İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12256 E. 2015/9394 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ izafeten dava↗ dava dilekçesinin tebliği↗ donatan↗ acente↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ olumsuz oy↗ protokol↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ fatura↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması sebebi ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve dahili dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine vekalet ücreti taktir olunduğu gerekçesiyle davalı Botaş hakkındaki davada tarafların sulhu nedeniyle HMK 315.madde gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmamasına göre de hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından C.bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların sulh olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine C.bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y. Deniz Acenteliği A.Ş'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak B.'a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatanına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y. Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12252 E. 2015/9432 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaA.. vekil ile «temsil» olunduğundan lehine taktir olunan «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12247 E. 2015/9433 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaAcenteliği A.Ş vekili ile «temsil» olunduğundan lehine taktir olunan «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12244 E. 2015/9449 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12249 E. 2015/9283 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Bahama bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup, yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12245 E. 2015/9293 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, tarafların «sulh protokolü» sundukları, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, usul yasasında «dahili» dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle, Y..
Ancak, davacı tarafından, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3916 E. 2015/11461 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaA.. vekil ile «temsil» olunduğundan lehine taktir olunan «maktu vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3928 E. 2015/11470 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · sulh · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması «sebebi» ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y..
A.. vekil ile «temsil» olunduğundan lehine «vekalet ücreti» taktir olunduğu gerekçesiyle davalı Botaş hakkındaki davada tarafların «sulhu» nedeniyle HMK 315.madde gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»,«donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Benzer bu karardaMahkemece, tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M.
Deniz Acenteliği A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3913 E. 2015/11450 K.
Ortak:izafeten dava · donatan · acente · acentelik · sulh · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması «sebebi» ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y..
A.. vekil ile «temsil» olunduğundan lehine «vekalet ücreti» taktir olunduğu gerekçesiyle davalı Botaş hakkındaki davada tarafların «sulhu» nedeniyle HMK 315.madde gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına»,«donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davada tarafların «sulhu» nedeniyle HMK'nın 315. maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 26.12.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Gemi «acentesi» M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12256 E. , 2015/9394 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2012/440-2013/286
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/440-2013/286 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı Y.. A.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü hazır bulunan davalılardan Y.. A.. vekili Av. E. A. davalı B. Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. vekili Av. D. B. ve davacı vekili Av. H.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya müvekkilince verilen refakat hizmet bedelinin tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Y. Deniz Acenteliği. A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması sebebi ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve dahili dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine vekalet ücreti taktir olunduğu gerekçesiyle davalı Botaş hakkındaki davada tarafların sulhu nedeniyle HMK 315.madde gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmamasına göre de hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile Y.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından C.bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı B. yönünden tarafların sulh olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine C.bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y.
Deniz Acenteliği A.Ş'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak B.'a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatanına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin Y. Deniz Acenteliği A.Ş'den alınıp davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı B.'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130616600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz