Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8135 E. 2015/9347 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ ihya davası↗ infazda tereddüt↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile şirketin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, bu tür davalarda, davalılardan ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunmasına göre, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, sicilin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamakta olup, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilemez. Dava, TTK'nın 36'ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm tesis edilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16191 E. 2014/17807 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye memuru» vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
S.. («tasfiye memuru») vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2036 E. 2014/3549 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile şirketin ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin ihyası» şartları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2773 E. 2016/3056 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye memuru» vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · emredici hüküm · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8311 E. 2015/9187 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · limited şirket · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile şirketin ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2188 E. 2021/2421 K.
Ortak:şirketin ihyası · ihya · infaz · tasfiye memuru · limited şirket · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile şirketin ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAnılan hüküm uyarınca kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması» ve «ihya» kararının «ticaret siciline tescili» ve «ilanı» zorunludur.
2- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, «ihya» isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · tasfiye memuru atanması
Benzer bu karardaAnılan hüküm uyarınca kararın «infazı» için «tasfiye memuru atanması» ve «ihya» kararının «ticaret siciline tescili» ve «ilanı» zorunludur.
Şti’nin tasfiyesine yönelik tescil isteminin iptali ile şirketin yeniden ihyasına ve «ticaret siciline tescil» edilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesine rağmen «tasfiye memuru atanmaması» doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6366 E. 2014/12382 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı «tasfiye memuru» vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı «tasfiye» memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · sicilden terkin · alacak davası · terkin
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12576 E. 2014/13713 K.
Ortak:yeniden tescil · yasal hasım · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile şirketin ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil» memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunduğu için davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Zira, istem üzerine «ihyaya» ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · tüzel kişilik · harç
Benzer bu kararda2-Dava, davalı şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil» memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunduğu için davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Dava, TTK'nın 36. maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekir.
Bu itibarla, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17970 E. 2015/464 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile şirketin ilgili «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda3-Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenilen şirketin «tasfiye memuru» ile .....Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete ve....'na yöneltilmesi gerekmez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin ihyası» şartları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · husumet
Benzer bu kararda2- Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenilen şirketin «tasfiye memuru» ile .....Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete ve....'na yöneltilmesi gerekmez.
Husumete ilişkin hususun resen nazara alınması gerektiğinden, mahkemece davalı şirket ve Ticaret Odası yönünden davanın «husumetten» reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8135 E. , 2015/9347 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BULANCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2014
NUMARASI 2014/254-2014/826
Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2014 tarih ve 2014/254-2014/826 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirket aleyhine Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nde açılan dosyalarla görülen davalar nedeniyle B. Ticaret Odasından tescilli E. Tekstil San. ve Ltd. Şti.'nin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memuru vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı alacaklıların takip ve tahsili için açılan davalarda taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle haklı davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile şirketin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, bu tür davalarda, davalılardan ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda bulunmasına göre, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira, sicilin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamakta olup, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilemez. Dava, TTK'nın 36'ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm tesis edilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın bu yönüyle de re'sen BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130023400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz