Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4111 E. 2015/11845 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 12.12.2014 gün 2014/12634 E, 2014/19676 K sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16378 E. 2015/5023 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4932 E. 2024/983 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · kazanılmış hak · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik · tacir · iltibas
Benzer bu kararda38. ve 41. sınıf hizmetlerin tamamı yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi anlamında «iltibas» ihtimalinin bulunduğunun kabul edildiği ancak davalı şirketin, başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer ... düzenlemeye göre değerlendirme yapılması gerektiği, dava konusu başvurunun, davalı şirketin 1993 yılından beri kullanıma konu ettiği daktilo yazım karakteri yazılan ve logo şeklinde kullanılan "a" harfi ile bu ibarenin altında yer verilen "HBR RADYO" ibarelerinden oluştuğu, "HBR" harfleri, "HABER" ibaresinin sessiz harflerini teşkil ettiğinden «ayırt edicilikte» geri planda olduğu, "RADYO" ibaresinin de ayırt ediciliğe katkısı olmadığından, başvurunun asli unsurunu ... bir biçimde yazılmış "a" harfi oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markalarının bir kısmının düz yazı ile bir kısmının ise yine ... bir biçimde yazılmış "a" harfi ile bu ibareye eklenen "Kanal","Radyo", "İstanbul" ve "87,5" ibarelerinden oluştuğu, markaların asli unsurunu "a" harfinin oluşturduğu, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "a" harfinin ... başına ayırt ediciliğinin düşük olduğu, davalı şirketin "a" harfini, renk ve görünüm itibariyle farklı bir şekilde tertip ettiği, esasen bu şekildeki kullanımının eskiden beri devam ettiği, bu haliyle başvuruya görsel olarak ayırt edicilik sağlandığı, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde farklı işletmelere ait iki ayrı marka olarak algılanacakları, başvurudaki logo ve "a" harfi yazımının, davacının kullandığı görsel ve logodan farklı olduğ …
… bareleri olduğunu, dava konusu başvurunun ise "A HBR RADYO" ibaresinden oluştuğunu, buna göre müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun nihai tüketici nezdinde «iltibasa» sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markalarının ... yıllardır gerçekleşen kullanımlar sonucu «ayırt edicilik» kazandıklarını ve tanınmış marka haline geldiklerini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları ile aynı/benzer sınıfları kapsadığını, davalının kötü niyetli o …
… ava konusu marka ile davacının markaları arasında 38 ve 41. sınıf hizmetlerin tamamı için 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» ihtimali bulunduğu, davacının tanmmışlık iddiasını tevsik edemediği, tanınmışlık iddiası tevsik edilse dahi somut uyuşmazlık kapsamında 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasından kaynaklı bir tescil engelinin oluşmayacağı, davalı şirketin dava konusu marka açısından kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu YİDK kararının ulaşılan sonuç itibariyle yerinde olduğu, dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin «kazanılmış hak» iddiasına dayanak yaptığı markalarının; 24.11.2011 tarihinde tescil edilmiş 2010/39713 numaralı "haber a", 04.08.2011 tarihinde tescil edilmiş 2010/39712 numaralı …
… a HBR RADYO" ibareli başvurunun, görsel, fonetik ve anlamsal olarak müvekkilinin tanınmış seri markası niteliğindeki "KANAL a", "RADYO a", "a" ibareli markaları ile «iltibas» yarattığını, dava konusu markanın, ortalama seviyedeki tüketici nezdinde müvekkilinin markaları ile ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında işletmesel ve idari bir bağ olduğu ve dava konusu markanın müvekkiline ait seri markalardan biri izlenimi uyandıracağı ... iken aksi yönde ittihaz edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, basiretli bir «tacir» olan davalı şirketin, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile birebir aynı okunan dava konusu marka tescil müracaatının iyi niyet kaideleri ile bağdaşmadığ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4111 E. , 2015/11845 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 26/03/2014
NUMARASI 2012/490-2014/173
Taraflar arasında görülen davada Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 gün ve 2012/490-2014/173 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/12/2014 gün ve 2014/12634-2014/19676 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "misina+şekil" ibareli markanın bulunduğunu, davalının ise "ravina messina" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davalının önce "missina" ibaresini markasal olarak kullandığını, müvekkilinin ihtarı üzerine bu kullanıma son verdiğini, daha sonra "messina" ibaresinin tescili için TPE'ye müracaat ettiğini, müvekkilinin itirazı üzerine bu başvurunun reddedildiğini, son olarak dava konusu markanın davalı adına tescil ettirildiğini, bu markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, zira davalının ısrarla müvekkilinin markasından faydalanmaya çalıştığını, kaldı ki bu markayı da tescil ettirdiği şekliyle kullanmadığını, davalının kötüniyetli olduğunu, ayrıca markalara arasında benzerlik de bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka tescilinden üç yıl sonra dava açılmasının MK'nın 2. maddesine aykırı olduğunu, markalara arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 12.12.2014 gün 2014/12634 E, 2014/19676 K sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125243000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz