Kredi sigortası poliçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3056 E. 2015/8061 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi sigortası poliçesi↗ kredi sigortası↗ belirsiz alacak davası↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ maktu vekalet ücreti↗ dava şartı yokluğu↗ alacak davası↗ ihtarname↗ sigorta poliçesi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça alacağın belirli olmadığı ileri sürülerek dava açılmış ise de, davalı taraftan ihtarname ile talep ettiği 1.500.000,00 TL azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu, HMK'nın 107. maddesi nazara alındığında davacının, davasını açtığı tarihte 1.500.000,00 TL ihtarname ile talep ettiği miktarı bildiği, anılan ihtarnameden anlaşılacağı üzere alacak miktarı 1.500.000,00 TL olup, sigorta poliçesinin limiti bu miktar olduğundan davaya konu alacak belirli bir alacak olmakla, belirsiz alacak davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nın 114. uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Dava, Y. Kredi Sigortası Poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve mahkemece davacının davalı taraftan ihtarname ile talep ettiği azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu ve bu itibarla, davaya konu alacak belirli bir alacak olduğundan davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 6.900,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin anılan Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı maktu vekalet ücretini geçemez. Bu nedenle, davalı lehine 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, 6.900,00 TL nisbi vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1713 E. 2015/6017 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davalı banka tarafından 15.10.2014 tarihli ön «inceleme duruşmasından» önce 03.06.2014 tarihinde ödeme yapılması sebebiyle mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesine aykırı olarak Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Mahkemece, davacıya ait hesaptan kimliği belirsiz kişilerce dava dışı kişi hesabına aktarılan miktarın davalı banka tarafından dava tarihinden sonra davacıya iade edildiği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı banka tarafından dava açıldıktan sonra ödeme yapılmakla davanın açılmasına sebebiyet verildiğine göre, davalı banka vekilinin «yargılama giderlerine» yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · maktu vekalet ücreti · alacak davası · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça alacağın belirli olmadığı ileri sürülerek dava açılmış ise de, davalı taraftan «ihtarname» ile talep ettiği 1.500.000,00 TL azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu, HMK'nın 107. maddesi nazara alındığında davacının, davasını açtığı tarihte 1.500.000,00 TL ihtarname ile talep ettiği miktarı bildiği, anılan ihtarnameden anlaşılacağı üzere alacak miktarı 1.500.000,00 TL olup, «sigorta poliçesinin» limiti bu miktar olduğundan davaya konu alacak belirli bir alacak olmakla, «belirsiz alacak davası» açılması usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nın 114. uyarınca davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava «belirsiz alacak davası» olarak açılmış ve mahkemece davacının davalı taraftan «ihtarname» ile talep ettiği azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu ve bu itibarla, davaya konu alacak belirli bir alacak olduğundan davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine 6.900,00 TL nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin anılan Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı «maktu vekalet ücretini» geçemez.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/844 E. 2015/5336 K.
Ortak:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti · temsil
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemece kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine 6.900,00 TL nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin anılan Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı «maktu vekalet ücretini» geçemez.
Bu nedenle, davalı lehine 1.500,00 TL «maktu vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken, 6.900,00 TL nisbi «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 6. maddesi uyarınca anlaşmazlığın «feragat» nedeniyle sona ermesi halinde kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına ilgili tarife hükümleri uyarınca hesaplanan nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HU …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu karardaDava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve «maddi - manevi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın «davadan feragat» etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 6. maddesi uyarınca anlaşmazlığın «feragat» nedeniyle sona ermesi halinde kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına ilgili tarife hükümleri uyarınca hesaplanan nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HU …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5273 E. 2015/12447 K.
Ortak:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemece kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine 6.900,00 TL nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin anılan Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı «maktu vekalet ücretini» geçemez.
Bu nedenle, davalı lehine 1.500,00 TL «maktu vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken, 6.900,00 TL nisbi «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili «vekalet ücreti» yönünden temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Dava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · dosyanın işlemden kaldırılması · tapu iptali ve tescil · nispi vekalet ücreti · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafın duruşmaya katılmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150/1 maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık yasal süre geçtiği halde davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirkete» ait gayrimenkulün satışının iptali ve «tapu iptal tescil» istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» ve davacı aleyhine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesinde «davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi halinde tamamına hükmolunaca …
Bu durumda, mahkemece davalılar yararına açıklanan Tarife hükmü uyarınca «maktu vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3056 E. , 2015/8061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2014
NUMARASI 2013/322-2014/196
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2013/322-2014/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı tarafından düzenlenmiş Y. Kredi Sigortası Poliçelerine sahip olduğunu, iki farklı sigorta süresini içeren poliçeler bakımından hüküm ve şartlarda değişiklik bulunmadığını, müvekkilinin alıcıdan olan alacaklarının büyük bir kısmının ilk poliçe süresinden geldiğini, poliçe teminatlarındaki tutarlar da dikkate alındığında ikinci poliçe düzenlenmesi sırasında alıcı dava dışı B. Y. Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin borcunun mevcudiyetinin davalı tarafından da bilinmekte olduğundan alıcının durumu göz önünde tutularak poliçe teminatının 1.500.000,00 TL'ne düşürüldüğünü, davalının her türlü olumsuz durumdan haberdar olduğunu, ilk poliçe süresinden sonra davalı tarafından alıcıya tanımlanan limitin düşürülmesi ile vadeli satışa son verilirken nakit karşılığı teslimler yapıldığını, alıcının borçlarını ödeyememesi neticesi öncelikle 2012 yılı sonunda teminatların paraya çevrildiğini, alıcı aleyhine de takip başlatıldığını, davalıya ihtarname keşide edilerek müvekkilinin 6.721.633,01 TL tutarında alacağından poliçeler kapsamında teminat kapsamında olan 1.500.000,00 TL kredi limiti üzerinden ödeme talep edildiğini, müvekkilinin hasar ihbarının davalıya ulaşmasından uzun bir süre sonra eksper ataması yapılabildiğini, 23.08.2013 tarihinde hasar değerlendirmesinin halen sonuçlanmamış olması nedeniyle TTK'nın 1427/3 maddesi gereğince tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere en az % 50'sinin avans olarak ödenmesinin talep edildiğini ancak, talebin reddedildiğini ve sonrasında hasarın teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığını oysa, davalının müvekkilinin hasarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, TTK'nın 1425 ve BK'nın76/son maddeleri gereğince müvekkili şirket lehine avans ödemesine hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asgari 60.000 TL hasar tazminatının muacceliyet tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça alacağın belirli olmadığı ileri sürülerek dava açılmış ise de, davalı taraftan ihtarname ile talep ettiği 1.500.000,00 TL azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu, HMK'nın 107. maddesi nazara alındığında davacının, davasını açtığı tarihte 1.500.000,00 TL ihtarname ile talep ettiği miktarı bildiği, anılan ihtarnameden anlaşılacağı üzere alacak miktarı 1.500.000,00 TL olup, sigorta poliçesinin limiti bu miktar olduğundan davaya konu alacak belirli bir alacak olmakla, belirsiz alacak davası açılması usul ve yasaya aykırı olduğundan HMK'nın 114. uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Dava, Y. Kredi Sigortası Poliçelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve mahkemece davacının davalı taraftan ihtarname ile talep ettiği azami poliçe tutarının belirli bir miktar olduğu ve bu itibarla, davaya konu alacak belirli bir alacak olduğundan davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine 6.900,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin anılan Tarife'nin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı maktu vekalet ücretini geçemez. Bu nedenle, davalı lehine 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, 6.900,00 TL nisbi vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7.
maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “...6.900,00 TL...“ ibaresinin çıkarılarak yerine “...1.500,00 TL...” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133664800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz