Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/2112 E. 2025/4798 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı gideri↗ yetki belgesi↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ttk 547↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ tebligat kanunu m.35↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ rücuen tazminat↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ kesin süre↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ tasfiye memuru↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/761 E. - 2024/734 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; işçilik alacağı ödemesinden doğan alacağın tahsili için Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/313 E. sayılı dosyasında ihyası istenilen şirket hakkında dava açıldığını, 12.09.2024 tarihli yetki belgesi ile adı geçen şirket hakkında ihya davası açılması için kendilerine kesin süre verildiğini ileri sürerek şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından yapılan terkin işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, ilgili üçüncü kişi sıfatındaki terkin edilen şirket alacaklısı davacı tarafından, ihya talebine konu rücuen tazminat talepli davanın görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 547/2 hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, davacı tarafın alacaklı sıfatıyla ihyası talep edilen şirket aleyhinde, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/313 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davanın sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı ile sınırlı olarak ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, şirketin bu dosya ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nın 547/2 hükmü gereği terkin edilen şirketin, terkin tarihinden önceki yetkilisi ...'ın, ihya edilen şirketin temsil edilmesi ve icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için tasfiye memuru olarak atanmasına, davaya konu terkin işleminde, TTK'nın geçici 7/4-a hükmüne aykırı olarak şirket adına çıkarılan ihtar dışında şirket yetkilisi adına ihtar çıkarılmamasına bağlı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu karar tarihinden önce 29.05.2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7511 sayılı Kanun) yayımlanarak yürürlüğe girdiği, TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra gelmek üzere Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, ihyası talep olunan şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi işleminin TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usule uygun şekilde yapıldığı, 7511 sayılı Kanun'un 16.x
addesi ile TTK'nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına eklenen ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağına ilişkin düzenleme gereği davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi hükmü uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.
Bununla birlikte dosya muhteviyatından, ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7/4-a hükmünde terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar, dilekçeye ekli sunulan belge örnekleri ve ticaret sicil kayıt örnekleri ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın yalnız şirket adına tebliğe çıkarıldığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı anlaşıldığından terkin işleminin usule uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilemez. Bu doğrultuda, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen bu durumun dahi dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/2112 E. , 2025/4798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2025/216 Esas, 2025/211Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2024/761 E. - 2024/734 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; işçilik alacağı ödemesinden doğan alacağın tahsili için Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/313 E. sayılı dosyasında ihyası istenilen şirket hakkında dava açıldığını, 12.09.2024 tarihli yetki belgesi ile adı geçen şirket hakkında ihya davası açılması için kendilerine kesin süre verildiğini ileri sürerek şirketinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından yapılan terkin işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın şirket yetkilisi ve ortağı tarafından açılmadığı, ilgili üçüncü kişi sıfatındaki terkin edilen şirket alacaklısı davacı tarafından, ihya talebine konu rücuen tazminat talepli davanın görülüp sonuçlandırılması ve ilamının infazı amacına yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 547/2 hükmü uyarınca açıldığı göz önünde tutulduğunda, davacı tarafın alacaklı sıfatıyla ihyası talep edilen şirket aleyhinde, Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/313 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davanın sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı ile sınırlı olarak ihyasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, şirketin bu dosya ile sınırlı olarak ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nın 547/2 hükmü gereği terkin edilen şirketin, terkin tarihinden önceki yetkilisi ...'ın, ihya edilen şirketin temsil edilmesi ve icra dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için tasfiye memuru olarak atanmasına, davaya konu terkin işleminde, TTK'nın geçici 7/4-a hükmüne aykırı olarak şirket adına çıkarılan ihtar dışında şirket yetkilisi adına ihtar çıkarılmamasına bağlı olarak terkin işleminin usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu karar tarihinden önce 29.05.2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7511 sayılı Kanun) yayımlanarak yürürlüğe girdiği, TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra gelmek üzere Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilerek, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, ihyası talep olunan şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi işleminin TTK'nın geçici 7.
maddesinde öngörülen usule uygun şekilde yapıldığı, 7511 sayılı Kanun'un 16.x
addesi ile TTK'nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına eklenen ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağına ilişkin düzenleme gereği davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi hükmü uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
29.05.2024 tarihli 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7511 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile "...6102 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz.” düzenlemesine yer verilmiş olup, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir.
Bununla birlikte dosya muhteviyatından, ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7/4-a hükmünde terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sunulan cevap dilekçesindeki açıklamalar, dilekçeye ekli sunulan belge örnekleri ve ticaret sicil kayıt örnekleri ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında terkin işlemine ilişkin ihtarın yalnız şirket adına tebliğe çıkarıldığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılmadığı anlaşıldığından terkin işleminin usule uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilemez. Bu doğrultuda, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen bu durumun dahi dikkate alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1177098900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz