6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hasar sorumluluğu ve TL alacakta faiz oranı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/369 E. 2023/834 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Taşıma Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonuna tabi taşımada, hasarın teslim anında veya CMR m.30'daki sürede tutanakla ihbar edilmesi halinde taşıyıcının sorumluluğu doğar ve CMR m.18/2 uyarınca taşıyıcının sorumluluktan kurtulma nedenlerini ispat yükü kendisine aittir; sigortalısına poliçe teminatı kapsamında ödeme yapan sigortacı, TTK 1472 gereği ödediği bedel oranında taşıyıcıya rücu hakkına haleftir. CMR m.27'de öngörülen yıllık %5 faiz oranı yalnızca yabancı para cinsinden talep edilen tazminatlara uygulanır; Türk Lirası cinsinden istenen tazminatlarda milli hukuktaki (değişen oranlarda avans) faiz oranı uygulanır.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının halefiyet yoluyla rücu hakkının varlığı → kabul

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının halefiyet hakkının doğması için hukuken geçerli bir poliçe teminatı kapsamında tazminat ödenmiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı, sigortalısının üçüncü kişiye karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. Somut olayda davacının, poliçe teminatı kapsamında sigortalıya hasar ödemesi yaptığı, tazminat makbuzu ve ibraname dikkate alındığında davacının halefiyet kuralları gereğince ödediği bedel bakımından taşıyıcı davalıya rücu hakkının bulunduğu belirlenmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının hasardan sorumluluğu ve hasar ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, CMR m.30 uyarınca kendisine geçerli bir hasar ihbarı yapılmadığını, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, müterafik kusur taleplerinin dikkate alınmadığını ve müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılması ve davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: CMR m.17/1 gereği taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede oluşan hasardan sorumludur; m.17/2'deki istisnaların varlığını ispat yükü CMR m.18/2 uyarınca taşıyıcıya aittir. Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulamalarına göre taşıyıcının, malın sağlam ve tam teslimi zorunluluğu çerçevesinde yükleme, istifleme ve ambalajın taşımaya uygunluğu yönünden denetleme görevi vardır. CMR m.30 uyarınca hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, görülmediği hallerde teslimden itibaren 7 gün içinde ihbar edilmemesi taşıyıcının emtiayı sağlam teslim ettiği yönünde karine oluşturur. Somut olayda emtianın antrepoda boşaltılması sırasında firma yetkilisi ve araç şoförünün imzasıyla tutulan tutanakta ıslaklık tespit edilmiş, taşıma senedine de teslim anında hasarlı ve ıslak olarak teslim alındığı kaydı düşülmüştür; bu nedenle dava dışı sigortalı tarafından davalıya süresinde hasar ihbarı yapıldığı kabul edilmiştir. Ekspertiz raporunda hasarın muhtemelen araç brandasının yıpranması/yırtılması ve/veya römork kapı-kapaklarından sızan yağmur sularının emtiaya sirayeti sonucu oluştuğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davalı, hasardan sorumlu tutulamayacağını gösteren veya müterafik kusuru gerektiren bir delil ibraz edememiş, yükleme anında ambalajlama ve istifleme sırasında sorun bulunduğuna dair bir kayıt/tutanak da oluşturmamıştır. Bu nedenle taşıma sırasında oluşan zıyadan taşıyıcı davalı sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sovtaj bedeli ve müterafik kusur itirazları → ret

İddia: Davalı vekili, emtianın sovtaj değerine itiraz ettiğini ve bilirkişilerin hasarın oluş şeklini tespit etmeden ve CMR hükümlerine aykırı olarak hesaplama yaptığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Emtianın niteliği itibariyle (sıvı emme özelliğini kaybetmiş bebek bezi ara mamulü) geri kazanılması mümkün olmadığından, davalının iddia ettiği şekilde sovtaja tabi olmayacağı; davalının müterafik kusuru gerektiren bir delil ibraz edemediği ve bu duruma açıklama getiremediği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Reddedilen kısımdaki %10 ilave sigorta bedeli ve reddedilen kısım üzerinden vekalet ücreti → ret

İddia: Davacı vekili, davalının zararın tamamını karşılaması gerektiğini ve reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Reddedilen miktarın 2.356,08-TL'si sigortalı ile sigortacı arasında özel olarak kararlaştırılan %10 ilave bedele ilişkindir; CMR Konvansiyonunda taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar ilkesine göre belirlendiğinden, bu miktar ve hesaplanan zarardan fazla istem bakımından davanın reddedilmesinde ve reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TL cinsinden tazminata CMR m.27 kapsamında yıllık %5 faiz uygulanmasının doğruluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesince hükmedilen yıllık %5 faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR Konvansiyonu m.27 uyarınca bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiş ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulmaktadır; Türk Lirası cinsi alacaklarda milli hukukta geçerli faiz oranlarının uygulanacağı yerleşik yargı uygulamasıyla kabul edilmektedir. Davacının tazminat talebi TL cinsinden olduğundan, hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken yıllık %5 faiz işletilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR Konvansiyonu m.27'deki yıllık %5 faiz oranının yalnızca yabancı para cinsinden talep edilen tazminatlara uygulanabileceği, Türk Lirası cinsinden alacaklarda milli hukuktaki faiz oranının uygulanması gerektiği yönündeki tespit ile CMR taşımalarında hasar ihbarının süresinde yapıldığının tutanakla ispatı ve taşıyıcının ispat yükü konusundaki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu halefiyet rücuan tazminat hasar ihbarı taşıyıcının denetleme yükümlülüğü ispat yükü sovtaj avans faizi müterafik kusur

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 17/1CMR Konvansiyonu 17/2CMR Konvansiyonu 18/2CMR Konvansiyonu 27CMR Konvansiyonu 30

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/369

KARAR NO 2023/834

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/09/2020

NUMARASI 2019/253 Esas 2020/326 Karar

DAVA

Tazminat (Taşıma Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2023

Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde nakliyat sigorta poliçesiyle dava dışı sigortalısı ... A.Ş. tarafından İtalya’da yerleşik ... firmasından dokunmamış mensucat cinsi emtia satın alındığını, davalı şirketin emtianın İtalya'dan Türkiye'ye taşıma işini üstlendiğini, taşımanın ... ve ... plakalı araçlara yüklenerek gerçekleştirildiğini, emtianın 19/11/2018'de dava dışı ... firmasına ait antrepoya indirilirken ıslak ve ambalaj hasarlı olduğunun görüldüğünü, CMR belgesi üzerine hasar notu yazıldığını ve araç içi ıslaklığını gösteren fotoğrafların çekildiğini, emtianın davalı taşıyıcının sorumluluğunda olduğu sırada ıslandığını, dahili nakliyeci ile de tutanak düzenlendiğini, müvekkilinin 19/11/2018 tarihinde 27.137,80-TL ödeme yaptığı dava dışı sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 27.137,80-TL'nin ödeme tarihi olan 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, CMR Konvansiyonun 30. maddesi uyarınca müvekkiline ihbar yapılmadığını, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını ve müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, CMR m.17/4-C'de ambalajdaki eksiklik ve hatadan taşımacının sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini, davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin ex gratia ödemesi olduğunu, davacının tazminat talebinin fahiş ve CMR'ye aykırı olduğunu, CMR hükümleri gereğince 8,33-SDR hesap birimi üzerinden tazminatın hesaplanması gerektiğini, ayrıca emtianın sovtaj bedellerinin de tespit edilmesi gerektiğini, CMR m.27 uyarınca talep edilebilecek faizin yıllık %5 olduğunu ve başlangıç tarihinin de taşıyıcıya yapılan yazılı istem tarihi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, hasar dosyasında emtianın Türkiye'deki fabrikaya teslimi sırasında ıslak olduğuna dair tutanak tutulduğu ve tutanağın altında teslim eden araç şoförü ile teslim alan şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu; her ne kadar davalı tarafından hasarın ambalajlanmadan dolayı kaynaklandığı iddia edilmiş ise de CMR m.9/2 kapsamında davalı taşıyıcının bu hususta bir çekincede bulunmaması sebebiyle davalının savunmasının kabul edilmediği; yargılama aşamasında bilirkişiden alınan ve benimsenen rapor uyarınca davalının 23.410,82-TL nihai zarardan sorumlu olacağının belirlendiği ve CMR m.27'ye göre de ödeme tarihinden itibaren yıllık %5 faizin uygulanması gerektiği gerekçesiyle, 23.410,82-TL'nin 21/01/2019 tarihinden itibaren yıllık işleyecek %5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1) Davacı vekili, mahkeme tarafından hükmedilen %5 faiz oranının hatalı olduğunu; zararın emtianın davalının sorumluluğunda iken meydana gelmesi sebebiyle davalının da zararın tamamını karşılaması gerektiğini ve davanın reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücretine hükmedilerek müvekkilinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2) Davalı vekili , yargılama kapsamında davacının delillerinin ve replik dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığını; Mahkemeye sundukları CMR m.30'a göre 7 günlük ihbar süresinde uyulmadığı yönündeki itirazlarının inceleme konusu yapılmadan karar verildiğini, geçerli bir hasar ihbarı bulunmadığından hasarın ispatının davacı tarafından yerine getirilmesi gerektiğini; Mahkemenin sınırlı sorumluluk ilkesini uygulamamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu; karar kapsamında müterafik kusur taleplerinin dikkate alınmadığını, bilirkişilerin hasarın ne şekilde oluştuğuna dair tespitte bulunmadan ve CMR hükümlerine aykırı olarak SDR üzerinden bir hesaplama yapmadıklarını, davayı kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla150-TL olarak hesaplanan sovtaj değeri araştırmasına itirazları bulunduğunu ve sigorta şirketinin gerçek zararı aşan miktarı ödeyip ödemediğinin ve müvekkilinden talep edip etmediğinin belli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, İtalya-Türkiye arasında gerçekleşen CMR hükümlerine tabi taşıma kapsamında hasarlandığı iddia edilen emtiadaki zararı tazmin eden sigortacının taşıyıcıya açtığı 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereği halefiyete dayanan rücuan tazminat davasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davacının, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya 10/01/2019 tarihinde 27.137,80-TL hasar ödemesi yaptığı, ödemenin poliçe teminatı kapsamında olduğu, tazminat makbuzu ve ibraname dikkate alındığında, davacının halefiyet kuralları gereğince sigortalıya ödediği hasar bedeli bakımından taşıyıcı olan davalıya rücu hakkının bulunduğu belirlenmektedir.

CMR Konvansiyonu m.17/1 gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR m.17/2'ye göre de eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası ya da ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur.

CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine CMR m.30'a göre, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren 7 gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda davaya konu bebek bezi imalatında kullanılan dokunmamış mensucat cinsi emtianın antrepoda boşaltılması sırasında, firma yetkilisi ve ayrıca araç şoförünün de imzası bulunan tutanakta taşımaya konu ürünlerde ıslaklık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca taşıma senedi üzerine 19/11/2018'de emtianın Türkiye'deki depoya teslimi anında "47 kap ambalaj hasarlı ve ıslak olarak teslim alınmıştır." kaydının yazıldığı görülmüştür.

Dava dışı sigortalı şirket tarafından da davalıya, söz konusu tutanakla süresinde hasar ihbarının yapıldığı kabul edilmelidir. Bu doğrultuda emtianın teslim anında hasarlı olduğu ve sonrasında yapılan ekspertiz incelemesinde toplam 54 rulo ve 142,56 m2 alanlı emtiada oluşan ıslaklık kaynaklı hasarın ... (yarı römork) plakalı araçla İtalya'dan antrepoya kadar olan taşımada "mevcut bilgi ve fotoğraflardan hasarın oluş nedeni tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte, muhtemelen araç brandasının sevkiyat esnasında yıpranması, yırtılması ve/veya römork kapı ve kapaklarından sızan yağmur sularının emtiaya sirayet etmesi sonucu meydana gelmiştir" tespitinin yapıldığı, aynı şekilde raporda sıvı emme özelliği bulunan bebek bezi ara mamulü olan emtianın ıslanıp kuruduktan sonra sıvı emme ve hapsetme özelliğini kaybettiği, bu nitelikte bir kumaşın üretime alınması durumunda makinelere ciddi boyutta zarar verme riskinin bulunduğu, risk içeren kumaşların üretime alınmasının bebek sağlığı ve hijyeni açısından sakıncalı olduğu belirtilmiştir.

İspat yükü üzerinde olan davalının, emtiadaki hasardan sorumlu tutulamayacağını gösteren ve müterafik kusuru gerektiren bir delil ibraz edilmediği gibi bu duruma bir açıklama da getiremediği; emtianın niteliği itibariyle geri kazanılması mümkün olmadığından davalının iddia ettiği şekilde sovtaja tabi olmayacağı; davalı tarafından denetleme sorumluluğu kapsamında yükleme anında emtianın ambalajlanması ve istiflenmesi sırasında hasara veya zıyaa sebep olacak bir sorunun varlığı hususunda bir kayıt veya tutanağın oluşturulmadığı ve davalı tarafın tüm aşamalarda hazır bulunduğu , savunma hakkını kullandığı anlaşılmakla, taşıma sırasında oluşan zıyadan taşıyıcı olan davalı sorumlu olup, bu nedenle hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporuna göre verilen kararda davalı vekilinin istinaf sebepleri kapsamında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiş ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulmakta olup, Türk Lirası cinsi alacaklarda milli hukukta geçerli olan faiz oranlarının uygulanacağı yerleşik yargı uygulamasıyla kabul edilmektedir. Bu durumda somut olayda, davacının tazminat talebi TL cinsine ilişkin olmakla, hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken yıllık %5 faiz işletilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu yönden davacı vekilinin istinaf nedeni yerindedir. Eldeki davada red edilen miktarın 2.356,08-TL'si sigortalı ile sigortacı arasında özel olarak kararlaştırılan %10 ilave bedele ilişkin olup, CMR Konvansiyonunda davalı taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar ilkesine göre belirlendiğinden, bu miktara ilişkin kısım ve hesaplanan zarardan fazla istem bakımından davanın reddine karar verilmesinde, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin anılan istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin faiz oranına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata ve eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden, hükmün kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih 2019/253 Esas 2020/326 Karar sayılı kararının HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 23.410,82-TL'nin 21/01/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.599,19-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme ve icra veznesine yatırılan toplam 463,45-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.135,74-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafın posta ve tebligat gideri 106,70-TL, bilirkişi ücreti 2.100-TL, olmak üzere toplam 2.206,70- TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 1.904-TL yargılama masrafına, başvuru harcı 44,40-TL, peşin harç 463,45 -TL, eklenerek toplam 2.411,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 3.511,62-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 1.599,19-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 399,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.199,39‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 59-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısım davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/121259 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.