Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9185 E. 2015/9915 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi sözleşmesi↗ ticari kredi↗ sebepsiz zenginleşme↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan masraf ve komisyon adı altında ücret tahsil etmesini gerektirecek hizmetin ne olduğunun ispat etmesi gerektiğini, maktuen hazırlanmış sözleşmeye davacının müdahale imkanının bulunmadığına göre yapılan kesintinin haksız şart olduğunu ve davalı banka lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu belirterek davanın kabülüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 5. maddesi uyarınca davalı banka vekilinin göreve ilişkin sair temyiz itirazının reddi gerekir.
2) Ancak taraflar arasında bağıtlanan ticari kredi sözleşmesinin tarihleri gözönüne alındığında. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanması olanağı bulunmadığından, işin esasına girilerek değerlendirme yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10050 E. 2016/6659 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13538 E. 2013/18289 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faturanın tebliği · hükmün kesinleşmesi · bilirkişi ücreti · ihtiyati tedbir · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · kötüniyet
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2001/26519 sayılı takibinden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, takibin haksız olmasına karşın «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine, 10/01/2002 günlü «ihtiyati tedbir» kararının «hükmün kesinleşmesine» kadar devamına, karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının 8 adet «fatura» içeriği hizmetin davacıya verdiğini ispatlayamadığı, davalının «faturaları tebliğ» ettirdiğini belgeleyemediği, faturaların davacı tarafından kabul edildiği ve daha sonra iptal edildiğini ispatlayan bilgi ve belgelerin bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kabülüne, ...
2- Ancak, ek «bilirkişi ücreti» olan 300 TL'yi davalı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsili doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9185 E. , 2015/9915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ALAPLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/11/2014
NUMARASI 2014/426-2014/541
Taraflar arasında görülen davada Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/426-2014/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı bankadan birkaç kez kredi kullandığını, bu kredilere istinaden kendisinden dosya masrafı adı altında haksız olarak para tahsil edildiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak alınan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının kendi onay ve iradesi ile ödeme yaptığını, iade talebinin haksız ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan masraf ve komisyon adı altında ücret tahsil etmesini gerektirecek hizmetin ne olduğunun ispat etmesi gerektiğini, maktuen hazırlanmış sözleşmeye davacının müdahale imkanının bulunmadığına göre yapılan kesintinin haksız şart olduğunu ve davalı banka lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu belirterek davanın kabülüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 5. maddesi uyarınca davalı banka vekilinin göreve ilişkin sair temyiz itirazının reddi gerekir.
2) Ancak taraflar arasında bağıtlanan ticari kredi sözleşmesinin tarihleri gözönüne alındığında.
01. 07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem şartlarının somut olaya uygulanması olanağı bulunmadığından, işin esasına girilerek değerlendirme yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126211700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz