6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sulh protokolü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3962 E. 2015/11050 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü sicilden terkin protokol sulh terkin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 314 · HUMK — HUMK 3156

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2015/3962 E.  ,  2015/11050 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/11/2014

NUMARASI : 2011/201-2014/240

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım tescil ve faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen ve yukarıda 04/11/2014 tarih ve 2011/201-2014/240 numarası yazılı olup davanın reddine yönelik hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra bu aşamada davacı vekilince verilen dilekçe ile taraflar arasında varılan bir uzlaşmadan bahisle davada sulh vaki olduğu ileri sürülmüş olduğundan, gereği görüşülüp düşünüldü:

Sulh, davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup, HMK'nın 314. ve 315. maddesi uyarınca karar kesinleşinceye değin yapılabildiği gibi, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilince temyiz aşamasında sunulan dilekçe ile taraflar, arasında bir sulhün varlığından söz edilmiş olup, dosyaya sunulmuş olan sulh protokolünün yerel mahkemece değerlendirilip, usulüne uygun bir sulhün varlığı halinde davanın tarafların talepleri doğrultusunda sonuçlandırılmasını teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, davacı yan vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6007 E. 2014/20403 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/3962 E.  ,  2015/11050 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 04/11/2014

NUMARASI 2011/201-2014/240

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım tescil ve faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasından dolayı İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen ve yukarıda 04/11/2014 tarih ve 2011/201-2014/240 numarası yazılı olup davanın reddine yönelik hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra bu aşamada davacı vekilince verilen dilekçe ile taraflar arasında varılan bir uzlaşmadan bahisle davada sulh vaki olduğu ileri sürülmüş olduğundan, gereği görüşülüp düşünüldü:

Sulh, davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup, HMK'nın 314. ve 315. maddesi uyarınca karar kesinleşinceye değin yapılabildiği gibi, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilince temyiz aşamasında sunulan dilekçe ile taraflar, arasında bir sulhün varlığından söz edilmiş olup, dosyaya sunulmuş olan sulh protokolünün yerel mahkemece değerlendirilip, usulüne uygun bir sulhün varlığı halinde davanın tarafların talepleri doğrultusunda sonuçlandırılmasını teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, davacı yan vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozmanın neden ve biçimine göre davacı vekilinin temyiz istemi ile ilgili olarak bu aşamada bir inceleme yapılmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/129521600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.