Genel kurul kararı iptali davasında hak düşürücü süre ve muhalefet şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1478 E. 2021/1487 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, TTK 445 uyarınca dava, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır; bu süre geçirildikten sonra açılan dava reddedilir. Ayrıca TTK 446/1-a uyarınca iptal davası açabilmek için toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu durumu zapta geçirtmesi gerekir; oylama öncesindeki görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalefet anlamına gelmez; muhalefetin oylama sonrasında tutanağa geçirilmesi şarttır.
Ele alınan sorunlar
15.06.2017 tarihli olağan genel kurul kararının (4 no'lu) hak düşürücü süre içinde dava edilip edilmediği → ret
Gerekçe: TTK m.445 uyarınca genel kurul kararlarına karşı iptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılabilir. Davacı toplantıda hazır bulunmuş, ibraya ilişkin ayrı bir gündem maddesi (6 no'lu karar) bulunduğundan bilançonun tasdikine ilişkin kararda oydan yoksunluk hali bulunmamakta, dolayısıyla kararın ancak iptali istenebilir. Ancak dava, 15.06.2017 tarihli karara karşı TTK 445'te öngörülen üç aylık süre geçtikten sonra, 03.11.2017 tarihinde açılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
06.09.2017 tarihli olağanüstü genel kurul kararına (2 no'lu) yönelik muhalefetin usulüne uygun olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, kararın oy çokluğu ile kabul edilmiş olmasının, muhalefetin kararın alınmasından önce tutanağa geçirildiğine ilişkin değerlendirmeyi ortadan kaldırdığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK m.446 uyarınca genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptalini isteyebilmek için toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu durumu zapta geçirtmesi gerekir; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Somut olayda davacının vekaleten temsil edildiği toplantıda muhalefeti kararın alınmasından önce tutanağa geçirilmiş, karar oylamasından sonra tutanağa geçirilen bir muhalefet bulunmamaktadır. Davacı gündem maddesi görüşülürken olumsuz görüşlerini tutanağa geçirmiş olsa da oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduğuna dair bir beyanda bulunmamış veya buna ilişkin haklarını saklı tutmamıştır. Bu nedenle oylama öncesi görüşme esnasında yapılan muhalefet, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz ve TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartı gerçekleşmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmek için muhalefetin oylama sonrasında (öncesinde değil) tutanağa geçirilmesi gerektiği ve oylama öncesi yapılan olumsuz beyanların muhalefet sayılmayacağı yönündeki tespit, TTK 446/1-a uyarınca muhalefet şartının somut uygulaması açısından bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 445 uyarınca genel kurul kararlarına karşı iptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır; bu süre geçirildikten sonra açılan dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilir.
- Dava şartı
- TTK 446/1-a uyarınca genel kurul kararına muhalefetin oylama sonrasında tutanağa geçirilmiş olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ hak düşürücü süre↗ muhalefet şerhi↗ oydan yoksunluk hali↗ bilanço ve kar-zarar hesaplarının tasdiki↗ sermaye artırımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1478
KARAR NO 2021/1487
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2020
NUMARASI 2017/1198 Esas - 2020/187 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/10/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkilinin davalı şirketin %20 payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 15/06/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketin 2016 mali yılına ilişkin bağlılık raporları, bilanço ve kar zarar tabloları okunarak müzakere edildiğini ve müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile tasdik edildiğini, oysa bağlılık raporlarının şirketin bilanço ve gelir tablosunda gösterilen bilgilerle uyuşmadığını, davalı şirketin 06/09/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu karar ile 250.000-TL olan şirket sermayesinin 7.250.000-TL artırılarak 7.500.000-TL'ye çıkarıldığını, bu kararın müvekkilinin 50.000 ret oyuna karşılık diğer hissedarın 200.000 kabul oyu ile alındığını ve müvekkilinin işbu 2 no.lu karara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefet ettiğini, bu kararın kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek 15/06/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 nolu, 06/09/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin genel kurulunun sermaye artırımına ilişkin kararının ticaret siciline tescil ve ilan edilerek gerçekleştiğini ve müvekkili şirketin sermayesinin 7.500.000-TL'ye çıkartıldığını, müvekkili şirket tarafından 15.06.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurul toplantısına davacının asaleten avukatı ile birlikte katılmış olmasına karşın, toplantı gündeminin 4'üncü maddesinde yer alan, 2016 yılına ait finansal tablolar, bilanço ve kar zarar hesaplarının müzakeresi esnasında, davacı tarafından söz alındığını, "...söz konusu şirketin 2015 yılında kar ettiği 2016yılında zarar ettiği gözükmektedir. Bu nedenle bu maddeye muhalefet şerhi koyuyoruz..." şeklinde beyanda bulunmakla yetindiğini ve fakat dava dilekçesinde yer alan 2016 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtların incelenemediğine yönelik iddialarının hiçbirisinin ileri sürülmediğini, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı iptal davası açabilmesine ilişkin 3 aylık hak düşürücü sürenin çoktan sona erdiğini, davacının kararlara karşı usulüne uygun bir muhalefetinin bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 15.06.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4 no'lu kararın, finansal tablolar, bilanço ve kar-zarar hesaplarının tasdikine ilişkin olduğu, davacının toplantıda mevcut olduğu, toplantının 15/06/2017 tarihli olup, 6102 sayılı TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içersinde dava açılması gerektiği, davanın ise 03/11/2017 tarihinde hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, 06.09.2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu kararın iptaline yönelik dava da ise alınan genel kurul kararına yönelik davacı muhalefetininin, davacıya vekaleten toplantıya katılan tarafından kararın alınmasından önce tutanağa geçirildiği, karar oylamasından sonra tutanağa geçirilen bir muhalefetin bulunmadığı, davacı gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik olumsuz görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadığından, oylama öncesi görüşme esnasında yapılan muhalefetin, alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; bahse konu kararın oy çokluğu ile kabul edildiğini, bu durumun muhalefetin kararın alınmasından önce geçirildiğine ilişkin yanılgıyı ortadan kaldırdığını, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi için istinaf kanunyoluna başvurmuştur.
GEREKÇE
Davacı, davalı şirketin 15.06.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4 no'lu karar ile 06.09.2017 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu kararın iptalini talep etmektedir. TTK m.445 uyarınca; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. Davalı şirketin 15.06.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 4 no'lu karar finansal tablolar, bilanço ve kar-zarar hesaplarının tasdikine ilişkindir.
Davacı toplantıda hazır bulunmuştur. Davacının ibraya ilişkin alınan 6 no'lu karara yönelik bir talebi bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK 445. maddesi uyarınca davanın karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde açılması gerekirken yasal süresinden sonra 03/11/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Gürüşülen gündemde ,ibra ile ilgili ayrı bir gündem maddesi bulunduğundan bilançonun tasdikine ilişkin karar alınmasında oydan yoksunluk hali mevcut olmadığından kararın ancak iptali istenebilir ise de yasal süre geçirildikten sonra dava açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446.
maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Somut olayda;
06. 09.2017 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında alınan 2 no'lu kararda şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, genel kurulda davacının vekaleten temsil edildiği, muhalefetinin kararın alınmasından önce tutanağa geçirildiği, karar oylamasından sonra tutanağa geçirilen bir muhalefetin bulunmadığı, davacı gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik olumsuz görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadığından veya buna ilişkin haklar saklı tutulmadığından oylama öncesi görüşme esnasında yapılan muhalefetin, alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla TTK 446/1-a maddesinde belirtilen dava açabilme şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine,dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. 14/10/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134881 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi