İcra İnkar Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2835 E. 2015/7582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
izafeten dava↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ mükerrerlik↗ acentelik↗ zayi↗ taşıma sözleşmesi↗ alacak davası↗ husumet yokluğu↗ içtihadı birleştirme kararı↗ taşıyıcı↗ kesin hüküm↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf defterlerine göre 1.561,66 TL alacaklı olduğu, fazla istemin davacı tarafça ispat edilmediği, dava konusu İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12300 esas sayılı dosyasındaki talebin de mükerrer olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10868 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.561,66 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, karşı davanın ise, karşı davada davalı şirketin IATA acentesi olduğu, taşıma işinin A. E. hava yolları ile yapıldığı, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete izafeten dava açılabileceği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir.
Asıl davada davacı, dava dilekçesi ile toplam 2.569,77 TL'nin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 1.561,66 TL'lik kısım üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup kabul edilen miktar, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacının karşı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında zayi olduğu iddiasına dayalı olup mahkemece, davalının IATA acentesi olduğu, kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında düzenlenen, 16.02.2011 tarihli, taşıma sözleşmesinde, davalının taşıyıcı olarak imzasının bulunduğu ve taşıyıcı olarak sorumluluklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece anılan sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davalının IATA acentesi olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın, bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/897 E. 2012/7731 K.
Ortak:acentelik · taşıyıcı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaE. hava yolları ile yapıldığı, «acenteye» karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete «izafeten» dava açılabileceği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Davalı-karşı davacının karşı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «zayi» olduğu iddiasına dayalı olup mahkemece, davalının IATA «acentesi» olduğu, kendisine doğrudan «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece anılan sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davalının IATA «acentesi» olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın «husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın, bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ce, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davanın uluslararası hava yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin IATA «acentesi» olup, IATA acentelerinin kendilerine «yetki» vermiş hava yolu işletmelerini «temsilen» hareket etmesi nedeniyle bu taşıma nedeniyle davalıya doğrudan dava açılamayacağı, gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının «üst taşıyıcı» olduğunu ileri sürerek «navlun faturası» ve diğer delillere dayanmış, davalı ise üst taşıyıcı olmadığını, dava dışı Lufthansa Kargo A.Ş.'nin «acentesi» olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · üst taşıyıcı · navlun faturası · acente · navlun · yetki · temsil
Benzer bu karardaBu durumda ve dosya içerisindeki «navlun faturasının» davalı tarafından düzenlenmesi karşısında, mahkemece «hava taşıması» alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, hava taşıması alanında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre, davalının «acente» olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının «üst taşıyıcı» olduğunu ileri sürerek «navlun faturası» ve diğer delillere dayanmış, davalı ise üst taşıyıcı olmadığını, dava dışı Lufthansa Kargo A.Ş.'nin «acentesi» olduğunu savunmuştur.
… ce, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davanın uluslararası hava yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin IATA «acentesi» olup, IATA acentelerinin kendilerine «yetki» vermiş hava yolu işletmelerini «temsilen» hareket etmesi nedeniyle bu taşıma nedeniyle davalıya doğrudan dava açılamayacağı, gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 198.561,00 TL'nin 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2835 E. , 2015/7582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/11/2014
NUMARASI 2014/894-2014/426
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2014 tarih ve 2014/894-2014/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bir kısım taşımalara ilişkin navlun bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için iki ayrı icra takibi başlattıklarını ancak davalının bu takiplere haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek her iki icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada davacıya borcu olmadığını, mükerrer icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da davalı taraf taşınmak üzere teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmediği gibi kendilerine de iade edilmediğini savunarak zayi olan emtia bedeli 3.965 USD karşılığı 7.200 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davalı vekili, davalının IATA acentesi olup karşı davada kendilerine doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf defterlerine göre 1.561,66 TL alacaklı olduğu, fazla istemin davacı tarafça ispat edilmediği, dava konusu İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12300 esas sayılı dosyasındaki talebin de mükerrer olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10868 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.561,66 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, karşı davanın ise, karşı davada davalı şirketin IATA acentesi olduğu, taşıma işinin A. E. hava yolları ile yapıldığı, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete izafeten dava açılabileceği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen Ek-madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2014 yılı için 1.890,00 TL'dir.
Asıl davada davacı, dava dilekçesi ile toplam 2.569,77 TL'nin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 1.561,66 TL'lik kısım üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup kabul edilen miktar, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacının karşı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında zayi olduğu iddiasına dayalı olup mahkemece, davalının IATA acentesi olduğu, kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında düzenlenen, 16.02.2011 tarihli, taşıma sözleşmesinde, davalının taşıyıcı olarak imzasının bulunduğu ve taşıyıcı olarak sorumluluklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece anılan sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davalının IATA acentesi olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın, bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının, asıl davaya yönelik, temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının, karşı davaya yönelik, temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davaya ilişkin kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131718100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz