6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu başkanına takdir edilen aşırı ücretin genel kurul kararının iptaline konu olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/109 E. 2023/724 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Anonim şirket genel kurulunca yönetim kurulu üyesine takdir edilen ücretin, şirketin mali durumuna ve harcanan emek/mesaiye oranla aşırı ve orantısız olması, benzer sektördeki şirketlerin ödediği emsal ücretlerin üzerinde bulunması ve kararın, ücretin ödeneceği hakim ortak yönetim kurulu üyesinin kendi olumlu oyuyla alınmış olması hâlinde, bu karar örtülü kazanç aktarımı niteliği taşır ve TTK 445 uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptale tabi olur; TTK 447'deki butlan sebepleri ise ayrı ve dar kapsamlı olup bu tür bir ücret kararı kural olarak butlan sebeplerini oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının TTK 447 uyarınca batıl olup olmadığı → ret

Gerekçe: TTK 447. maddesinde sayılan butlan sebepleri (pay sahibinin vazgeçilemez haklarının sınırlandırılması, bilgi alma/inceleme/denetleme haklarının kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandırılması, şirketin temel yapısının bozulması veya sermayenin korunması hükümlerine aykırılık) somut olayda gerçekleşmemiştir; dolayısıyla butlan şartları oluşmamıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Yönetim kurulu başkanına ücret ödenmesine ilişkin genel kurul kararının TTK 445 uyarınca iptali → ret

İddia: Davalı vekili, mahkemenin şirketin mali durumunu hatalı değerlendirdiğini, ücretin harcanan emek ve mesainin karşılığı olduğunu, kâr etme şartının kanunen aranmadığını, grup şirketlerindeki uygulamaların dikkate alınması gerektiğini ve bilirkişi raporunun eksik/hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: TTK 394 uyarınca yönetim kurulu üyelerine ücret ödenebilmesi mümkün olmakla birlikte, belirlenen ücretin şirketin mali yapısına ve ortaklık yapısına uygun olması, yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması, pay sahiplerinin kârdan pay alma hakkını ihlal etmemesi ve benzer durumdaki şirketlerin yöneticilerine ödenen emsal ücretlere uygun olması gerekir. Somut olayda şirketin kısa ve uzun vadeli borçlarının yüksekliği, öz kaynaklarının düşük olması, 2018 yılında brüt zarar oluşması, sabit kıymetler için ayrılan amortismanlar nedeniyle şirketin gelecek en az üç yıl kâr edemeyecek olması ve aynı-benzer sektördeki şirketlerin yöneticilerine ödenen ücretlerle kıyaslandığında belirlenen ücretin şirketin geliri ile orantısız ve fahiş olduğu tespit edilmiştir. Kararın, hakim ortak ve yönetim kurulu başkanı olan kişinin kendi olumlu oyuyla ve sadece kendisine ücret takdir edilmesi suretiyle alınmış olması, kararın örtülü kazanç aktarımı niteliği taşıdığını ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenlerle kararın TTK 445 uyarınca iptali gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hakim ortak yönetim kurulu üyesine, şirketin mali durumu ve emsal şirket uygulamalarıyla orantısız biçimde ve kendi olumlu oyuyla takdir edilen ücretin TTK 445 uyarınca dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptale tabi olacağı ve bunun butlan (TTK 447) sebeplerinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali genel kurul kararının butlanı TTK 447 TTK 445 TTK 394 dürüstlük kuralı örtülü kazanç aktarımı yönetim kurulu üyesi ücreti emsal ücret

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 447TTK 445TTK 446TTK 394 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/109

KARAR NO 2023/724

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/11/2020

NUMARASI 2019/347 Esas 2020/557 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2023

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekilleri, davalı şirketin 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 26/03/2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin davalı şirkette yaklaşık %15 oranında pay sahibi olduklarını, gündemin, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 5.maddesi ile şirketin toplam 1.465.422 payından 1.025.796 adet payının sahibi ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın talebi gibi aylık 360.000- TL net ücret ödenmesine ve sonraki yıllarda ise ocak ayından itibaren yılık tüfe oranında artış yapılmasına karar verildiğini, 439.626 adet red oyuna karşılık 1.025.796 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, kararda olumlu oy kullanan tek pay sahibinin öneride bulunan ve ücretin ödeneceği yönetim kurulu başkanı ...

olduğunu, kararın sermayenin korunması ilkesi hakkındaki TTK 447 maddesine aykırı olması nedeniyle batıl olduğunu, TTK 445. maddesine göre söz konusu kararın kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle de iptale tabi olduğunu, söz konusu kararın TTK 447.maddesi uyarınca batıl olduğunun tespitine, batıl değil ise kararın iptaline karar verilmesini talep etmişlertir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili, şirketin, kurulduğunda elinde hiç bir varlığı ve projesi olmayan bir şirket iken bugün elinde bir jeotermal kaynak işletme ruhsatı, elektrik üretim lisansları, üretim ön lisansı, jeotermal elektrik üretim santrali işletmesi ile yatırımı %95 seviyelerinde tamamlanmış, Ekim 2019 tarihinde işletmeye girecek ikinci bir jeotermal elektrik üretim santrali bulunan bir şirkete dönüştüğünü, yatırım riskini tamamen %70 hissedar olan ...'ın aldığını, diğer paydaşların şirkete hiç emek koymadıklarını, ...'ın zorlukla geçen 10 yılda şirketten hiç ücret almadığını, artık yatırımlardan birinin yaklaşık 1 yıldır işletmede olduğunu, diğer yatırımın da işletmeye girmek üzere olduğu bu noktada yıllara sari yoğun emeğinin ve mesaisinin karşılığında belirlenen ücrete karşı çıkılmasının haksızlık olduğunu, kararlaştırılan ücretin harcanan emek ve mesainin karşılığı olması nedeniyle bu ücretin ödenmesi için şirketin kar elde etmesi gerekmediğini, belirlenen ücretin fahiş olmadığını, 10 yıldır yönetim kurulu başkanının hiç ücret almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, TTK 447. maddesinde düzenlenen butlan şartları mevcut olmadığı, davalı şirketin dönem zararının 14.406.801,39- TL olduğu, sabit kıymetler içerisinde yer alan tesis, makine ve cihazlar için ayrılan ve sonraki dönemlerde ayrılmaya devam edecek amortismanları, satışların maliyeti içerisinde yer alması ile birlikte şirketin gelecek en az 3 yıl daha ana faaliyet karının ve dönem karının oluşmayacağı, YK başkanına ödenecek ücretin şirketin bozuk olan mali ve finansal yapıyı daha da bozacağı dikkate alındığında söz konusu kararın TTK 445. maddesine göre iptali şartlarının oluştuğu, yine davalı şirketle benzer faaliyet alanlarında çalışan şirketlerin aynı dönemde yönetim kurulu üyelerine ödedikleri ücretlerin davalı şirket tarafından belirlenen ücretten oldukça az olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 5-nolu kararın iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, tamamen bilirkişi raporundaki eksik ve hatalı tespitlere dayanan mahkemenin; davalı şirketin finansal durumunu yanlış değerlendirdiği gibi diğer grup şirketlerindeki uygulamalar kapsamında ...’de YK başkanına harcadığı mesai ve emeği ile doğru orantılı olarak ücret takdir edildiği hususunu da göz ardı ettiğini,bilirkişi heyetinin yasaya aykırı olarak iki kişiden teşekkül ettiğini, eksik inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporunun hatalı tespitler ile dolu olup denetime ve uyuşmazlığın esasını çözmeye elverişli olmadığını, müvekkil şirketin mali durumu bozuk olmadığı gibi zarar da etmediği, 2018 yılı bilançosunda ve kar zarar tablolarında görünen zarar tutarı Vergi Usul Kanunu uyarınca yıllık amortisman gideri ayrılması zorunluluğundan kaynaklandığını, yönetim kurulu üyelerine mali hakların tanınabilmesi için şirketin kar etmesi gibi bir koşul kanun tarafından da aranmadığı, Yönetim Kurulu Başkanına harcadığı mesai ve emeği ile doğru orantılı olarak yapılan ücret takdiri yasaya ve ticari teamüllere uygun olduğunu, diğer grup şirketleri bakımından çok daha ağır uygulamalar bulunduğu bu sebeple aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerden önce grup içi uygulamalara bakılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 no'lu kararın butlanı olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. TTK 447. maddesine "a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran,c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmüne haizdir. TTK 445. maddesinde "446.ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmünü içermekte olup TTK 446.

maddesinde " a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c)Yönetim kurulu, d)Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri,iptal davası açabilir." denilmektedir.

Davalı şirketin 26/03/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurulunda alınan 5 no'lu karar ile YK başkanı hakim ortak ...'ın şimdiye kadar hiç ücret almadığını belirterek yazılı talepde bulunması üzerine "2019 yılı ocak ayından başlamak üzere YK başkanı için aylık 360.000- TL net ücret ödenmesi, sonraki yıllarda ise Ocak ayından itibaren yıllık tüfe oranında artış yaparak uygulanmasına" şeklinde davacıların 439.626 adet red yuna karşılık ...'ın 1.025.796 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla ve davacıların muhalefet şerhleri ile karar verilmiştir. TTK 394.maddesi“Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir” hükmünü içermektedir.Ancak ödenecek ücret, şirketin mali yapısına, ortaklık yapısına uygun olması , yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması, pay sahiplerinin kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek ölçüde ,benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretlere uygun olması gerekir.

Davalı şirketin kısa vadeli borçları 109.240.820,74 -TL uzun vadeli borçların 607.122.126,30- TL ve öz kaynakların ise 20.266.689,99- TL olduğu, 2018 yılı içinde öz kaynakların düştüğü, 2018 yılı mali değerlere göre şirketin, borç ödeme kabiliyetinin iyi olmadığı ve net çalışma sermayesi ihtiyacı bulunduğu, 2018 yılında satışların maliyetinin fazla olması nedeniyle brüt karının oluşmadığı ve hatta 14.846.080,18- TL brüt zararı oluştuğu, sabit kıymetler içinde yer alan tesis makine ve cihazlar için ayrılan ve daha sonra ayrılmaya devam edecek amortismanların, satışların maliyeti içinde yer almakla birlikte şirketin gelecek en az 3 yıl daha kâr edemeyeceği tespit edilmiştir. Ayrıca davalı şirketle aynı-benzer faaliyet kollarında bulunan bir kısım şirketlerde ödenen ücretlerin kıyaslandığı anlaşılmaktadır.

Elde edilen mali veriler, şirketin uzun dönem borçlarının miktarı, 2018 yılı dönem zararı,yakın zaman içinde dönem kârının oluşmayacak olması, yatırımların hepsinin faaliyete girmediği nedenleri ile belirlenen ücretin şirketin geliri ile orantılı olmadığı, örtülü kazanç aktarımı niteliği taşıdığı, aynı-benzer sektörde faaliyet gösteren şirketlere göre oldukça fahiş olduğu, hakim ortak olan yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi olumlu oyu sonucunda kararın alındığı,ücretin sadece YK başkanına takdir edilmesi hususunun dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TLnin mahsubu ile bakiye 125,5‬0-TL harcın ;birleşen davada alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,5‬0-TL harcın asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Birleşen davada davacı ... tarafından tarafından yapılan 36,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak birleşen davacı ...'ye verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.11/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/121342 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4131 E. 2024/7324 K. · Onandı

Şirketin mali yapısıyla orantısız YK ücreti kararı iptal edilir

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyesine ödenecek ücretin belirlenmesine ilişkin genel kurul kararı, 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesindeki butlan şartlarını taşımasa bile; şirketin dönem zararı, ayrılacak amortismanlar nedeniyle yakın yıllarda kâr oluşmayacağı ve belirlenen ücretin şirketin bozuk mali yapısını daha da bozacağı ile benzer faaliyet alanındaki şirketlerin aynı dönemde ödediği ücretlerin çok daha düşük olduğu saptandığında, aynı Kanun'un 445 inci maddesi uyarınca iptal koşulları oluşur.

Emsal değeri

Zarardaki bir anonim şirkette yönetim kurulu başkanına belirlenen ücretin, şirketin mali durumu ve sektör kıyaslaması esas alınarak 6102 sayılı Kanun'un 445 inci maddesi uyarınca iptal edilebileceği; butlan şartlarının bulunmamasının iptali engellemediği yönünden emsal değeri taşır. Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcıdır.

Kavramlar: genel kurul kararının butlanı genel kurul kararının iptali yönetim kurulu üyesi ücreti sermayenin korunması ilkesi dönem zararı amortisman hâkim ortak

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/4131 E.  ,  2024/7324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/109 Esas, 2023/724 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/347 E., 2020/557 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan asıl davada davacı vekili Avukat ... , birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Asıl ve birleşen davada davacı vekilleri dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 26.03.2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin davalı şirkette yaklaşık %15 oranında pay sahibi olduklarını, gündemin, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 5 inci maddesi ile şirketin toplam 1.465.422 payından 1.025.796 adet payının sahibi ve yönetim kurulu başkanı olan ...'ın talebi gibi aylık 360.000,00 TL net ücret ödenmesine ve sonraki yıllarda ise ocak ayından itibaren yıllık tüfe oranında artış yapılmasına karar verildiğini, 439.626 adet red oyuna karşılık 1.025.796 adet kabul oyu ile oy çokluğuyla kabul edildiğini, kararda olumlu oy kullanan tek pay sahibinin öneride bulunan ve ücretin ödeneceği yönetim kurulu başkanı ...

olduğunu, kararın sermayenin korunması ilkesine aykırı olması nedeniyle batıl olduğunu, söz konusu kararın kanun, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kurallarına aykırı olması nedeniyle de iptale tabi olduğunu iddia ederek söz konusu kararın batıl olduğunun tespitine, batıl değil ise kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin, kurulduğunda elinde hiç bir varlığı ve projesi olmayan bir şirket iken bugün elinde bir jeotermal kaynak işletme ruhsatı, elektrik üretim lisansları, üretim ön lisansı, jeotermal elektrik üretim santrali işletmesi ile yatırımı %95 seviyelerinde tamamlanmış, Ekim 2019 tarihinde işletmeye girecek ikinci bir jeotermal elektrik üretim santrali bulunan bir şirkete dönüştüğünü, yatırım riskini tamamen %70 hissedar olan ...'ın aldığını, diğer paydaşların şirkete hiç emek koymadıklarını, ...'ın zorlukla geçen 10 yılda şirketten hiç ücret almadığını, artık yatırımlardan birinin yaklaşık 1 yıldır işletmede olduğunu, diğer yatırımın da işletmeye girmek üzere olduğu bu noktada yıllara sari yoğun emeğinin ve mesaisinin karşılığında belirlenen ücrete karşı çıkılmasının haksızlık olduğunu, kararlaştırılan ücretin harcanan emek ve mesainin karşılığı olması nedeniyle bu ücretin ödenmesi için şirketin kar elde etmesi gerekmediğini, belirlenen ücretin fahiş olmadığını, 10 yıldır yönetim kurulu başkanının hiç ücret almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 447 nci maddesinde düzenlenen butlan şartlarının mevcut olmadığı, davalı şirketin dönem zararının 14.406.801,39 TL olduğu, sabit kıymetler içerisinde yer alan tesis, makine ve cihazlar için ayrılan ve sonraki dönemlerde ayrılmaya devam edecek amortismanları, satışların maliyeti içerisinde yer alması ile birlikte şirketin gelecek en az 3 yıl daha ana faaliyet kârının ve dönem karının oluşmayacağı, YK başkanına ödenecek ücretin şirketin bozuk olan mali ve finansal yapısını daha da bozacağı dikkate alındığında söz konusu kararın aynı Kanun'un 445 inci maddesine göre iptali şartlarının oluştuğu, yine davalı şirketle benzer faaliyet alanlarında çalışan şirketlerin aynı dönemde yönetim kurulu üyelerine ödedikleri ücretlerin davalı şirket tarafından belirlenen ücretten oldukça az olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 5 numaralı kararın iptaline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketle aynı, benzer faaliyet kollarında bulunan bir kısım şirketlerde ödenen ücretlerin kıyaslandığı, elde edilen mali veriler, şirketin uzun dönem borçlarının miktarı, 2018 yılı dönem zararı, yakın zaman içinde dönem kârının oluşmayacak olması, yatırımların hepsinin faaliyete girmediği nedenleri ile belirlenen ücretin şirketin geliri ile orantılı olmadığı, örtülü kazanç aktarımı niteliği taşıdığı, aynı, benzer sektörde faaliyet gösteren şirketlere göre oldukça fahiş olduğu, hakim ortak olan yönetim kurulu başkanı ...'ın kendi olumlu oyu sonucunda kararın alındığı, ücretin sadece YK başkanına takdir edilmesi hususunun dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu, kararın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın butlanı, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.