Limited şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5240 E. 2015/7522 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün azli↗ şirket müdürünün azli↗ şirket müdürlüğü↗ hakkın kötüye kullanılması↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ oy yasağı↗ limited şirket↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2015/5240 E. , 2015/7522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2011/4-2012/812
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2011/4-2012/812 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı şirketin 1 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalının davalı şirketin diğer ortağı oldup aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, davalı müdürün şirketi iyi yönetemediğini, şirkete zarar uğrattığını, vergi, SSK, kredi borçlarını ve ticaret odasına olan aidat boçlarını ödemediği gibi ana sözleşmede belirtilen faaliyet dışında faaliyette bulunduğunu ileri sürerek davalı müdürün haklı nedenle azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı H.. U..'ın davalı şirketin 1.499,975 TL sermeye payına karşılık gelen 59.999 adet payına, davacının ise şirketin 25 TL sermeye payına karşılık gelen 1 adet payına sahip olduğunu, 1 paya sahip davacının beyanlarının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, gerçekte şirketin 178.000 TL vergi ve 384.000 TL SGK borcu bulunduğunu, şirket lehine İşbankası tarafından kullandırılan kredinin tamamen geri ödendiğini, şirket müdürünün ana sözleşme hükümlerini ihlal ettiği yolundaki iddialarının doğru olmadığını, davalı şirketin sahip olduğu öz varlığının ödenilmiş sermayesinin çok üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı H.. U..'ın 24.01.2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan karar ile 5 yıl süreyle şirket müdürlüğüne atandığı ve o tarihten itibaren bu görevini yürüttüğü, davalı H.. U..'ın 6762 Sayılı TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 162. maddesi uyarınca müdürlükten azlini gerektirecek haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmadığı, davalının müdürlük yaptığı dönemde şirket satışları, kârı ve öz kaynaklarının artmış olduğu, ayrıca şirkette 1 paya sahip olan davacının bu davayı açmasının da TMK'nın 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı şirket müdürüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı diğer iddialarının yanında davalı müdürün şirkette çalışmayan kişileri sigortalı olarak gösterdiği, bu nedenle davalı müdür'ün Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/151 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürmüş ve delil olarak bu dava dosyasına dayanmışsa da mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, davacının delil olarak sunduğu Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/251 Esas sayılı dava dosyası getirtilip, zaman itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 543. Maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 162. Maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaU..'ın 24.01.2008 tarihinde yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan karar ile 5 yıl süreyle «şirket müdürlüğüne» atandığı ve o tarihten itibaren bu görevini yürüttüğü, davalı H..
1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · eksik inceleme · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… reği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının, davalı şirketin 1 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalının davalı şirketin diğer ortağı oldup aynı zamanda «şirket müdürü» olduğunu, davalı müdürün şirketi iyi yönetemediğini, «şirkete zarar» uğrattığını, vergi, SSK, kredi borçlarını ve ticaret odasına olan aidat boçlarını ödemediği gibi ana sözleşmede belirtilen faaliyet dışında faaliyette bulunduğunu …
U..'ın 24.01.2008 tarihinde yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan karar ile 5 yıl süreyle «şirket müdürlüğüne» atandığı ve o tarihten itibaren bu görevini yürüttüğü, davalı H..
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Şirket müdürünün azli davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · temsil yetkisi · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
U..'ın 24.01.2008 tarihinde yapılan «ortaklar kurulu» toplantısında alınan karar ile 5 yıl süreyle «şirket müdürlüğüne» atandığı ve o tarihten itibaren bu görevini yürüttüğü, davalı H..
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13526 E. 2018/4741 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürü · limited şirket · eksik inceleme · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… reği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının, davalı şirketin 1 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalının davalı şirketin diğer ortağı oldup aynı zamanda «şirket müdürü» olduğunu, davalı müdürün şirketi iyi yönetemediğini, «şirkete zarar» uğrattığını, vergi, SSK, kredi borçlarını ve ticaret odasına olan aidat boçlarını ödemediği gibi ana sözleşmede belirtilen faaliyet dışında faaliyette bulunduğunu …
Maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · temsil yetkisi · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · denetime elverişlilik · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu gözetilerek, davacının dayandığı deliller toplanmak ve davacı tarafından ileri sürülen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK 436. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5240 E. , 2015/7522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 18/12/2012
NUMARASI 2011/4-2012/812
Taraflar arasında görülen davada Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2012 tarih ve 2011/4-2012/812 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı şirketin 1 payına sahip ortağı olduğunu, diğer davalının davalı şirketin diğer ortağı oldup aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, davalı müdürün şirketi iyi yönetemediğini, şirkete zarar uğrattığını, vergi, SSK, kredi borçlarını ve ticaret odasına olan aidat boçlarını ödemediği gibi ana sözleşmede belirtilen faaliyet dışında faaliyette bulunduğunu ileri sürerek davalı müdürün haklı nedenle azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı H.. U..'ın davalı şirketin 1.499,975 TL sermeye payına karşılık gelen 59.999 adet payına, davacının ise şirketin 25 TL sermeye payına karşılık gelen 1 adet payına sahip olduğunu, 1 paya sahip davacının beyanlarının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, gerçekte şirketin 178.000 TL vergi ve 384.000 TL SGK borcu bulunduğunu, şirket lehine İşbankası tarafından kullandırılan kredinin tamamen geri ödendiğini, şirket müdürünün ana sözleşme hükümlerini ihlal ettiği yolundaki iddialarının doğru olmadığını, davalı şirketin sahip olduğu öz varlığının ödenilmiş sermayesinin çok üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı H.. U..'ın 24.01.2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında alınan karar ile 5 yıl süreyle şirket müdürlüğüne atandığı ve o tarihten itibaren bu görevini yürüttüğü, davalı H.. U..'ın 6762 Sayılı TTK'nın 543. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 162. maddesi uyarınca müdürlükten azlini gerektirecek haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmadığı, davalının müdürlük yaptığı dönemde şirket satışları, kârı ve öz kaynaklarının artmış olduğu, ayrıca şirkette 1 paya sahip olan davacının bu davayı açmasının da TMK'nın 2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik davanın husumet yönünden reddi gerekirse de, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin davalı şirket yönünden tesis edilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı şirket müdürüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı diğer iddialarının yanında davalı müdürün şirkette çalışmayan kişileri sigortalı olarak gösterdiği, bu nedenle davalı müdür'ün Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/151 Esas sayılı dosyasında yargılandığını ileri sürmüş ve delil olarak bu dava dosyasına dayanmışsa da mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, davacının delil olarak sunduğu Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/251 Esas sayılı dava dosyası getirtilip, zaman itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 543. Maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 162. Maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı H.. U..'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile davalı H.. U.. yönünden tesis edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131744200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz