6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma | Tasarımın hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2483 E. 2015/9266 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor denetime elverişlilik ilan eksik inceleme i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, asıl dava yönünden kısmen kabul ile, davacı tarafa ait masa ve koltuk ürününün davalı tarafından üretilip satışa arz edilmek suretiyle tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve menine, davalı tarafın 281 nolu masa ve 7185 nolu koltuk tasarımına yönelik üretim yapmasının engellenmesine, üretilen ürünlere el konulmasına, üretim kalıplarına el konulmasına, tasarım tanıtım broşür ve kataloglarına el konulmasına, BK hükümleri dikkate alınarak 50.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, birleşen hükümsüzlük davasının reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Asıl dava endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlerden kaynaklanan tasarım hakkının ihlali iddiasına dayalı tespit ve tazminat, birleşen dava ise davacının tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen raporlarda, dava konusu tasarım ile kıyaslanan 26/11/1996 tarihli 389,329 sayılı ABD patenti arasındaki farklılıklardan yola çıkılmak suretiyle benzer olmadıkları ve dava konusu tasarımın ayırtedici niteliği bulunduğu mütalaa edilmiştir. Oysa, 554 sayılı KHK'nın 7/son maddesine göre, ayırtedici niteliğin değerlendirilmesinde birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verileceği belirtilmiştir. Bu değerlendirmenin aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da tasarım konusu ürünün bilgilenmiş kullanıcısı üzerinde yarattığı genel izlenimle açık bir benzerlik gösteren özellikte olması gerekmektedir. Bilirkişi raporlarında anılan hususlarda ve denetime elverişli bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı görülmekle asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/10002 Esas, 2014/19382 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7563 E. 2014/14881 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/556 E. 2018/6943 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1245 E. 2020/3989 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/2483 E.  ,  2015/9266 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 20/03/2014

NUMARASI 2010/49-2014/56

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 gün ve 2010/49-2014/56 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/12/2014 gün ve 2014/10002-2014/19382 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı - birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirket adına tescilli koltuk ve masa tasarımlarının davalı tarafından izin alınmaksızın üretildiğini, tanıtımlarının yapıldığını, satışa sunulduğunu, davalının fiilleri ile müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin endüstriyel tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesinin sağlanması için tecavüze konu ürünlerin imalatına yarayan kalıp ve makinelere el konulmasına, davalının elinde bulunan ürünlerin ve tecavüze konu tasarımların tanıtıldığı broşür ve katalogların toplatılmasına, 100.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı - birleşen davada davacı vekili, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edilicilik niteliğini taşımadığını, davacının tasarımları ile müvekkilinin ürünlerinin birbirine benzemediğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, davacı - birleşen davada davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl dava yönünden kısmen kabul ile, davacı tarafa ait masa ve koltuk ürününün davalı tarafından üretilip satışa arz edilmek suretiyle tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve menine, davalı tarafın 281 nolu masa ve 7185 nolu koltuk tasarımına yönelik üretim yapmasının engellenmesine, üretilen ürünlere el konulmasına, üretim kalıplarına el konulmasına, tasarım tanıtım broşür ve kataloglarına el konulmasına, BK hükümleri dikkate alınarak 50.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, birleşen hükümsüzlük davasının reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Asıl dava endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlerden kaynaklanan tasarım hakkının ihlali iddiasına dayalı tespit ve tazminat, birleşen dava ise davacının tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen raporlarda, dava konusu tasarım ile kıyaslanan 26/11/1996 tarihli 389,329 sayılı ABD patenti arasındaki farklılıklardan yola çıkılmak suretiyle benzer olmadıkları ve dava konusu tasarımın ayırtedici niteliği bulunduğu mütalaa edilmiştir. Oysa, 554 sayılı KHK'nın 7/son maddesine göre, ayırtedici niteliğin değerlendirilmesinde birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verileceği belirtilmiştir. Bu değerlendirmenin aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da tasarım konusu ürünün bilgilenmiş kullanıcısı üzerinde yarattığı genel izlenimle açık bir benzerlik gösteren özellikte olması gerekmektedir.

Bilirkişi raporlarında anılan hususlarda ve denetime elverişli bir değerlendirme bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı görülmekle asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/10002 Esas, 2014/19382 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/10002 Esas, 2014/19382 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130597400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.