6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bekleme ücreti alacağında salt muhasebe kaydına dayalı hükmün kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/372 E. 2023/852 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

TTK m.863/3 kapsamında bekleme ücreti (demuraj) alacağına ilişkin bir uyuşmazlıkta, taşıyıcının makul yükleme/boşaltma süresinden fazla beklemesi ve bunun nedeni gibi hususlar taşıma hukukuna özgü inceleme gerektirir; salt ticari defter kayıtları üzerinde yaptırılan mali müşavir bilirkişi incelemesine dayanılarak, taşıma belgeleri ve gümrük kayıtları değerlendirilmeden, taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi, önemli delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamına gelir ve bu durum HMK 353(1)a-6 uyarınca kararın kaldırılıp davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesini gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Bekleme ücreti (demuraj) alacağının salt ticari defter incelemesiyle değerlendirilmesi → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, icra takibine konu alacağın içinde TTK m.863/3 kapsamında demuraj/bekleme ücretlerinin bulunduğunu, araçların davacının ihmali nedeniyle 152 gün beklediğini, uluslararası nakliyeciler derneği tarifesine göre hesaplama yapılması gerektiğini, ilgili dernekten bilgi istenmesine karar verildiği halde yerine getirilmediğini ve dosyadaki hamule senetleri ile gümrük belgelerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek eksik inceleme yapıldığını belirtmiştir.

Gerekçe: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takip dayanağı cari ekstreler yanında 7 adet beynelmilel hamule senedini de içermekte, davalı vekili de cevap ve delil dilekçeleriyle taşıma faturaları, gümrük belgeleri ve başkaca belgeleri dosyaya sunmuştur. Ancak mahkemece, bu iddia ve belgelerden hareketle bekleme ücreti için taşıma hukukuna ilişkin hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan, sadece muhasebe kayıtları üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi raporuyla söz konusu alacakların bulunmadığı sonucuna varılmıştır; hükme esas alınan bilirkişi raporu bu yönüyle uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzaktır. TTK m.863/3 uyarınca taşıyıcının sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme/boşaltma süresinden daha fazla beklemesi halinde uygun bir bekleme ücretine hak kazanacağı düzenlenmiştir; davalının makul süreden fazla bekleme yapıp yapmadığı, yapmışsa nedeni, icra takibindeki bekleme ücreti talebinin haklı olup olmadığı ve haklı ise miktarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için taraflardan bilgi-belge istenmesi, taşıma işlerine ait gümrük ve taşıma belgelerinin getirtilmesi ve taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, taraf ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınması gerekirken, salt ticari defterlere dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK 353(1)a-6 uyarınca kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi → tartışılmadı

İddia: Davacı vekili, 31/12/2015 tarihli mutabakat mektubuna göre müvekkilinin davalıya yalnızca 3.145,66-TL borcu bulunduğunu, aynı mutabakat kapsamında icra takibinin düşürüldüğünü ancak davalının haksız olarak takibi yenilediğini, 26/01/2016 tarihli mutabakatın davalı defterlerine işlendiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ederek davanın reddine karar verdiğini ileri sürerek kararın kısmen reddedilen bölümünün kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Hükmün, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine eksik delil toplanması nedeniyle kaldırılıp dosyanın yeniden görülmek üzere mahalline gönderilmesine karar verildiğinden, bu aşamada davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK m.863/3 kapsamındaki bekleme ücreti alacağının tespitinde, salt ticari defter/muhasebe kayıtlarına dayalı bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu, taşıma hukukuna özgü uzman bilirkişi incelemesi ile taşıma/gümrük belgelerinin getirtilmesinin gerektiğini vurgulaması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekleme ücreti (demuraj) menfi tespit ticari defir kaydının ispat gücü eksik inceleme taşıma sözleşmesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 863/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/372

KARAR NO 2023/852

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/11/2020

NUMARASI 2019/271 Esas 2020/591 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı vekili ev davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyası ile toplam 3.175,52-TL+112,16-USD+62.400,93-EURO alacak üzerinden icra takibi başlattığını ancak taraflar arasında yapılan mutabakata göre davalıya sadece 3.145,66-TL borcun bulunduğunu, bu miktar dışındaki borçların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, icra takibindeki USD ve EURO olarak talep edilen alacak miktarı yönünden borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya taşıma hizmeti verdiğini, taraflar arasındaki taşımaya dayalı ticari ilişkinin 3 ayrı hesaptan takip edildiğini, davacı tarafın mutabakat olarak belirttiği borcun yalnızca Türk Lirası hesabına ilişkin olduğunu, bu hesaba ek olarak USD ve EURO hesaplarında da icra takibinde belirttikleri alacağın mevcut olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflara ait ticari defterler üzerinde mali müşavir bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucunda, tarafların kendi ticari defterlerinde yer alan alacağın HMK'nın 222. maddesi gereğince kendileri yönünden bağlayıcı olduğu, bu bağlamda menfi tespit istemine konu edilen USD ve EURO alacağı yönünden değerlendirme yapıldığında, davacı tarafın davalıya 97,85-USD ve 31.700-EURO borcu bulunduğu, bu borcun dışında kalan bakiye 14,31-USD ve 30.700,93-EURO yönünden davacı tarafın borçlu olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1) Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu icra takibinin başlatılmasını müteakiben taraflar arasında 31/12/2015 tarihinde mutabakat mektubu imzalandığını, söz konusu belge incelendiğinde müvekkilinin davalıya yalnızca 3.145,66-TL borcunun bulunduğunun görüleceğini, nitekim aynı mutabakat kapsamında kararlaştırıldığı üzere icra takibinin takipsiz bırakılarak düşürüldüğünü ancak davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak icra takibinin yenilendiğini, sonrasında da müvekkilinin banka hesaplarına haciz uygulandığını ve davalının defter ve belgelerinin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda, 26/01/2016 tarihli mutabakatın davalının defterlerine işlendiğinin ve müvekkilinin sunduğu mutabakat mektubuyla söz konusu cari hesabın kapatıldığının tespit edildiğini ancak mahkemece bu hususun göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen reddedilen bölümünün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2) Davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili tarafından davalıya karşı başlatılmış icra takibine konu alacağın içinde TTK m.863/3'te düzenlenen demuraj/bekleme ücretlerinin de bulunduğunu, bu alacakların mahkemece kabul edilmemesinin doğru olmadığını, müvekkilinin araçlarının davacının ihmali sebebiyle toplamda 152 günlük bekleme yaptığını, bu zararın davacı tarafından karşılanması gerektiğini, bekleme nedeniyle davacının herhangi bir itirazının yapılmamış olduğunu ve ödeneceğinin müvekkiline belirtildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre de Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin yayınladığı bekleme ücretleri tarifesine göre hesaplanma yapılıp hüküm altına alınması gerektiğini, bu kapsamda yargılamada belirtilen dernekten 2014 yılı tenteli römorkun günlük bekleme ücretinin sorulmasının istenildiği ancak bu husus yerine getirilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğini ve dosyaya sundukları beynelminel hamule senetlerinde yükün ne zaman yüklendiği, gümrüğe vardığı ve teslim aldığının görüldüğünü, ayrıca bu kayıtların gümrük müdürlüğünden de istenilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bekleme ücreti alacaklarının olmadığına dair kısmının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, sadece tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişiye yaptırılan incelemeye göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... (yeni Esas sayısı ...) Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasının incelenmesinde, takip tarihinin 04/02/2015, alacaklının davalı şirket, borçlunun da davacı şirket, asıl alacağın 3.145,66-TL, 111,12-USD ve 31.700-Euro, işlemiş faizin 29,86-TL, 1,04-USD ve 300,93-Euro, bunlara ek olarak plaka numaraları belirtilen dorselere ilişkin süreleri de belirtilen günlük 200 Euro'dan hesap edilmiş toplam 30.400-Euro bekletme alacağı olmak üzere toplam alacağın 3.175,52-TL, 112,16-USD ve 62.400,93-EURO (harca esas değer 174.769,10-TL), takip dayanağının 31/12/2014 itibariyle TL, USD ve Euro üzerinden tutulan 3 adet cari hesap ve yine 31/12/2014 itibariyle plaka numaraları belirtilen dorselere ilişkin süreleri de belirtilen günlük 200 Euro'dan hesap edilmiş bekletme alacağı olduğu;

takip talebinin ekinde takip dayanağı olan cari ekstreler ve 7 adet beynelminel hamule senedinin bulunduğu; ödeme emrinin borçluya 27/02/2015'te tebliğ edildiği, takip kesinleştiğinden borçlu adına kayıtlı araçların üzerinde haciz konulduğu; 15/04/2019 tarihinde alacaklı vekilinin dosyanın yenilenmesini ve gerekli haciz işlemlerinin yapılmasını istediği, dosyanın 2019/6974 numaralı yeni esas numarasına kaydedildiği, icra dairesince 19/06/2019'da dosya borcunun tamamı teminat altına alındığından ve mahkeme veznesine de %15 oranında teminat yatırıldığından dosyadaki hacizlerin borçlu vekilinin talebi üzerine kaldırıldığı görülmüştür. Davaya dayanak teşkil eden icra takip dosyasından da görüldüğü gibi takip, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklı cari ekstreler ve beynelmilel hamule senetlerine dayanmaktadır.

Davalı vekili de, cevap ve delil dilekçeleriyle söz konusu belgelerle birlikte taşma faturaları, gümrük belgeleri ve başkaca belgeleri dosyaya sunmuştur. Ancak mahkemece, söz konusu iddia ve belgelerden hareketle davalının bekleme ücreti için taşıma hukukuna ilişkin hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadan sadece muhasebe kayıtları üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi raporuyla söz konusu alacakların bulunmadığı sonucuna varacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, bu yönüyle dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmaktan uzaktır.Mahkemece TTK m.863/3'te yer alan "Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır." düzenlemesi gereğince, davalının makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla bekleme yapıp yapmadığı, yapmışsa bunun neden kaynaklandığı, icra takibindeki bekleme ücreti talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise ne kadar alacağın bulunduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için tarafların bu konuda ellerindeki bilgi-belgeleri sunması istenerek ve taşıma işlerine ait gümrük ve taşıma belgeleri dosyaya getirtilerek, taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli taraf ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, salt ticari defterlere dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ve bu aşamada davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2020 Tarih 2019/271 Esas 2020/591 Karar sayılı hükmünün HMK m.353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE",Bu aşamada davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,Davacı ve davalı tarafından yatırılan (davacı 59,30-TL, davalı 59,30-TL) peşin istinaf karar harçlarının ayrı ayrı kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/121260 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.