Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/897 E. 2012/7731 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava taşıması↗ üst taşıyıcı↗ navlun faturası↗ acente↗ navlun↗ acentelik↗ taşıyıcı↗ yetki↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davanın uluslararası hava yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin IATA acentesi olup, IATA acentelerinin kendilerine yetki vermiş hava yolu işletmelerini temsilen hareket etmesi nedeniyle bu taşıma nedeniyle davalıya doğrudan dava açılamayacağı, gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
Dava, havayolu taşımasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının üst taşıyıcı olduğunu ileri sürerek navlun faturası ve diğer delillere dayanmış, davalı ise üst taşıyıcı olmadığını, dava dışı Lufthansa Kargo A.Ş.'nin acentesi olduğunu savunmuştur. Bu durumda ve dosya içerisindeki navlun faturasının davalı tarafından düzenlenmesi karşısında, mahkemece hava taşıması alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, hava taşıması alanında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre, davalının acente olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2835 E. 2015/7582 K.
Ortak:acentelik · taşıyıcı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ce, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davanın uluslararası hava yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin IATA «acentesi» olup, IATA acentelerinin kendilerine «yetki» vermiş hava yolu işletmelerini «temsilen» hareket etmesi nedeniyle bu taşıma nedeniyle davalıya doğrudan dava açılamayacağı, gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının «üst taşıyıcı» olduğunu ileri sürerek «navlun faturası» ve diğer delillere dayanmış, davalı ise üst taşıyıcı olmadığını, dava dışı Lufthansa Kargo A.Ş.'nin «acentesi» olduğunu savunmuştur.
Benzer bu karardaE. hava yolları ile yapıldığı, «acenteye» karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete «izafeten» dava açılabileceği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Davalı-karşı davacının karşı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «zayi» olduğu iddiasına dayalı olup mahkemece, davalının IATA «acentesi» olduğu, kendisine doğrudan «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece anılan sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davalının IATA «acentesi» olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın «husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın, bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:izafeten dava · mükerrerlik · zayi · taşıma sözleşmesi · alacak davası · husumet yokluğu · e-defter
Benzer bu karardaE. hava yolları ile yapıldığı, «acenteye» karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete «izafeten» dava açılabileceği gerekçesiyle «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf «defterlerine» göre 1.561,66 TL alacaklı olduğu, fazla istemin davacı tarafça ispat edilmediği, dava konusu İstanbul 32.
İcra Müdürlüğü'nün 2012/12300 esas sayılı dosyasındaki talebin de «mükerrer» olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 32.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/897 E. , 2012/7731 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/11/2010 tarih ve 2006/439-2010/2353 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ..., müvekkili şirketin davalı ile hava yolu nakliye anlaşması yaptığını ve bu anlaşma uyarınca da İngiltere'deki firmadan malzemeleri sipariş ettiğini, davalı şirket tarafından malzemelerin 10.12.2005 tarihinde İstanbul'a geleceğinin bildirilmesine rağmen ancak 18.12.2005 günü İstanbul'da olabileceğinin bildirildiğini, maliyetler göze alındığında karayolu nakliyesinin, havayolu nakliye fiyatlarının yaklaşık 1/3'üne yapıldığını, malzemelerin hızlı gelmesini isteyen firmaların da üç kat daha fazla para ödeyip hava yolu nakliyesini tercih ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin havayolu nakliyesi ile karayolu nakliyesi arasındaki bedel farkı kadar maddi zarara uğraması nedeniyle şimdilik 1.250 TL'nın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., dava konusu uyuşmazlığa konu taşıma işinde müvekkili şirketin acente sıfatı ile hareket ettiğini, taşıma işini Lufthansa Kargo firmasının yaptığını, müvekkilinin IATA acentesi olduğunu, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davanın uluslararası hava yoluyla eşya taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin IATA acentesi olup, IATA acentelerinin kendilerine yetki vermiş hava yolu işletmelerini temsilen hareket etmesi nedeniyle bu taşıma nedeniyle davalıya doğrudan dava açılamayacağı, gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
Dava, havayolu taşımasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalının üst taşıyıcı olduğunu ileri sürerek navlun faturası ve diğer delillere dayanmış, davalı ise üst taşıyıcı olmadığını, dava dışı Lufthansa Kargo A.Ş.'nin acentesi olduğunu savunmuştur. Bu durumda ve dosya içerisindeki navlun faturasının davalı tarafından düzenlenmesi karşısında, mahkemece hava taşıması alanında uzman bir bilirkişiden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, hava taşıması alanında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamayan, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre, davalının acente olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058651200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz