Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3527 E. 2015/10342 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet↗ denetime elverişlilik↗ yargılama gideri↗ dosya masrafı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda; davacının son hasar sonrası meydana gelen ve gerçek verime göre hesaplanan zararından ilk hasar sonrası ödenen ekim dikim tutarının düşürülerek, muafiyet ve müşterek sigorta indirimleri de uygulandıktan sonra davacının davalı T.'den sigorta poliçesi kapsamında talep edebileceği tazminat tutarının 3.075,27 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.075,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı T.'den tahsiline, davalı A. Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı T. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı T. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı sigorta şirketinin yargılama masrafı yaptığından bahisle 729,80 TL'nin davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacı, davalının bu miktarda masraf yapmadığını iddia etmiş olup, mahkemece denetime elverişli olmayacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı lehine hükmedilen yargılama giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4189 E. 2014/10427 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamı doğrultusunda; davacının «son» «hasar» sonrası meydana gelen ve gerçek verime göre hesaplanan zararından ilk hasar sonrası ödenen ekim dikim tutarının düşürülerek, «muafiyet» ve müşterek sigorta indirimleri de uygulandıktan sonra davacının davalı T.'den «sigorta poliçesi» kapsamında talep edebileceği tazminat tutarının 3.075,27 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.075,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T.'den tahsiline, davalı A.
Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «son» «hasar» sonrası meydana gelen ve gerçek verime göre hesaplanan zararından ilk hasar sonrası ödenen ekim dikim tutarının düşürülerek, «muafiyet» ve müşterek sigorta indirimleri de uygulandıktan sonra davacının davalılardan «sigorta poliçesi» kapsamında talep edebileceği tazminat tutarının 3.075,27 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.075,27 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta A.Ş. yönünden «husumet yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · sigorta sözleşmesi · husumet yokluğu
Benzer bu kararda2- Dava, tarım «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, işbu davanın, doğrudan «acente» durumundaki davalı A..Sigorta A.Ş.'ye yöneltilemeyeceği gözetilmek suretiyle, davalı A..
Sigorta A.Ş. yönünden «husumet yokluğu» sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15542 E. 2014/5076 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · havale · harç · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafa ait 09.12.1999 tarihinde açılan hesaba yatırılan paranın aynı tarihli «havale» işlemi ile urulu hesabına havale edilmiş gibi gösterilerek davalı devraldığı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutulduğu ve mevduatın davacıya geri ödenmediği, davacı alacağının «zamanaşımına» uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 34.075 TL'nin 09.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda «avans faizi» ile davalı Ialınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı davalı vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınc evrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve «harçlar» ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3527 E. , 2015/10342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BABAESKİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/11/2014
NUMARASI 2014/553-2014/867
Taraflar arasında görülen davada Babaeski Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2014 tarih ve 2014/553-2014/867 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Tarsim vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; B. İlçesi, D. Köyündeki tarlasının tamamına buğday eken müvekkili ile davalılar arasında bitkisel ürün sigorta poliçesi düzenlendiğini, prim bedelinin tamamının aynı gün müvekkili tarafından ödendiğini, poliçenin başlangıcının 06/12/2010 bitişinin ise 30/06/2011 günü olduğunu, 05/06/2011 tarihinde meydana gelen su basması sonucunda yetişmekte olan buğdayın sular altında kalarak çürüdüğünü, müvekkilinin hasarı derhal davalılara ihbar etmesine karşın T. tarafından sadece 2.782,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2011/67 D.İş sayılı dosyası üzerinden net gelir kaybının 9.760,00 TL olduğunun saptandığını, bakiye 6.978,00 TL maddi tazminat ve dava tarihi itibari ile işlemiş yasal faiz 442,80 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tarsim vekili, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğini, davacının dava ve taleplerinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıya yeniden ekim kararı alınarak ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…] Sigorta A.Ş. vekili, davanın müvekkili yönünden husumetten reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda; davacının son hasar sonrası meydana gelen ve gerçek verime göre hesaplanan zararından ilk hasar sonrası ödenen ekim dikim tutarının düşürülerek, muafiyet ve müşterek sigorta indirimleri de uygulandıktan sonra davacının davalı T.'den sigorta poliçesi kapsamında talep edebileceği tazminat tutarının 3.075,27 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.075,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı T.'den tahsiline, davalı A. Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı T. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı T. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı sigorta şirketinin yargılama masrafı yaptığından bahisle 729,80 TL'nin davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacı, davalının bu miktarda masraf yapmadığını iddia etmiş olup, mahkemece denetime elverişli olmayacak şekilde karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı lehine hükmedilen yargılama giderlerinin hangi kalemlerden oluştuğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yapılmaksızın karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 157,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127263300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz