Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15921 E. 2015/11497 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ konişmento↗ hamil↗ marka hakkına tecavüz↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait markanın birebir aynısının kullanıldığı hususunun sabit bulunması karşısında davacının markasına tecavüzün gerçekleştiği, davalı SGS Şirketinin gümrük sahasında mühürlü olan malın fatura değeri üzerinden taşıması sırasında oluşabilecek gelir kaybı için teminat veren asıl sorumlu sıfat olup asıl sorumluluğu nedeniyle malın muhteviyatı konusunda bilgi sahibi olması gerektiği için yaptığı işin niteliği gereği sorumluluğunun bulunduğu, ancak davalı Akel Şirketi'nin gümrük müşavirliği hizmeti verdiği ve ürünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle davalı SGS Transit yönünden davanın kabulü ile dava konusu 27180 adet gümrükte el konulan pantolonda davacıya ait Hugo Boss ve Boss markalarının taklit edilmek suretiyle kullanılması suretiyle marka hakkına tecavüzün tespitine ve men'i'ne, Gümrükte el konulan ürünlerde pantolonlar üzerinde bulunan etiket, düğme ve rivetlerin pantolonlar üzerinden çıkarılmak suretiyle ve çıkarılanların imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, söz konusu tecavüzün giderilmesi yolundaki masrafların hakkında hüküm kurulan davalı SGS Transit tarafından karşılanmasına, söz konusu ürünler üzerinde davacı markaları temizlendikten sonra ürünlerin davalı tarafa talep halinde teslimine, ele geçen pantolonların miktarı, yapılan bilirkişi hesaplaması dikkate alınarak 38.776,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı SGS Transit tarafından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra masrafı SGS Transitten alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına, davalı Akel Gümrük yönünden sorumluluğu olmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı SGS Şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzden kaynaklanan, tespit, men ve maddi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, dava konusu pantolon emtiasının Endonezya'da mukim firma tarafından Moldova'da bulunan alıcısına gönderilmek üzere CMA Gemisi'ne yüklenerek Ambarlı Limanı'na getirildiği, buradan da Moldova'da bulunan alıcısına ulaştırılmak için, transit rejim kapsamında, Zeytinburnu'na getirildiği, ancak Zeytinburnu Gümrüğü'nde yapılan inceleme sonucunda emtianın taklit mallar olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı SGS Transitnet AŞ'nin gümrük sahasında mühürlü olan malın fatura değeri üzerinden taşınması sırasında olabilecek kamu borçları yönünden gelir kaybı için teminat veren sıfatı ile asıl sorumlu olarak bulunduğu, ancak gönderen, taşıyan ya da konişmento hamili olmadığı anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda da, davalının bu sıfatı nedeniyle konteyner içindeki malın muhteviyatı hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davalının marka ihlalinden sorumlu olacağına dair herhangi bir yasal düzenleme gösterilmeksizin, sırf malın muhteviyatı hakkında bilgi sahibi olması gerektiğinden bahisle sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6505 E. 2023/1061 K.
Ortak:dosya masrafı
İncelediğiniz kararda… r aynısının kullanıldığı hususunun sabit bulunması karşısında davacının markasına tecavüzün gerçekleştiği, davalı SGS Şirketinin gümrük sahasında mühürlü olan malın «fatura» değeri üzerinden taşıması sırasında oluşabilecek gelir «kaybı» için «teminat» veren asıl sorumlu sıfat olup asıl sorumluluğu nedeniyle malın muhteviyatı konusunda bilgi sahibi olması gerektiği için yaptığı işin niteliği gereği sorumluluğunun bulunduğu, ancak davalı Akel Şirketi'nin «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği ve ürünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle davalı SGS Transit yönünden davanın kabulü ile dava konusu 27180 adet gümrükte el konulan pantolonda davacıya ait Hugo Boss ve Boss markalarının taklit edilmek suretiyle kullanılması suretiyle «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'i'ne, Gümrükte el konulan ürünlerde pantolonlar üzerinde bulunan etiket, düğme ve rivetlerin pantolonlar üzerinden çıkarılmak suretiyle ve çıkarılanların imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, söz konusu tecavüzün giderilmesi yolundaki «masrafların» hakkında hüküm kurulan davalı SGS Transit tarafından karşılanmasına, söz konusu ürünler üzerinde davacı markaları temizlendikten sonra ürünlerin davalı tarafa talep halinde «teslimine», ele geçen pantolonların miktarı, yapılan bilirkişi hesaplaması dikkate alınarak 38.776,00 TL «maddi tazminatın» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile davalı SGS Transit tarafından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra masrafı SGS Transitten alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde «ilanına», davalı Akel Gümrük yönünden sorumluluğu olmadığından «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli sözleşme ve 10.04.2013 tarihli «taahhütname» uyarınca davalının «kusursuz sorumluluk» üstlendiğini, mahkemece 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan eksik ve yanlış saptamalar esas alınarak "...Yukarıda belirtildiği üzere dosyamız davalısının «mühürlü konteynır» içindeki emtianın taklit ürün olduğundan haberdar olması mümkün değildir." tespiti yapıldığını, davaya ilişkin alacak taleplerinin davalının kusurlu veya kusursuz oluşuna dayanmadığını, tamamen taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnameden kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi'nin 11.2 maddesinin (h) bendinde; "Hizmet Sağlayıcıyı ... herhangi bir üçüncü tarafın ... suç teşkil eden ve/veya kaçakçılık fiillerinden ileri gelen her türlü yasal «masraf» ve ilgili maliyetler «dahil» olmak üzere herhangi bir nitelikteki (fiili veya muhtemel) her türlü kayıp, zarar veya masraf talebine karşı tazmin etmeniz ve beri kılmanız gerekmektedir." denilmekle, davalının kusurlu ya da kusursuz olması aranmaksızın, işbu fiillerin kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, suç teşkil eden ve/veya kaçakçılık fiillerden ileri gelen her türlü masrafı ve maliyeti karşılamakla yükümlü olduğu konusunda tarafların «mutabakata» vardığını, taraflar arasında imzalanan 10.04.2013 tarihli taahhütnamede de bu hususun; "13TR343310000180153 nolu transit «beyanname» ile ilgili olarak gerek gümrükten gelebilecek ve 01.03.2012 tarihinde imzalanmış olan SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi kapsamında olmayan diğer herhangi ödemenin ve gerekse de üçüncü şahıslar tarafından tescilli marka ile alakalı olarak tarafınıza açılabilecek herhangi yasal takibatların ve mahkemelerin olası masraflarını üstleneceğimi taahhüt ederim." şeklinde davalı tarafından taahhüt altına alındığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 854 üncü maddesinde "Kanunun «taşıyıcıya» ... yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri «geçersizdir»." hususu belirtilmekte olup, bu hükmün taşıyıcı aleyhine nisbi «emredici» nitelikte olduğunu, bu hüküm uyarınca taşıyıcıya kanunun yüklediği sorumluluklar sözleşme ile kaldırılamamakla birlikte taşıyıcının kusursuz sorumlu olacağını öngören sözleşmelerin kurulmasının mümkün olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnamenin de bu kapsamda taşıyıcının kusursuz sorumlu olduğunu öngördüğünü, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnamelerin içeriği itibari ile davalının kusursuz sorumluluk üstlendiği açık olmasına karşın mahkemenin halen markaya yönelik tecavüz eyleminde davalının kusurlu olup olmadığını araştırması ve karar gerekçesinde davalının kusursuzluğunu vurgulamasının sözleşme ve taahhütname içeriğinin Mahkemece doğru yorumlanmadığını gösterdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı hem fiili hem de muhtemel zarar ve talepleri üstlenmiş olduğundan, fiili zarara uğrayan müvekkilinin alacak talebinde bulunması için aleyhine verilen «hükmün kesinleşmesi» gibi bir zorunluluk bulunmadığını, davalının sorumluluğunun, 01.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca hem fiili hem de muhtemel zararı, 10.04.2013 tarihli taahhütname …
… /11497 K. sayılı ilamı her ne kadar karar tarihi itibari ile 03.11.2015 tarihli ise de, ilgili karar UYAP sistemine 13.11.2015 tarihinde yani müvekkilinin dava dışı «üçüncü kişi» olan Hugo Boss firmasına tazminat ödemesini gerçekleştirmesinden ve dava dışı üçüncü kişinin davalardan «feragat» etmesinden sonra yüklendiğini, dolayısı ile müvekkilin ödemeyi yaptığı tarihte Yargıtay bozma ilamından haberdar olması ve işbu ilama rağmen ödeme yapmış olmasının fiilen mümkün olmadığını, yine davalı taraf 10.04.2013 tarihli «taahhütname» ile transit «beyannamesinden» kaynaklanan fiili ve muhtemel tüm zararları karşılamayı kayıtsız şartsız taahhüt ettiğini, ödeme günü olan 04.11.2015 tarihinde ise fiili ve muhtemel riskin doğmuş olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin Yargıtay bozma ilamından sonra ve işbu ilama rağmen ödeme yapıldığı yönündeki tespitlerinin isabetsiz olduğunu, 2.Davalının sorumluluğuna ilişkin olarak sözleşme ve taahhütnamenin yanlış yorumlandığını, taraflar arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi'nin 11.2 maddesinin (h) bendinde; Hizmet Sağlayıcıyı ... herhangi bir üçüncü tarafın ... suç teşkil eden ve/veya kaçakçılık fiillerinden ileri gelen her türlü yasal «masraf» ve ilgili maliyetler «dahil» olmak üzere herhangi bir nitelikteki (fiili veya muhtemel) her türlü kayıp, zarar veya masraf talebine karşı tazmin etmeniz ve beri kılmanız gerekmektedir.
Şeklinde belirtildiği, yine taraflar arasında imzalanan 10.04.2013 tarihli «taahhütname» ... nolu transit «beyanname» ile ilgili olarak gerek gümrükten gelebilecek ve 01.03.2012 tarihinde imzalanmış olan SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi kapsamında olmayan diğer herhangi ödemenin ve gerekse de üçüncü şahıslar tarafından tescilli marka ile alakalı olarak tarafınıza açılabilecek herhangi yasal takibatların ve mahkemelerin olası «masraflarını» üstleneceğimi taahhüt ederim. şeklinde hükümlerin yer aldığı, her ikisi de 6102 sayılı Kanun'un 18/2 kapsamında «basiretli tacir» olan müvekkil şirket ile davalı tarafın tamamen serbest iradeleri ile akdettikleri her iki maddede de; fiillerin kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın doğmuş veya doğabilecek tüm zararların davalı tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, bu durumda davalının her iki sözleşme kapsamında «kusursuz sorumlu» olduğunu, 3.Sözleşme ve taahhütnamede belirtilen "fiili veya muhtemel zarar" koşulunun müvekkili şirket yetkilisi aleyhine kamu davası açılması ile gerçekleşmiş ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mühürlü konteyner · kusursuz sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · delillerin toplanmaması · kesinleşen ilam · ba beyannamesi · mutabakat · rücuen tahsil
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli sözleşme ve 10.04.2013 tarihli «taahhütname» uyarınca davalının «kusursuz sorumluluk» üstlendiğini, mahkemece 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan eksik ve yanlış saptamalar esas alınarak "...Yukarıda belirtildiği üzere dosyamız davalısının «mühürlü konteynır» içindeki emtianın taklit ürün olduğundan haberdar olması mümkün değildir." tespiti yapıldığını, davaya ilişkin alacak taleplerinin davalının kusurlu veya kusursuz oluşuna dayanmadığını, tamamen taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnameden kaynaklandığını, taraflar arasında imzalanan 01.03.2012 tarihli SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi'nin 11.2 maddesinin (h) bendinde; "Hizmet Sağlayıcıyı ... herhangi bir üçüncü tarafın ... suç teşkil eden ve/veya kaçakçılık fiillerinden ileri gelen her türlü yasal «masraf» ve ilgili maliyetler «dahil» olmak üzere herhangi bir nitelikteki (fiili veya muhtemel) her türlü kayıp, zarar veya masraf talebine karşı tazmin etmeniz ve beri kılmanız gerekmektedir." denilmekle, davalının kusurlu ya da kusursuz olması aranmaksızın, işbu fiillerin kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, suç teşkil eden ve/veya kaçakçılık fiillerden ileri gelen her türlü masrafı ve maliyeti karşılamakla yükümlü olduğu konusunda tarafların «mutabakata» vardığını, taraflar arasında imzalanan 10.04.2013 tarihli taahhütnamede de bu hususun; "13TR343310000180153 nolu transit «beyanname» ile ilgili olarak gerek gümrükten gelebilecek ve 01.03.2012 tarihinde imzalanmış olan SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi kapsamında olmayan diğer herhangi ödemenin ve gerekse de üçüncü şahıslar tarafından tescilli marka ile alakalı olarak tarafınıza açılabilecek herhangi yasal takibatların ve mahkemelerin olası masraflarını üstleneceğimi taahhüt ederim." şeklinde davalı tarafından taahhüt altına alındığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 854 üncü maddesinde "Kanunun «taşıyıcıya» ... yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri «geçersizdir»." hususu belirtilmekte olup, bu hükmün taşıyıcı aleyhine nisbi «emredici» nitelikte olduğunu, bu hüküm uyarınca taşıyıcıya kanunun yüklediği sorumluluklar sözleşme ile kaldırılamamakla birlikte taşıyıcının kusursuz sorumlu olacağını öngören sözleşmelerin kurulmasının mümkün olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnamenin de bu kapsamda taşıyıcının kusursuz sorumlu olduğunu öngördüğünü, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve taahhütnamelerin içeriği itibari ile davalının kusursuz sorumluluk üstlendiği açık olmasına karşın mahkemenin halen markaya yönelik tecavüz eyleminde davalının kusurlu olup olmadığını araştırması ve karar gerekçesinde davalının kusursuzluğunu vurgulamasının sözleşme ve taahhütname içeriğinin Mahkemece doğru yorumlanmadığını gösterdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı hem fiili hem de muhtemel zarar ve talepleri üstlenmiş olduğundan, fiili zarara uğrayan müvekkilinin alacak talebinde bulunması için aleyhine verilen «hükmün kesinleşmesi» gibi bir zorunluluk bulunmadığını, davalının sorumluluğunun, 01.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca hem fiili hem de muhtemel zararı, 10.04.2013 tarihli taahhütname …
… ne Yargıtay tarafından bozulduğu, bozma kararından sonra SGS Transit Net tarafından, Hugo Boss firmasına dava dışında tazminat ödemesi yapıldığı, 10.04.2013 tarihli «taahhütnamenin», yasal takipler ve dava sonuçlarına dayalı olarak oluşacak zararları kapsadığı, dolayısıyla davacı şirketin, aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın kendi «rızası» ile yaptığı tazminat ödemesini davalıdan talep edemeyeceği, ayrıca gerek taraflar arasında yapılan sözleşmenin 11/2 maddesi gerekse taahhütname kapsamından davalının tazminat ödemekle ilgili «kusursuz sorumluluğu» da bulunduğunun kabul edilemeyeceği, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesince ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm «delillerin toplandığı», kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararında yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Şeklinde belirtildiği, yine taraflar arasında imzalanan 10.04.2013 tarihli «taahhütname» ... nolu transit «beyanname» ile ilgili olarak gerek gümrükten gelebilecek ve 01.03.2012 tarihinde imzalanmış olan SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi kapsamında olmayan diğer herhangi ödemenin ve gerekse de üçüncü şahıslar tarafından tescilli marka ile alakalı olarak tarafınıza açılabilecek herhangi yasal takibatların ve mahkemelerin olası «masraflarını» üstleneceğimi taahhüt ederim. şeklinde hükümlerin yer aldığı, her ikisi de 6102 sayılı Kanun'un 18/2 kapsamında «basiretli tacir» olan müvekkil şirket ile davalı tarafın tamamen serbest iradeleri ile akdettikleri her iki maddede de; fiillerin kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın doğmuş veya doğabilecek tüm zararların davalı tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, bu durumda davalının her iki sözleşme kapsamında «kusursuz sorumlu» olduğunu, 3.Sözleşme ve taahhütnamede belirtilen "fiili veya muhtemel zarar" koşulunun müvekkili şirket yetkilisi aleyhine kamu davası açılması ile gerçekleşmiş ol …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «mühürlü konteynır» içindeki emtianın taklit ürün olduğundan haberdar olmasının mümkün olmadığı, bu hususun Bakırköy 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4453 E. 2014/7664 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… r aynısının kullanıldığı hususunun sabit bulunması karşısında davacının markasına tecavüzün gerçekleştiği, davalı SGS Şirketinin gümrük sahasında mühürlü olan malın «fatura» değeri üzerinden taşıması sırasında oluşabilecek gelir «kaybı» için «teminat» veren asıl sorumlu sıfat olup asıl sorumluluğu nedeniyle malın muhteviyatı konusunda bilgi sahibi olması gerektiği için yaptığı işin niteliği gereği sorumluluğunun bulunduğu, ancak davalı Akel Şirketi'nin «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği ve ürünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle davalı SGS Transit yönünden davanın kabulü ile dava konusu 27180 adet gümrükte el konulan pantolonda davacıya ait Hugo Boss ve Boss markalarının taklit edilmek suretiyle kullanılması suretiyle «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'i'ne, Gümrükte el konulan ürünlerde pantolonlar üzerinde bulunan etiket, düğme ve rivetlerin pantolonlar üzerinden çıkarılmak suretiyle ve çıkarılanların imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, söz konusu tecavüzün giderilmesi yolundaki «masrafların» hakkında hüküm kurulan davalı SGS Transit tarafından karşılanmasına, söz konusu ürünler üzerinde davacı markaları temizlendikten sonra ürünlerin davalı tarafa talep halinde «teslimine», ele geçen pantolonların miktarı, yapılan bilirkişi hesaplaması dikkate alınarak 38.776,00 TL «maddi tazminatın» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile davalı SGS Transit tarafından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra masrafı SGS Transitten alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde «ilanına», davalı Akel Gümrük yönünden sorumluluğu olmadığından «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSöz konusu bilirkişi raporunda, davacı tarafça talep olunan «maddi tazminatın» tespitinde ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesinin göz önüne alınabileceği mütalaa edildiği halde, mahkemece davalı tarafça elde edilen toplam karın maddi tazminata esas alınması isabetli değildir.
Bu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili adına tescilli pantolon tasarımlarının aynısının davalı tarafça üretildiğini, bu hususun dava öncesinde yapılan «delil tespitiyle» belirlendiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut «delil tespiti» bilirkişi raporu ve diğer belgeler itibariyle, davalı işyerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde iki adet pantolon belirlenmiştir.
Bu durumda, davalı tarafça, davacı tasarımlarına tecavüz oluşturan kaç adet pantolon üretildiğinin «kesin» olarak belirlenemediği göz önüne alınarak, davacının «maddi tazminat» isteminin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince hüküm altına alınması gerekirken, davalı tarafça işyerinde elde edilen toplam karın maddi tazminat ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1009 E. 2013/1546 K.
Ortak:taşıyan · teminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… r aynısının kullanıldığı hususunun sabit bulunması karşısında davacının markasına tecavüzün gerçekleştiği, davalı SGS Şirketinin gümrük sahasında mühürlü olan malın «fatura» değeri üzerinden taşıması sırasında oluşabilecek gelir «kaybı» için «teminat» veren asıl sorumlu sıfat olup asıl sorumluluğu nedeniyle malın muhteviyatı konusunda bilgi sahibi olması gerektiği için yaptığı işin niteliği gereği sorumluluğunun bulunduğu, ancak davalı Akel Şirketi'nin «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği ve ürünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle davalı SGS Transit yönünden davanın kabulü ile dava konusu 27180 adet gümrükte el konulan pantolonda davacıya ait Hugo Boss ve Boss markalarının taklit edilmek suretiyle kullanılması suretiyle «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'i'ne, Gümrükte el konulan ürünlerde pantolonlar üzerinde bulunan etiket, düğme ve rivetlerin pantolonlar üzerinden çıkarılmak suretiyle ve çıkarılanların imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, söz konusu tecavüzün giderilmesi yolundaki «masrafların» hakkında hüküm kurulan davalı SGS Transit tarafından karşılanmasına, söz konusu ürünler üzerinde davacı markaları temizlendikten sonra ürünlerin davalı tarafa talep halinde «teslimine», ele geçen pantolonların miktarı, yapılan bilirkişi hesaplaması dikkate alınarak 38.776,00 TL «maddi tazminatın» ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile davalı SGS Transit tarafından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra masrafı SGS Transitten alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde «ilanına», davalı Akel Gümrük yönünden sorumluluğu olmadığından «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı SGS Transitnet AŞ'nin gümrük sahasında mühürlü olan malın «fatura» değeri üzerinden taşınması sırasında olabilecek kamu borçları yönünden gelir «kaybı» için «teminat» veren sıfatı ile asıl sorumlu olarak bulunduğu, ancak gönderen, «taşıyan» ya da «konişmento» «hamili» olmadığı anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda da, davalının bu sıfatı nedeniyle konteyner içindeki malın muhteviyatı hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmad …
Benzer bu karardaMüdürlüğü’ne dava konusu «gümrük vergilerini» ödemek zorunda kaldığı, davalının dava konusu taşıma ile bir ilgisinin bulunmadığı, taşımayı yapan araçlar davalı firmaya ait C2 «yetki» belgesinde kayıtlı olduğu için «husumetin» davalıya yöneltildiği, taşıma sırasında «hasara» uğrayan veya «zayi» olan emtiadan dolayı ancak «taşıyan sıfatına» haiz kişilerin sorumlu tutulabileceği, sadece C2 yetki belgesinin taşıma sıfatını kazandırmak için yeterli olmadığı, davalının alt ya da üst taşıyan olduğuna dair …
Somut olayda 19.02.2007 tarihli transit «beyannamesinde» davacı «teminat» veren konumundadır.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.02.2008 tarihli 2007/8850 soruşturma nolu iddianamesi ile kaçakçılık suçundan dava açılmış olup işbu ceza dosyasında alınan savunmalarda «taşıyan» ve «işleten sıfatlarının» kime ait olduğu konusunda beyanlar mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük vergisi · işleten sıfatı · taşıyan sıfatı · ba beyannamesi · şikayet · zayi · tazminat davası · fesih
Benzer bu karardaMüdürlüğü’ne dava konusu «gümrük vergilerini» ödemek zorunda kaldığı, davalının dava konusu taşıma ile bir ilgisinin bulunmadığı, taşımayı yapan araçlar davalı firmaya ait C2 «yetki» belgesinde kayıtlı olduğu için «husumetin» davalıya yöneltildiği, taşıma sırasında «hasara» uğrayan veya «zayi» olan emtiadan dolayı ancak «taşıyan sıfatına» haiz kişilerin sorumlu tutulabileceği, sadece C2 yetki belgesinin taşıma sıfatını kazandırmak için yeterli olmadığı, davalının alt ya da üst taşıyan olduğuna dair …
Müdürlüğü’nün «şikayeti» üzerine «beyanname» konusu emtiayı Moldova’dan ihraç «kaydı» ile getirten firma yetkilisi, emtianın sahibi ..., taşınacağı aracın maliki, sürücüsü ve diğer ilgililer hakkında ...
Serbest Bölge Müdürlüğü’nden ...’a taşınmak üzere 19.02.2007 tarihinde transit «beyanname» içeriği emtianın yüklendiği, ancak aracın yurt dışına çıkmadığı, bundan dolayı davacının ... ...
Dava, davalının C2 «yetki» belgesinde kayıtlı araca yüklenen emtianın transit «beyannamesi» uyarınca yurtdışına çıkarılmaması nedeniyle ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15921 E. , 2015/11497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/06/2014
NUMARASI 2013/137-2014/130
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2013/137-2014/130 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı SGS Şirketi vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı S.. A.. vekili Av. Gürhan Ayan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Hugo", "Boss", "Boss Hugo Boss", "Hugo Hugo Boss" markalarının sahibi olduğunu, Zeytinburnu Gümrük Müdürlüğü'nde 4.4.2013 tarihinde yapılan incelemede davalıların sorumluluğundaki emtianın taklit markalı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek müvekkiline ait marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına, el konulan ürünlerin imhasına, şimdilik 1,000 TL maddi ve 10,000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı SGS TransitNET A.Ş. vekili, dava konusu pantolonların satıcısının Endonezya'da yerleşik dava dışı PT Edward Garmindotama, alıcısının ise Moldova'da yerleşik dava dışı Vlikon Plus Şirketleri olduğunu, alıcı ile satıcı arasındaki işbu ticaretteki transit faaliyetini yürüten kişinin de dava dışı Sennan Dış Ticaret Danışmanlık-Erhan SÜSLER olup, gümrük idarelerindeki temsilcisinin de diğer davalı Akel Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. olduğunu, müvekkili şirketin yapılan ticaretin hiç bir aşamasında taraf olarak dahili bulunmadığını, müvekkili şirket ile dava dışı Y.. A.. isimli şahıs arasında 01.03.2013 tarihinde "SGS TransitNet NCTS Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca, müvekkilinin sadece dava konusu, beyan üzerine belirtilmiş mühürlü konteynır içindeki emtiayı, Y..
A.. tarafından Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nden Zeytinburnu Gümrük Müdürlüğü’ne taşınması esnasında kaybolması halinde Gümrük Bakanlığı’na vergileri (gümrük vergisi, KDV, vb.) ödemekle yükümlü kılındığını ve dava konusu ticari faaliyetin tarafı olmamakla birlikte sadece "Asıl Sorumlu" sıfatına haiz olduğunu, yasal mevzuat gereği müvekkili şirketin sorumluluğunun iki gümrük müdürlüğü arasında taşınan malların talimata uygun taşınması ve kaybolması halinde Gümrük Bakanlığı’na ilgili vergileri ödemekle ve böylece vergi tarhiyatını önlemek ile sınırlı olması sebeplerine binaen müvekkilinin aleyhine ikame edilen işbu davanın esastan da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Akel Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. davaya cevap vermemiş, ancak daha sonraki beyanlarında davanın istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait markanın birebir aynısının kullanıldığı hususunun sabit bulunması karşısında davacının markasına tecavüzün gerçekleştiği, davalı SGS Şirketinin gümrük sahasında mühürlü olan malın fatura değeri üzerinden taşıması sırasında oluşabilecek gelir kaybı için teminat veren asıl sorumlu sıfat olup asıl sorumluluğu nedeniyle malın muhteviyatı konusunda bilgi sahibi olması gerektiği için yaptığı işin niteliği gereği sorumluluğunun bulunduğu, ancak davalı Akel Şirketi'nin gümrük müşavirliği hizmeti verdiği ve ürünü kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçeleriyle davalı SGS Transit yönünden davanın kabulü ile dava konusu 27180 adet gümrükte el konulan pantolonda davacıya ait Hugo Boss ve Boss markalarının taklit edilmek suretiyle kullanılması suretiyle marka hakkına tecavüzün tespitine ve men'i'ne, Gümrükte el konulan ürünlerde pantolonlar üzerinde bulunan etiket, düğme ve rivetlerin pantolonlar üzerinden çıkarılmak suretiyle ve çıkarılanların imha edilmek suretiyle tecavüzün giderilmesine, söz konusu tecavüzün giderilmesi yolundaki masrafların hakkında hüküm kurulan davalı SGS Transit tarafından karşılanmasına, söz konusu ürünler üzerinde davacı markaları temizlendikten sonra ürünlerin davalı tarafa talep halinde teslimine, ele geçen pantolonların miktarı, yapılan bilirkişi hesaplaması dikkate alınarak 38.776,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı SGS Transit tarafından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra masrafı SGS Transitten alınmak suretiyle 5 büyük gazeteden birinde ilanına, davalı Akel Gümrük yönünden sorumluluğu olmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı SGS Şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzden kaynaklanan, tespit, men ve maddi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, dava konusu pantolon emtiasının Endonezya'da mukim firma tarafından Moldova'da bulunan alıcısına gönderilmek üzere CMA Gemisi'ne yüklenerek Ambarlı Limanı'na getirildiği, buradan da Moldova'da bulunan alıcısına ulaştırılmak için, transit rejim kapsamında, Zeytinburnu'na getirildiği, ancak Zeytinburnu Gümrüğü'nde yapılan inceleme sonucunda emtianın taklit mallar olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davalı SGS Transitnet AŞ'nin gümrük sahasında mühürlü olan malın fatura değeri üzerinden taşınması sırasında olabilecek kamu borçları yönünden gelir kaybı için teminat veren sıfatı ile asıl sorumlu olarak bulunduğu, ancak gönderen, taşıyan ya da konişmento hamili olmadığı anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda da, davalının bu sıfatı nedeniyle konteyner içindeki malın muhteviyatı hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davalının marka ihlalinden sorumlu olacağına dair herhangi bir yasal düzenleme gösterilmeksizin, sırf malın muhteviyatı hakkında bilgi sahibi olması gerektiğinden bahisle sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı SGS Şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı SGS Transitnet Transit Sistemi Destek Hizmetleri A.Ş'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/124519100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz