6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müşteri çevresi benzerliği tek başına haksız rekabet oluşturmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/136 E. 2025/4704 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Tarafların benzer hizmetler sunması ve bundan doğan müşteri çevresi benzerliği tek başına haksız rekabet oluşturmaz; eski çalışanın rakip işletmede çalıştığı ve ticari sırların kullanıldığı iddiasının kabulü için TTK'nın 54. maddesine uygun bir haksız rekabet eyleminin ispatı gerekir; internet sitesi içeriklerinin aynı olup olmadığı tespit edilemediğinde iddia ispatlanmış sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Eski çalışanın rakip şirkette çalışması ve müşteri çevresi benzerliğinin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davacı, eski çalışanının rakip şirkete geçtiğini, davalı şirketin çalışanlarını bünyesine katarak müşteri portföyü başta olmak üzere ticari sır niteliğindeki bilgileri ele geçirdiğini ve bu yolla rekabette öne geçmeye çalıştığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının internet sitesinde yer alan bilgilerin davacının internet sitesinden alındığı, ancak belirtilen adreslerde içeriklerin yer almaması sebebiyle içeriklerin aynı olup olmadığının tespit edilemediği saptanmıştır. Tarafların benzer hizmetler sunması ve bu nedenle müşteri çevrelerinde benzerlik bulunması tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Davalıların TTK'nın 54. maddesine uygun bir haksız rekabet eylemi bulunmadığından dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Duruşmalı temyiz incelemesi isteminin reddi → ret

İddia: Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını duruşma istemli olarak temyiz etmiştir.

Gerekçe: Dava, HMK'nın 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteği reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Benzer hizmet sunumundan doğan müşteri çevresi benzerliğinin tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı ve TTK 54 kapsamında somut bir eylemin ispatı gerektiği yönündeki holding bakımından emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet ticari sır müşteri portföyü rekabet yasağı duruşmalı temyiz incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 54 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) — 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 369/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2025/136 E.  ,  2025/4704 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/186 Esas, 2024/1569 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/235 E., 2021/587

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin, müvekkili şirket bünyesinde 13.08.2012 tarihinde satış departmanında işe başladığını, 2016 mart ayının başlarında istifa ettiğini ve akabinde davacı şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal eden davalı şirket bünyesinde satış pozisyonunda işe başladığını, davalı şirketin müvekkili şirketin çalışanlarını bünyesine katarak şirketin müşteri portföyü başta olmak üzere ticari sır niteliğinde olan bilgilerini ele geçirerek rekabette öne geçmeye çalıştığını, müvekkili şirketin başka bir eski çalışanının da davalı şirkete 18.04.2013 tarihinde ortak olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten sonra kurulduğunu ve müvekkili şirketin sektörel yatırımını değerlendirmeye çalışan bir şirket olduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkilinin ticari sırlarını rakip firmayla paylaşarak müşteri portföyünü kullanarak rekabette öne geçmelerinin ve bu şekilde kazanç elde etmelerinin haksız olduğunu, davalıların müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirmeye ve rekabette öne geçmeye çalışmasının ve benzeri eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığından iş sözleşmesinin geçersiz olduğunu, iş sözleşmesini baskı altında imzalandığını, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin, süre, coğrafi sınır ve kapsam bakımından açıkça yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu, rekabet yasağına aykırı herhangi bir eylemde bulunmadığını ve davacının da herhangi bir zararı doğmadığını, gerek davacı şirkette gerekse onun öncesinde ve sonrasında yaptığı çalışmaların sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi şimdi çalışmakta olduğu şirkette kullanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının tüm müşteri portföyü veya gizli bilgileri hakkında bilgi sahibi olmadığını, davacıya ait hiçbir ticari bilgi veya sırrı paylaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ürün yelpazesinin davacı şirketinkinden çok daha fazla ve çeşitli olduğunu, müvekkil şirketin eski ortaklarından ...'nun, davacı şirketten ayrılmasından 1 seneden fazla süre geçtikten sonra davalı şirket ortaklarının hisselerini satın alarak ortak olduğunu, ...'nun müvekkili şirkete hiçbir zaman, ne davacı, ne de bir başka şirkete ait ticari sır veya bilgi vermediğini, müvekkili şirkette hali hazırda satış yöneticisi olarak çalışan diğer davalı ...'nin ise 2011 yılından bu yana, yazılım ürünlerinin satış ve pazarlaması alanında çalıştığını, davalı ...'nin davacı şirketten önce de sonra da başka şirketlerde çalışmış olduğunu, davalının bu çalışmalarının sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi, şimdi müvekkili şirkette kullanmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının hiçbir ticari bilgisine veya sırrına sahip olmadığı gibi, davacının hiçbir müşterine davacının sattığı ürünleri satmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının internet sitesinde yer alan bilgilerin davacının internet sitesinden alındığı ancak belirtilen adreslerde içeriklerin yer almaması sebebiyle içeriklerin aynı olup olmadığının tespit edilememiş olduğu, tarafların benzer hizmetler sunduğu ve bu nedenle müşteri çevrelerinde benzerlik olduğu, bu durumun da tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(TTK) 54. maddesine uygun bir haksız rekabet eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1176958700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/186 E. 2024/1569 K.

Eski çalışanın rakip şirkete geçmesi tek başına haksız rekabet oluşturmaz

Gerekçe özeti

Aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketler arasında eski çalışanların rakip şirkete geçmesi veya ortak olması, tek başına haksız rekabet oluşturmaz; haksız rekabetin varlığı için hangi ticari sırların yeni işletmede kullanıldığının ve hangi müşterilerin somut olarak yeni işyerine geçirildiğinin ispatı gerekir. Aynı şekilde, düşük fiyat teklifiyle müşteri kazanımı, fiyatların üçüncü bir tedarikçi tarafından belirlendiği ve tüm çözüm ortaklarına açık olduğu hallerde dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz. İşçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olarak yeni bir işyerinde çalışmaya başlaması da, davranışın dürüstlük kuralına aykırılığı ayrıca ispatlanmadıkça, tek başına haksız rekabet teşkil etmez.

Emsal değeri

Eski çalışanın rakip işletmeye geçmesinin veya ortak olmasının, ayrıca rekabet yasağı sözleşmesinin ihlalinin, somut sır kullanımı ve müşteri geçişi ispatlanmadıkça tek başına haksız rekabet oluşturmayacağına ilişkin değerlendirme, benzer haksız rekabet davalarında bölgesel emsal değer taşır.

Kavramlar: haksız rekabet dürüstlük kuralı ticari sır iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma müşteri portföyü rekabet yasağı know-how

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/186

KARAR NO 2024/1569

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/09/2021

NUMARASI 2017/235 Esas - 2021/587 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin ... şirketinin Türkiye distribütörü olarak ve ... Çözüm ortağı olarak faaliyet gösterdiğini, davalı ...'nin müvekkili şirket bünyesinde 13.08.2012 tarihinde satış departmanında işe başladığını, 2016 Mart ayının başlarında istifa ettiğini, daha sonra ... Danışmanlık şirketinde çalışan davalının 2016 Aralık ayında ... markası ile de bilinen davalı şirket bünyesinde "Account Manager" olarak satış pozisyonunda işe başladığını ve hala çalıştığını, söz konusu şirketin müvekkili şirketin çalışanlarını bünyesine katarak şirketin müşteri portföyü başta olmak üzere ticari sır niteliğinde olan bilgilerini ele geçirerek rekabette öne geçmeye çalıştığını, müvekkili şirketin eski çalışanı ...'ın davalı şirkete 18.04.2013 tarihinde ortak olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten sonra kurulduğunu ve ...

yazılımlarına ilişkin çalışmalar yapan müvekkili şirketin sektörel yatırımını değerlendirmeye çalışan bir şirket olduğunu, davalı ...'nin müvekkilinin ticari sırlarını rakip firmayla paylaşarak müşteri portföyünü kullanarak rekabette öne geçmelerinin ve bu şekilde kazanç elde etmelerinin haksız olduğunu, davalı ...'nin müvekkili şirket ile 13.08.2012 tarihinde imzaladığı Personel Sözleşmesi hükümlerine şirketin ticari sırlarının paylaşmak suretiyle aykırı davrandığını belirterek müvekkili şirketin eski çalışanı olan, satış departmanında görev yapan davalı ...'nin diğer davalı şirket bünyesinde aynı görev alanında çalışmaya başlamasının, davalı şirketin yine müvekkilinin bir diğer eski çalışanı ...'u şirkete ortak olarak dahil etmesinin, bu şekilde davalıların müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirmeye ve rekabette öne geçmeye çalışmasının ve benzeri eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, şimdilik 1.000-TL maddi ve 2.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin 2008 yılında araştırma, eğitim, danışmanlık ve bilişim hizmetleri alanında faaliyet göstermek üzere Ankara'da kurulduğunu, ...'in Türkiye'de yetkili satıcı ve çözüm ortaklarından birisi olduğunu, davacı şirketin de ...'in ağırlıklı olarak istatistik çözüm programlan olan ... ürünlerindeki çözüm ortağı olduğunu, oysa müvekkili şirketin, ... programının yanısıra, ağırlıklı olarak veri ambarı ve iş zekası çözümleri olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi farklı alan ve ihtiyaçlar için üretilmiş çözüm programlarını da sattığını, başka bir ifade ile müvekkili şirketin, ürün yelpazesinin davacı şirketinkinden çok daha fazla ve çeşitli olduğunu, müvekkil şirketin eski ortaklarından ...'nun, davacı şirketten ayrılmasından 1 seneden fazla süre geçtikten sonra 18.03.2013 tarihinde, şirket ortaklarından ...

ve ...'in hisselerini satın alarak ortak olduğunu, ...'nun müvekkili şirkete hiçbir zaman, ne davacı, ne de bir başka şirkete ait ticari sır veya bilgi vermediğini, müvekkili şirkette hali hazırda satış yöneticisi olarak çalışan diğer davalı ...'nin ise 2011 yılından bu yana, yazılım ürünlerinin satış ve pazarlaması alanında çalıştığını, ...'nin ilk olarak 2011 yılında, ... unvanlı şirkette çalışmaya başladığını, sonrasında sırasıyla davacı şirkette, ... Organizasyon A.Ş.de ve müvekkili şirkette çalıştığını, ...'nin gerek davacı şirkette, gerekse onun öncesinde ve sonrasında yaptığı çalışmaların sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi, şimdi müvekkili şirkette kullanmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili şirketin davacının hiçbir ticari bilgisine veya sırrına sahip olmadığı gibi, davacının hiçbir müşterine müvekkilinin davacının sattığı ürünleri satmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...; iki tarafa da borç yükleyen iş sözleşmesinde davacının imzası bulunmadığından iş sözleşmesinin geçersiz olduğunu, iş sözleşmesini baskı altında imzalandığını, iş sözleşmesinde, yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin, süre, çoğrafi sınır ve kapsam bakımından açıkça yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu, iş sözleşmesinde rekabet yasağı, coğrafi olarak yasaya uygun şekilde sınırlandırılmadığı gibi süre bakımından da sözleşmede herhangi bir sınırlamaya yer verilmediğini, rekabet yasağının 2 yıllık süreyle geçerli olacağının düzenlendiğini, davacının sunduğu iş sözleşmesinde rekabet etmeme borcuna ilişkin herhangi bir süre sınırlanmasına yer verilmediğini, bu yönüyle iş sözleşmesindeki hükümlerin geçersiz olduğunu, rekabet yasağına aykırı herhangi bir eylemde bulunmadığını ve davacının da herhangi bir zararı doğmadığını, gerek davacı şirkette gerekse onun öncesinde ve sonrasında yaptığı çalışmaların sonucu edindiği bilgi ve tecrübeyi şimdi çalışmakta olduğu şirkette kullanmakta herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının tüm müşteri portföyü veya gizli bilgileri hakkında bilgi sahibi olmadığını, davacıya ait hiçbir ticari bilgi veya sırrı paylaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalılardan ...'nin davacının eski çalışanı olduğu ve aynı pozisyonda davalı şirkette istihdam edildiği, yine davacının eski çalışanlarından ...'ın davalı şirkette ortak olduğu, bu kişiler eliyle davacıya ait müşteri çevresinin ve ticari sırların davalı şirkete aktarıldığı, böylece haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de davalının internet sitesinde yer alan bilgilerin davacının internet sitesinden alındığı iddiasının belirtilen adreslerde içeriklerin yer almaması sebebiyle içeriklerin aynı olup olmadığının tespit edilemediği, tarafların benzer hizmetler sunduğu ve bu nedenle müşteri çevrelerinde benzerlik olduğu, bu durumun da tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalıların TTK m.54 kapsamında haksız rekabet eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; Tarafların internet siteleri arasında benzerlik bulunduğunu, renkler ve konumlandırmalarının benzer olduğunu, davalı ...'nin çalıştığı konum gereği müvekkili şirketin sırlarına vakıf olduğunu, teklif verilen ve iş ilişkisi içerisinde bulunulan müşterilerin rakip firmaya taşınmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, müşteri çevresinin iş ürünü olduğunu, müvekkili şirkete ait internet sitesinin kapsamında yer alan verilerin kopyalandığını, davalı ...'nin müvekkili şirket uhdesinde çalıştığı konum itibariyle müvekkili şirkete ait çok sayıda know how ve ticari sır niteliğinde gizli bilgilere sahip olduğunu, bu bilgileri müvekkili şirket aleyhinde kullanarak diğer davalı şirketin haksız kazanç elde ettiğini, müvekkili şirketin müşteri portföyünün kullanılarak davalı şirketin rekabette öne geçirildiğini, davalının müvekkili şirketin müşterileri ile iletişime geçtiğini, delil listesindeki 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14.

maddelerindeki delillerin tam olarak toplanmadığını, ayrıca müvekkili şirketin ve davalı şirketin ... lisans, eğitim ve danışmanlık satış bedellerinin bilirkişilerce incelenmesi gerektiğini, davalının müvekkili şirketin fırsat geliştirme amaçlı her türlü çalışmayı yaparak edindiği müşteri fırsatlarına daha düşük fiyatlar sunarak davalı şirketin satış yaptığını, müvekkil şirketin 2000 yılından beri edindiği müşteri portföyüne daha düşük fiyat önerisi ile gittiğini ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davalı şirketin satışları kendi marjından vererek yaptığını, bu nedenle her iki şirketin söz konusu ... lisans satışlarının ve eğitim ile danışmanlık hizmet satışlarının incelenmesi gerektiğini, bu hususun bilirkişi incelemesinden önce talep edilmesine rağmen bilirkişilerce bu konu hiç bir inceleme yapılmadığını, davalı ...'nin kanunen sır saklama yükümlülüğünün bulunduğunu, sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunduğunu, rekabet yasağının TBK'nın 445/2.

maddesindeki hüküm ve koşullar bakımından geçerli olduğunu, işten ayrılan işçinin söz konusu gizli bilgileri kullanmış olması veya kullanılan gizli bilgilerin fiilen önceki işverene zarar vermesinin şart olmadığını, mahkemenin sadece müvekkili şirketin karının azalıp azalmadığı hususu üzerinde durduğunu, davalı ...'nin davalı şirkete girdikten sonra haksız rekabete matuf kar edip etmediği üzerinde durmadığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet göstermesinin yanı sıra, müvekkil şirkete ait web sitesini dahi kopyaladığını, buna ilişkin sunulan görsellerin dikkate dahi alınmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Haksız rekabet, TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58.

maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. TTK'nın 55. Maddesinde de özel olarak haksız rekabet fiillerine yer verilmiş olup 55/1-c maddesinde başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, 55/1-d maddesine ise üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir. Şüphesiz bu haksız rekabet hallerinde haksız rekabet davranışı ile ihlal edilen sır niteliğinde bilgilerin ne olduğunun somut bir şekilde tespiti gerekir (Yarg.

11. H.D. 01/06/2015 T. 2015/1898 E. 2015/7377 K.). Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti başlıklı 48 ve devamı maddelerinde, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili; davalı ...'nin müvekkili şirkette çalıştığı konum itibariyle müvekkili şirkete ait çok sayıda know-how ve ticari sır niteliğinde gizli bilgilere sahip olduğunu, davalı ...'nin müvekkilinin rakibi olan davalı şirkette çalışmaya başladığını, yine eski çalışanlarından ...'un da davalı şirkete ortak edildiğini, davalıların müvekkili şirkete ait müşteri portföyü ele geçirmeye çalıştıklarını, müvekkili şirketin internet sitesinde yer alan bilgilerin davalı şirketin internet sitesinde kullanıldığını, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Öncelikle davacı şirket ile davalı şirket aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davacının kimi müşterilerin davalı taraf ile çalışması doğal olup haksız rekabetten söz edilebilmesi için davalı şirketin müşteri kazanımında dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin ispatı gerekmektedir. Müşteri portföyü ile şirketin bir kısım ticari sırlarına vakıf personelin davalı şirkette çalışmaya başlaması tek başına haksız rekabet olarak kabul edilebilecek bir davranış olmayıp, hangi sırların yeni işletmede kullanıldığının, hangi müşterilerin yeni iş yerine geçirildiğinin somut olarak açıklanması gerekmektedir. Davacının dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında davalıya geçen müşteriler özelinde bir iddiası bulunmamaktadır.

Sadece davacı tanığı, davacı şirketin müşterilerinden "...com"un, davalı ...'nin davalı şirkette çalışmaya başlamasından sonra davalı şirketten hizmet aldığı yönünde beyanda bulunmuş ise de davalı şirket tarafından ibraz edilen faturalara göre bahsi geçen şirketin davalı ... öncesinde de davalı şirketten mal ve hizmet satın aldığı anlaşılmaktadır. Müşterilerin salt yönlendirmeyle firma tercihinde bulunmayacağı, sunulan hizmetin kalitesi, fiyat politikası gibi sair ekonomik nedenlerin de tercihte etkili olduğu gerçeği karşısında dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya uygulama ispat edilemediğinden davacının iddiaları yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan davacı vekili tarafından, davalının müvekkili şirketin fırsat geliştirme amaçlı her türlü çalışmayı yaparak edindiği müşteri fırsatlarına, davalı şirketin daha düşük fiyatlar sunarak satış yaptığı, müvekkil şirketin 2000 yılından beri edindiği müşteri portföyüne daha düşük fiyat önerisi ile gittiği ve bu şekilde haksız rekabete sebebiyet verdiği ileri sürülmüş ise de davacı ve davalı şirketin ürünlerini sattığı ...'ye yazılan müzekkereye "...Bir çözüm ortağından belirli bir iş ve müşteri özelinde indirim talebi geldiğinde, şirketimiz, özel fiyat talebi olarak anılan bu talepler karşısında ilgili ürün veya hizmetin sağlandığı satış kanalında yer alan (Distribütör dahil)...

Çözüm Ortakları üzerinden müşteriye sunulabilecek "son kullanıcı fiyatını" belirler. Bu son kullanıcı fiyatı, ilgili ... ürün veya hizmetinin son kullanıcı durumundaki müşteriye sunabileceği üst fiyat sınırıdır... Bu son kullanıcı fiyatları ilgili ürün ve hizmetleri satma yetkisi olan ve ...'den fiyat teklifi isteyen tüm çözüm ortaklarına açıktır..." şeklinde cevap verilmiştir. Bahsi geçen cevaptan da anlaşılacağı üzere fiyatların ve indirim limitinin ... tarafından belirlendiği, davacının iddiasına dayanak olarak somut delil de sunulmadığı dikkate alındığında davacının bu iddiası da yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, müvekkili şirkete ait internet sitesindeki yer alan verilere, davalının internet sitesinde yer verildiğini bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede davalıya ait internet sitesindeki bir kısım URL adreslerinde herhangi bir içeriğe ulaşılamadığı, mevcut olan sayfalarda da bir benzerlik tespit edilemediği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf nedenleri haklı bulunmamıştır.Diğer taraftan davacı vekili;

müvekkili ile davalı ... arasındaki iş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmü nedeniyle, davalının davacının iş yerinden ayrılmasından sonra davacının aynı faaliyet alanında bulunan iş yerinde çalışmaya başlaması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini, işverenin somut bir zarara uğramasına gerek bulunmadığını, davalının müvekkiline ait sırları, çalışmaya bağladığı davalı rakip işletmede kullanarak müvekkiline önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin yeterli olduğunu ileri sürmekte ise de davacı davasını TBK'nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen işçinin rekabet yasağını ihlaline dayalı olarak değil haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak açmıştır. Rekabet yasağının ihlali davranışının haksız rekabete neden olabilmesi için bu davranışın dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir.

Rekabet yasağına tabi olan işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olarak yeni bir iş yerinde çalışmaya başlaması, dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak kabul edilemeyeceğinden, rekabet yasağının ihlalinin tek başına haksız rekabet oluşturması mümkün değildir. Somut olayda davalıların haksız rekabet eylemleri ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.04/11/2024

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.