İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3916 E. 2015/11461 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ izafeten dava↗ dava dilekçesinin tebliği↗ donatan↗ acente↗ maktu vekalet ücreti↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ olumsuz oy↗ protokol↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ fatura↗ sulh↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında sulh protokolü imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine taktir olunan maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve ..... Den. Acent. A.Ş. vekili, temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı tarafından Cezayir bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı BOTAŞ yönünden tarafların sulha varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından başlatılan, icra takibine itiraz edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y.... Deniz Acenteliği A.Ş'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak BOTAŞ'a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile BOTAŞ arasında akdedilmiş olup protokolde BOTAŞ'ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre ...... Acenteliği A.Ş'nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12256 E. 2015/9394 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu karardaO halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin «donatanına» karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C.bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davada tarafların «sulh» olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması «sebebi» ile HMK‘nın 315. madde gereğince davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve «dahili» dava müessesesi olmamasına göre de donatana izafeten Y..
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12245 E. 2015/9293 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y.
Mahkemece, tarafların «sulh protokolü» sundukları, «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı, usul yasasında «dahili» dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle, Y..
Ancak, davacı tarafından, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12252 E. 2015/9432 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · maktu vekalet ücreti · acentelik · icra takibine itiraz · dava şartı · İtirazın İptali
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12247 E. 2015/9433 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · maktu vekalet ücreti · acentelik · icra takibine itiraz · dava şartı · İtirazın İptali
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı B. arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı B. hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile B. arasında akdedilmiş olup protokolde B.'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12244 E. 2015/9449 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine C. bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12249 E. 2015/9283 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · dava dilekçesinin tebliği · donatan · acente · acentelik · icra takibine itiraz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından başlatılan, «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y....
Benzer bu kararda… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Y..
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de donatana izafeten Y..
Ancak, davacı tarafından «icra takibine itiraz» edilmesi üzerine Bahama bayraklı geminin «donatanına» «izafeten» ve kendisine asaleten B.'a karşı işbu dava açılmış olup, yargılama sırasında davalı B.'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten «acentesi» Y.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12261 E. 2014/20418 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · donatan · acente · acentelik · protokol · yargılama gideri · sulh
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile BOTAŞ arasında akdedilmiş olup protokolde BOTAŞ'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraf vekillerinin «sulh protokolü» sundukları gerekçesiyle, davalı Botaş A.Ş. hakkındaki davada tarafların sulhu nedeniyle HMK'nın 315. maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmamasına göre haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Botaş'ın «donatanın» «acentesi» olmadığını savunması üzerine davacı vekilinin talebi ile dava dilekçesi donatana «izafeten» M..
Bu nedenle mahkemece «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» «donatanın» «acentesi» sıfatıyla davada yer alan M...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz
Benzer bu karardaA.Ş.'ye karşı yapılmış, tarafların takibe itirazı üzerine icra takibi durmuş, işbu dava yalnız «borca itiraz» eden Botaş A.Ş.'ye karşı kendisine asaleten, «donatana» «izafeten» açılmıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12248 E. 2014/20419 K.
Ortak:sulh protokolü · izafeten dava · donatan · acente · acentelik · protokol · yargılama gideri · sulh
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında «sulh protokolü» imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y..
Diğer yandan, «sulh protokolü» davacı ile BOTAŞ arasında akdedilmiş olup protokolde BOTAŞ'ın «donatanın» «acentesi» olarak «izafeten» hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır.
… ilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya «donatana» «izafeten» «acentesine» «tebligat» yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «acente» hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava «dilekçesi tebliğ» edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına «vekalet ücretine» ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki «sulh protokolü» ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların sulh olmalarının davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olduğu gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», «donatana» «izafeten» «acente» hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında «dahili» dava müessesesi olmaması gerekçesiyle de, donatana izafeten M..
BOTAŞ'ın «donatanın» «acentesi» olmadığını savunması üzerine davacı vekilinin talebi ile dava dilekçesi donatana «izafeten» M..
Bu nedenle mahkemece «yargılama giderinin» «donatanın» «acentesi» sıfatıyla davada yer alan M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borca itiraz
Benzer bu karardaA.Ş'ye karşı yapılmış, tarafların takibe itirazı üzerine icra takibi durmuş, işbu dava yalnız «borca itiraz» eden BOTAŞ A.Ş'ye karşı kendisine asaleten, «donatana» «izafeten» açılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3916 E. , 2015/11461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2012/441-2013/287
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/441-2013/287 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve ...... Den. Acent A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...... Hat. İle Pet. Taş. A.Ş. vekili Av. D... B.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete verdiği römorkör ve kurtarma hizmeti neticesinde kesilen faturalar toplamı olan 46.730,98,00 TL üzerinden davalı aleyhine takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takip talebinde belirtilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava konusu geminin donatanının HYPROC SHİPP CO olduğu, davaya konu boğaz geçişinde acentesinin Y.. A.. olduğunun tespit edilmesi nedeniyle donatana izafeten acetesi Y.. A..'ye dava dilekçesi ve ek dilekçelerin tebliğini talep etmiştir.
Davalı ..... vekili, davanın reddini istemiştir.
...... Den. Acent. A.Ş. vekili, davacının asıl dava dilekçesini tebliğ ettirmek yerine yeni bir dava dilekçesi hazırlayarak müvekkiline tebliğ ettiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin davalı olarak gösterilmeyip müvekkili hakkında takibin iptalinin istenmediğini, hukuka aykırı bir yolla müvekkilin davaya dahil edilmeye çalışıldığını, müvekkili hakkındaki davanın husumet yokluğundan dolayı usulden reddi gerektiğini bildirerek, müvekkili lehine asıl alacağın %50'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı BOTAŞ arasında sulh protokolü imzalanmış olmasından dolayı davalı BOTAŞ hakkındaki davada sulh nedeniyle HMK'nun 315.maddesi gereğince esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acente hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmaması ve usul yasasında dahili dava müessesesi olmaması sebebiyle donatana izafeten Y.. A.. hakkında karar verilmesine yer olmadığına, donatana izafeten acentesi Y.. A.. vekil ile temsil olunduğundan lehine taktir olunan maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve ..... Den. Acent. A.Ş. vekili, temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı tarafından Cezayir bayraklı gemiye verilen kılavuzluk hizmeti nedeniyle düzenlenen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı BOTAŞ yönünden tarafların sulha varmış olmaları nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Y.. A.. yönünden ise hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı ve usul hukukumuzda da dahili dava müessesesinin olmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Y.. A.. yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir. Ancak, davacı tarafından başlatılan, icra takibine itiraz edilmesi üzerine Cezayir bayraklı geminin donatanına izafeten ve kendisine asaleten BOTAŞ'a karşı işbu dava açılmış olup yargılama sırasında davalı BOTAŞ'ın söz konusu geminin donatanı olmadığını savunması üzerine donatana izafeten acentesi Y....
Deniz Acenteliği A.Ş'ye dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve adı geçen şirket de bu sıfatla yargılamaya katılmıştır. Bu durumda, donatanın acentesi olarak BOTAŞ'a husumet yöneltilerek dava açılmasına rağmen, daha sonra temsilde yanılma nedeniyle davanın donatanın doğru acentesine yöneltilmesi ve yanılgının giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer yandan, sulh protokolü davacı ile BOTAŞ arasında akdedilmiş olup protokolde BOTAŞ'ın donatanın acentesi olarak izafeten hareket ettiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. O halde, davanın, kılavuzluk hizmeti verilen geminin donatınına karşı açıldığı dikkate alınarak, taraf teşkilinin, davacının tercihine göre doğrudan doğruya davalı asile davetiye tebliği suretiyle ve/veya donatana izafeten acentesine tebligat yapılmak suretiyle sağlanması ve bundan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde acente hakkında usulünce bir dava açılmadığı gerekçesiyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi esasen Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'ye acente sıfatıyla dava dilekçesi tebliğ edildiğinden asaleten davalı sıfatı bulunmayan anılan şirket yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre ...... Acenteliği A.Ş'nin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Y.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin Yakındoğu Deniz Acenteliği A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden alınarak davalı B.... Boru Hat. İle Pet. Taş. A.Ş'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124513800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz