Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17918 E. 2015/12496 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız çıkan taraf↗ ortaklıktan çıkarılma↗ aktif husumet↗ pasif husumet↗ fesih↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ana dava yönünden gerçek kişi davalıların şirketin fesih ve tasfiyesi davasında davalı sıfatlarının bulunmadığı, şirket aleyhine açılan fesih ve tasfiye davasının ise haklı nedenlerinin kanıtlanamadığı, ortaklık payının ödenmesi sureti ile ortaklıktan çıkarılma davasının davacısı şirket olup, gerçek kişi ortakların davacı sıfatları olmadığı, şirket tarafından açılan davanın ise kabulünün gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın davacı davalılar Y.. Y.. ve […]. Y.. yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden reddine, karşı davanın karşı davacılar Y.. Y.. ve E. A. Y. yönünden aktif husumet nedeniyle reddine, A.Ltd. Şti.'nin talebi yönünden davanın kabulü ile davalının A.Plakalı Eşanjör Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait 30 payın Yahya ve A.. vekillerinin beyanı doğrultusunda 15 payın Y.. Y.. adına diğer 15 payın ise […]. Y.. adına tesciline, 252.736,74 TL ayrılma payının kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte A. Ltd. Şti.'den alınıp Kamil Sami Uyguner'e ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin karşı davaya yönelik aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Karşı dava karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkin olup, mahkemece bu istemin davacı şirket yönünden kabulüne karar verildiğine göre, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davada haksız çıkan karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, karşı davaya ilişkin hükmün bu nedenle karşı davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5489 E. 2017/4611 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma · aktif husumet · pasif husumet · fesih · kâr payı · ek tasfiye · yasal faiz · husumet · dava şartı · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ana dava yönünden gerçek kişi davalıların şirketin «fesih» ve tasfiyesi davasında davalı sıfatlarının bulunmadığı, şirket aleyhine açılan fesih ve «tasfiye» davasının ise haklı nedenlerinin kanıtlanamadığı, ortaklık «payının» ödenmesi sureti ile «ortaklıktan çıkarılma» davasının davacısı şirket olup, gerçek kişi ortakların davacı sıfatları olmadığı, şirket tarafından açılan davanın ise kabulünün gerektiği gerekçeleriyle asıl dava …
Y.. yönünden «pasif husumet» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden reddine, karşı davanın karşı davacılar Y..
Y. yönünden «aktif husumet» nedeniyle reddine, A.Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ana dava yönünden gerçek kişi davalıların şirketin «fesih» ve tasfiyesi davasında davalı sıfatlarının bulunmadığı, şirket aleyhine açılan fesih ve «tasfiye» davasında ise haklı nedenlerinin kanıtlanamadığı, ortaklık «payının» ödenmesi sureti ile «ortaklıktan çıkarılma» davasının davacısı şirket olup, gerçek kişi ortakların davacı sıfatları olmadığı, şirket tarafından açılan davanın ise kabulünün gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın davalılar ... ve ... yönünden «pasif husumet» nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden reddine, karşı davanın karşı davacılar ... ve... yönünden «aktif husumet» nedeniyle reddine, talebi yönünden davanın kabulü ile davalının ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait 30 payın ... ve ... vekillerinin beyanı doğrultusunda 15 payın ... adına diğer 15 payın ise ... adına tesciline, 252.736,74 TL ayrılma payının kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanacak değişen oranlı «yasal faizi» ile birlikte alınıp Kamil Sami Uyguner'e ödenmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce karşı davacı şirket yararına bozulmuşt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5145 E. 2020/4970 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralına aykırılık · delil tespiti · ticari işletme · dürüstlük kuralı · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · ticaret sicili · ayırt edicilik
Benzer bu karardaBir markayı tescil ettirmeksizin «ayırt edicilik» kazandıracak ölçüde etkin, sürekli ve fiilen kullanan kişiler, bu kullanımı ileri sürerek, başkalarının sonradan aynı veya benzer ibareyi, kullanımın ait olduğu mal ve hizmetler yönünden marka olarak tescil ettirmelerine marka başvurusuna itiraz edebilecekleri gibi, marka tescil ettirilmiş olsa bile «hak düşürücü süre» içerisinde markanın hükümsüzlüğünü de talep edebilirler.
… mı halinde, sırf sonradan tescil olunan markaya dayanarak, önceden beri var olan kullanımların önlenmesi “kazanılmış haklar” ilkesine ve TMK’nın 2. maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil eder.
Somut olayda, davalı tarafın 1964 tarihli Ayakkabıcılar Odasına kayıtlı “inci kundura” ibareli «ticari işletme» adına ve 1980 tarihli “İnci Kundura Mağazası Enver Kaptan” ibareli «ticaret sicili» «kaydına» dayandığı, “inci kundura” ibaresini, marka tescili olmaksızın 35. sınıftaki hem perakendecilik ve mağazacılık hizmetlerinde hem de imal ederek satışa sundukları ayakkabı emtiasında kullandığını ileri sürmüştür.
Dava «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men ve ref’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17918 E. , 2015/12496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2014
NUMARASI 2011/549-2014/300
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2011/549-2014/300 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/11/2015 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. T.. T.. ile davalı-karşı davacılar vekili Av. B.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar Y.. Y.. ve […]. Y.. ile birlikte davalı şirketi kurduklarını, zaman içerisinde şirket müdürü Y.. Y.. yönetim işlemleri nedeni ile taraflar arasında uyumsuzluk oluştuğunu, şirketin ticari defterlerini incelemelerine izin verilmediğini, diğer ortakların gerekli olmadığı halde sermaye artırımı yapmak için girişimlerde bulunduklarını, şirketin amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ekonomik zorunluluk nedeni ile şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiğini, bu karara davacının da olumlu oy kullandığını, şirket feshi için bir neden bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, karşı davasında da davalının sermaye artırım kararı uyarınca üzerine düşen ödemeyi yapmadığını ileri sürerek K.. U..'in şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ana dava yönünden gerçek kişi davalıların şirketin fesih ve tasfiyesi davasında davalı sıfatlarının bulunmadığı, şirket aleyhine açılan fesih ve tasfiye davasının ise haklı nedenlerinin kanıtlanamadığı, ortaklık payının ödenmesi sureti ile ortaklıktan çıkarılma davasının davacısı şirket olup, gerçek kişi ortakların davacı sıfatları olmadığı, şirket tarafından açılan davanın ise kabulünün gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın davacı davalılar Y.. Y.. ve […]. Y.. yönünden pasif husumet nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden reddine, karşı davanın karşı davacılar Y.. Y.. ve E. A. Y. yönünden aktif husumet nedeniyle reddine, A.Ltd.
Şti.'nin talebi yönünden davanın kabulü ile davalının A.Plakalı Eşanjör Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, davalıya ait 30 payın Yahya ve A.. vekillerinin beyanı doğrultusunda 15 payın Y.. Y.. adına diğer 15 payın ise […]. Y.. adına tesciline, 252.736,74 TL ayrılma payının kararın kesinleştiği tarihten itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte A. Ltd. Şti.'den alınıp Kamil Sami Uyguner'e ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin karşı davaya yönelik aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Karşı dava karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkin olup, mahkemece bu istemin davacı şirket yönünden kabulüne karar verildiğine göre, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davada haksız çıkan karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, karşı davaya ilişkin hükmün bu nedenle karşı davacı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan asıl davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin karşı davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle karşı davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile karşı davaya ilişkin hükmün yukarıda yazılı nedenle karşı davacı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınıp davalı-karşı davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı şirkete iadesine, alınmadığı anlaşılan 27,70 TL temyiz ilam harcı ile 123,60 TL temyiz başvuru harcının davalı […].
Y.. ve Y.. Y..'dan alınmasına, 24/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124959200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz