6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konkordatoda nisaba dahil edilen çekişmeli alacak için dava açmakta hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1498 E. 2022/300 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılmasıKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Konkordatoda çekişmeli alacağın tespiti ve tahsili (İİK 308/b) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konkordato sürecinde borçlunun itirazı üzerine çekişmeli hale gelen bir alacağın, konkordatoyu inceleyen mahkeme tarafından nisaba dahil edilmesine ilişkin karar, alacağın yalnızca konkordato sürecindeki hukuki statüsünü belirler ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; bu nedenle alacaklının İİK 308/b uyarınca alacağın esasına ilişkin ayrı bir dava açmasında hukuki yararı bulunur ve bu dava, nisaba dahil edilmiş olma gerekçesiyle usulden reddedilemez.

Ele alınan sorunlar

Konkordatoda çekişmeli hale gelen alacak için İİK 308/b'ye göre dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, çekişmeli alacağın konkordato nisabına dahil edilmesine ilişkin mahkeme kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, ayrıca gayrinakdi alacağın da itiraza uğradığını, borçlunun itirazıyla çekişmeli hale gelen alacak için dava açılmasının zorunlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 308/b'ye göre alacakları itiraza uğrayan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilir. İİK 300 uyarınca komiser, yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır; borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hale gelir. Bu durumda alacaklının yapması gereken, alacağının itirazlı kısmının nisaba ne şekilde dahil edileceği konusunda mahkemeden karar almaktır (İİK m.302/6). Mahkemenin bu konudaki kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkân tanınmıştır (İİK m.308/b). Konkordatonun tasdikine karar veren mahkeme, çekişmeli alacaklının haklı olup olmadığına karar veremez; yalnızca çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olup olmayacağı ve hangi oranda dahil olacağı hususunda, yaklaşık ispat derecesiyle ve esasa etkisi olmayan bir karar verir. İİK 302/6'da çekişmeli alacaklar bakımından ileride verilecek hükümlerin saklı olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle konkordato mahkemesinin çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmesine ilişkin kararı, alacağın yalnızca konkordato sürecindeki hukuki statüsünü belirler; maddi hukuk bakımından kesin hüküm oluşturmaz. Alacağı itiraza uğrayan alacaklı, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde davasını her zaman açabilir; tasdikin ilanından itibaren bir ay içinde dava açmayanlar da maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmez, ancak konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış alacaklıların statüsüne tabi olurlar ve kendilerine teminat olarak pay ayrılıp bloke edilmez. Somut olayda konkordato mahkemesi, davacı bankanın rehinli ve adi alacaklarını belirleyip çekişmeli 717.796,29-TL'lik kısmın nisapta yer almasına karar vermiş ve tasdik kararında bu alacakların ödeme planı dahilinde ödenmesine yer vermiş olsa da, bu nisap kararı alacağın esasına ilişkin maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, alacaklının genel hükümlere göre dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konkordato mahkemesinin çekişmeli alacağı nisaba dahil etmesine ilişkin kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği ve bu durumun alacaklının İİK 308/b'ye göre ayrı dava açmasındaki hukuki yararını ortadan kaldırmadığı yönündeki tespit, benzer konkordato uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Konkordatoda çekişmeli hale gelen alacağın nisaba dahil edilmesine ilişkin mahkeme kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, bu husus alacaklının İİK 308/b'ye göre ayrıca dava açmasındaki hukuki yararını ortadan kaldırmaz; dolayısıyla hukuki yarar dava şartı bu tür davalarda mevcuttur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konkordato çekişmeli alacak nisap İİK 308/b hukuki yarar maddi anlamda kesin hüküm yaklaşık ispat tasdik kararı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 308/bİİK 300İİK 302/6 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1498

KARAR NO 2022/300

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/06/2021

NUMARASI 2021/102 Esas - 2021/571 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili bankanın kredi borçlusu davalı şirketin başvurusu üzerine İstanbul 1. ATM'nin 2018/986 Esas sayılı dosyasından borçlu şirket hakkında kesin mühlet karan verildiğini, mahkemece atanan komiser heyetine sunulan alacak kayıt dilekçelerinde 26.04.2019 tarihi itibariyle müvekkili bankanın davalı şirketten olan alacağının 2.153.726,44-TL nakdi, 40.480-TL gayrinakdi olarak bildirildiğini, borçlu firma tarafından alacağın l.436.230,15-TL kısmının kabul edildiğini, böylelikle komiser heyetine bildirilen alacağın 717.496,29-TL nakdi 40.480-TL gayrinakdi miktarın çekişmeli hale geldiğini, belirterek davalıdan olan alacağın 717.496,29-TL nakdi 29.900-TL gayrinakdi kısmı hakkında İİK 308/b maddesi gereği alacağın faiz ve ferileriyle birlikte tespitine ve işlemiş ve işleyecek faizi ferileriyle birlikte borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın İİK m.308/b gereği nizalı alacakların tahsiline ilişkin olduğunu, bu hükmün uygulanabilmesi için borçlunun itirazının yeterli olmadığını, bu itirazın konkordato dosyasına bakan mahkeme tarafından da haklı bulunmasının gerekli olduğunu, aksi durumda bu davanın açılmasını gerektirecek bir hukuki yararın mevcut olmayacağını, müvekkili tarafından davacının alacağına kısmen itiraz edilmiş ise de bu itiraza konkordato davasına bakan mahkemece itibar edilmediğini ve iş bu davanın konusu olan alacak miktarınının konkordato nisabına dahil edildiğini, zaten nisaba dahil olan alacak için yeni bir dava tesis edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; İstanbul 1.ATM 'de görülen konkordato davasında davacı bankanın 2.153.726,44-TL nakdi ve 40.480-TL gayrinakdi alacak talebinde bulunduğu, borçlu şirketin nakdi alacağın 1.436.230,15-TL 'sini kabul ettiği, aşan miktardaki borca itiraz ettiği, gayrinakdi alacak yönünden olumlu veya olumsuz bir beyanda bulunmadığı, bilirkişi incelemeleri soncunda İstanbul 1.ATM 'nin 16/06/2020 tarihli ara kararı ile ... Bankasının rehinli alacağının 1.237.500-TL ve adi konkordatoya tabi alacağın 916.726,44-TL olduğu, borçlunun kabul ettiği kısmın da dikkate alınarak çekişmeli olan 717.796,29-TL alacağın tamamının nisapta yer almasına karar verildiği, 30/12/2020 tarihli konkordato tasdik kararında 23/12/2020 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına karar verildiği, bu rapor ve ekindeki ödeme planı incelendiğinde davacı banka yönünden rehinli kısmın dışında kalan 916.726,44-TL adi konkordato alacağının ödeme planında yer verilen taksitlerle ödenmesi hususunun kararlaştırıldığı, konkordatonun tasdiki kararında rehinli olan ve olmayan toplam 2.153.726,44-TL nakdi alacağın ödenmesine yer verildiği, gayrinakdi alacak yönünden ise borçlu şirketin bu alacak kalemine itiraz ettiğine dair şerh olmadığı, ayrıca bu konuda karar da verilmediği, İİK 308/b mad.kapsamında dava açabilmek için alacağın itiraza uğraması ve kontordato mahkemesince itirazın haklı bulunarak alacaklının alacağına nisapta yer verilmemesi gerektiği,alacaklının İİK 308/b mad.uyarınca mükerrer olarak dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmesine ilişkin mahkeme kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, bu hususun konkordato davasına bakan mahkemenin ara kararında da belirtildiği, ayrıca gayrinakdi alacak taleplerinin de itiraza uğradığı halde mahkemece itiraza uğramadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, davalının alacağın 1.436.230,15-TL kısmını kabul ettiğini, aşan miktara ise itiraz ettiğini, gayrinakdi alacak bakımından beyanda bulunulmamasının alacağın kabulü anlamını taşımayacağını, borçlunun itiraz ederek çekişmeli hale getirdiği alacak bakımından dava açılmasının zorunlu hale geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK 308/b kapsamında konkordato davasında çekişmeli hale gelen alacağın tahsili istemine ilişkindir.İİK'nın 308/b maddesinde "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler " hükmüne yer verilmiştir. İİK'nun 300’üncü maddesi uyarınca konkordato komiseri yazdırılan alacaklara karşı borçlunun beyanını alır. Borçlunun itiraz ettiği alacaklar çekişmeli hale gelir. Bu durumda alacaklının yapması gereken şey, alacağının itirazlı kısmının ne şekilde nisaba dahil edileceği hususunda mahkemeden karar almaktır (İİK m.302/VI). Mahkemenin bu konuda verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği için çekişmeli alacakların ayrıca dava konusu edilmesine imkân sağlanmıştır (İİK m.308/b).

Konkordatonun tasdikine karar veren veren mahkeme, çekişmeli alacaklar olarak kabul edilen alacaklıların haklı olup olmadığına karar veremez. Mahkeme konkordato sürecinde yalnızca çekişmeli alacakların konkordatoya dahil olup olmayacakları, olacaklarsa hangi oranda konkordatoya dahil olacaklarına yönelik karar verecektir. Konkordato talebini inceleyen mahkemenin, çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim İİK 302.f.6'da çekişmeli alacaklar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu tasrih edilmiştir. Konkordatoya tabi olmak isteyen alacaklının çekişmeli alacağı hakkında konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin vereceği karar sadece konkordato nisabına dahil olmak bakımından sonuç doğuracaktır.

Mahkemece alacağın varlığını ve miktarını yaklaşık ispat derecesi ile tespit ederek, esasa etkisi olmayan bir kararla tesis edecektir. Alacağı borçlunun itirazına uğrayan alacaklı, alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi içinde davasını her zaman açabilir. (Öztek/Kale, Yeni Konkordato Hukuku, s.408) Konkordatonun tasdikinin ilanından başlayarak bir ay içinde çekişmeli alacaklar hakkında alacağın esasına ilişkin dava açmayanlar maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmezler. Bu kategoriye giren alacaklılar konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış süjelerin hukuki statüsüne tabi olurlar ve dava açtıklarında kendilerine bir nevi ihtiyati tedbir olarak ve teminat olarak bir pay ayrılıp bankada bloke edilmez.Mahkemece bu davanın sonucunda verilecek davanın kabulüne dair ilamın tasdik edilen konkordato ödeme projesi dahilinde infazı zorunludur.

(Altay/Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, s.268) Somut olayda; davacı banka tarafından konkordato davasında 2.153.726,44-TL nakdi ve 40.480-TL gayrinakdi alacak talebinde bulunulmuş, davalı borçlu şirket tarafından ise nakit lacağın 1.436.230,15-TL'si kabul edilmiş, kalan kısmına itiraz edilmiştir. Gayrinakit alacak ile ilgili ise olumlu ya da olumsuz beyanda bulunulmamıştır. Konkordato talebini inceleyen mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonrası mahkemenin 16/06/2020 tarihli ara kararı ile davacı bankanın rehinli alacağının 1.237.500-TL ve adi konkordatoya tabi alacağın ise 916.726,44-TL olduğu, borçlunun kabul ettiği kısmın da dikkate alınarak çekişmeli olan 717.796,29-TL alacağın tamamının nisapta yer almasına karar verilmiştir.

Bunun dışında konkordato talebini inceleyen mahkemece 30/12/2020 tarihli konkordato tasdik kararında 23/12/2020 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına karar verildiği, bu rapor ve ekindeki ödeme planı incelendiğinde davacı banka yönünden rehinli kısmın dışında kalan 916.726,44-TL adi konkordato alacağının ödeme planında yer verilen taksitlerle ödenmesi hususunun kararlaştırılmış oduğu, konkordatonun tasdiki kararında rehinli olan ve olmayan toplam 2.153.726,44-TL nakdi alacağın ödenmesine yer verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, konkordato talebini inceleyen mahkemece çekişmeli alacağın nisaba dahil edilmiş olması, alacağın sadece konkordato sürecindeki tabi olduğu hukuki statüyü belirlemekte olup maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden alacaklının genel hükümlere göre dava açmasında hukuki yararı bulunmaktadır.

Bu itibarla mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2021 Tarih 2021/102 Esas 2021/571 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128634 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.