6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklar arası havale iadesi iddiasının yazılı delille ispatı gereği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2129 E. 2021/1890 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir ortağın diğer ortağa açıklama içermeyen banka havalesiyle gönderdiği paranın belirli bir amaçla (örn. mal alımı) gönderildiği ve iadesi gerektiği iddiası, yasal karinenin (mevcut borcun ödenmesi) aksini ispatlamayı gerektirir; bu ispat HMK 200 vd. gereği yazılı delille yapılmalıdır ve karşı tarafın muvafakati bulunmadıkça tanıkla ispat yoluna gidilemez. Ortaklar arasında, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan para uyuşmazlıkları asliye ticaret mahkemesinin görev alanındadır.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme itirazı → ret

İddia: Davacı vekili, ticari iş karinesinin davalı tarafça şahsi borç ilişkisine dönüştürüldüğünü, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi ve alt ilişkinin irdelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar eşit hisselerle bir limited şirket kurmuş, davacı sonradan hissesini üçüncü kişiye devretmiştir. Uyuşmazlık, bir ortak tarafından diğer ortağa gönderilen havale nedeniyle ortaklar arasında çıktığından, bu uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince görülmesinde hukuka aykırılık yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Havale bedelinin mal alımı amacıyla gönderildiği ve iade edilmesi gerektiği iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, havale bedelinin şirkete antika eşya alımı için gönderildiğini, davalının bu parayı iade etmesi gerektiğini, kendisine borcunun ödendiğini iddia eden tarafın bunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının, havale tutarının şirkete mal alımı için gönderildiğini ve karinenin aksine iadesi gerektiğini HMK 200 vd. maddeleri gereği yazılı delille ispatlaması gerekir. Havalelerde herhangi bir açıklama bulunmadığından, yasal karine mevcut borcun ödenmesine ilişkindir. Tanıkla ispatı mümkün olmayan bir konuda tanık dinlenmesine davalının muvafakati bulunmadığından tanık deliline başvurulamaz. Davacı, karinenin aksini yazılı delille ispatlayamamıştır; yemin deliline dayanılmış olup mahkemece hatırlatılmamış ise de bu husus istinafta ileri sürülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket ortakları arasında havale yoluyla gönderilen ve açıklama içermeyen paraların belirli bir amaçla gönderildiği ve iadesi gerektiği iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğine, karşı tarafın muvafakati olmadan bu hususta tanık dinlenemeyeceğine ilişkin tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Şirket ortakları arasında ortaklık ilişkisinden kaynaklanan havale bedeli uyuşmazlıklarında asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yazılı delil ile ispat yasal karine tanık delili muvafakat icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/2129

KARAR NO 2021/1890

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/06/2021

NUMARASI 2020/696 Esas 2021/459 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili ile davalının aralarında anlaşarak ... Ltd.Şti'ni kurduklarını, müvekkilinin yaptığı iş gereği, antika eşyalardan anlamadığını, antika eşya alınması ve satılması için davalıya 20.02.2020 tarihinde 57.500-TL, 17.02.2020 tarihinde 100.000-TLyi banka havalesi ile davalıya gönderdiğini, davalının eşya alımı gerçekleştirmediği gibi buna ilişkin olarak bilgi ve belge de sunmadığını,müvekkilinin şirket hisselerini davalıya devir ettiğini, bu sebeple davalıya keşide ettiği ihtarname ile şirketin hisselerine ilişkin haklarının da ayrıca saklı kaldığı ihtar edildiğini, davalının böyle bir borcu olmadığını şirket paylarının da ayrıca eşit olarak paylaşıldığını bildirildiğini,alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalının itiraz ederek takibi durdurduğundan yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ;davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin hesabına havale edilen tutarların havalesinin hukuki nedeni konusundaki davacı iddiaları doğru olmadığını,davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından antika eşya alınması için değil, davacının müvekkiline olan nakit borcunun ödenmesi amacı ile yapıldığını, davacının başka bir hukuki nedenle yapıldığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlaması gerektiğini,fiili durumun ve yasal karinenin aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispat yükü altında olduğu gibi; bahse konu havalelerin miktarı itibariyle HMK nun 288/1 maddesi maddesi uyarınca iddia ettiği hukuki nedeni senetle ispat mecburiyetinde olduğunu , davacının şirketteki payını, pay bedelini almak suretiyle devrederek 30/06/2020 tarihinde ayrıldığını ve ayrıldıktan yaklaşık 10 gün sonra ortaya attığı iddianın gerçek dışı olduğundan davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın, davacı tarafın ortak iş yapmak savıyla davalı tarafa gönderdiği paraların taraflar arasında anlaşmazlık çıktığı iddiasıyla davacı tarafça iadesi istemine ilişkin olup; paraların gönderildiği banka dekontlarının açıklama kısmında davacı tarafın savını ispat edecek herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı tarafın iddialarını ancak yazılı belgeyle ispat edebileceği ve iddialarını ispat edecek yazılı bir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine,koşulları olmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı yanın HMK 201.maddeyi dayanak gösterdiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediğini, aralarında ticari iş karinesi olduğunu, kendisine borcunun ödendiğini iddia eden tarafın bu iddiasını bir borç belgesi veya yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiğini, ticari iş karinesinin davalının iddiası ile şahsi borç ilişkisine dönüştürüldüğünü, bu anlamda görevsizlik kararı verilmesi ve alt ilişkinin irdelenmesi gerektiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı vekili; davacı ve davalının bir limited şirket kurduklarını, şirketin antika işleriyle iştigal edeceğini, antika eşya alımı için davacıya 2 adet havale ile 157.500-TL gönderdiğini, bir taşınmazını şirkete özgülediğini, daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle hisselerini karşı yana devrettiğini, mal alımı için gönderilen 157.500-TL'nin ise mal alımında kullanılmadığını, iade edilmediğini, havale bedellerinin iadesi için başlattığı icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı ise gönderilen paranın şahsi borç ödemesi olduğunu, tarafların birlikte şirket kurduğunu, ancak arada anlaşmazlık çıkınca davalının hisselerini davacının bir yakınına devrettiğini, hisse bedelini de ayrıldığında aldığını savunmuştur.

Tarafların eşit hisselerle bir şirket kurdukları davacının 30/06/2020 tarihinde hisselerini ...'a devredildiği hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini nakden ve tamamen ödediği yazılıdır. Buna göre davanın taraflarının şirket ortakları olup uyuşmazlığın bir ortak tarafından diğer ortağa gönderilen havale nedeniyle çıktığı anlaşılmakla; ortaklar arasındaki uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince bakılıp görülmesinde hukuka aykırılık yoktur. Somut olayda;davacının yaptığı havalenin şirkete mal alımı yapılması için gönderildiğini,davalı tarafından iadesi yapılması gerektiğine yönelik iddialarını HMK 200 vd.maddeleri hükmü gereği yazılı delillerle ispatı gerekir. Havalelerde herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Yasal karine mevcut borcun ödenmesine ilişkindir.Tanıkla ispatı mümkün olmayan bir konuda tanık dinlenmesine davalının muvafakati olmadığı anlaşılmakla tanık deliline başvurulamayacaktır. Açıklanan nedenlerle,davacının karinenin aksini havale tutarının şirkete mal alımı için gönderildiğini,iadesi gerektiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı,yemin deliline dayanılmış mahkemece hatırlatılmamış ise de bu hususun istinafda ileri sürülmediği anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 2.681,17-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.621,87‬-TL harcın davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132884 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1005 E. 2023/4071 K. · Onandı

Açıklamasız havalede yasal karine ve karinenin aksini ispatın yazılı delille gerekmesi

Gerekçe özeti

Şirket ortakları arasında bir ortağın diğerine gönderdiği havaleden doğan uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde görülür. Açıklama içermeyen havalede yasal karine, havalenin mevcut bir borcun ödenmesine ilişkin olduğudur; havalenin başka bir amaçla (örneğin mal alımı için) gönderildiğini ve iadesi gerektiğini ileri süren taraf, karinenin aksini yazılı delille ispatlamak zorundadır ve karşı taraf muvafakat etmedikçe tanığa başvuramaz.

Emsal değeri

Açıklamasız havalede borcun ödenmesine ilişkin yasal karine ve karinenin aksinin yazılı delille ispatı ile ortaklar arası havale uyuşmazlığında asliye ticaret mahkemesinin görevi yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: havale karinesi ispat yükü senetle ispat / tanık yasağı ticari iş karinesi asliye ticaret mahkemesinin görevi itirazın iptali

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1005 E.  ,  2023/4071 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2129 Esas, 2021/1890 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/696 E., 2021/459 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların Kuzey Antik Hediyelik Eşya Ltd. Şti.'nin ortağı olduklarını, müvekkilinin antika eşyalardan anlamadığını, şirkete antika eşya alınması ve satılması için davalıya 20.02.2020 tarihinde 57.500,00 TL, 17.02.2020 tarihinde 100.000,00 TL'yi banka havalesi ile gönderdiğini, davalının eşya alımı gerçekleştirmediği gibi buna ilişkin olarak bilgi ve belge de sunmadığını, müvekkilinin şirket hisselerini davalıya devir ettiğini, bu sebeple davalıya keşide ettiği ihtarname ile şirketin hisselerine ilişkin haklarının da ayrıca saklı kaldığı ihtar edildiğini, davalının böyle bir borcu olmadığını şirket paylarının da ayrıca eşit olarak paylaşıldığını bildirildiğini, alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını, müvekkilinin hesabına havale edilen tutarların havalesinin davacının iddia ettiği gibi müvekkili tarafından antika eşya alınması için değil, davacının müvekkiline olan nakit borcunun ödenmesi amacı ile yapıldığını, davacının başka bir hukuki nedenle yapıldığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlaması gerektiğini,fiili durumun ve yasal karinenin aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispat yükü altında olduğu gibi; bahse konu havalelerin miktarı itibariyle senetle ispat mecburiyetinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine, kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka dekontlarının açıklama kısmında davacı tarafın savını ispat edecek herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı tarafın iddialarını ancak yazılı belgeyle ispat edebileceği ve iddialarını ispat edecek yazılı bir belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, koşulları olmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddeyi dayanak gösterdiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediğini, aralarında ticari iş karinesi olduğunu, kendisine borcunun ödendiğini iddia eden tarafın bu iddiasını bir borç belgesi veya yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiğini, ticari iş karinesinin davalının iddiası ile şahsi borç ilişkisine dönüştürüldüğünü, bu anlamda görevsizlik kararı verilmesi ve alt ilişkinin irdelenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arafların eşit hisselerle bir şirket kurdukları davacının 30.06.2020 tarihinde hisselerini Alişan Yeşilyurt'a devredildiği hisse devir sözleşmesinde hisse devir bedelini nakden ve tamamen ödediği yazılı olduğu, buna göre davanın taraflarının şirket ortakları olup uyuşmazlığın bir ortak tarafından diğer ortağa gönderilen havale nedeniyle çıktığı anlaşılmakla; ortaklar arasındaki uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesince bakılıp görülmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, somut olayda davacının yaptığı havalenin şirkete mal alımı yapılması için gönderildiğini, davalı tarafından iadesi yapılması gerektiğine yönelik iddialarını yazılı delillerle ispatı gerektiği, havalelerde herhangi bir açıklama bulunmadığı, yasal karinenin mevcut borcun ödenmesine ilişkin olduğu, tanıkla ispatı mümkün olmayan bir konuda tanık dinlenmesine davalının muvafakati olmadığı anlaşılmakla tanık deliline başvurulamayacağı, davacının karinenin aksini havale tutarının şirkete mal alımı için gönderildiğini, iadesi gerektiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, yemin deliline dayanılıp mahkemece hatırlatılmamış ise de bu hususun istinafda ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya gönderilen havalenin niteliği hususunda toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.