Feragat nedeniyle davanın reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5707 E. 2015/7420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat nedeniyle davanın reddi↗ temsil yetkisi↗ şirket müdürlüğü↗ hmk 307↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ davadan feragat↗ ipotek↗ feragat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketi münferit imzası ile temsil ve iltizama yetkili müdürlerden olan S. W.'nin 18/03/2014 tarihli dilekçesi ile şirket menfaatleri yönünden HMK. 307 uyarınca davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacının usulüne uygun feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketi temsilen münferit yetkili müdürlerden S. W.'nin karşılığı olmaksızın davalı şirket taşınmazları üzerine davalı adına ipotek tesis etmesi nedeniyle açılan muvazaaya dayalı ipoteğin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, şirketin münferit temsile yetkili müdürü olan dava dışı Streffen Westhelle tarafından şirket adına açılan davadan feragat edildiği, şirketin temsil yetkisi kapsamında ve usulüne uygun yapılmış bir feragat bildirimi olduğu ve geçerli olduğu gerekçesiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de feragat dilekçesinin ekinde yer alan 09.06.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan şirket ana sözleşmesinde yer alan düzenlemeye göre S.W. K.C. ve J. A.'in şirket müdürü olarak şirketi tek başlarına temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. L. şirket genel kurulu bir karar organıdır. Kanunda açıklık bulunmamakla beraber olağanüstü işlerde karar verme yetkisi genel kurula aittir. Normal ve günlük işlerde karar verme yetkisi şirket müdürlerinindir.
6102 sayılı TTK’nun 629/1. maddesi uyarınca limited ortaklık müdürlerinin haiz oldukları temsil yetkisinin kapsam ve sınırı hakkında, anonim ortaklık yönetim kuruluna dair hükümler kıyas yoluyla uygulanır. L. ortaklık müdürleri, ortaklığın maksat ve işletme konusu içine giren ve temsil ile bağdaşan işlemleri yapabilir. Bunun dışında kalan hallerde ancak genel kuruldan izin alınarak işlem yapılabilir. Somut olayda davalı lehine şirket taşınmazları üzerine tesis edilen ipoteklerin yolsuz olduğu iddia edilmektedir. Bir şirket müdürü iradesiyle şirket adına söz konusu ipotaklerin terkini istemiyle dava açarken, diğer bir şirket müdürü tarafından bu davadan feragat edilmiştir. Böylece, şirketi tek başına temsile yetkili müdürler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş aykırılığı oluşmuş bulunmaktadır. Bu durumda, somut olayın özellikleri de dikkate alınıp davanın akibeti yönünden ortaklar kurulu kararı bulunmadan şirket adına açılan davadan feragat edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12054 E. 2016/6142 K.
Ortak:feragat nedeniyle davanın reddi · muvazaa · şirket müdürü · davadan feragat · feragat · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, şirketin münferit «temsile» yetkili müdürü olan dava dışı Streffen Westhelle tarafından şirket adına açılan «davadan feragat» edildiği, şirketin «temsil yetkisi» kapsamında ve usulüne uygun yapılmış bir feragat bildirimi olduğu ve geçerli olduğu gerekçesiyle «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
307 uyarınca «davadan feragat» ettiği gerekçesiyle davacının usulüne uygun «feragati nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
Bir «şirket müdürü» iradesiyle şirket adına söz konusu ipotaklerin «terkini» istemiyle dava açarken, diğer bir şirket müdürü tarafından bu «davadan feragat» edilmiştir.
Benzer bu karardaBir «şirket müdürü» iradesiyle şirket adına söz konusu taşınmaz satışının «muvazalı» olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescili için dava açılırken diğer bir şirket müdürü tarafından bu «davadan feragat» edilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 629 (Mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi) uyarınca «limited şirket müdürlerinin» haiz oldukları «temsil» «yetkisinin» kapsam ve sınırı hakkında, anonim ortaklık yönetim kuruluna dair olan 6102 sayılı TTK'nın 371 ( mülga 6762 sayılı TTK'nın 321.) madde hükmü aynen uygulanır.
Mahkemece, «feragat nedeniyle davanın reddine» dair verilen kararı ise davacı şirket adına «şirket müdürü» ... tarafından vekil tayin edilen Avukat ... temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · limited şirket müdürü · şirket zararı · limited şirket · ibraz
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK’nın 629 (Mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi) uyarınca «limited şirket müdürlerinin» haiz oldukları «temsil» «yetkisinin» kapsam ve sınırı hakkında, anonim ortaklık yönetim kuruluna dair olan 6102 sayılı TTK'nın 371 ( mülga 6762 sayılı TTK'nın 321.) madde hükmü aynen uygulanır.
Dava, «limited şirket» müdürünün «yetkisini» aşarak şirkete ait tek taşınmazı «muvazalı» olarak davalı şirkete devrettiği iddiasıyla tapu iptali ve tescili, mümkün olmaması halinde taşınmazın gerçek değerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının kayıtız ve şartsız olarak açtığı davadan vazgeçtiği gerekçesiyle HMK'nın 307. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş ise de davacı şirket ... ve ... olmak üzere iki ortaklı «limited şirkettir».
İşbu davada davacı şirkete ait tek taşınmazın şirket ortağı ... tarafından daha önce ortağı olduğu, halen kardeşi ...'in ortağı bulunduğu davalı şirkete satışının «muvazalı» olduğu, değerinin çok altında usulsüz bir şekilde satıldığı, davacı «şirketin zarara» uğratıldığı iddia edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13685 E. 2014/3313 K.
Ortak:şirket müdürü · terkin · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaA.'in «şirket müdürü» olarak şirketi tek başlarına «temsil» ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK’nun 629/1. maddesi uyarınca limited ortaklık müdürlerinin haiz oldukları «temsil» «yetkisinin» kapsam ve sınırı hakkında, anonim ortaklık yönetim kuruluna dair hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Bir «şirket müdürü» iradesiyle şirket adına söz konusu ipotaklerin «terkini» istemiyle dava açarken, diğer bir şirket müdürü tarafından bu «davadan feragat» edilmiştir.
Benzer bu karardaY..'nun «temsil yetkisinin kaldırılması» için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi «kaydının» «terk» durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M..
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin davacıyla birlikte şirketi münferiden «temsil» etmek üzere «şirket müdürü» seçilen M..
Y.. gibi münferiden şirketi «temsil» «yetkisinin» bulunduğu, Adana 6.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · temsil yetkisinin kaldırılması · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaY..'nun «temsil yetkisinin kaldırılması» için yeterli görülmediği, davalı şirketin vergi «kaydının» «terk» durumunda olduğu, şirketin fiilen faal olmadığı, davalının temsil yetkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir davranışının ispat edilmediği, davacının da davalı M..
Bu durumda, mahkemece davacı ve davalının şirketi «müştereken temsil» etmeleri gerektiği davacı ve şirketin diğer müdürünün ortak hareket edemediğinin anlaşılması halinde şirketin çalışamaz hali geleceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5707 E. , 2015/7420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FETHİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2014
NUMARASI 2013/244-2014/136
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2013/244-2014/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik olarak okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirketin M İli F İlçesi G Beldesi .. ada .. parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu olan .. blok ..ve A blok .. no.lu bağımsız bölümlerin malikleri olduğunu, davalının müvekkil şirket'e borç vereceğinden bahisle taşınmazlar üzerine davalı lehine ipotek konulduğunu, ancak davalı tarafından şirkete borç verilmediği ve doğmamış alacaklarla ilgili konulan ipoteğin yolsuz olduğunu, davalının şirketi temsile münferiden yetkili S. W.'nin babası olduğu, bu sonucun şirket müdürünün muvazaası nedeniyle ortaya çıktığını ileri sürerek söz konusu ipoteğin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; cevap dilekçesini sunmak için süre uzatım talebinde bulunmuş, ancak cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketi münferit imzası ile temsil ve iltizama yetkili müdürlerden olan S. W.'nin 18/03/2014 tarihli dilekçesi ile şirket menfaatleri yönünden HMK. 307 uyarınca davadan feragat ettiği gerekçesiyle davacının usulüne uygun feragati nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketi temsilen münferit yetkili müdürlerden S. W.'nin karşılığı olmaksızın davalı şirket taşınmazları üzerine davalı adına ipotek tesis etmesi nedeniyle açılan muvazaaya dayalı ipoteğin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, şirketin münferit temsile yetkili müdürü olan dava dışı Streffen Westhelle tarafından şirket adına açılan davadan feragat edildiği, şirketin temsil yetkisi kapsamında ve usulüne uygun yapılmış bir feragat bildirimi olduğu ve geçerli olduğu gerekçesiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de feragat dilekçesinin ekinde yer alan 09.06.2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan şirket ana sözleşmesinde yer alan düzenlemeye göre S.W.
K.C. ve J. A.'in şirket müdürü olarak şirketi tek başlarına temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. L. şirket genel kurulu bir karar organıdır. Kanunda açıklık bulunmamakla beraber olağanüstü işlerde karar verme yetkisi genel kurula aittir. Normal ve günlük işlerde karar verme yetkisi şirket müdürlerinindir.
6102 sayılı TTK’nun 629/1. maddesi uyarınca limited ortaklık müdürlerinin haiz oldukları temsil yetkisinin kapsam ve sınırı hakkında, anonim ortaklık yönetim kuruluna dair hükümler kıyas yoluyla uygulanır. L. ortaklık müdürleri, ortaklığın maksat ve işletme konusu içine giren ve temsil ile bağdaşan işlemleri yapabilir. Bunun dışında kalan hallerde ancak genel kuruldan izin alınarak işlem yapılabilir. Somut olayda davalı lehine şirket taşınmazları üzerine tesis edilen ipoteklerin yolsuz olduğu iddia edilmektedir. Bir şirket müdürü iradesiyle şirket adına söz konusu ipotaklerin terkini istemiyle dava açarken, diğer bir şirket müdürü tarafından bu davadan feragat edilmiştir. Böylece, şirketi tek başına temsile yetkili müdürler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş aykırılığı oluşmuş bulunmaktadır.
Bu durumda, somut olayın özellikleri de dikkate alınıp davanın akibeti yönünden ortaklar kurulu kararı bulunmadan şirket adına açılan davadan feragat edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131695700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz