Navlun alacağında zamanaşımı süresi ve borçlunun defi hakkı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1829 E. 2024/62 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden (Taşıma/Navlun) Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmayıp tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilir; zamanaşımı defii icra takibinde ileri sürülmemiş olsa da cevap dilekçesinde ileri sürülebilir. Uluslararası kara taşımasından kaynaklanan navlun bedeli alacaklarında, taşımaya CMR hükümleri uygulansa da uygulanmasa da (CMR veya TTK 1246. madde), zamanaşımı süresi bir yıldır ve bu süre CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda işlemeye başlar.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinde ileri sürülmeyen zamanaşımı definin itirazın iptali davasında ileri sürülüp sürülemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, davalının icra takibine itirazında zamanaşımı definde bulunmadığından bu defii cevap dilekçesinde ileri süremeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir. Borçlu tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilir. Yazılı yargılamada savunma sebepleri ikinci cevap dilekçesi ibraz süresi içinde serbestçe değiştirilebilir veya genişletilebilir; basit yargılamada ise cevap süresi içinde savunmaların tamamının ileri sürülmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ve zamanaşımı süresi → ret
İddia: Davacı vekili, davanın TTK 871. maddesine dayalı açıldığını, CMR hükümlerinde taşıma ücretinden sorumluluğun düzenlenmediğini, MÖHUK m.29 uyarınca akdin kuruluşu sırasında taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun (TTK) uygulanması gerektiğini, TBK m.147 uyarınca zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümleri uygulanır. Gerek CMR gerekse TTK hükümlerine tabi taşımalarda navlun bedeline ilişkin alacak taleplerinde (TTK 1246. madde) uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması yerleşik uygulamadır. Davacı vekilinin 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Yargıtay 11. HD'nin 2015/14965 esas, 2016/7010 karar sayılı ilamında da navlun alacağı için zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı süresinin başlangıcı ve dolup dolmadığının hesabı → ret
Gerekçe: Davacı tarafından üçüncü kişi taşıtan adına düzenlenen navlun faturası 15.06.2017, teslim ise 04.07.2017 tarihinde yapılmıştır. Teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu olan 04.10.2017 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlamış ve 04.10.2018 tarihinde dolmuştur. Bu nedenle zamanaşımı defii yerinde görülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Navlun alacağına ilişkin taleplerde, uyuşmazlığa CMR veya TTK hükümleri uygulansın, zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı yönünde; ayrıca itirazın iptali davasında borçlunun icra takibindeki itiraz sebepleriyle bağlı olmadığı, zamanaşımı definin cevap dilekçesinde ileri sürülebileceği yönünde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Navlun bedeline ilişkin alacak taleplerinde (TTK 1246. madde ve CMR 32/1) 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda işlemeye başlar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ zamanaşımı defii↗ navlun alacağı↗ CMR Konvansiyonu↗ TTK 1246↗ gönderilenin sorumluluğu (TTK 871)↗ CIP teslim şekli↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1829
KARAR NO 2024/62
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/09/2020
NUMARASI 2019/249 Esas - 2020/589 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine yazılan rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin dava dışı ... şirketinin davalıya gönderdiği malların taşımasını üstlendiğini, taşımanın yapıldığını,ancak taşıma bedelinin ödenmediğini, taşıma sözleşmesi gönderen ile taşıyıcı arasında akdedilen bir sözleşme ise de eşyayı kabul eden gönderilenin de TTK 871. Maddesi hükmü gereği bundan sorumlu olduğunu, gönderilenin varma yerinde eşyayı kabul etmesi nedeniyle asıl borçlu yanında davalının da taşıma bedelinden sorumluluğunun bulunduğunu, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin Hollanda'da mukim satıcıdan CIP Satış ve Teslim Şekliyle mal ithal ettiği ürünleri davacının taşıdığı,ancak CIP teslim şeklinde ,ithal edilen malın taşıma ücretinin gönderen satıcıya ait olduğu,İncoterms 2010 versiyonuna göre CIP satışta, alıcının sözleşmedeki mal bedelini ödeyeceği bunun dışında taşıma Navlun ücreti ödeme yükümlülüğü olmadığını, satıcının ise taşıyıcıya malları teslim ve varış limanına taşıması için navlun ödeme yükümlüğü olduğunu,taşıma ücretinin kendilerinden istenemeyeceğini,TTK nın 1246.maddesi gereği navlun bedeli için 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşıma senedinin 04.07.2017 tarihli olup icra takibinin 24.11.2018 tarihinde yapıldığını bildirerek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle,aksi halde esastan reddine,davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı tarafça yapılan taşıma işinin CIP teslim şartı ile satılan emtia taşıması olduğu,uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, CMR'nin 32/1 maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalarda zaman aşımı süresinin 1 yıl olarak kabul edildiği,navlun faturasının 15.06.2017 tarihinde düzenlendiği, teslimin 04.07.2017 tarihinde yapıldığı,hamule senedinde taşımaya CMR hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, icra takibinin teslim tarihinden 1 yıl sonra olan 24.11.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davanın TTK m. 871.maddesine dayalı açıldığını,CMR hükümlerinde taşıma ücretinden sorumluluğun düzenlenmediğini, MÖHUK m.29 hükmü uyarınca akdin kuruluşu sırasında taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun uygulanacağını ,Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulama alanı bulacağını, davalının icra takibine itirazında ileri sürmediği zamanaşımı defini cevap dilekçesinde ileri süremeyeceğini, TBKnın147.maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin beş yıl olarak kabulü gerektiğini, CİP teslim şartının davacıyı bağlamayacağını,sözleşmede ücretten kimin sorumlu olduğu belirtilmemişse gönderilen ve gönderenin müteselsil sorumlu olduğunu,sözleşme gönderen ile akdedilse dahi, eşyayı kabul eden gönderilenin gönderen ile birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dava dışı gönderen satıcı tarafından davacı taşımacıya yaptırılan uluslararası kara taşıması navlun bedelinin malı teslim alan davalı gönderilenden tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili ise icra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı borçlunun zamanaşımı defii ileri süremeyeceğini ileri sürmüş ise de ;itirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir. Borçlu, tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilir. Yazılı yargılamada, savunma sebepleri ikinci cevap dilekçesi ibraz süresi içinde serbestçe değiştirebilir veya genişletebilir. Basit yargılamada ise, cevap süresi içinde savunmaların tamamı ileri sürülmelidir.Dava konusu taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacaktır.Davacı vekili uyuşmazlığa ;
TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Gerek CMR, gerekse TTK hükümlerine tabi taşımalarda navlun bedeline ilişkin alacak taleplerinde (TTK nın 1246.maddesi )uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu yerleşik uygulamadır.Davacı vekilinin 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yolunda ki istinaf nedeni yerinde değildir. Yargıtay 11 HD nin 2015/14965 esas,2016/7010karar sayılı ilamında da ; navlun alacağı için zamanaşımı süresi bir yıl olup bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edilmiştir.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır.Davacı tarafça,gönderilenin emtiayı teslim alması nedeniyle navlundan sorumluluğu hükümleri nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından üçüncü kişi taşıtan adına düzenlenen navlun faturasının 15.06.2017 ,teslimin ise 04/07/2017 tarihinde yapıldığı,teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 04/10/2017 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayıp ,04/10/2018 tarihinde ise dolmuştur.
Bu nedenle zamanaşımı defii yerinde görülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ; malların tesliminden itibaren CMR 32/1-c bendine göre zamanaşımı süresi dolduğu,zamanaşımı defiinin reddi gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117983 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi