6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hava taşımasında hasar/zıya rücu davasında taşıyıcıların müteselsil sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1455 E. 2023/1707 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Uluslararası hava yolu taşımasında akdi taşıyıcı (taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla dahi olsa) ile fiili taşıyıcı, taşıma sırasında meydana gelen hasar/zıyadan müteselsilen sorumludur; hasarın taşıyıcı temsilcisinin de katıldığı tutanakla tespit edilmiş olması, Montreal Konvansiyonu m.31'deki ayrıca ihbar zorunluluğunu ortadan kaldırır. Sigortacının halefiyet yoluyla açtığı rücu davasında faiz, ödeme tarihinden itibaren işletilir. Davacının, mahkemece verilen kesin süreye rağmen tebligat işlemlerini tamamlamadığı ve o davalılar hakkındaki davayı atiye bıraktığı hallerde, tefrik kararı verilip tebligat yapılmadan bu davalılar aleyhine de müteselsil sorumluluk hükmü kurulması kamu düzenine aykırıdır; bu davalılar bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Akdi taşıyıcı (taşıma işleri komisyoncusu) sıfatındaki davalının pasif husumeti → ret

İddia: Davalı ... Ltd. Şti. taşıyıcı olmadığını, taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, taşımayı diğer davalının gerçekleştirdiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşıma belgelerinde emtiaların tesliminde davalı ... Ltd. Şti.'nin imza kaşesinin bulunduğu, fiili taşımayı diğer davalının yaptığı, sigortalı şirketin ve navlun faturasının da bunu doğruladığı tespit edilmiştir. Akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur; bu nedenle pasif husumete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Montreal Konvansiyonu m.31 uyarınca ihbar süresine uyulup uyulmadığı → ret

İddia: Davalılar, hasar ve zıyaın süresinde kendilerine ihbar edilmediğini, bu nedenle dava hakkının düştüğünü ileri sürmüştür.

Gerekçe: Montreal Konvansiyonu m.31 uyarınca hasarın öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç tesellümden itibaren 14 gün içinde ihbar yapılması gerekir; aksi halde dava hakkı düşer. Somut olayda hasar ve zıya, fiili taşıyıcı temsilcisinin de imzasının bulunduğu tutanaklarla tespit edildiğinden taşıyanın hasardan haberdar olduğu kabul edilmiş, ayrıca ihbara gerek görülmemiştir; kaldı ki sigortalı tarafından yapılan ihbara taşıyıcı tarafından cevap verildiği de anlaşıldığından ihbarın ulaştığı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kusur ve sorumluluk sınırına ilişkin istinaf sebepleri → ret

İddia: Davalılar, hasarın/eksikliğin kendilerinden kaynaklanmadığını, emtianın kontrolünde hasar/eksiklik bulunmadığını ve sorumluluğun sınırlı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Emtia kutularındaki güvenlik etiketlerinin söküldüğü, ambalajların ve etiketlerin yırtıldığı, kutuların deforme olduğu tespit edilmiştir; zarar taşıma sırasında meydana gelmiştir. Montreal Konvansiyonu m.22'ye göre sorumluluk sınırı kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır; SDR kuru üzerinden yapılan hesaplamada hükmedilen tutarın sorumluluk sınırının (28.225,16-TL) altında kaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle kusura ve sorumluluk sınırına dair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faizin başlangıç tarihi → ret

İddia: Davalı ..., Montreal Konvansiyonu m.23/1 uyarınca faizin karar tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme doğrultusunda halefiyet kurallarına göre açtığı davada, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilir; bu nedenle faizin karar tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine dair istinaf sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kesin süreye rağmen tebligatı yapılmayan davalılar hakkında usulden ret gerekliliği → kabul

Gerekçe: Mahkemece davacı tarafa, kendilerine tebligat yapılamayan iki davalı yönünden yurtdışı tebliğ işlemlerini yerine getirmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş, bu süreye uyulmamış ve davacı vekili bu davalılar hakkındaki davasını atiye terk etmiştir. Tefrik kararı verilmeden ve söz konusu davalılara tebligat yapılmadan, infazda tereddüde neden olacak şekilde tazminatın tüm davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Kamu düzenine ilişkin bu husus re'sen incelenerek, kesin süreye rağmen tebligatı yapılmayan davalılar bakımından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken aleyhlerine hüküm verilmesi hatalı bulunmuş; bu nedenle ilk derece kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hava yolu taşımasında akdi taşıyıcı ile fiili taşıyıcının müteselsil sorumluluğu, hasarın taşıyıcı temsilcisi huzurunda tutanakla tespitinin ihbar yükümlülüğünü karşılaması ve kesin süreye rağmen tebligatı yapılmayan davalılar hakkında tefrik yapılmadan hüküm kurulmasının kamu düzenine aykırılığı yönünden BAM'ın kendi muhakemesiyle ortaya koyduğu, bölgesel ikna edici değer taşıyan tespitlerdir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Montreal Konvansiyonu m.31 uyarınca yük hasarında, hasarın öğrenilmesinden sonra derhal ve en geç tesellüm tarihinden itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekir; aksi halde taşıyıcıya karşı dava açma hakkı düşer.
Dava şartı
Sigortacının halefiyet gereği dava hakkına sahip olabilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir (TTK m.1472)., Mahkemece verilen kesin süreye rağmen tebligat işlemleri tamamlanmayan davalılar hakkında, tefrik yapılmadan esasa girilmesi mümkün değildir; bu davalılar bakımından dava usulden reddedilmelidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Montreal Konvansiyonu halefiyet rücu akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı taşıma işleri komisyoncusu müteselsil sorumluluk sorumluluk sınırı (Özel Çekme Hakkı/SDR) kesin süre usulden ret kamu düzeni

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 14726102 sayılı TTK 928 · Montreal Konvansiyonu — Montreal Konvansiyonu 18/1Montreal Konvansiyonu 22Montreal Konvansiyonu 23/1Montreal Konvansiyonu 31 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1455

KARAR NO 2023/1707

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/11/2020

NUMARASI 2012/144 Esas - 2020/764 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/11/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı ... A.Ş.'ye ait olan bilgisayar ve bilgisayar ana kart emtialarının ..., ... ve ... numaralı nakliyat sigorta poliçeleriyle sigortalandığını;emtiaların davalı ... tarafından uçakla Çin-Shanghai'dan İstanbul'a taşındığını; ... numaralı poliçe kapsamında, 60 adet/60 kap monitörlü bilgisayar emtiasının 24/05/2011'de Atatürk Havalimanı Kargo Müdürlüğü'ndeki tahliyesi sırasındaki kontrolde ... model monitörlerin 30 kutusunun ambalajlarının yırtıldığı, ambalajlar üzerine yapıştırılan "..." bantlarının sökülmesi sırasında ambalajlar üzerindeki etiketlerin yırtılarak hasar gördüğünün belirlendiğini, durumun Havalimanı antrepo memurları tarafından 27/05/2011 tarihli tutanakla tespit edildiğini, 1 numaralı talebe konu 30 adet kutu bedelinden oluşan hasar için 07/10/2011'de 2.391,90-TL tazminat ödediğini;

... numaralı poliçe kapsamında, 50 adet/50 kap monitörlü bilgisayar emtiasının 23/05/2011'de tahliyesi sırasındaki kontrolde gümrük ambarlarına 1 paketin dağınık halde geldiği, ... model monitörlerin 50 kutusunun ambalajının güvenlik etiketlerinin yırtıldığı, ambalajlar üzerine "..." bantlarının yapıştırıldığı ve bunların sökülmesi sırasında ambalajlar ile üzerindeki etiketlerin yırtılarak hasar gördüğünün belirlendiğini, durumun Havalimanı antrepo memurları tarafından 27/05/2011 tarihli tutanakla tespit edildiğini, 2 numaralı talebe konu 50 adet kutu bedelinden oluşan hasar için müvekkilinin sigortalısına 06/10/2011'de 3.986,50-TL tazminat ödediğini; ... numaralı poliçe kapsamında, 51 kap/300 adet bilgisayar ana kart emtiasının tahliyesi sırasındaki kontrolde kargo açıldığında ...

nolu faturanın 8. kalemi ... model üründen 1 kutu (kutu içinde 5 adet) ürünün eksik olduğu, onun yerine orjinal kutulardan tamamen farklı boş bir kutunun konulduğu, söz konusu kutu içeriği olan 5 adet ... ana kartın kaybolduğunun belirlendiğini, durumun da aynı şekilde 16/06/2011 tarihli tutanakla tespit edildiğini, 3 numaralı talebe konu 5 adet ana kart bedelinden oluşan zıya için müvekkilinin sigortalısına 24/08/2011'de 2.003,27-TL tazminat ödediğini; bu şekilde müvekkilince sigortalıya 8.381,67-TL ödenen tazminatın halefiyet gereğince ve Varşova Konvansiyonu'na göre zarardan sorumlu olan davalı taşıyıcılardan tahsili gerektiğini ileri sürerek, toplam 8.381,67-TL'nin 2.391-TL'ye 07/10/2011'den, 3.986,50-TL'ye 06/10/2011'den ve 2.003,27-TL'ye 24/08/2011'den avans faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, 10/07/2014 tarihli duruşmada, mahkemece verilen kesin süreye rağmen davalılar ... ve ... açısından tebligat işlemlerinin yapılmadığını belirterek, anılan davalılar hakkındaki davalarını atiye terk ettiklerini belirtmiştir.

CEVAP

1- Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin taşıyıcı olmadığını taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ettiğini, diğer davalı ...'nin taşıyan sıfatını haiz olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava dilekçesinde belirtilen 1 ve 2 nolu taleplere ilişkin hasarlar için etiketlerin çıkartılması sırasında kutunun hasar görmesinin normal olduğunu, bu durumda dava dışı sigortalı şirketin kusuru söz konusu olacağından davacının tazmin talebinde bulunamayacağını; 3 nolu talep bakımından emtianın eksik çıkmasının sorumlusu gönderici şirket olduğundan müvekkilinden tazminat istenemeyeceğini; Varşova Konvansiyonu m.26'ya göre 7 ve 14 günlük ihbar sürelerini bulunduğunu ve davacının bu sürelere de riayet etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Ltd. Şti. vekili 19/11/2013 havale tarihli dilekçesiyle, davacının davasını diğer 2 davalı ...'e ve ...'a izafeten de müvekkiline yöneltmiş ise de, müvekkilinin davalıların acentesi olmadığını belirterek, davalılar için müvekkiline gönderilen tebligatları mahkemeye iade etmiştir.

2- Davalı ... vekili,taşıma belgelerine göre göndericinin ..., alıcının diğer davalı şirket ... Ltd. Şti ve taşıyıcının da müvekkili ... olduğunu, davacının sigortalısının belgelerde adı bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını; Montreal Konvansiyonu m.31'e göre hasarın fark edilmesinden sonra derhal ve en geç kargonun alındığı tarihten itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya ihbarda bulunulması gerektiğini ancak somut olayda süresinde ihbarda bulunulmadığını; emtiada meydana geldiği iddia olunan hasardan ve mahreçten kaynaklanan noksanlıktan müvekkilinin sorumlu olmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun her halükarda sınırlı olduğunu; Montreal Konvansiyonu m.23/1 maddesine göre davacının ancak karar tarihinden itibaren faiz isteyebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, somut olayda Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, sigortalısına ödeme yapan davacının halefiyet gereği aktif husumet ehliyetinin bulunduğu: davalılardan ...'nin fiili taşıyıcı ve diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin de taşıma işleri komisyoncusu olduğu, TTK m.928'e göre taşıma işleri komisyoncusunun da taşıyıcı gibi sorumlu olacağı, pasif husumet itirazlarının haklı olmadığı; fiili taşımayı yapan ...'nin antrepo görevlileriyle birlikte hasar tespit tutanağı tutulduğundan taşıyıcının hasardan haberdar olduğunun kabul edileceği, bu nedenle de ihbar şartının aranmayacağı; talebe konu hasar ve zıyanın taşıma sırasında meydana geldiği, teslime kadar taşıyıcının sorumluluğunun devam ettiği,taşıma sırasında emtia kutularındaki güvenlik etiketlerinin söküldüğü, ambalajların ve kutu üzerindeki ürün tanıtım etiketlerinin yırtıldığı ve kutularda çoğunlukla deformeler olduğunun anlaşıldığı;

Montreal Konvansiyonu'na göre davalıların sorumluluk üst sınırının 28.225,16-TL olabileceği, eksper raporundaki 8.381,67-TL hasar bedelinden ilave %10 bedel indirilerek davacının toplam isteyebileceği bedelin de 7.543,53-TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... no'lu poliçe kapsamında 1 no'lu talep için 2.152,71-TL'nin ödeme tarihi olan 07/10/2011, ... no'lu poliçe kapsamında 2 no'lu talep için 3.587,85-TL'nin ödeme tarihi olan 06/10/2011 ve ... no'lu poliçe kapsamında 3 no'lu talep için 1.802,94-TL'nin ödeme tarihi olan 24/08/2011 tarihinden itibaren toplam 7.543,50-TL olmak üzere avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1) Davalı ... Ltd. Şti. vekili,emtiaların taşımasını ...'in gerçekleştirdiğini,davalı ...'ın taşımayla bir ilgisi olmadığını, ...'a izafeten müvekkili açısından reddi gerektiğini; müvekkili ile yurtdışındaki diğer iki davalı arasında acentelik ilişkisi olmadığını, izafeten müvekkiline gönderilen tebligatların iade edildiğini; davacının, 10/07/2014 tarihinde 2 davalı açısından davayı atiye bıraktığını, buna göre mahkemece sadece davalılardan ... ve müvekkili hakkında hüküm verilmesi gerekirken karar başlığındaki tüm davalılar aleyhine hüküm verildiğini,müvekkilinin taşıyan olmayıp taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, ... görevlilerinin tuttuğu tutanağın müvekkili açısından ihbar yerine geçmeyeceğini,müvekkiline ihbar yapılmadığını, taşıma faaliyetinde bulunmayan müvekkilinin kusurunun olamayacağını ve eksik çıkan üründen de sorumluluğun ancak gönderene ait olacağını belirterek,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2) Davalı ... vekili, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını; müvekkiline süresinde bir ihbar yapılmadığını; emtianın yapılan kontrollerinde her hangi bir hasar veya eksiklik tespit edilmediğini; koliler açıldığında fark edilen eksiklikten müvekkilinin sorumlu olamayacağını ,faizin karar tarihinden itibaren başlaması gerektiğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, uluslararası hava yolu eşya taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın hasarlanması ve eksik çıkması iddiasıyla davacı ile sigortalısı arasında yapılan poliçe kapsamında davacının yaptığı ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Çin-Türkiye arasında gerçekleştirildiğinden her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda; davacının nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortaladığı dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait emtianın Çin'den Türkiye'ye taşınmasının akdi taşıyıcı olarak davalı ... Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, fiili taşımanın ise diğer davalı ...tarafından gerçekleştirildiği, (1) nolu taşıma konusu 60 kap bilgisayar emtiasının 30 ve (2) nolu taşıma konusu 50 kap bilgisayar emtiasının 50 adet orjinal kutusunun hasar gördüğü; (3) nolu taşıma konusu 51 kap/300 adet bilgisayar ana kart emtiasının 5 adedinin kutudan çıkmadığının hava limanında gümrük memurları, davalı ...

ve sigortalı şirket yetkililerince tespit edilerek 27/05/2011 ve 16/06/2011 tarihli 3 adet tutanağın düzenlendiği, sigortalı şirketin davalı ... Ltd. Şti.'ye 08/06/2011 ve 24/06/2011 tarihli 3 adet yazıyla hasarı ve zıyaı ihbar ettiği, adı geçen davalının 09/06/2011 tarihli yazısıyla cevap verdiği, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda hasarın kargo bantlarının sökülmesi nedeniyle ve eksikliğin de taşıyıcının sorumluluğu altındayken gerçekleştiği, tespit edilen toplam hasar-zıyadan kaynaklanan tazmin bedelinin %10 ilave bedelle toplam 8.381,67-TL olduğu; 30 adet kutu için 07/10/2011'de 2.391,90-TL, 50 adet kutu için 06/10/2011'de 3.986,50-TL ve 5 adet ana kart için 24/08/2011'de 2.003,27-TL'nin sigortalıya tazminat ödendiği görülmüştür.

Davaya konu taşıma belgelerinin, tamamında da davalı ... Ltd. Şti.'nin emtiaların teslimi konusunda imza kaşesinin bulunduğu ve fiili taşımanın davalı ... tarafından yapıldığı görülmüştür. Sigortalı ... A.Ş.'nin müzekkere cevabında, nakliye işlerini davalı ... Ltd. Şti.'nin yürüttüğünü, o şirketin acentesinin da ... olduğunu, diğer şirketlerin emtiaları ... ile taşıttığını belirtmiştir. Yine davalı ... Ltd. Şti. nin sigortalı şirkete, davaya konu taşıma hizmetlerinin navlun faturası düzenlediği görülmüştür. Buna göre davalılardan ...'nin fiili taşıyıcı ve diğer davalı ... Ltd. Şti. de akdi taşıyıcı olup ,akdi taşıyıcının fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsil sorumlu bulunduğu gözetildiğinde davalı ...

vekilinin pasif husumete yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Montreal Konvansiyonu'nun 31. maddesi hükmüne göre; yük hasarı halinde, hasarın öğrenilmesinden sonra derhal ve en geç tesellüm tarihinden itibaren 14 gün içinde taşıyıcıya ihbar edilmesi gerekmekte olup, aksi halde taşıyıcıya karşı dava açma hakkı düşmekte ise de somut olayda ise hasar ve zıya davalı fiili taşıyıcı ... temsilcisinin imzasının bulunduğu 27/05/2011 ve 16/06/2011 tarihli 3 adet tutanakla tespit edilmiş olup, taşıtan tarafından tarafından ayrıca hasar ihbarı yapılması gerekmediği,sigortalı tarafından ...'a yapılan ihbara cevap verildiği anlaşılmakla yapılan ihbarın davalıya ulaştığının kabulü gerekir. Montreal Konvansiyonu'nun 18/1.

maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır.Davacının sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle oluşan ve kadrimaruf olduğu belirlenen zarardan, taşıyan sıfatıyla davalılar ...

ve ... Ltd. Şti. müteselsilen sorumludur. Mahkeme karar tarihi itibariyle SDR kuru 5.0018-TL olup, yapılan hesaplamada hükmedilen tutarın sorumluluk sınırı olan 28.225,16-TL'nin altında kaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davalılar vekillerinin kusura ve sorumluluk sınırına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısına yapılan ödeme doğrultusunda halefiyet kurallarına göre açılan davada, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilmesi mümkün olduğundan davalı ... vekilinin karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğine dair ileri sürdüğü istinaf nedeni de yerinde değildir. Öte yandan Mahkemece 03/04/2014 tarihli celsede davacı tarafa, kendilerine tebligat yapılamayan ...'e ve ...'a yurtdışı tebliğ işlemlerini yerine getirmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde davacının söz konusu ara kararın gereğini yerine getirmediği ve takip eden 10/07/2014 tarihli celsede davacı vekilinin mahkemece verilen süreye rağmen ...

ve ... hakkındaki davalarını atiye terk ettiklerini belirtmiştir. Çin'de mukim olduğu belirtilen her iki şirkete de tebligat yapılmadan, davacı vekili şirketler bakımından 10/07/2014'te davayı atiye bıraktıklarını belirtmiştir. Ayrıca davalılardan ... Ltd. Şti. tüm aşamalarda, kendilerinin söz konusu iki şirketin de acentesi olmadıklarından onlara izafeten kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ve davacı tarafça da acente ilişkisi ispat edilmemiştir.Anılan davalılar hakkında tefrik kararı verilmeden davanın hiç bir aşamasında tebligat yapılmadan ,infazda tereddüde neden olacak şekilde hükmolunan tazminatın tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş olarak yorumlanabilecek şekilde hüküm verilmesi doğru bulunmamıştır.

Kamu düzenine ilişkin bu hususun re'sen incelenmesi gerektiğinden davalı ...ltd.şti nin istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... bakımından verilen kesin süreye rağmen tebligat yapılmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ,aleyhlerine hüküm verilmesi yerinde bulunmamış ,re'sen incelenen bu husus nedeniyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılarak ,yeniden karar verilmesine, davanın davalı ... ve ... bakımından kısmen kabulüne ,fazla istemin reddine,diğer davalılar bakımından kesin süreye riayetsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/144 Esas - 2020/764 Karar sayılı 11/11/2020 tarihli kararının, HMK m.353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile toplam 7.543,50-TL'nin, 2.152,71-TL'sinin 07/10/2011, 3.587,85-TL'sinin 06/10/2011 ve 1.802,94-TL'sinin ise 24/08/2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine,Diğer davalılar açısından davanın usulden reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 515,30-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 124,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 390,80-TL'nin davalılar ...

ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 148,95-TL peşin harcın davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan haklarındaki dava red edilen davalılar için yapılan giderler ayrık tutularak hesaplanan 614-TL posta, 3.100-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.714-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.342,60-TL'nin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 50-TL tebliğ giderinden ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 05-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...

ne verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. lehine takdir olunan 838,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, " İstinaf yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davalı ... 59,30-TL, davalı ... Ltd. Şti. 129-TL) istek halinde yatıran davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 33-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 30-TL'sinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ...

tarafından yapılan 41,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 5-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, kalan kısmın üzerinde bırakılmasına, Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd. Şti.'ye verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/118911 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.