Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9625 E. 2015/10352 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi↗ yabancı mahkeme ilamı↗ savunma hakkı↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi isteminden ibarettir. Mahkemece, davalının yabancı ilam hakkında itiraz yoluna başvurduğu, itirazı değerlendiren Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesince verilen 12.9.2011 tarihli karar ile yabancı ilamın posta yolu ile tebliğ tarihinden itibaren süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığından bahisle itirazın reddedildiği, bu durumun davalının savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Ancak, bizzat davalı yan vekilince dosyaya sunulmuş olan Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 12.9.2011 tarih ve 1-8U 186/11 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, işbu davaya konu Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.1.2010 tarihli gıyabi kararın Lahey Antlaşmasına uygun şekilde 9.4.2010 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği anlaşılmakta olup yine temyiz kararında yazılı olduğu üzere, davalı yanca bu karar aleyhine 4 haftalık itiraz süresi geçirildikten sonra 25.1.2011 tarihinde itiraz edildiği, itirazın yerel mahkemece bu nedenle reddedildiği, yapılan temyiz başvurusunun da ilamda belirtilen eksiklikleri nedeniyle kabul edilebilir bulunmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır. Nitekim, yapılan incelemede, dosyada, yabancı mahkeme kararının davalı yana posta yolu ile tebliğine ilişkin bir bilgi-belgeye de rastlanamamıştır.
Bu durum karşısında, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında savunma hakkının ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, davanın bu gerekçe ile reddedilmesinin yerinde olmaması nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 2.6.2011 tarih ve 7500-6737 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarda belirtilen nedenlerle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6512 E. 2015/9320 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» isteminden ibarettir.
Bu durum karşısında, «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında «savunma hakkının» ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl kararın «tenfizine» yönelik tüm, «masraf» tespit kararına karşı ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 07.09.2011 ve 17.11.2011 tarihli 2 adet yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının «tenfizini» talep etmiş olup, mahkemece hangi masraf tespit kararının tenfizine karar verildiği açıklanmadan «infazda tereddüt» doğuracak şekilde "yargılama masraflarına dair kararının" tenfizine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı Essen Eyal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, 07.09.2011 ve 17.11.2011 tarihli 2 adet yargılama «masraflarına» dair masraf tespit kararının «tenfizini» talep etmiş olup, mahkemece hangi masraf tespit kararının tenfizine karar verildiği açıklanmadan «infazda tereddüt» doğuracak şekilde "yargılama masraflarına dair kararının" tenfizine şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı Essen Eyal …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin asıl kararın «tenfizine» yönelik tüm, «masraf» tespit kararına karşı ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12630 E. 2013/23724 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» isteminden ibarettir.
Bu durum karşısında, «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında «savunma hakkının» ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya tercümesi «ibraz» edilen Hamm Eyalet Yüksek Mahkemesi kararının kesinleşme tarihi 01.10.2013 olup işbu dava ise 28.12.2012 tarihinde açılmış bulunmaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12403 E. 2013/11189 K.
Ortak:tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» isteminden ibarettir.
Bu durum karşısında, «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında «savunma hakkının» ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Hamm Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · eda davası · tespit davası · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davalarının nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, bu davalarda maktu harca ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi harca» ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Hamm Eyalet Mahkemesi'nce verilen kararın «kamu düzenine» aykırı bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3974 E. 2014/6164 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · tenfiz
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» isteminden ibarettir.
Mahkemece, davalının «yabancı ilam» hakkında itiraz yoluna başvurduğu, itirazı değerlendiren Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesince verilen 12.9.2011 tarihli karar ile yabancı ilamın posta yolu ile tebliğ tarihinden itibaren süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığından bahisle itirazın reddedildiği, bu durumun davalının «savunma hakkının» ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bu durum karşısında, «tenfizi» talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında «savunma hakkının» ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ilk olarak davalılara 09.04.2009 ve 07.10.2009 tarihlerinde posta yoluyla tebliğ edildiği, kararın 06.10.2009 tarihinde postaya verilmek üzere tebliğe çıkartıldığı belirtilerek iki hafta sonrası olan 20.10.2009 tarihinde temyiz süresinin geçtiğinden bahisle kesinleştiğinin 02.04.2012 tarihinde karara «şerh» verildiği, bilahare davacı vekilinin talebi üzerine davalılara 11.10.2010 ve 13.10.2010 tarihinde Bakanlık kanalı ile usulüne uygun karar tebliğlerinin yapılmasına rağmen davalılar tarafından yasal süresi içerisinde karara karşı yapılan itirazın, kararın 06.10.2009 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve kesinleştiğinden bahisle reddedildiği, Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin kararında belirtilen hususlar ile kararın davalılara doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinden dolayı davalıların savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirket ve şahıslara, yurtiçi «tebligat» yapılmasının, keza Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin karar gerekçesinde açıkladığı hususların kamu düzeninden olan Türk Usül ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturd …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
B.. yönünden de aynı gerekçeyle «tenfiz» isteminin reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’nın 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · kısıtlılık · cy/cy şerhi · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının ilk olarak davalılara 09.04.2009 ve 07.10.2009 tarihlerinde posta yoluyla tebliğ edildiği, kararın 06.10.2009 tarihinde postaya verilmek üzere tebliğe çıkartıldığı belirtilerek iki hafta sonrası olan 20.10.2009 tarihinde temyiz süresinin geçtiğinden bahisle kesinleştiğinin 02.04.2012 tarihinde karara «şerh» verildiği, bilahare davacı vekilinin talebi üzerine davalılara 11.10.2010 ve 13.10.2010 tarihinde Bakanlık kanalı ile usulüne uygun karar tebliğlerinin yapılmasına rağmen davalılar tarafından yasal süresi içerisinde karara karşı yapılan itirazın, kararın 06.10.2009 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve kesinleştiğinden bahisle reddedildiği, Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin kararında belirtilen hususlar ile kararın davalılara doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinden dolayı davalıların savunma ve temyiz hakkının «kısıtlandığı» ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının «usulüne uygun tebliğ» edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirket ve şahıslara, yurtiçi «tebligat» yapılmasının, keza Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin karar gerekçesinde açıkladığı hususların kamu düzeninden olan Türk Usül ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturd …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9625 E. , 2015/10352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/06/2014
NUMARASI 2014/47-2014/310
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 gün ve 2014/47-2014/310 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/02/2015 gün ve 2014/18858-2015/1898 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, Almanya Essen Eyalet Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi isteminden ibarettir. Mahkemece, davalının yabancı ilam hakkında itiraz yoluna başvurduğu, itirazı değerlendiren Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesince verilen 12.9.2011 tarihli karar ile yabancı ilamın posta yolu ile tebliğ tarihinden itibaren süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığından bahisle itirazın reddedildiği, bu durumun davalının savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Ancak, bizzat davalı yan vekilince dosyaya sunulmuş olan Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 12.9.2011 tarih ve 1-8U 186/11 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, işbu davaya konu Essen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.1.2010 tarihli gıyabi kararın Lahey Antlaşmasına uygun şekilde 9.4.2010 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği anlaşılmakta olup yine temyiz kararında yazılı olduğu üzere, davalı yanca bu karar aleyhine 4 haftalık itiraz süresi geçirildikten sonra 25.1.2011 tarihinde itiraz edildiği, itirazın yerel mahkemece bu nedenle reddedildiği, yapılan temyiz başvurusunun da ilamda belirtilen eksiklikleri nedeniyle kabul edilebilir bulunmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır. Nitekim, yapılan incelemede, dosyada, yabancı mahkeme kararının davalı yana posta yolu ile tebliğine ilişkin bir bilgi-belgeye de rastlanamamıştır.
Bu durum karşısında, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararına karşı süresinde itiraz hakkını kullanmayan davalı yanın itirazın ve bunun üzerine verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddedilmiş olmasının 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi anlamında savunma hakkının ihlali niteliğinde kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, davanın bu gerekçe ile reddedilmesinin yerinde olmaması nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 2.6.2011 tarih ve 7500-6737 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarda belirtilen nedenlerle davacı lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 13.2.2015 tarih ve 18858-1898 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının belirtilen nedenlerle davacı yan lehine BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127281700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz