Şirketin feshi | Tasfiye | Ortaktan çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2255 E. 2015/8166 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin feshi↗ ttk 638/2↗ ttk 531↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ esas sermaye payı↗ harç tamamlama↗ maktu harç↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ limited şirket ortaklığı↗ ön inceleme aşaması↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ fesih↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kâr payı↗ harç↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesinin "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmünü, 641/1. maddesinin ise "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmünü içerdiğini, taraflar arasında uzun süreden beri devam eden bir anlaşmazlığın bulunduğu, davacının ortaklıktan çıkma talebinin yerinde görüldüğü, davacının davalı şirket bünyesindeki pay oranı ve bu payın değerinin bilirkişilerce tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hissesine düşen 1.942.500,15 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının şirket ortaklığının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 638/2 ve 641/1. maddelerine dayalı olarak ortaklıktan çıkmasına izin verilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de esasen anılan madde hükmü limited şirket ortaklığından çıkmaya izne ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'da somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde kural olarak anonim şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin olarak bahsi geçen hükümlerin anonim şirketler bakımından uygulanma imkanı da bulunmadığından mahkemenin karar gerekçesindeki hukuki nitelemesi isabetli bulunmamaktadır. Ancak, işbu davada davacı dava dilekçesinde izah ettiği iddialara dayalı olarak haklı sebepler bulunduğundan bahisle davalı anonim şirketin feshine karar verilmesini istemiş, dava aşamasında mahkeme huzurunda alınan beyanında da %30 şirket payına karşılık gelen gerçek pay değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasını talep etmiştir. Bu durumda, davacı talebinin 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. TTK'nın anılan maddesinde haklı sebeplerin bulunması ve şirketin feshine karar verilmesinin talep edilmesi halinde mahkemenin fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği düzenlendiğinden, mahkemenin haklı sebebin varlığını gözeterek neticeten çıkma payının belirlenmesine ilişkin görüşünde açıklanan hukuki nitelik itibariyle sonucu bakımından bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, çıkma payının hesaplanmasında yukarıda bahsedildiği gibi payın karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, davalı şirketin mal varlığının güncellenmesi suretiyle belirlenen aktifleri üzerinden davacının %30 payına karşılık gelen bedele hükmedilmiş ise de, gerçek pay değerinin belirlenmesinde davalı şirketin pasiflerinin de dikkate alınması suretiyle mali bilançonun ve bu kapsamda gerçek pay bedelinin bulunması ve bu bedele hükmedilmesi gerekirken, bu hususlarda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, dava maktu harç yatırılarak açılmış olup, davacının çıkma payı talebi üzerine harç tamamlattırılmadan davacının bu yöndeki talebinin kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2571 E. 2017/5023 K.
Ortak:esas sermaye payı · çıkma payı · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · şirketin feshi · limited şirket · kâr payı · dava sebebi
İncelediğiniz karardaTTK'nın anılan maddesinde haklı sebeplerin bulunması ve «şirketin feshine» karar verilmesinin talep edilmesi halinde mahkemenin «fesih» yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği düzenlendiğinden, mahkemenin haklı «sebebin» varlığını gözeterek neticeten «çıkma payının» belirlenmesine ilişkin görüşünde açıklanan hukuki nitelik itibariyle sonucu bakımından bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
… er ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmünü, 641/1. maddesinin ise "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmünü içerdiğini, taraflar arasında uzun süreden beri devam eden bir anlaşmazlığın bulunduğu, davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin yerinde görüldüğü, davacının davalı şirket bünyesindeki pay oranı ve bu payın değerinin bilirkişilerce tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, da …
… sayılı TTK'nın 638/2 ve 641/1. maddelerine dayalı olarak ortaklıktan çıkmasına izin verilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de esasen anılan madde hükmü «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izne ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'da somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde kural olarak «anonim şirket» ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin olarak bahsi geçen hükümlerin anonim şirketler bakımından …
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince «ortaklıktan çıkma payının», şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekirken, şirketin «defter» kayıtlarına göre «bilanço esas» değeri üzerinden davacı hissesine isabet eden miktarı belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilanço esası · limited şirkette ortaklıktan çıkma · teminat · e-defter
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince «ortaklıktan çıkma payının», şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekirken, şirketin «defter» kayıtlarına göre «bilanço esas» değeri üzerinden davacı hissesine isabet eden miktarı belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle b …
Dava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda… er ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmünü, 641/1. maddesinin ise "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmünü içerdiğini, taraflar arasında uzun süreden beri devam eden bir anlaşmazlığın bulunduğu, davacının «ortaklıktan çıkma» talebinin yerinde görüldüğü, davacının davalı şirket bünyesindeki pay oranı ve bu payın değerinin bilirkişilerce tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, da …
… sayılı TTK'nın 638/2 ve 641/1. maddelerine dayalı olarak ortaklıktan çıkmasına izin verilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de esasen anılan madde hükmü «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izne ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'da somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde kural olarak «anonim şirket» ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin olarak bahsi geçen hükümlerin anonim şirketler bakımından …
TTK'nın anılan maddesinde haklı sebeplerin bulunması ve «şirketin feshine» karar verilmesinin talep edilmesi halinde mahkemenin «fesih» yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği düzenlendiğinden, mahkemenin haklı «sebebin» varlığını gözeterek neticeten «çıkma payının» belirlenmesine ilişkin görüşünde açıklanan hukuki nitelik itibariyle sonucu bakımından bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · kâr payı alacağı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2255 E. , 2015/8166 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADIYAMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/10/2014
NUMARASI 2012/552-2014/1030
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2014 tarih ve 2012/552-2014/1030 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin metruk halde bekleyen otel inşaatına malzeme sağlaması karşılığı %30, inşaatı tamamlaması için %10 hisse teklif edildiğini, otel bitip hizmete açıldığı halde %10 oranındaki hisse devredilmediği gibi müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden çıkartıldığını, şirketin 3 yıldır denetçisinin bulunmadığını, genel kurul toplantıları yapılamadığından yönetim kurulunun da bulunmadığını, şirket bilonçolarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulunun 12 yıldır ibra edilmediğini, ortaklık haklarını kullanmasına izin verilmediğini, kâr payı ödenmediğini ileri sürerek, organ eksikliği nedeniyle şirkete kayyum atanmasını, geçmiş yıllara ait bilançoların ibrasını müteakip gelir haklarının ödenmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında %30 hisse karşılığının ödenmesi şartı ile şirket ortaklığının sonlandırılmasını istemiştir.
Davalı şirket vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
[…] K. Ö., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesinin "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmünü, 641/1. maddesinin ise "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmünü içerdiğini, taraflar arasında uzun süreden beri devam eden bir anlaşmazlığın bulunduğu, davacının ortaklıktan çıkma talebinin yerinde görüldüğü, davacının davalı şirket bünyesindeki pay oranı ve bu payın değerinin bilirkişilerce tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hissesine düşen 1.942.500,15 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının şirket ortaklığının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 638/2 ve 641/1. maddelerine dayalı olarak ortaklıktan çıkmasına izin verilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de esasen anılan madde hükmü limited şirket ortaklığından çıkmaya izne ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'da somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde kural olarak anonim şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin olarak bahsi geçen hükümlerin anonim şirketler bakımından uygulanma imkanı da bulunmadığından mahkemenin karar gerekçesindeki hukuki nitelemesi isabetli bulunmamaktadır. Ancak, işbu davada davacı dava dilekçesinde izah ettiği iddialara dayalı olarak haklı sebepler bulunduğundan bahisle davalı anonim şirketin feshine karar verilmesini istemiş, dava aşamasında mahkeme huzurunda alınan beyanında da %30 şirket payına karşılık gelen gerçek pay değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasını talep etmiştir.
Bu durumda, davacı talebinin 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. TTK'nın anılan maddesinde haklı sebeplerin bulunması ve şirketin feshine karar verilmesinin talep edilmesi halinde mahkemenin fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verilebileceği düzenlendiğinden, mahkemenin haklı sebebin varlığını gözeterek neticeten çıkma payının belirlenmesine ilişkin görüşünde açıklanan hukuki nitelik itibariyle sonucu bakımından bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, çıkma payının hesaplanmasında yukarıda bahsedildiği gibi payın karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, davalı şirketin mal varlığının güncellenmesi suretiyle belirlenen aktifleri üzerinden davacının %30 payına karşılık gelen bedele hükmedilmiş ise de, gerçek pay değerinin belirlenmesinde davalı şirketin pasiflerinin de dikkate alınması suretiyle mali bilançonun ve bu kapsamda gerçek pay bedelinin bulunması ve bu bedele hükmedilmesi gerekirken, bu hususlarda yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Kabule göre de, dava maktu harç yatırılarak açılmış olup, davacının çıkma payı talebi üzerine harç tamamlattırılmadan davacının bu yöndeki talebinin kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Şirket'e iadesine, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133737100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz