Acenteye rücuen tazminat davasında pasif husumet yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/2012 E. 2022/756 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta
Gerekçe özeti
Deniz taşımasına ilişkin konşimentoyu, taşıyan adına acentesi sıfatıyla imzalayan ve navlun faturasını bu konşimentoya atfen düzenleyen kişi, taşıyan olarak değil acente olarak nitelendirilir. TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca acenteye karşı doğrudan dava açılamaz; dava ancak taşıyana izafeten (taşıyan adına) açılabilir. Acentenin kişisel kusuru ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle acenteye karşı açılan rücuen tazminat davası pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Deniz taşımasını fiilen gerçekleştiren acenteye karşı rücuen tazminat davasında pasif husumet → ret
İddia: Davalı şirketin çoklu taşımanın deniz yolu taşımasını fiilen gerçekleştirdiği, taşıma faturasını davalının düzenlediği ve navlun ücreti aldığı, bu nedenle emtianın deniz taşımasındaki hasarından fiili taşıyıcı sıfatıyla davalının sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 105. maddesine göre acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya yetkilidir; bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda acente müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Dosyaya sunulan konşimentonun incelenmesinde, dava konusu taşımanın konşimentoyu düzenleyen taşıyıcı firma adına acentesi tarafından imzalandığı, davalı tarafından navlun faturası düzenlenmiş olsa da bu faturanın söz konusu konşimentoya atfen düzenlendiğinin faturada açıkça yazılı olduğu, konşimentoda taşıyanın ayrı bir tüzel kişi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. TTK'nın 105/2. maddesine göre davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilir. TTK'nın 105/3. maddesi hükmü de gözetilerek, doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Deniz yolu taşımalarında konşimentoyu taşıyan adına imzalayan acentenin, navlun faturası düzenlemiş olsa da taşıyan sayılamayacağı ve TTK 105/2 gereği kişisel kusuru kanıtlanmadıkça kendisine karşı doğrudan dava açılamayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet ehliyeti (davalının acente olması nedeniyle taşıyana izafeten dava açılması gerektiği, doğrudan acenteye karşı dava açılamayacağı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente↗ pasif husumet↗ konşimento↗ rücuen tazminat↗ taşıyana izafeten dava↗ sigorta halefiyeti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/2012
KARAR NO 2022/756
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/09/2021
NUMARASI 2019/130 Esas - 2021/367 Karar
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2022
Pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirkete nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ....A.Ş.'ye ait alüminyum kablo emtiasının Kayseri/Türkiye'den Florida/ABD'ye çoklu taşımasının deniz yolu taşıması safhasının davalı şirket tarafından yapılması esnasında, taşınan emtianın hasarlandığının tespit edildiğini, emtiada meydana gelen zarardan, davalı fiili taşıyıcı şirketin hukuken sorumlu olduğunu, hasar nedeniyle oluşan 19.841-TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya 10/07/2018 tarihinde ödendiğini, davalıya yapılan rücu taleplerinin neticesiz kaldığını belirterek, 19.841-TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taşımanın müvekkilinin acenteliğini yaptığı Hapag Lloyd tarafından düzenlenmiş olan 05.03.2018 tarihli konşimento kapsamında yapıldığını, TTK'nın 105. maddesi gereğince doğrudan acenteye dava açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini,TTK'nın 1185. maddesi kapsamında süresi içinde ve usule uygun hasar ihbarı yapılmadığını, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelmediğinin sabit olduğunu, dayanak ekspertiz incelemesi müvekkili şirket çağrılmadan tek taraflı olarak yapıldığını, konşimentodaki klozlar uyarınca emtialar "..." olarak taşındığından, yükleme, istifleme, tartma ve saymanın yükleyici firma tarafında yapıldığını, konteyner içindeki yüke müvekkilinin müdahalesinin mümkün olmadığını, yükleyiciye yola ve yüke elverişli konteyner tahsis edildiğini,konteynerde herhangi bir hasar olmadığını,ekspertiz raporunda emtianın ıslanarak hasarlandığı iddia edilmiş ise de, olayda ıslaklığın sebebini ispat edebilecek gümüş nitrat testi bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya ibraz olunan 27/08/2018 ve 18/04/2018 tarihli eksper raporlarında, hasarın emtianın konteyner içerisine yüklenirken zaten nemli veya ıslak bir şekilde yüklenmiş olması veya iklim koşullarındaki ısı değişimleri ve dalgalanmalar nedeniyle konteyner içerisinde doğal nemlenme meydana gelmesi sonucu olduğunun açıkça tespit edildiğini, gemi kaptanı tarafından imzalanan hasar raporu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında geçerli bir sigorta sözleşmesi mevcut olduğu, sigorta himayesi kaopsamında gerçekleşen riziko sonucunda sigorta tazminatının ödendiği, bu nedenle davacının kanuni halef sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava dışı Hapag Lloyd tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı deniz yük senedinde, yükleten "...", gönderilen "...", ihbar adresi "...", yükleme limanı "Mersin", boşaltma limanı "Savannah", teslim yeri "Tampa" olarak gösterildiği, 05/3/2018 düzenleme tarihli konişmentonun, taşıyanın acentesi tarafından düzenlendiği, bu çerçevede davalı ... Nakliyat'ın dava konusu taşıma bakımından acente sıfatını haiz olduğu, TTK'nın 105/2 maddesi uyarınca acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağından davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; davalı şirketin çoklu taşımanın deniz yolu taşımasını fiilen gerçekleştirdiğini, taşıma faturasının davalı tarafından düzenlendiğini ve taşıma için navlun ücreti aldığını, emtianın deniz taşımasındaki hasarından fiili taşıyıcı olan davalının sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacıya nakliyat emtia taşıma poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın, deniz taşıması sırasında hasarlanması nedeni ile davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir.TTK'nın 105. maddesine göre; "Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir..." Dosyaya sunulan 05.03.2018 tarihli konşimentonun incelenmesinde; dava konusu taşımanın Mersin Limanı'ndan Savannah/GA Limanına gemi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma ...
adına acentesi tarafından imzalandığı ,davalı tarafından navlun faturası düzenlenmiş ise de, navlun faturasının ... numaralı 05.03.2018 tarihli konşimentoya atfen düzenlendiğinin faturada açıkça yazdığı , konşimentoda taşıyanın ... olarak göründüğü anlaşılmaktadır. TTK'nın 105/2. maddesine göre davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilecektir. TTK'nın 105/3 maddesi hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebi yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127402 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi