Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12501 E. 2015/9623 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat nedeniyle davanın reddi↗ zamanaşımı defi↗ davadan feragat↗ feragat↗ maddi ve manevi tazminat↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nın 62. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davalı M.. T..'in azledildiği 2005 tarihinden 17.08.2010 dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, bunun aksi düşünülse bile davacının iddiasını ispatlayamadığı, 08.04.2005 tarihli azilnameden yıllar sonra dava açılmasının TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davalı A. A.Ş. yönünden davadan feragat edildiği gerekçesiyle, davalı A.A.Ş. yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı N.. T.. ve M. T.vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 126/5 maddesine göre zamanaşımı süresi 5 yıl olduğu halde, somut olayda uygulanma yeri bulunmayan BK'nun 62. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek, tarafların iddia, savunma, itirazları üzerinde durulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, bir taraftan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği belirtilip, diğer taraftan zamanaşımı defi nedeniyle delillerin incelenmesinin gereksiz olacağı açıklanıp, bilahare davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davacı taraf davalı A. A.Ş. yönünden davadan feragat etmiş, anılan davalı vekili de 15.09.2010 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle davacı taraftan vekalet ve yargılama ücreti talep etmediklerini belirttiği halde, mahkemece davalı A.A.Ş. yararına vekalet ücreti verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline davalı N.. T.. ve M.. T.. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8091 E. 2011/14139 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletnamede yetki · yetkisiz temsil · menfi tespit davası · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · tespit davası · genel kredi sözleşmesi · kefil
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kredi sözleşmesinin» «müşterek borçlu müteselsil kefili» olan davalıdan kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Mahkemesi'nde «menfi tespit davası» açıldığı, anılan Mahkemenin 14.11.2007 gün 2007/299-418 esas ve karar sayılı ilamıyla o davanın reddine karar verildiği dosya kapsamı ile sabit olup, davalının açmış olduğu o davada verilecek kararın işbu davanın sonucunu, özellikle davaya dayanak yapılan «vekaletnamenin yetki» açısından kapsamının belirlenmesi konusunda, doğrudan etkileyeceği kuşkusuzdur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davaya konu «kredi sözleşmesi» imzalanmadan önce vekalet ile yetkili kılınan dava dışı...ın 20.06.2006 tarihli «ihtarname» ile azledildiği, azilnamenin...a tebliğ edildiği, kredi sözleşmesinin ise 29.03.2007 tarihinde düzenlendiği, kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte «kefil» olan davalı adına imza «yetkisini» kullanan...ın, anılan azilname uyarınca davalı ... «temsile» yetkisinin bulunmadığı, «yetkisiz temsilci» tarafından yapılan işlemlere sonradan izin verildiğinin de ispatlanmadığı, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmeden davalı şirket sorumlu tutulamayacağı …
Yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirket «temsilcisi» tarafından yetkili kılınıp daha sonra azledilen dava dışı...ın davalı şirket adına «kefil» sıfatı ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» davalı ... bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmakta olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12501 E. , 2015/9623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ GAZİANTEP (KAPATILAN) 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/03/2014
NUMARASI 2013/12-2014/155
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep (Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2013/12-2014/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı N.. T.. ve M.. T.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. S.. F.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesaplarının bulunduğunu, davalı M. M. T.'e davacı şirket yetkilisinin vekaletname verdiğini, vekaletin bankalar aracı kılınarak amacı dışında kullanıldığını, bilgi ve rızaları olmadan hesaplar açılıp, ödemeler yapıldığını, dekontlarda davacı şirket yetkilisinin imzasının olmadığını, şirket hesabındaki paraların davalı Metin Toker ve eşi olan N.. T..'in hesaplarına aktarıldığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan davalı İş Bankası yönünden maddi tazminat talebini ıslah dilekçesiyle yükseltmiş, davalı A. A.Ş. yönünden ise davadan feragat etmiştir.
[…]Bankası vekili, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, davalı M. T.'e hesap açma ve para çekme konusunda vekaletname verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] ve M. M. T. vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın BK'nın 62. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davalı M.. T..'in azledildiği 2005 tarihinden 17.08.2010 dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, bunun aksi düşünülse bile davacının iddiasını ispatlayamadığı, 08.04.2005 tarihli azilnameden yıllar sonra dava açılmasının TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmadığı, davalı A. A.Ş. yönünden davadan feragat edildiği gerekçesiyle, davalı A.A.Ş. yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı N.. T.. ve M. T.vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nun 126/5 maddesine göre zamanaşımı süresi 5 yıl olduğu halde, somut olayda uygulanma yeri bulunmayan BK'nun 62. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek, tarafların iddia, savunma, itirazları üzerinde durulup neticesine göre bir karar vermek gerekirken, bir taraftan davanın zamanaşımı nedeniyle reddedildiği belirtilip, diğer taraftan zamanaşımı defi nedeniyle delillerin incelenmesinin gereksiz olacağı açıklanıp, bilahare davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davacı taraf davalı A. A.Ş. yönünden davadan feragat etmiş, anılan davalı vekili de 15.09.2010 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle davacı taraftan vekalet ve yargılama ücreti talep etmediklerini belirttiği halde, mahkemece davalı A.A.Ş. yararına vekalet ücreti verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline davalı N.. T.. ve M.. T.. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı N.. T.. ve M.. T.. vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı N.. T.. ve M.. T..'e iadesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131083200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz