Ardiye sözleşmesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1937 E. 2015/9634 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel dava şartı↗ tavzih↗ peşin karar harcı↗ sigorta teminatı↗ depo kararı↗ denetime elverişlilik↗ yargılama gideri↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangında hasara uğradığı, bu hasardan depo işleticisi şirket ile birlikte depoyu sigortalayan diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ardiye sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıların maliki, işleticisi ve sigortacısı oldukları soğuk hava deposuna konulan ürünlerin meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait emtianın soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı sigorta şirketince diğer davalının sigortalı olduğu yangın sigorta poliçesine konulan özel şart ile davacıya ait emtianın da teminat altına alındığı, buna karşılık davacıya ait demirbaş eşyanın teminata dahil edilmediği, davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların bir kısmının ise emtia niteliğinde olmayıp demirbaş eşya niteliğinde bulunduğu savunulmuş olmasına rağmen ne hükme esas bilirkişi raporunda ne de gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde mahkemece, davalı sigorta şirketince düzenlenen sigorta poliçesinde emtia için ayrı, demirbaş için ise ayrı teminat verildiği ve poliçeye konulan özel şart ile yalnızca davacıya ait emtianın sigorta teminatı altına alındığı da gözetilerek davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların emtia mı yoksa demirbaş eşya mı olduğu konusunda yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ayrıca bir hesaplama ve değerlendirme yapılmadan yalnızca davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak zarar miktarı konusunda görüş açıklanmıştır. Ancak, davalı depocu tarafından davacının sunduğu teslim belgelerine itiraz edilmiş olup 01.03.2012 tarihli dilekçeye ekli olarak dosyaya çok sayıda teslim fişi sunulmuş, ayrıca aynı dilekçede bir kısım emtianın yangın sonrasında davacı tarafından alındığı belirtilmiştir. Bu itibarla mahkemece, yangın neticesinde meydana gelen zarar miktarına ilişkin olarak tarafların sundukları teslim belgeleri karşılaştırılmak ve davalı tarafın teslim edilen eşyaya yönelik itirazları da karşılanmak suretiyle denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir. Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla genişletilemez. Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli tavzih kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL peşin harcın da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir. Bu durumda, hüküm fıkrasında davalılara yüklenen borç genişletilmiş bulunduğundan ve tavzih yoluyla taraflara yüklenen borç genişletilemeyeceğinden 19.06.2013 tarihli tavzih kararının da davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10363 E. 2014/14162 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaBu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu aşamada davacı vekili tarafından hükme yönelik olarak «tavzih» isteminde bulunulmuş, mahkemece, dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle, tavzih isteminin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… vekili tarafından temyiz edilmediği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce onandığı, kararı temyiz etmeyen davacı vekilinin bu kez mahkemeden «tavzih» isteminde bulunduğu, ancak mahkemece söz konusu istemin, dosyanın karar düzeltme aşamasında olması nedeniyle değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, da …
Bu bağlamda somut uyuşmazlık yönünden dava dosyasının karar düzeltme aşamasında olması, «tavzih» istemi hakkında karar verilmesine engel değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davacı vekilinin «tavzih» istemine ilişkin olarak olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, tavzih talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2739 E. 2014/4577 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 01.09.2009 tarih 6 O 21209/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E. 2014/4579 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2-Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 27.11.2009 tarih 10 O 14/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2748 E. 2014/4576 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde Mahkemesi'nin 27.04.2012 tarih sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15054 E. 2014/4477 K.
Ortak:tavzih · depo kararı · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, yangın neticesinde meydana gelen zarar miktarına ilişkin olarak tarafların sundukları «teslim» belgeleri karşılaştırılmak ve davalı tarafın teslim edilen eşyaya yönelik itirazları da karşılanmak suretiyle «denetime elverişli» ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
O halde mahkemece, davalı sigorta şirketince düzenlenen «sigorta poliçesinde» emtia için ayrı, demirbaş için ise ayrı «teminat» verildiği ve poliçeye konulan «özel şart» ile yalnızca davacıya ait emtianın «sigorta teminatı» altına alındığı da gözetilerek davaya konu yangında «hasara» uğrayan davacıya ait malların emtia mı yoksa demirbaş eşya mı olduğu konusunda yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangında «hasara» uğradığı, bu hasardan «depo» işleticisi şirket ile birlikte depoyu sigortalayan diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının çeşitli emtialarını davalı şirket soğuk hava deposuna tutanakla «teslim» ettiği, «denetime elverişli» ve benimsenen bilirkişi raporuna göre «zayi» olan emtianın değerinin 4.709.136,22 TL olduğu, sigorta şirketinin geçerli olarak kurulan «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminatin davalı..-BUZ Ereğli Soğuk Hava Deposu İnş.Gıda San. ve Tic.
2- Ancak, davalı depocu emtiaların «depoya» alınmasından sonra bir kısmının davacı tarafça geri alındığını ve ticari evraklarının yanması nedeniyle de bunu ispatlayamadığını beyan ettiğine ve delil olarak da davacı «ticari defterlerine» dayandığına ve eksper tarafından kısmen yanan davalı şirkete ait belgelerde de kısmi çıkışlar olduğu belirtildiğine göre mahkemece davacı defterleri ve «eksper raporu» nazara alınarak bu yönde bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesis doğru olmamış davalı ..
A.Ş. yönünden 17.04.2011 olay tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden 07.09.2011 dava tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, davalı sigorta şirketinin «sigorta poliçesi» limit ve şartları dahilinde sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. .Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · poliçe limiti · eksper raporu · sınırlı sorumluluk · maddi hata · zayi · ticari defter · harç
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının çeşitli emtialarını davalı şirket soğuk hava deposuna tutanakla «teslim» ettiği, «denetime elverişli» ve benimsenen bilirkişi raporuna göre «zayi» olan emtianın değerinin 4.709.136,22 TL olduğu, sigorta şirketinin geçerli olarak kurulan «poliçe limiti» ile «sınırlı sorumlu» olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminatin davalı..-BUZ Ereğli Soğuk Hava Deposu İnş.Gıda San. ve Tic.
2- Ancak, davalı depocu emtiaların «depoya» alınmasından sonra bir kısmının davacı tarafça geri alındığını ve ticari evraklarının yanması nedeniyle de bunu ispatlayamadığını beyan ettiğine ve delil olarak da davacı «ticari defterlerine» dayandığına ve eksper tarafından kısmen yanan davalı şirkete ait belgelerde de kısmi çıkışlar olduğu belirtildiğine göre mahkemece davacı defterleri ve «eksper raporu» nazara alınarak bu yönde bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesis doğru olmamış davalı ..
3- Mahkemece, kararın tebliğinden önce davacı vekilinin talebi ile hükmün 5 nolu bendine «peşin harç» sorumluluğuna ilişkin olarak dosya üzerinden verilen «tavzih» kararına yönelik davalılar vekillerinin yapmış oldukları temyiz itirazına gelince, 6100 sayılı HMK’nın 304 maddesine göre hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Mahkemece HMK'nın 304. maddesinde düzenlenen «tavzih» usulüne uyulmaksızın «maddi hata» olarak nitelendirilemeyecek konu üzerinde tavzih kararı verilmesi doğru olmamış davalılar vekillerinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2738 E. 2014/4578 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 07.01.2014 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 04.10.2013 tarihinde 26.07.2010 tarih 5 O 418/09 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 07.01.2014 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 04.10.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10728 E. 2013/23696 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Asıl karar ve «tavzih» kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin 08.04.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 14.02.2013 tarihinde Flensburg Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesi'nin 62 C 398/08 sayılı kararının «tenfizine» karar verilmesinden sonra 08.04.2013 tarihinde tavzih suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece «tavzih» suretiyle «masraf» tespit kararının «tenfizine» karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının «tenfizine» ilişkin 14.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9809 E. 2015/11515 K.
Ortak:tavzih
İncelediğiniz kararda4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir.
Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar «tavzih» yoluyla genişletilemez.
Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL «yargılama giderinin» davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli «tavzih» kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL «peşin harcın» da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
… gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar «tavzih» suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2. fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl hükmün «tenfizine» ilişkin karar kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Talep, «tavzih» yoluyla «masraf» tespiti kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl kararın «tenfizine» karar verilmesinden sonra 21.01.2013 tarihinde «tavzih» suretiyle de «masraf» tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen «tavzih» kararı bozulup bozmaya uyulduktan sonra verilen «masraf» tespit kararının «tenfizi» kararı, tavzih mahiyetinde olup, tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteli …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1937 E. , 2015/9634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ EREĞLİ (KONYA) 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 19/06/2013
NUMARASI 2011/446-2013/292
Taraflar arasında görülen davada Ereğli (Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2013 tarih ve 2011/446-2013/292 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.09.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı A. Sigorta A.Ş vekili Av. S.. B.. ile davacı vekili Av. C.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait emtianın davalılardan E.-B.E. Soğuk Hava Depo İnş. Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin malik ve işleticisi olduğu soğuk hava deposuna teslim edildiğini, bu deponun yangın sigorta poliçesi ile diğer davalı tarafından sigorta edildiğini, 17.04.2011 tarihinde meydana gelen yangında müvekkiline ait tüm emtianın yandığını ileri sürerek, 4.709.136,22 TL'nin 17.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi, bedel gösterilmediğinden sigorta poliçesinin geçerli olmadığını, teminat altına yalnızca davacıya ait emtianın alındığını ve hasara uğrayan malzemelerin hepsinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, zararın davacının iddia ettiği kadar yüksek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangında hasara uğradığı, bu hasardan depo işleticisi şirket ile birlikte depoyu sigortalayan diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.709.136,22 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, ardiye sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıların maliki, işleticisi ve sigortacısı oldukları soğuk hava deposuna konulan ürünlerin meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığını ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait emtianın soğuk hava deposunda bulunduğu sırada meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı sigorta şirketince diğer davalının sigortalı olduğu yangın sigorta poliçesine konulan özel şart ile davacıya ait emtianın da teminat altına alındığı, buna karşılık davacıya ait demirbaş eşyanın teminata dahil edilmediği, davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların bir kısmının ise emtia niteliğinde olmayıp demirbaş eşya niteliğinde bulunduğu savunulmuş olmasına rağmen ne hükme esas bilirkişi raporunda ne de gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
O halde mahkemece, davalı sigorta şirketince düzenlenen sigorta poliçesinde emtia için ayrı, demirbaş için ise ayrı teminat verildiği ve poliçeye konulan özel şart ile yalnızca davacıya ait emtianın sigorta teminatı altına alındığı da gözetilerek davaya konu yangında hasara uğrayan davacıya ait malların emtia mı yoksa demirbaş eşya mı olduğu konusunda yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ayrıca bir hesaplama ve değerlendirme yapılmadan yalnızca davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak zarar miktarı konusunda görüş açıklanmıştır. Ancak, davalı depocu tarafından davacının sunduğu teslim belgelerine itiraz edilmiş olup 01.03.2012 tarihli dilekçeye ekli olarak dosyaya çok sayıda teslim fişi sunulmuş, ayrıca aynı dilekçede bir kısım emtianın yangın sonrasında davacı tarafından alındığı belirtilmiştir. Bu itibarla mahkemece, yangın neticesinde meydana gelen zarar miktarına ilişkin olarak tarafların sundukları teslim belgeleri karşılaştırılmak ve davalı tarafın teslim edilen eşyaya yönelik itirazları da karşılanmak suretiyle denetime elverişli ve gerekçeli yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalılar vekillerinin 19.06.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; HMK'nın 305. maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün tavzihi istenebilir. Ancak, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla genişletilemez. Somut olayda, mahkemece 2.688,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsiline karar verilmiş, 19.06.2013 tarihli tavzih kararı ile de hükmün bu fıkrasına davacı tarafından yatırılan 69.930,70 TL peşin harcın da davalılardan müteselsilen tahsili hususu eklenmiştir. Bu durumda, hüküm fıkrasında davalılara yüklenen borç genişletilmiş bulunduğundan ve tavzih yoluyla taraflara yüklenen borç genişletilemeyeceğinden 19.06.2013 tarihli tavzih kararının da davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ve 19.06.2013 tarihli tavzih kararının davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı A.. A..'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130967300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz