Banka sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3071 E. 2015/8410 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ organik bağ↗ başvurma harcı↗ borcun üstlenilmesi↗ yargılama giderleri↗ tmsf↗ fer'i müdahil↗ haksız fiil↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 25/10/1999 tarihinde Y. A. Şubesi'ne 16.756,67 TL yatırdığını, yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı, Y. A.Ş'nin fona devir edildiği, davacının yatırmış olduğu parayı bugüne kadar geri alamadığı, paranın yatırıldığı tarihlerde vatandaşların off shore bankacılık konusunda bilgi sahibi olmadıkları, vatandaşların yüksek faiz almak amacıyla parayı yatırdıkları bankadan aynı şekilde geri alabilecekleri düşüncesinde oldukları, Y.A.Ş'nin de mevduat sahibini aydınlatmadığı, zaten pek çok vatandaşın bu konuda mağduriyetinin kamuoyunca bilindiği, Y. A.Ş ile Y. S. O.Shore Bank Ltd. arasında organik bir bağ bulunduğu, bu bağın mudilerin aleyhine olmak üzere kötüye kullanıldığı, davacının zarara uğratıldığı ve bu zararın giderilmesi gerektiği Y. A.Ş'nin netice olarak davalı Banka'ya devri nedeniyle davacının ödenmeyen mevduatından davalı Banka'nın sorumlu olduğu, TMSF'nin de borcu üstlenmesi nedeniyle davalı Banka ile birlikte ödeme yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.756,00 TL'nin 25/10/1999 tarihinden itibaren yürütülecek TL'ye ödenen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını O. Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, fer'i müdahil O.. O.. vekilinin tüm, davalı Banka ve TMSF vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı davalı tarafından kandırılarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, avans faizi aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, mahkemece, isabetli olduğu şekilde, davalıların 5411 Sayılı Yasa'nın 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen, başvuru harcının yargılama giderleri içine dahil edilerek davalılardan tahsiline hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18566 E. 2014/6672 K.
Ortak:organik bağ · borcun üstlenilmesi · haksız fiil
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin netice olarak davalı Banka'ya devri nedeniyle davacının ödenmeyen mevduatından davalı Banka'nın sorumlu olduğu, TMSF'nin de «borcu üstlenmesi» nedeniyle davalı Banka ile birlikte ödeme yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.756,00 TL'nin 25/10/1999 tarihinden itibaren yürütülecek TL'ye ödenen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı davalı tarafından kandırılarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, «avans faizi» aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, mahkemece, isabetli olduğu şekilde, davalıların 5411 Sayılı Yasa'nın 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen, «başvuru harcının» «yargılama giderleri» içine «dahil» edilerek davalılardan tahsiline hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama ya …
Benzer bu karardaLtd.'e gönderildiği, davalının ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin «zamanaşımı» ve «husumet itirazlarının» yerinde olmadığı, davacının yatırmış olduğu parayı geri alamadığı, paranın yatırıldığı tarihlerde vatandaşların off-shore bankacılığı konusunda bilgi sahibi olmadı …
AŞ ile o.s. bankası arasında «organik bağ» bulunduğu, bu bağın mudilerin aleyhine olacak şekilde kötüye kullanıldığı, davacının zarara uğratıldığı, borcun TMSF tarafından üstlenildiği, yatırılan paranın ödeme tarihindeki fiili kur üzerinden tahsili istenilmiş ise de DM'nin para birimi olarak tedavülden kaldırıldığı, paranın yatırıldığı tarih itibariyle hesaplanan «asıl alacak» tutarının 45.221.05 TL olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin mevduat ilişkisi olması karşısında alacağa mevduat faizi işletileceği gerekçesiyle davalılar Müflis Y. …
T.., A.K. haklarındaki dava takip edilmediğinden bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davalı banka hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, «borcu üstlenen» TMSF yönünden davanın kabulü ile 45.221,05 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren T.C.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · para alacağı · husumet itirazı · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · havale · yönetim kurulu kararı · asıl alacak
Benzer bu karardaT.., A.K. haklarındaki dava takip edilmediğinden bu davalılar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davalı banka hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, «borcu üstlenen» TMSF yönünden davanın kabulü ile 45.221,05 TL'nin 14.12.1999 tarihinden itibaren T.C.
Bu itibarla mahkemece, istem gibi somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83.maddesi uyarınca «yabancı para alacağına» aynen hükmedilmesi gerekirken Türk Lirası üzerinden tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ltd.'e gönderildiği, davalının ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin «zamanaşımı» ve «husumet itirazlarının» yerinde olmadığı, davacının yatırmış olduğu parayı geri alamadığı, paranın yatırıldığı tarihlerde vatandaşların off-shore bankacılığı konusunda bilgi sahibi olmadı …
AŞ ile o.s. bankası arasında «organik bağ» bulunduğu, bu bağın mudilerin aleyhine olacak şekilde kötüye kullanıldığı, davacının zarara uğratıldığı, borcun TMSF tarafından üstlenildiği, yatırılan paranın ödeme tarihindeki fiili kur üzerinden tahsili istenilmiş ise de DM'nin para birimi olarak tedavülden kaldırıldığı, paranın yatırıldığı tarih itibariyle hesaplanan «asıl alacak» tutarının 45.221.05 TL olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin mevduat ilişkisi olması karşısında alacağa mevduat faizi işletileceği gerekçesiyle davalılar Müflis Y. …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3071 E. , 2015/8410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/07/2014
NUMARASI 2013/190-2014/123
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2014 tarih ve 2013/190-2014/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 16.756,672 TL'yi 25/10/1999 tarihinde Y. A. Şubesi'ne yatırdığını, 22/12/1999 tarihinde Y. A.Ş'ye TMSF tarafından el konulduğunu, bundan sonra davacının Y. A. Şubesi'ne yatırdığı parasının Y. S. O.Shore Bank Ltd'ye yatırıldığını öğrendiğini, Y. A.Ş yetkililerinin, davacının güvenini kötüye kullanarak hileli işlemlerle parasını off shore hesabına aktardıklarını ileri sürerek 16.756,00 TL'nin 25/10/1999 tarihinden itibaren TL'ye ödenen en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve feri müdahiller vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 25/10/1999 tarihinde Y. A. Şubesi'ne 16.756,67 TL yatırdığını, yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı, Y. A.Ş'nin fona devir edildiği, davacının yatırmış olduğu parayı bugüne kadar geri alamadığı, paranın yatırıldığı tarihlerde vatandaşların off shore bankacılık konusunda bilgi sahibi olmadıkları, vatandaşların yüksek faiz almak amacıyla parayı yatırdıkları bankadan aynı şekilde geri alabilecekleri düşüncesinde oldukları, Y.A.Ş'nin de mevduat sahibini aydınlatmadığı, zaten pek çok vatandaşın bu konuda mağduriyetinin kamuoyunca bilindiği, Y. A.Ş ile Y. S. O.Shore Bank Ltd. arasında organik bir bağ bulunduğu, bu bağın mudilerin aleyhine olmak üzere kötüye kullanıldığı, davacının zarara uğratıldığı ve bu zararın giderilmesi gerektiği Y.
A.Ş'nin netice olarak davalı Banka'ya devri nedeniyle davacının ödenmeyen mevduatından davalı Banka'nın sorumlu olduğu, TMSF'nin de borcu üstlenmesi nedeniyle davalı Banka ile birlikte ödeme yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.756,00 TL'nin 25/10/1999 tarihinden itibaren yürütülecek TL'ye ödenen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını O. Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, fer'i müdahil O.. O.. vekilinin tüm, davalı Banka ve TMSF vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı davalı tarafından kandırılarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, avans faizi aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, mahkemece, isabetli olduğu şekilde, davalıların 5411 Sayılı Yasa'nın 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen, başvuru harcının yargılama giderleri içine dahil edilerek davalılardan tahsiline hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmişse de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7.
maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer'i müdahil O.. O.. vekilinin tüm, davalılar Ing Bank vekili ve TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar Ing Bank ve TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendine, aynı bentte yer alan “......ödenen” ibaresinden sonra gelmek üzere “......avans faizini aşmamak üzere....” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2. bendine aynı bentte yer alan “....peşin harcın” ibaresinden sonra gelmek üzere “.....ve 24,30 TL başvuru harcının......” ibaresinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “927,30” ibaresinin çıkarılarak yerine “903,00” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzletilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, temyiz eden fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135005500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz