6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Klüp sigortasından kaynaklanan tazminat davasında MÖHUK 46 yetkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1002 E. 2021/1964 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: SigortaSorumluluk sigortaları

Davacının nitelemesi: Milletlerarası yetki itirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetki öncelikle MÖHUK'un 41-46. maddelerindeki özel yetki kurallarına göre belirlenir; uyuşmazlık bu özel kuralların kapsamına giriyorsa yetki münhasıran o kural çerçevesinde tespit edilir, genel yetki kuralına (MÖHUK m.40) ancak özel kural kapsamına girmeyen hallerde başvurulur. Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde (MÖHUK m.46) Türk mahkemesinin yetkili olabilmesi, sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunmasına bağlıdır; poliçenin yurt dışında düzenlendiği ve sigortacının Türkiye'de şube/acentesinin bulunduğu ispatlanamadığı hallerde Türk mahkemesi yetkisiz kalır. Sigorta sözleşmesine taraf olmayan üçüncü kişiler (örn. halef sigortacı), poliçedeki tahkim kaydıyla bağlı değildir. TTK 1478. maddedeki doğrudan talep hakkı, hangi mahkemede dava açılacağı hususunu değil, kime karşı talep ileri sürülebileceğini düzenler; bu nedenle milletlerarası yetkiyi tek başına belirleyici kılmaz.

Ele alınan sorunlar

Milletlerarası yetkinin MÖHUK 46. maddeye göre belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, davalı donatan ve işleten şirketin yerleşim yerinin İstanbul olduğunu, HMK m.7 uyarınca dava davalılardan birinin ikametgahında açıldığından mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşımada kullanılan geminin yükleme yerinin Rusya, varış yerinin Lübnan, battığı yerin Kırım olması ve taşımanın klüp sigortacısının yurt dışında bulunması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Bu durumda yetki itirazı 5718 sayılı MÖHUK'a göre tespit edilmelidir. Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde öncelikle MÖHUK'un 41 ila 46. maddelerindeki özel yetki kurallarına bakılması gerekir; uyuşmazlık bu özel kuralların kapsamına giriyorsa yetki münhasıran o kural çerçevesinde belirlenir, genel yetki kuralına (m.40) ancak özel kural kapsamına girmeyen hallerde başvurulur. Davacının tazminat talebi, davalı ile donatan arasındaki klüp sigortasına dayandığından yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddesine göre belirlenmelidir. Bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde yetkili mahkeme, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Sigorta poliçesini düzenleyen şirket yurt dışında mukim olduğundan, mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Davalı sigorta şirketinin İngiltere'de bulunması ve poliçenin Türkiye'de düzenlendiğinin ispatlanamamış olması nedeniyle MÖHUK 46. maddeye göre Türk mahkemesinin yetkisi bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sigorta sözleşmesine taraf olmayan davacı yönünden poliçedeki tahkim kaydının bağlayıcılığı → kabul

Gerekçe: Poliçede tahkim kaydı bulunmakta ise de, davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı yük ilgilileri, gemi maliki ile davalı sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmadıklarından, poliçede yer alan tahkim kaydı davacıyı bağlamamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 1478 uyarınca doğrudan talep hakkının yetkiyi etkilemediği → ret

İddia: Davacı vekili, TTK 1478. madde gereğince zararın doğrudan sigortacıdan tahsil edilebileceğini, bu nedenle davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1478. maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının bu hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkindir; bu düzenleme somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat taleplerinde MÖHUK 46. maddeye göre yetkinin sigortacının Türkiye'deki şube/acente varlığına bağlı olduğu, poliçeye taraf olmayan halef sigortacının tahkim kaydıyla bağlı olmadığı ve TTK 1478'in yetkiyi etkilemediği yönündeki değerlendirmeler açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde, sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi MÖHUK 46. madde uyarınca yetkilidir; bu koşul gerçekleşmediğinde Türk mahkemesi yetkisizdir.
Dava şartı
milletlerarası yetki

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki MÖHUK 46 klüp sigortası (P&I sigortası) tahkim kaydının bağlayıcılığı TTK 1478 doğrudan talep hakkı yabancılık unsuru

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1002

KARAR NO 2021/1964

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/03/2021

NUMARASI 2020/280 Esas 2021/186 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından sigortalanan dökme buğday yükünün donatanının ... Ltd, işleteninin ... Ltd. Şti. olduğu ... IMO numaralı ... bayraklı ... gemisine yüklendiğini, daha sonrada geminin tahliye limanı olan Trablus/Lübnan’a doğru seferine başladığını, ancak 29/07/2018 tarihinde Kırım açıklarında Karadeniz’de battığını ve yükün tam zayi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin 819.705,52-USD tutarındaki sigorta tazminatı ödemesini sigorta ettiren yük ilgililerine yaptığını, ... gemisinin donatanı olan ... Ltd’nin sigorta poliçesi kapsamında koruma ve tazmin sigortacısı olan ... Ltd tarafından sigortalandığını, sigorta poliçesinin 28/05/2017 ve 28/05/2018 tarihleri arasında geçerli olduğunu, müvekkilinin davaya konu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ...

Limited Şirketi’nin Lodestar’ın ad ve hesabına işlem yaptığını ve husumet ehliyetine havi olduğunu belirterek müvekkili tarafından sigortalıya ödenen tazminat tutarı olan toplam 819.705,12-USD'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 2018/277 esas sırasında ... gemisinin donatanı olan ... Ltd, gemi işleteni ... Ltd. Şti. ve davalı ... hakkında açılan davada 09/09/2020 tarihli tefrik kararı ile davalı ... ile ilgili davanın tefrikine karar verilerek davalı ... yönünden mahkemenin 2020/280 esas sırasında yargılama devam edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu ihtilafın Türkiye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davaya konu ... gemisinin ... bayraklı olduğunu, gemi donatanı da ... unvanlı bir yabancı şirket olduğunu, davacının Türk Mahkemelerinde Türk Hukukuna göre dava açamayacağını, müvekkilinin İngiltere’de mukim olup ... sigorta poliçesi uyarınca ihtilaflara İngiliz Hukukunun uygulanacağını ve Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı şirketin yabancı olup, yabancılık teminatı yatırmak zorunda olduğunu, davacının aktif husumetini ispatlayamadığını, müvekkili şirketin pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirkete doğrudan dava açılamayacağını, davacının ... klüpten doğan tazminat talep edemeyeceğinin Yargıtay kararları ve Türk doktrini ile ortada olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davacının yabancılık teminatı yatırmasına karar verilmesini, davanın uygulanacak hukuk ve yetki bakımından, aktif veya pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, herhalde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davacı ile davalının yurtdışında bulunmaları, taşımaya konu olan ... gemisinin yabancı bayraklı olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanuna göre tespit edilmesi gerektiği, sigorta poliçesi örneğinden ... gemisinin davalı ... Ltd tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurtdışında düzenlendiği, davalı tarafça sigorta poliçesindeki yetki klozuna göre uyuşmazlığın çözümünde Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de söz konusu yetki şartının poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkemenin MÖHUK 46.maddesine göre belirlenmesi gerektiği, davacının tazminat talebinin, davalı ile gemi donatanı arasındaki sorumluluk sigortasına dayandığını, sigorta poliçesini düzenleyen ...

Limited yurt dışında mukim bir şirket olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesinin sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, ... gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin İngiltere/Londra bulunmakta olup sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinden MÖHUK 46.maddesine göre iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisinin bulunmadığı, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu İngiltere/Londra mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Türk Ticaret Kanunu 1478. maddesinde zararın doğrudan sigortacıdan tahsil edilebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yabancı tacirler nam ve hesabına Türkiye'de işlem yapanların acentelik hükümlerine tabi olduğunu, TTK m.105/2 uyarınca asillere izafeten acentelere dava açılabileceğini, bu çerçevede ... şirketinin davalının acentesi olduğu ve husumet ehliyetine sahip bulunduğunu, davalı Donatan ile diğer davalı işleten şirketin yerleşim yerinin Beyoğlu- İstanbul olduğunu, HMK m.7 uyarınca dava davalılardan birinin ikametgahında açıldığından mahkemenin yetkili olduğunu, dosyaya sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, ödediği tazminat tutarı nispetinde tazminat talep ve dava haklarına halef olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalıdan tazminini istemesinin kanundan kaynaklanan bir hak olduğunu, davalı donatanın Türkiye'de bulunmasına rağmen sigortacısının yurt dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Somut olayda; taşımada kullanılan gemi ..., emtianın yükleme yerinin Rusya, varış yerinin Tripoli/Lübnan, geminin battığı yerin Kırım olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Taşıma kullanılan gemi maliki ... Ltd., işleteni ... Ltd. Şti'nin adresleri equasis kayıtlarında İstanbul olarak kayıtlıdır. Bununla birlikte ... Ltd.'nin Marshall Adalarında da mukim olduğu görülmektedir.

Diğer taraftan poliçede tahkim kaydı bulunmakta ise de davacı sigorta şirketinin ödeme yaptığı yük ilgilileri, ... Ltd. İle davalı ... Limited arasındaki sigorta sözleşmesine taraf olmamaları nedeniyle poliçede yer alan tahkim kaydı davacıyı bağlamamaktadır. Bu durumda dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun (MÖHUK)'a göre tespit edilmelidir. Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili ne zaman yetkisiz olacağı meselesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46.

maddeler) bakılması gerekir. Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin "özel kuralların" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince "iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları" devreye giderecektir.

(Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, 9. Bası, İstanbul 2021, s.457-461) 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesi olduğu belirterek istisna tanınmıştır. Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki klüp sigortasına dayandırmış olduğundan yetkili mahkeme MÖHUK 46.

maddesine göre belirlenmelidir. Sigorta poliçesini düzenleyen ... Limited yurt dışında mukim olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Taşımanın gerçekleştiği ... gemisinin Klüp sigortacısı olan davalı sigorta şirketi İngiltere'de bulunmakta olup sigorta poliçesinin Türkiye'de düzenlendiği ispatlanamadığından MÖHUK 46.maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Emsal nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E.

2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). Öte yandan, TTK'nın 1478. Maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132486 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2901 E. 2023/7087 K. · Onandı

Yurt dışı sigortacıya karşı Türk mahkemesinin yetkisi (MÖHUK 46)

Gerekçe özeti

Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta yetkili mahkeme 5718 sayılı Kanun'a göre belirlenir. Sigorta poliçesindeki yabancı mahkeme yetki şartı, poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamaz. Sigortacının yurt dışında mukim olduğu hâllerde, sigorta sözleşmesinden doğan dava bakımından Türk mahkemesinin yetkili olması poliçenin sigortacının Türkiye'deki şubesi veya acentesi tarafından düzenlenmiş olmasına bağlıdır; poliçe yurt dışında düzenlenmişse Türk mahkemesi yetkili olmayıp davalının faaliyet merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir ve dava usulden reddedilir.

Emsal değeri

Yurt dışında düzenlenmiş sorumluluk sigortası poliçesinde Türk mahkemesinin yetkisinin poliçenin Türkiye'deki şube/acente tarafından düzenlenmesi koşuluna bağlı olduğu ve poliçedeki yetki şartının poliçe tarafı olmayan davacıyı bağlamadığı yönündeki holding, Yargıtay'ca onanmakla bağlayıcı emsal değeri taşır.

Kavramlar: yabancılık unsuru milletlerarası yetki yetki şartı (yetki klozu) sorumluluk sigortası doğrudan dava hakkı koruma ve tazmin (P&I) sigortası halefiyet

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/2901 E.  ,  2023/7087 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1002 Esas-2021/1964 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

( Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2020/280 E., 2021/186 K.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalanan dökme buğday yükünün donatanının Anda Maritime Co Ltd, işleteninin Adnan Denizcilik Ticaret ve Limited Şirketi olduğu 8027638 IMO numaralı Togo bayraklı M/V Anda gemisine yüklendiğinini ve geminin tahliye limanı olan Trablus/Lübnan’a doğru seferine başladığını ancak 29.07.2018 tarihinde Kırım açıklarında Karadeniz’de battığını ve yükün tam ziya olduğunu, bu nedenle müvekkilinin 819.705,52 USD tutarındaki sigorta tazminatını sigorta ettiren yük ilgililerine ödediğini, M/V Anda gemisinin donatanı olan Anda Maritime Co Ltd’nin sigorta poliçesi kapsamında koruma ve tazmin sigortacısı olan Lodestar Marine Ltd tarafından sigortalandığını, sigorta kapsamının 28.05.2017 ve 28.05.2018 tarihleri arasında geçerli olduğunun anlaşıldığını, davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 819.705,12 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ihtilafın Türkiye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davaya konu Anda gemisinin Togo bayraklı olduğunu, gemi donatanı da Anda Maritime Co unvanlı bir yabancı şirket olduğunu, davacının Türk Mahkemelerinde Türk Hukukuna göre dava açamayacağını, müvekkilinin İngiltere’de mukim olup P&I sigorta poliçesi uyarınca ihtilaflara İngiliz Hukukunun uygulanacağını ve Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının aktif husumetini ispatlayamadığını, müvekkili şirketin pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkili şirkete doğrudan dava açılamayacağını, davacının P&I klüpten doğan tazminat talep edemeyeceğinin Yargıtay kararları ve Türk doktrini ile ortada olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalının yurtdışında bulunmaları, taşımaya konu olan M/V Anda gemisinin yabancı bayraklı olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (5718 sayılı Kanun) göre tespit edilmesi gerektiği, sigorta poliçesi örneğinden M/V Anda gemisinin davalı Lodestar Marine Ltd tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurtdışında düzenlendiği, davalı tarafça sigorta poliçesindeki yetki klozuna göre uyuşmazlığın çözümünde Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de söz konusu yetki şartının poliçenin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, davacının tazminat talebinin, davalı ile gemi donatanı arasındaki sorumluluk sigortasına dayandığını, sigorta poliçesini düzenleyen Lodestar Marine Limited yurt dışında mukim bir şirket olduğundan dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesinin sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, M/V Anda gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin İngiltere/Londra bulunmakta olup sigorta poliçesi de yurt dışında düzenlendiğinden anılan Yasa hükmüne göre iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisinin bulunmadığı, davalının faaliyet merkezinin bulunduğu İngiltere/Londra mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesinde, zararın doğrudan sigortacıdan tahsil edilebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle davalının haklarındaki dava tefrik edilen diğer davalılarla birlikte zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yabancı tacirler nam ve hesabına Türkiye'de işlem yapanların acentelik hükümlerine tabi olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asillere izafeten acentelere dava açılabileceğini, bu çerçevede Onur Marin Denizcilik şirketinin davalının acentesi olduğu ve husumet ehliyetine sahip bulunduğunu, davalı Donatan ile diğer davalı işleten şirketin yerleşim yerinin Beyoğlu- İstanbul olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 7 inci maddesine göre dava, davalılardan birinin ikametgahında açıldığından mahkemenin yetkili olduğunu, dosyaya sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, ödediği tazminat tutarı nispetinde tazminat talep ve dava haklarına halef olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalıdan tazminini istemesinin kanundan kaynaklanan bir hak olduğunu, davalı donatanın Türkiye'de bulunmasına rağmen sigortacısının yurt dışında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş bu davaya konu talep bakımından Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ıncı maddesi.

3. 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.