Borcun üstlenilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1853 E. 2015/7798 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun üstlenilmesi↗ tmsf↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, O. Bankası'nın paravan bir banka olduğunun davalı tarafından da bilindiği, her ne kadar zamanaşımı definde bulunulmuş ise de uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, borcun TMSF tarafından üstlenilmesi karşısında işbu davada TMSF'nin davalı olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 51.204 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18/04/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Borcu üstlenen TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını O. Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının kandırılarak parasının O. bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, davacı tarafından paranın hesaba ilk yatırıldığı 13.09.1999 tarihindeki tutarı olan 43.700 TL üzerinden HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken faize faiz yürütülmesine sebep olunacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın borcu üstlenen sıfatıyla TMSF yararına bozulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilerek yazılı şekilde onanmış olduğundan, borcu üstlenen TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.04.2014 tarih, 2013/920- 2014/7695 Karar sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15531 E. 2015/877 K.
Ortak:avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBankası'nın paravan bir banka olduğunun davalı tarafından da bilindiği, her ne kadar «zamanaşımı» definde bulunulmuş ise de uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, borcun TMSF tarafından üstlenilmesi karşısında işbu davada TMSF'nin davalı olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 51.204 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar «borcu üstlenen» sıfatı ile TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18/04/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının kandırılarak parasının O. bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, davacı tarafından paranın hesaba ilk yatırıldığı 13.09.1999 tarihindeki tutarı olan 43.700 TL üzerinden HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken faize faiz yürütülmesine sebep olunacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF yararına bozulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilerek yazılı şekilde onanmış olduğundan, borcu üstlenen TMSF vekilinin karar düzeltme istemi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf açıkça «avans faizi» talebinde bulunmadığından «yasal faiz» yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle 4.150,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
… BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının ...ı'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece hüküm altına alınan miktarın.... hesabına yatırıldığı andan itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapıla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf açıkça «avans faizi» talebinde bulunmadığından «yasal faiz» yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle 4.150,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1853 E. , 2015/7798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/09/2012
NUMARASI 2011/291-2012/199
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10/09/2012 gün ve 2011/291-2012/199 sayılı kararı onayan Daire'nin 18/04/2014 gün ve 2013/920-2014/7695 sayılı kararı aleyhinde borcu üstlenen TMSF vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını davalı bankanın Ü. Şubesi'nde değerlendirmek istediğini, Ü. Şubesi'ne müracaat eden müvekkilinin, davalı banka personelinin yönlendirmesi sonucunda O. hesabı açtırdığını, 22.11.1999 tarihinde 51.204 TL'yi O. hesabına yatırdığını, daha sonra davalı bankanın yönetimine TMSF tarafından 21.12.1999 tarihinde el konulduğunu, davalı bankanın taahhüt ve güvencelerine rağmen müvekkilinin parasının ödenmediğini, banka yöneticilerinin mahkum edildikleri gözetildiğinde davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 51.204 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, O. Bankası'nın paravan bir banka olduğunun davalı tarafından da bilindiği, her ne kadar zamanaşımı definde bulunulmuş ise de uzamış zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, borcun TMSF tarafından üstlenilmesi karşısında işbu davada TMSF'nin davalı olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 51.204 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar borcu üstlenen sıfatı ile TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18/04/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Borcu üstlenen TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını O. Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının kandırılarak parasının O. bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, davacı tarafından paranın hesaba ilk yatırıldığı 13.09.1999 tarihindeki tutarı olan 43.700 TL üzerinden HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken faize faiz yürütülmesine sebep olunacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın borcu üstlenen sıfatıyla TMSF yararına bozulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilerek yazılı şekilde onanmış olduğundan, borcu üstlenen TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.04.2014 tarih, 2013/920- 2014/7695 Karar sayılı ilamının (1) numaralı bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.04.2014 tarih, 2013/920- 2014/7695 Karar sayılı ilamının (1) nolu bendinin kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF yararına BOZULMASINA, 05/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132892400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz