle, birleşen davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı S.. A.. aleyhine açılan asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle, asıl davada verilen davanın reddine dair kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin A.. A.. aleyhine açılan birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135497500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz