6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fiilen ödenen demuraj bedelinin aşan kar talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/660 E. 2023/1486 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan (Konteyner Demurajı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş, taraflar arasındaki anlaşmaya veya konişmento hükümlerine dayanan, hukuki niteliği tartışmalı bir kurumdur. Taşıma sözleşmesi veya konişmentoda demuraja ilişkin açık bir hüküm yoksa taşıyan, genel hükümlere göre ispat koşuluyla ancak gerçekte uğradığı zararı (fiilen ödediği demuraj bedelini) talep edebilir; bu bedelin üzerine kâr veya ek bir tutar eklenerek talep edilmesi, ticari ilişkinin niteliğine ve ispat külfetine aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Konteyner demuraj bedelinin, davacının fiilen ödediği tutarı aşacak biçimde (kâr eklenerek) talep edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davacının tacir olarak kazanç elde etmek amacıyla faaliyet gösterdiğini, navlunun feri niteliğindeki demuraj bedeli konusunda makul bir kâr elde etmesine yasal engel bulunmadığını, konişmentonun 20.6. maddesi uyarınca iade edilmemesinden doğan tüm kayıp ve masraflardan davalının sorumlu olduğunu, deniz taşımalarındaki teamüller değerlendirilerek ek rapor alınması suretiyle talep edilen 2.055-USD ek farkla toplam 45.553,97-TL demuraj bedelinin tamamına itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, konteynerin zamanında iade edilmemesi nedeniyle fiilen ödediği demuraj bedeli dışında ne şekilde bir zarara uğradığını açıklayamamıştır. Ödenen demuraj bedelinden kâr sağlanması kavramı taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğine uygun değildir; taşıyan ancak fiilen ödediği demuraj bedelini talep edebilir. İlk derece mahkemesi de davacının fiilen ödediği demuraj bedeline (5.670-USD karşılığı 33.086,60-TL) hükmetmiştir ve bu tutar doğrudur; istinaf sebebi bu nedenle yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konteyner demurajı bedelinin taraflar arasında ayrıca bir anlaşma bulunmadığı hallerde taşıyanın yalnızca fiilen ödediği/gerçek zararını talep edebileceği, bunun üzerine kâr veya ek bir bedel eklenerek talepte bulunulamayacağı yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı itirazın iptali kırkambar sözleşmesi konişmento FOB teslim TTK 1203 navlun sözleşmesi gecikme tazminatı cezai şart

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1203

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/660

KARAR NO 2023/1486

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/12/2020

NUMARASI 2019/282 Esas - 2020/359 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirketin yaptığı ithalata konu malların Şangay-İstanbul arasındaki deniz taşıma işlemini yaptıklaarını, geminin 08.08.2018 tarihinde İstanbul'a vardığını, 10.08.2018 tarihinde davalıya FLC yük teslim belgesi ihbarı adı altında yükün geldiğinin bildirildiğini, davalının dava konusu konteyneri en geç 28.08.2019 tarihinde hat sahibi ... AŞ'ye boş olarak teslimi gerekirken ancak 01.11.2018 tarihinde boş teslim etmesi nedeni ile 65 günlük gecikmeden kaynaklı toplam 45.565,06-TL'lik demuraj ücreti çıktığını, davalının konişmento ve verdiği taahhütnamenin 2. maddesinde geç teslimden doğan zararı ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak düzenlenen demuraj faturalarını kabul etmediğini yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, İstanbul ...

İcra müdürlüğü ... sayılı dosyasında itirazın iptali ile alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı ile aralarında deniz taşıma sözleşmesi olmadığını, sunulan taahhütnamedeki imzanın kendilerine ait olmadığını, davacının bekleme ücreti talep edebilmesi için yasal varış ihbarnamesi göndermesi gerektiğini, sunulan yazışmaların bu mahiyette olmadığını, ayrıca geminin geliş tarihi esas alınarak yapılan demuraj hesabının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak kesilen fatura ve hesaplamayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, 11.07.2018 tarihli konişmentoda gönderilenin davalı olduğu, ticari satış faturasında, gümrük beyannamesinde teslimin FOB olarak yapılacağının belirtildiği,FOB teslim türünde navlun sözleşmesi kurma borcunun emtianın alıcısı olan davalının üzerinde olduğu, elektronik posta yazışmalarına göre navlun sözleşmesinin davalı ile davacı arasında kurulduğu, davalının navlun bedelinden sorumlu olup 09.08.2018 tarihinde varış ihbarının e-posta ile yapıldığı, yük teslim belgesi ihbarının 10.08.2018 tarihinde elektronik posta ile gönderildiği, yazışmalardan demurajın oluştuğu ve devam ettiği ile ilgili davalının bilgi sahibi olduğu, davacının fiili taşıyıcı ... şirketine toplam 5.670-USD ödediği ancak davalıya 7.725-USD demuraj faturası düzenlediği, davacıının ancak donatana ödediği kadarını isteyebileceği, bunun TL cinsinden ticari defterlere kayıtlı değerinin 33.086,60-TL olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne, İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 33.086,60-TL'ye yönelik itirazın iptaline,icra inkar tazminatı ,fazla istemin ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, davacının kazanç elde etmek için kurulduğunu, mahkemenin sadece fiili zararını yani hat sahibine ödemek durumunda kaldığı demuraj bedelini isteyebileceğine ilişkin kabulünün serbest ticari hayata uygun olmadığını, konişmentonun 20.6 maddesinde..." belirtilen zaman içerisinde konteynerin iade edilmemesi durumunda, iade edilmemesinden doğabilecek tüm engellemelerden, kayıplardan ya da masraflardan tacir sorumlu olur." hükmü uyarınca kayıp ve masrafların da talep edilebileceği, navlunun fer'isi niteliğinde olan demuraj bedeli konusunda makul bir kar elde etmesine yasal engel bulunmadığını , mahkemece ödenmek zorunda kalınan bedelin üzerinde bir demuraj bedeli talep edip edemeyeceğine ilişkin deniz taşımalarında mevcut teamüller değerlendirilerek ek rapor alınması ve talip edilen 2055-USD ek farkla toplamda 45.553,97-TL demuraj bedelinin tamamına ilişkin itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan konteyner demuraj alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Konteyner demurajı; TTK'da düzenlenmemiştir. Uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan öğretide hukuki niteliği tartışmalı olan, bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.

Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamında konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.

Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. Davacı vekili takibe konu faturalara dayalı demuraj bedeli alacağının tahsilini istemiş, davalı taahhütnamede imzanın kendisine ait olmadığını, varış ihbarnamesinin yasal olarak gönderilmesinin gerektiğini, yazışmaların geçerli olmayacağını savunmuş, mahkemece konişmentonun gönderileninin davalı olup FOB teslim olduğunu navlundan alıcı olan davalının sorumlu olduğunu, e-postalarla yük teslim belgesi ile varış ihbarnamesi gönderildiği, davacının fiili taşıyıcıya ödediği demuraj bedelinden davalının sorumlu olduğunu, demuraj bedelinin fatura, belge ve davacı defter kayıtları 5.670-USD karşılığı 33,086,60-TL olduğu belirlendiğinden davacının fiilen ödediği demuraj bedeline hükmedilmiştir.

Davacı vekili , davacının tacir olup navlun bedelinden kar etmesi gerektiği, davalının kayıp ve masraflardan da sorumlu olduğu ileri sürülerek istinaf talebinde bulunmuştur.Davacı tarafça fiilen ödenen demuraj bedelinden kar etmesi gerektiğini,bunun teamül ve sektör uygulaması ortalamasına göre şirket yönetimince taktir edildiğini ileri sürmüş ise de konteynerin zamanında iade edilmemesi nedeniyle ödediği demuraj bedeli dışında ne şekilde zarara uğradığının açıklanmadığı,ödenen demuraj bedelinden kar sağlanması kavramının taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olmadığı,ancak ödenen demuraj bedelinin talep edilebileceği ,mahkemece de bu miktara hükmedildiği anlaşılmakla istinaf sebebi yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/119733 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.