Alt işveren işçisinin iş kazasında işveren sorumluluk sigortası kapsamı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1134 E. 2024/177 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İşveren Mali Sorumluluk Sigortası mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İşveren mali sorumluluk sigortası poliçesinde riziko adresi gösterilmiş ve teminat işletmenin sorumluluğu için düzenlenmişse, TTK 1473/2 uyarınca işletmenin yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişiler (alt işveren/taşeron çalışanları dahil) de teminat kapsamındadır; genel şartlardaki 'hizmet akdi ile bağlı olma' koşulu bu durumda poliçe ile genişletilmiş sayılır. Poliçede kişi başına belirlenen teminat limiti aşan zarar ve vekalet ücreti taleplerinde, sigortacının sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır ve vekalet ücreti de bu limite oranlanarak hesaplanır. Sigorta bedelinin ödenmesi için yapılan başvurudan sonra öngörülen ödeme süresi ve TTK 1427/2'deki ek süre dolmadan başlatılan icra takibinde, takip öncesi işlemiş faiz talep edilemez. Ayrıca miktarı yargılama gerektiren likit olmayan alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Alt işveren (taşeron) işçisinin işveren mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamında olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, poliçede alt işveren işçilerinin teminat kapsamına alındığına dair ek kloz bulunmadığını, genel şartlarda teminat sağlanmayan bir duruma ek teminat için poliçeye özel ekleme gerektiğini, 'Rücu Hakkı: 5 taşerona kadar' ibaresinin taşeron işçisinin kusuru halinde rücu edileceği anlamına geldiğini, poliçedeki çalışan notu ve sigortalı çalışan sayısının kaza tarihindeki sayı ile uyumlu olmasının sadece doğrudan çalışanların teminatta olduğunu gösterdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 1473. madde uyarınca sorumluluk sigortası, sigortalının işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yapılmışsa, aksine sözleşme hükmü yoksa, işletmenin yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilerin sorumluluğunu da kapsar ve bu kişiler sigortadan lehdar sayılır; sigortacı bu kişilere rücu edemez, ancak TTK 1473/2 kapsamında olmayan kişilere rücu edebilir. Bu nedenle önce sigortanın işverenin işletmesi ile ilgili sorumluluk için yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. Somut olayda poliçede riziko adresi açıkça gösterilmiş, davacının alt işvereninin çalışanı riziko adresindeki inşaat sırasında kaza geçirmiştir; bu durumda poliçenin işverenin işletmesi ile ilgili olarak düzenlendiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla genel şartlardaki 'işverene hizmet akdi ile bağlı olma' koşulu uyuşmazlık konusu poliçede genişletilmiştir ve asıl işveren-alt işveren ayrımı olmaksızın işletmede çalışan bütün sigortalı çalışanların iş kazaları teminat altındadır. Bu nedenle davalının alt işveren işçilerinin teminat kapsamında olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Poliçe teminat limitinin (kişi başı 75.000-TL) aşılarak hüküm kurulması ve vekalet ücretinin oranlanması → kısmi kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin düzenlediği poliçede kişi başı teminatın azami 75.000-TL olması nedeniyle mahkemece bu meblağın üstünde bir alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Poliçede bedeni zarar teminatı kişi başına 75.000-TL ile sınırlandırılmış olup manevi tazminat da teminata dahildir. Sigortalı işçinin geçici iş göremezlik zararı bilirkişi raporunda 127.353,04-TL olarak hesaplanmış, protokolle işçiye toplam 215.122-TL maddi/manevi tazminat ile 34.878-TL vekalet ücreti ödenmesi kararlaştırılmıştır. Poliçe teminatı 75.000-TL ile sınırlı olduğundan davalının sorumluluğu bu tutarla sınırlıdır. Genel şartların 1. maddesine göre sigortacı, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse avukatlık ücreti dahil dava masraflarına ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder. Zarar poliçe limitinin üzerinde olduğundan, protokolle kararlaştırılan vekalet ücretinin ancak 75.000-TL'ye isabet eden kısmı talep edilebilir; bu kısım (34.878x75.000/215.122) 12.159,84-TL olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle 87.159,84-TL (75.000+12.159,84) üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, mahkemece poliçe limitini aşacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Takip öncesi işlemiş faize hükmedilmesinin hukuka aykırılığı → kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz hesaplanabileceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça sigorta bedelinin ödenmesi için davalıya 12.03.2018 tarihinde başvuru yapılarak bedelin üç iş günü içinde ödenmesi ihtar edilmiştir; bu süre 16.03.2018 tarihinde sona ermektedir. TTK 1427/2 gereğince bu tarihten itibaren 45 günlük süre sonunda, yani 01.05.2018 tarihinde davalı temerrüde düşecektir. Ancak icra takibi bu tarihten önce 30.03.2018 tarihinde başlatıldığından, davacının takip öncesi işlemiş faiz talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece işlemiş faize hükmedilmesi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Likit olmayan alacakta icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırılığı → kabul
İddia: Davalı vekili, dava konusu tazminat talebinin likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takip konusu alacak likit olmayıp miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
İşveren mali sorumluluk sigortası poliçesinin, riziko adresindeki işletmenin sorumluluğu için düzenlenmiş olması halinde, TTK 1473/2 uyarınca alt işveren/taşeron çalışanlarının da teminat kapsamında sayılacağına ilişkin yorum ile poliçe limitini aşan taleplerde vekalet ücretinin oranlanması yöntemi açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işveren mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası kapsamı (TTK 1473)↗ alt işveren/taşeron↗ poliçe teminat limiti↗ icra inkar tazminatı↗ likit alacak↗ temerrüt↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1134
KARAR NO 2024/177
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/01/2021
NUMARASI 2018/530 Esas - 2021/41 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/02/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacıları ..., ..., ... ile davalısı müvekkili olan Bakırköy 21. İş Mahkemesinin 2013/200 esas sayılı dosyasıyla ikame edilen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında alınan 19.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda, 06.06.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle davacıların tazminat alacaklarının belirlendiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda davacılar vekili ile müvekkili arasında protokol ve ibraname imzalandığını, bu protokol ile davacılara manevi tazminat ve ferileri için 38.984-TL, maddi tazminat için 176.138-TL, davacılar vekiline dava ve icra vekalet ücreti olarak da 34.878-TL olmak üzere toplamda 250.000-TL ödeme yapılmasına karar verildiğini, 12.03.2018 tarihinde müvekkilinin işveren mali mesuliyet sigortacısı olan davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazında taşeron çalışanlarının teminat kapsamı dışında olduğunu beyan ettiğini,İş Mahkemesinde görülen dava sırasında davalının bilgilendirildiğini, ancak davalının ödemeden kaçınması üzerine icra takibi başlatıldığını, sigorta poliçesinin ilgili hükümlerine göre davalının mutat iş görme faaliyeti kapsamında ve riziko adreslerinde çalışan işçilerin göreceği zararları karşılamayı taahhüt ettiğini, davalının sorumsuzluğunu ispat edebilmesi için, poliçede taşeron işçilerinin teminat kapsamı dışı olduğuna yönelik bir hükmün bulunması gerektiğini,sigortalının poliçede gösterilen adresinde mutat iş faaliyetini gören işçilerin gördüğü zararların da sigorta poliçesi kapsamında olduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; işveren sorumluluk poliçesinde kişi başı teminat 75.000-TL olup sigortalı şirketin taşeron firmaların işçileri için ayrıca teminat almadığını, sigortalı şirketin alt işvereni ... çalışanı ...'nın geçirdiği iş kazası nedeniyle açılan davanın müvekkili şirkete ihbarı üzerine, talebin poliçe teminat kapsamında olmadığının bildirildiğini, poliçe genel şartlarına göre sigorta teminatının; iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SSK nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar teminat altına aldığını, poliçe teminatı kapsamına girmesi için sigortalıya hizmet akdi ile bağlı ve SGK kanununa tabi olma şartı bulunduğunu, müvekkilinin düzenlediği poliçede ek teminat bulunmadığını, poliçenin genişletilmediğini, bu nedenle davacı tarafın dayandığı Yargıtay kararının olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, poliçenin 2.
sayfasında teminat konusu ve kapsamı başlığı altında, teminatın açık ve net olarak yazıldığını, sigortalıya hizmet akdi ile bağlı ve SGK kanununa tabi işlerin teminat içinde olduğunun yazılı olduğunu, taşeron işçiye teminat verildiğine dair bir açıklama bulunmadığını, dava konusu tazminat talebi likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dayanak sigorta poliçesinde, "Rücu Hakkı: 5 taşerona kadar" ibaresi bulunduğunu, TTKnın 1423. maddesi ile sigortacıya sigortalının haklarına ilişkin aydınlatma yükümlülüğü getirildiği, TTK 1423/2. maddesi ile aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış olacağı ve aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispat yükünün sigortacıda olduğu düzenlenmiş olup, davalı vekilince verilen sürede davacı sigortalıya aydınlatma açıklaması yapıldığını gösteren belge sunulamadığı, poliçede yer alan "Rücu Hakkı: 5 taşerona kadar" ibaresinin sigortalıda, poliçenin taşeron işçilerini de kapsadığı yönünde yorumlanmasına müsait bir algı oluşturduğu, aksinin davalı tarafça aydınlatma belgesi ile ispat edilemediği göz önünde bulundurularak, davalının davacının taşeron işçileri için ödediği tazminattan sorumlu olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle,davalının takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 101.583,50-TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 83,36-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.666,86-TL üzerinden devamına, alacağın %20'si olan 20.333,37-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; poliçede, alt işveren işçilerinin poliçe kapsamına alındığına dair ek kloz bulunmadığını, sigorta genel şartlarında teminat sağlanmayan bir duruma ilişkin ek bir teminat sağlanması için poliçeye özel olarak eklenmesi gerektiğini, ancak dayanak poliçeye böyle bir teminat eklenmediğinden taşeron çalışanları yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçede geçen "Rücu hakkı: 5 taşerona kadar" ifadesinin, taşeron işçisinin kusuru ile sigortalı çalışanının zarar görmesi halinde rücu edileceği anlamına geldiğini, ayrıca poliçede sadece sigortalının çalışanlarının poliçe teminatında olduğunun "çalışan notu" ifadesinden de açıkça anlaşıldığını, zira kaza tarihindeki sigortalı çalışan sayısı ile poliçedeki çalışan sayısının uyumlu olduğunu, bunun yanı sıra müvekkilinin taşeron teminatı vermesi ihtimalinde ise ilgili alt yüklenicilerin poliçede açıkça belirtilmesinin gerektiğini, bu şekilde tüm taşeronların poliçe limiti dahilinde olmasının hayatın olağan akışına uygun bir uygulama olmadığını, müvekkili şirketin düzenlediği poliçede kişi başı teminat azami olarak 75.000-TL olması nedeniyle mahkemece bu meblağın üstünde bir alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alınan aktüer raporunda emsal yargı uygulamasına aykırı olarak tazminat miktarının fahiş hesaplandığını, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden ancak dava tarihinden itibaren faiz hesaplanabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,davacı tarafından yapılan inşaatta iş kazası nedeniyle işçiye ödenen tazminatın işveren mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olan işveren mali sorumluluk sigortası poliçesi ile davacı işverenin işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun teminat altına alındığı, poliçede teminatın konu ve kapsamının; sigortalının poliçede belirtilen riziko adresi işyerinde çalışan personelinin faaliyetleri sırasında meydana gelecek iş kazaları sebebiyle işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk sonucunda, işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SSK'ya tabi işçiler ile bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek SGK'nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat olarak belirlendiği, davacının sigortalı işyerinde davacının alt işverenin sigortalı işçisi olarak çalışan ...'nın 06.06.2011 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığı, sigortalı işçi ile hak sahibi yakınları tarafından kaza nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle işbu davanın davacısı ...
İnşaat aleyhine Bakırköy 21. İş Mahkemesinin 2013/200 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda kazanın oluşumda işverenin %100 oranında kusurlu, işçinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ayrıca alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı işçinin kaza nedeniyle uğradığı maddi zararın 109.889,26-TL olarak tespit edildiği, yargılama sırasında tarafların düzenlediği protokol ve ibraname başlıklı belge ile işverenin davacılara 38.984-TL manevi ve 176.138-TL maddi tazminat ile 34.878-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 250.000-TL ödeme yapılması konusunda anlaştıkları, ödemenin 100.000-TL nakit ve kalanın vadeli çeklerle yapılmasının kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda işveren ...
İnşaat tarafından davacılara 06.03.2018 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığı, protokolde belirtilen çeklerin verilip verilmediği ya da ödenip ödenmediği konusunda bir beyan ve delil bildirilmediği, aynı protokol ile davacıların söz konusu olay nedeniyle tüm hak ve alacaklarını ... İnşaat'a temlik ettiklerinin belirtildiği, dava dosyasının ise takipsiz bırakıldığı ve mahkemece dosyanın işlemden kaldırıldığı, sigortalı şirket tarafından 75.000-TL bedelin 3 iş günü içerisinde ödenmesi istemiyle davalı sigorta şirketine 12.03.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketinin 16.03.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, ödeme yapılmaması üzerine de işbu davaya konu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.
İşveren sorumluluk sigortası genel şartlarının 1. maddesinde sigorta teminatının kapsamı düzenlenmiş olup, "iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarının" teminat altına alındığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın sorumluluk sigortalarının konu ve kapsamına ilişkin 1473.
maddesinde;" sigortacının sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat ödeyeceği, sigortanın, sigortalının işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yaptırılmışsa, sözleşmede aksine hüküm yoksa bu sigortanın, sigortalının temsilcisi ile işletmenin veya işletmenin bir kısmının yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilerin sorumluluğunu da karşılayacağı, bu durumda sigortanın bu kişilerin lehine yapılmış sayılacağı"hüküm altına alınmıştır. İşveren sorumluluk sigortası genel şartlarının yukarıda açıklanan 1.
maddesine göre de iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk sigorta kapsamındadır. Genel şartların 2/A maddesinde belirtilen teminat dışı kalan iki hal ise işyeri dışında meydana gelen iş kazalarına ilişkin olup, bunun aksinin kararlaştırılması mümkündür. Bu nedenle işveren sorumluluk sigortası, işverenin işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yapılmış sayılır. Bu durumda TTK'nın 1473/2 maddesi gereği, sigortalının temsilcisi ile işletmenin veya işletmenin bir kısmının yönetiminde, denetiminde ve işletmede çalıştırılan kişilerin sorumluluğunu da karşılar ve sigortacı bu kişilere rücu edemez. Sigortacı ancak TTK'nın 1473/2 maddesi kapsamında yer almayan kişilere rücu edebilecektir.
Bu durumda sigortanın sigortalı işverenin işletmesi ile ilgili sorumluluğu için yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmektedir. Somut uyuşmazlık konusu sigorta poliçesinde, riziko adresi .../Kütahya olarak açıkça gösterilmiş olup, davacının alt işvereninin çalışanı olan işçinin riziko adresindeki konut inşaatı sırasında kaza geçirdiği sabittir. Bu durumda poliçenin işverenin işletmesi ile ilgili olarak düzenlendiğinin kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla genel şartlardaki "işverene bir hizmet akdi ile bağlı olma" koşulu, uyuşmazlık konusu poliçede genişletilmiştir. Bu haliyle asıl işveren-alt işveren ayrımı olmaksızın davacı işverenin işletmesinde çalışan bütün sigortalı çalışanların geçirmiş olduğu iş kazalarının teminat altına alındığının kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle davalı vekilinin alt işveren işçilerinin teminat kapsamında olmadığına yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Poliçede bedeni zarar teminatı kişi başına 75.000-TL ile sınırlandırılmış olup manevi tazminat da teminata dahil edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sigortalı işçinin iş kazası nedeniyle uğramış olduğu geçici iş göremezlik zararı 127.353,04-TL olarak hesaplanmıştır. Davacı işveren ile iş kazası geçiren işçi arasında düzenlenen protokol ile; işverenin işçiye 38.984-TL manevi ve 176.138-TL maddi tazminat ile 34.878-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 250.000-TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, protokol doğrultusunda işveren ...
İnşaat tarafından işçiye 06.03.2018 tarihinde 100.000-TL ödeme yapıldığı sabittir. Poliçede teminat kişi başına 75.000-TL olarak belirlendiğinden, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bu tutar ile sınırlıdır. Ancak genel şartların 1. maddesinde, sigortacının ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlü olduğu, ancak hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde sigortacının, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak edeceği belirtilmiştir. Somut olayda da sigortalı işçinin belirlenen zararı poliçe teminat limitinin üzerindedir. Bu durumda protokol ile işçiye ödenmesi kararlaştırılan 34.878-TL vekalet ücretinin ancak 75.000-TL'ye isabet eden kısmı talep edilebilecektir.
Protokol gereği toplam 215.122-TL maddi ve manevi tazminat için 34.878-TL vekalet ücreti ödenmesi kararlaştırılmış olmakla, vekalet ücretinin 75.000-TL'ye isabet eden kısmı (34.878x75.000/215.122) 12.159,84-TL olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla mahkemece 87.159,84-TL (75.000+12.159,84) üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken poliçe limitini aşacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafça sigorta bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine 12.03.2018 tarihinde başvuru yapılarak bedelin üç iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Bu süre sonu olan 16.03.2018 tarihine denk gelmektedir. Bu tarihten itibaren TTK'nın 1427/2 maddesi gereğince 45 günlük süre sonu olan 01.05.2018 tarihinde davalı temerrüde düşecektir.
Ancak dayanak icra takibi bu tarih öncesinde 30.03.2018 tarihinde başlatılmış olmakla, davacının takip öncesi işlemiş faiz talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece işlemiş faize hükmedilmesi yerinde değildir. Diğer yandan takip konusu alacak likit olmayıp miktarının tespiti yargılama gerektirdiğinden, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece poliçe limitini aşar şekilde karar verilmesi, koşulları bulunmamasına rağmen işlemiş faize ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ,alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2021 Tarih 2018/530 Esas 2021/41 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 87.159,84-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, Koşulları olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 5.953,88-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 1.426,02-TL harcın mahsubu ile kalan 4.527,86-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 1.461,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 94-TL posta masrafı ve 1.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.094-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 810-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 1.736,22-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 40,13-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 30-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısımın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
01/02/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/117007 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi