6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancılık unsurlu sigorta tazminatı davasında milletlerarası yetki

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1463 E. 2021/1963 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: SigortaSorumluluk sigortaları

Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi öncelikle MÖHUK'un özel yetki kurallarına göre belirlenir; sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde MÖHUK 46. maddesi uyarınca yetkili mahkeme, sigortacının esas işyeri veya sözleşmeyi yapan şube/acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Sigorta poliçesini düzenleyen ve devralan şirketler yurt dışında mukimse ve poliçenin Türkiye'deki bir şube veya acente tarafından düzenlendiği ispatlanamamışsa Türk mahkemeleri yetkisizdir. Maddi hukuktan kaynaklanan doğrudan talep hakkı (TTK 1478), hangi hukukun ve hangi mahkemenin uygulanacağını değil, yetkili mahkemede ileri sürülebilecek hakkın içeriğini ilgilendirdiğinden, milletlerarası yetkiyi belirlemez.

Ele alınan sorunlar

Milletlerarası yetkinin MÖHUK 46. maddeye göre belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, TTK 1478. maddesi gereğince sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunduğunu, bu maddenin müdahaleci norm niteliğinde olduğunu, batma hadisesinin Türk karasularında meydana geldiğini ve ifa yerinin Türkiye olduğunu, ayrıca dava dışı acentenin sigorta poliçesinin düzenlenmesine ve tazminat görüşmelerine aracılık ettiğini belirterek Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşımada kullanılan geminin Panama bayraklı olması, geminin klüp sigortacısı olan davalının da Romanya'da faaliyet göstermesi nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda önce MÖHUK'un milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallarına (41-46. maddeler) bakılır; uyuşmazlık bu özel kuralların kapsamına giriyorsa, yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir; özel kural kapsamına girmeyen hallerde MÖHUK m.40'taki genel kural (iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları) devreye girer. MÖHUK 46. maddesine göre, alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde yetkili mahkeme, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir. Davacı, davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46. maddesine göre belirlenmelidir. Sigorta poliçesini düzenleyen şirket ile bu şirketi devralan davalı yurt dışında mukim olduklarından, mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. Davalının sorumluluk sigortacısı Romanya/Bükreş'te bulunmakta olup sigorta poliçesi de yurt dışında düzenlenmiştir; dava dışı acentenin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalının Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bu nedenle MÖHUK 46. maddesine göre davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 1478 doğrudan talep hakkının yetkiye etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, TTK 1478. maddesinin müdahaleci norm niteliğinde olması nedeniyle sigorta sözleşmesine uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, bu nedenle davalı şirkete Türkiye'de doğrudan dava açılabileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1478. maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkindir; bu hak somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan yabancılık unsurlu uyuşmazlıklarda milletlerarası yetkinin MÖHUK 46. maddesine göre belirlenmesi ve TTK 1478'deki doğrudan talep hakkının bu yetkiyi değiştirmemesi yönünden emsal niteliktedir; kararda bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına da atıf yapılmıştır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplerinde, MÖHUK 46. madde uyarınca yetkili mahkeme; sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesidir; sigortacı ve poliçeyi düzenleyen şirket yurt dışında mukim olup poliçenin Türkiye'deki bir şube ya da acente tarafından düzenlendiği ispatlanamazsa Türk mahkemeleri yetkisizdir.
Dava şartı
milletlerarası yetki

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki MÖHUK yabancılık unsuru sorumluluk sigortası doğrudan talep hakkı itirazın iptali acente

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — 5718 sayılı Kanun (MÖHUK) 465718 sayılı Kanun (MÖHUK) 405718 sayılı Kanun (MÖHUK) 5 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1478

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1463

KARAR NO 2021/1963

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/03/2021

NUMARASI 2020/101 Esas 2021/141 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021

Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu ... gemisinin 14/09/2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını, gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu,hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını,zararın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ilegemi donatanı/ taşıyanı/ işleteni/ acentesi ve ... firması aleyhine icra takibi başlatıldığını,sigorta sözleşmesine tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten ... Sigortacılığa tebligat gönderildiğini,tebligatın alındığını ve husumet itirazında da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, ...

S.A. ... Co. S.A şirketinin ... S.A şirketi tarafından devralındığını, ... A.Ş. ye haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine usulsüz tebligatın tespiti için dava açıldığını,davanın kabulüne karar verildiğini, malların zayi olmasında sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluk sigortacısı olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle donatana karşı yöneltmediğini ve zamanaşımının geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, ... gemisinin karine olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını, davacının iddia ettiği hasar tutarının fahiş olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, belirterek yetkisiz mahkemede açılmış bulunan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ... gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı hakkında başlatılan icra takibi ile davanın sigorta poliçesine dayandırıldığı, ... gemisinin sorumluluk sigortacısının başlangıçta ... S.A. ... S.A iken devam eden süreçte bu şirketin davalı ... S.A. tarafından devir alındığı, 5718 sayılı MÖHUK 46.maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacı davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığı, sigorta poliçesini düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu, gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; TTKnun 1478 maddesi gereğince davacı şirketin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkının mevcut olduğunu, 5718 sayılı kanunun 5. maddesinde ise "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; ..., Türk hukuku uygulanır." denildiğini, bu şekilde kanunun koruduğu menfaati ihlal eden sözleşme hükümlerini geçerli sayan İngiliz Hukuku'nun, Türk Kamu Düzenine aykırı olduğunu, yasal hakların doğrudan ... Klüplere karşı kullanılmasına olanak sağlayan “TTK’nın 1478. maddesinin” müdahaleci norm olduğunu, bu nedenle ...sigorta sözleşmesine uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile, üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, 1478.

maddenin müdahaleci norm niteliğinde olması sebebiyle davalı şirkete doğrudan ve Türkiye'de dava açılabileceğini, diğer yandan davalı sigorta şirketi ile gemi donatanı/işletmecisi arasındaki sigorta sözleşmesinin müvekkili şirket açısından üçüncü kişi yararına kurulmuş bir sözleşme olduğunu,taşıma sözleşmesi gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türk karasularında meydana geldiğini, bu nedenlerle uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğu, Brüksel I Bıs tüzüğünün, zarar görene zararın meydana geldiği yerde dava açma hakkını tanıdığını, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde hem da taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı ... Hiz. A.Ş.'nin aracılık ettiğini, acentenin hasar sonrası tüm görüşmelerde yer aldığını, ...

Sig.Aracılık Hiz. A.Ş.'nin, davacının acentesi gibi hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taşımada kullanılan ... gemisinin Panama bayraklı olması, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketinde Romanya'da faliyet göstermesi nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı MÖHUK'a göre tespit edilmelidir. Türk Mahkemelerinin yabancı unsurlu davalarda ne zaman yetkili ne zaman yetkisiz olacağı meselesi MÖHUK'da düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin MÖHUK kurallarının düzenleniş biçimi itibariyle, yabancılık unsuru taşıyan bir uyuşmazlıkta milletlerarası yetkiye sahip bir Türk mahkemesi bulunup bulunmadığının belirlenmesinde, öncelikle milletlerarası yetkiye ilişkin özel kurallara (41 ila 46.

maddeler) bakılması gerekir. Söz konusu yabancılık unsuru içeren uyuşmazlığın, MÖHUK'da yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin "özel kuralların" kapsamına girmesi halinde, bu uyuşmazlık bakımından yetkili bir Türk mahkemesinin bulunup bulunmadığı, münhasıran ilgili özel yetki kuralı çerçevesinde belirlenir. Şu halde MÖHUK'taki özel yetki kurallarının kapsamına giren bir uyuşmazlıkta, ilgili özel yetki kuralı uyarınca yetkili bir Türk mahkemesinin bulunmaması, o uyuşmazlık bakımından Türk mahkemelerinin yetkisinin mevcut olmadığı anlamına gelecektir. MÖHUK'daki özel yetki kurallarının kapsamına girmeyen uyuşmazlıklar bakımından, MÖHUK m.40'da yer alan genel kural gereğince "iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları" devreye giderecektir.

(Şanlı / Emre / Figanmeşe, Milletlerarası Özel Hukuk, s.457-461) 5718 sayılı kanunun 46.maddesinde bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması halinde davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin; sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin veya acentasının Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesi olduğu düzenlenmiş; hükmün devamında ise sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılacak davalarda, onların Türkiye'deki yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemesine yetki tanınmıştır. Davaya konu icra takibinin davalıya izafeten ... Sig. ... Hiz..AŞ.' ye yönelik başlatıldığı ve ödeme emrinin ... Hiz..A.Ş.' ye tebliğ edildiği tesbit edilmiştir.

Dosya arasında bulunan İstanbul 10 İcra Hukuk Mahkemesinin 30/05/2017 tarih ve 2016/442 Esas-2017/564 Karar sayılı kesinleşme şerhli karar sureti incelendiğinde; eldeki dava dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde...AŞ nin davalının acentesi olduğuna dair delil bulunmadığı,ödeme emrinin davalıya usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı hakkında başlatılan icra takibi ile işbu dava sigorta poliçesine dayandırılmış olup,davalının sorumluluk sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan sigorta poliçesi ile tercümesinden ... gemisinin ... S.A..... S.A tarafından sigortalandığı,sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiği tesbit edilmiştir.

Davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığından yetkili mahkeme MÖHUK 46.maddesine göre belirlenmelidir.Sigorta poliçesini düzenleyen ... S.A.... S.A ile bu şirketi devralan davalı ... yurt dışında mukim olduklarından dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hale gelmesi sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlıdır. ... gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı Romanya/Bükreşte bulunmakta olup sigorta poliçesininde yurt dışında düzenlendiği dosya kapsamı ile sabit olup, ... Sig.Aracılık Hiz. A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı şirketin Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından MÖHUK 46.maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir (Emsal nitelikte Yargıtay 11.

Hukuk Dairesi'nin 2015/11168 E. 2016/6547 K.; 2017/646 E., 2018/7058 K. Sayılı içtihatları). Öte yandan, TTK'nın 1478. Maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunması, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olup, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceğinden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.30/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130636 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1432 E. 2023/3796 K. · Onandı

Yurt dışında düzenlenen sorumluluk sigortasından kaynaklanan tazminatta MÖHUK 46 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunmaması

Gerekçe özeti

Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinde yetkili mahkeme (MÖHUK 46), sigortacının esas iş yeri ya da poliçeyi yapan şube/acentenin Türkiye'deki yeri mahkemesidir; poliçe yurt dışında düzenlenmiş ve sigortacının Türkiye'de şube/acentesi bulunmuyorsa Türk mahkemeleri milletlerarası yönden yetkisizdir. TTK 1478'deki sigortacıya doğrudan başvuru hakkı, davanın yetkili mahkemede açılmasını gerektirir; kendiliğinden Türk mahkemelerini yetkili kılmaz.

Emsal değeri

Yurt dışında düzenlenen sorumluluk sigortasında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ve TTK 1478'in yetki kuralına etkisi yönünden emsal.

Kavramlar: milletlerarası yetki sorumluluk sigortası (P&I) doğrudan dava hakkı itirazın iptali acente / şube

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1432 E.  ,  2023/3796 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/1463 Esas, 2021/1963 Karar

HÜKÜM/KARAR Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/101 E., 2021/141 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat.....ve davalı vekili Avukat.......a duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu Sunny Day Gemisi'nin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını, gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu, hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, zararın tahsili amacıyla İstanbul 4. İcra Dairesinin 2008/21748 E. sayılı dosyası ile gemi donatanı/ taşıyanı/ işleteni/ acentesi ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, sigorta sözleşmesine, tazminat görüşmelerine aracılık/acentelik etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten Bora Sigortacılığa tebligat gönderildiğini, tebligatın alındığını ve husumet itirazında da bulunulmadığını, icra işlemine devam edildiğini, ancak davalının Türkiye’de mal varlığının olmaması nedeniyle bir neticeye varılamadığını, […]A.

Insurance and Reinsurance Co. S.A.'nın S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. tarafından devralındığını, davalı şirketin icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, itirazın süresinde olmadığından takibin devamına karar verildiğini, davalı şirket tarafından icra mahkemesine usulsüz tebligatın tespiti için dava açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, malların zayi olmasında sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Romanya’da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluk sigortacısı olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacının talebini öncelikle donatana karşı yöneltmediğini ve zamanaşımının geçtiğini, davacı tarafın geminin batması olayında taleplerini ilk olarak gemi maliki ve donatana yöneltmekle yükümlü olduğunu, Sunny Day Gemisi'nin karine olarak denize, yola ve yüke elverişli olduğunu, seferi gerçekleştiren geminin birçok limana giriş çıkış yaptığını, gerçekleştirdiği seferlerde geminin sıhhati ve belgeler açısından hiçbir sorunla karşılaşmadığını, davacının iddia ettiği hasar tutarının fahiş olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek yetkisiz Mahkemede açılmış bulunan davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sunny Day Gemisi'nin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı hakkında başlatılan icra takibi ile davanın sigorta poliçesine dayandırıldığı, Sunny Day Gemisi'nin sorumluluk sigortacısının başlangıçta […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. iken devam eden süreçte bu şirketin davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. tarafından devir alındığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine göre bir davada ileri sürülen alacak talebinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanması hâlinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin, sigortacının esas iş yeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubenin yada acentesinin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu, davacının davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığı, sigorta poliçesini düzenleyen ve devralan şirketlerin yurt dışında mukim oldukları, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmediği, iş bu dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi gereğince davacı şirketin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkının mevcut olduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde, "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; ..., Türk hukuku uygulanır." denildiğini, bu şekilde Kanun'un koruduğu menfaati ihlal eden sözleşme hükümlerini geçerli sayan İngiliz Hukuku'nun, Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, yasal hakların doğrudan P&I Klüplere karşı kullanılmasına olanak sağlayan 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesinin müdahaleci norm olduğunu, bu nedenle P&I sigorta sözleşmesine uygulanacak devletin hukuku izin vermese bile üçüncü şahsın doğrudan sigortacıya karşı dava açabileceğini, davalı şirkete doğrudan ve Türkiye'de dava açılabileceğini, diğer yandan davalı sigorta şirketi ile gemi donatanı/işletmecisi arasındaki sigorta sözleşmesinin müvekkili şirket açısından üçüncü kişi yararına kurulmuş bir sözleşme olduğunu, taşıma sözleşmesi gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türk karasularında meydana geldiğini, bu nedenlerle uygulanması gereken hukukun Türk Hukuku olduğunu, Brüksel I Bıs Tüzüğünün zarar görene zararın meydana geldiği yerde dava açma hakkını tanıdığını, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde hem de taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hiz.

A.Ş.'nin aracılık ettiğini, acentenin hasar sonrası tüm görüşmelerde yer aldığını, Bora Sig. Aracılık Hiz. A.Ş.'nin davacının acentesi gibi hareket ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat talebini, davalı ile donatan arasındaki sorumluluk sigortasına dayandırdığından yetkili mahkemenin 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre belirlenmesi gerektiği, sigorta poliçesini düzenleyen […]A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare […]A. yurt dışında mukim olduklarından dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili hâle gelmesinin, sigorta poliçesinin, sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması koşuluna bağlı olduğu, Sunny Day Gemisi'nin sorumluluk sigortacısı olan davalı Romanya/Bükreş'te bulunmakta olup sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, Bora Sig.

Aracılık Hiz. A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı şirketin Türkiye acentesi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11168 E., 2016/6547 K., 2017/646 E., 2018/7058 K. sayılı içtihatlarının da aynı yönde olduğu, öte yandan 6102 sayılı Kanun'un 1478 inci maddesi gereğince davacının sigorta şirketinden doğrudan talep hakkının bulunmasının, davacının hakkını yetkili mahkemede açacağı davada ileri sürmesine ilişkin olduğu, somut olayda Türk mahkemelerini yetkili hâle getirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, gemi ile taşınan yükün zayi olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.